Conoce la poderosa PREGUNTA del MILLÓN
¡Cambia la vida y el impacto de los empresarios que la aplican a diario!
Sígueme y comenta "quiero aplicarla" para enviarte tu pase gratis a nuestro próximo LIVE-ZOOM
PRIORIZARÁS las pocas jugadas magistrales que SI MUEVEN tu negocio
Tantas cosas que se pueden hacer con esos 7mmdp para mejorar la movilidad en #Puebla y mejorar la calidad de vida pero tenemos al gobierno más estúpido de la historia, no puede ser su nivel de incapacidad y pésimas decisiones, es que son tontos #poramorapuebla#Noalcablebús
En la comodidad de su hogar, de espaldas a los poblanos, los regidores del H. Ayuntamiento de Puebla, encabezados por el Presidente Municipal, entregarán mañana al gobierno del estado
13, 178 metros cuadrados de parques y áreas verdes para construir estaciones del cablebús. Pobre Puebla.
Trump'a deli diyenler, Amerika'nın 1985'te Japonya'ya ne yaptığını hatırlamıyor.
Herkes Trump'a "bu adam delirmiş" diyor.
Bir gün Çin'e vergi koyuyor, ertesi gün Avrupa'ya. Bir bakıyorsun İran'la savaşa girmiş, bir bakıyorsun buz tutmuş Grönland'ı satın almak istiyor.
Fed'in başına, kimsenin beklemediği bir ismi getiriyor. Sonra şirketlere üretimi Amerika'ya taşımaları için baskı yapıyor, taşımayanı ağır vergiyle tehdit ediyor.
Plansız, öfkeli, ne yaptığını bilmeyen bir adam gibi görünüyor.
Ama bütün bu hamlelere birlikte bakınca, bana kaostan çok bir hesap varmış gibi geliyor.
Üstelik bu yöntem yeni de değil.
Amerika neredeyse aynısını 40 yıl önce denedi ve kazandı.
O zamanki hedef Japonya'ydı.
1985'e gidelim.
O yıllarda Japonya durdurulamaz görünüyordu. Arabası, elektroniği, çeliği bütün dünyayı sarmıştı. Amerikan şirketleri onunla rekabet edemiyor, Japon şirketleri Amerika'nın en değerli binalarını, stüdyolarını satın alıyordu. Tahtın el değiştirmesi an meselesi gibiydi.
Bunu da savaşla değil, bir imzayla yaptı. Beş ülkeyi bir otel odasında toplayıp Japon parasını değerlenmeye zorladı.
İki yıl içinde yen neredeyse iki katı değer kazandı. Japon malları kısa sürede dünya için pahalı hale geldi ve kimse almaz oldu.
İhracat motoru durdu.
Japonya paniğe kapıldı, ekonomisini kurtarmak için faizi sıfıra indirdi.
Ama o ucuz para üretime değil balona gitti. Borsa ve emlak şişti, sonra çakıldı.
Japonya o günden sonra 30 yılını kaybetti, bir daha da eski gücüne dönemedi.
Buradan çıkan ders şu.
İki süper güç birbiriyle doğrudan savaşmaz, çünkü böyle bir savaş ikisini birden yok eder.
Onun yerine seni geçmek üzere olan rakibi cephede değil, ekonomisinden vurursun.
Hem de kimsenin "savaş" diyemeyeceği kadar sessizce.
İşte 1985 bunun ilk kanıtıydı. Japonya'yı bitiren tank değil, kendi parasının değeri oldu.
Şimdi aynı film yeniden başlıyor olabilir.
Tek fark, karşıda artık Japonya değil Çin var.
Çünkü bugünün fabrikası Çin.
Üretimde Amerika'yı geçti, tahtı zorluyor. Amerika'nın gözünde Çin, yeni Japonya.
Ama bu kez iş o kadar kolay değil.
Çünkü Çin 1985'i ezbere biliyor.
Japonya'nın nasıl bittiğini gördü ve tek bir kurala kilitlendi. Parasının değerlenmesine asla izin vermemek.
Çin, para kapısını sımsıkı kapattı. Ama her kalenin bir zayıf noktası daha vardır. Amerika da Çin'inkini çoktan buldu.
Çin'in bütün gücü tek bir şeye dayanıyor. Ucuz işçi. Dünya, malını ucuza ürettirmek için onlarca yıldır fabrikasını oraya taşıdı.
Çin o fabrikalarda sadece üretmekle kalmadı, öğrendi. Teknolojiyi ve üretim ustalığını yıllar içinde içine çekti, sonunda dünyanın en gelişmiş üreticisi oldu.
Yani bugünkü Çin'in temelinde hâlâ o ucuz işçi var. Bütün bina onun üstüne kuruldu.
Peki ya bir gün, dünyanın en ucuz işçisi bile pahalı kalırsa?
İşte Elon Musk'ın yıllardır sözünü ettiği, üretmeyi planladığı robot tam olarak bu.
Yorulmaz, maaş istemez, uyumaz, izin kullanmaz. Hatta en ucuz işçiden bile ucuza çalışır.
Robot yeterince ucuzladığı gün, hiçbir şirketin malını Çin'de ürettirmek için sebebi kalmaz.
Çin'in onlarca yıllık avantajı, bir mühendislik hamlesiyle erir.
1985'te Amerika Japon parasını pahalı yapmıştı. Bu kez Çin'in emeğini değersiz yapmaya çalışıyor olabilir.
Bir de Trump'ın etrafındaki isimlere bakın. Bana hiçbiri tesadüf gibi gelmiyor.
Robotu kuran isim, dünyanın en zengin adamı Elon Musk. Milyonlarca insansı robotla üretim maliyetini neredeyse sıfıra çekmeyi hedefliyor.
Parasal cephedeki isim daha da çarpıcı. Hazine Bakanı Bessent, 1992'de Soros'un ekibinde İngiltere Merkez Bankası'nı bir günde çökerten adam. Kısacası, para savaşlarının ustası.
Fed'in yeni başkanı Warsh ise teoriyi getiriyor. "Yapay zeka enflasyonu bastırır" diyerek hem faiz indirmenin hem de borç eritmenin önünü açıyor.
Demek ki 1985'in oyununu bilen isimler, bugün yine aynı masada görünüyor.
Peki bütün bunların ucu nereye bağlanıyor?
Amerika'nın 39 trilyon dolarlık borcuna.
Bu borç ödenebilir gibi değil. Toplanan her dört vergi dolarından biri, şimdiden sadece faize gidiyor.
Hafifletmenin bir yolu var. Paranın değerini düşürmek.
Şöyle.
Bugün 39 trilyon borcun var. Doların değeri yarıya inerse, borç kağıt üstünde yine 39 trilyon görünür, ama gerçekte sırtındaki yük yarıya iner.
Normalde para değer kaybedince enflasyon yükselir. İşte robotların ve ucuz enerjinin devreye girdiği yer tam burası.
Robotlar üretimi ucuzlatır, fiyatları aşağı çeker. Venezuela'nın devasa petrolü devreye girerse enerji de ucuzlar.
İkisi birden enflasyonu kapıda tutabilir.
Yani teori şu olabilir. Doları zayıflat, borcu erit, ama robot ve ucuz enerji sayesinde enflasyonu içeri sokma.
Bir de zamanlamaya bakın.
2026, Amerika'nın o devasa borcu yenilemek zorunda olduğu yıl.
Robotlar tam bu sırada sahneye iniyor, Warsh tam bu sırada koltuğa oturuyor.
Bu kadar parçanın aynı anda denk gelmesi, en azından düşündürücü.
Geniş açıdan bakınca, dağınık görünen her şey aslında 1985'te yazılmış bir senaryonun ikinci perdesine benziyor.
Aynı yöntem, aynı tür oyuncular, sahnede yeni bir rakip.
Borcu erit. Üretimi eve getir. Çin'i hiç beklemediği bir silahla yavaşlat.
Tabii bütün bunlar kesin değil, bu sadece benim analizim.
Bu planın çok büyük bir zayıf noktası da var.
Her şey, robotların zamanında hazır olmasına bağlı. Geç kalırlarsa para erir ama enflasyon da geri döner, faturayı Amerikan halkı öder.
1985'te Japonya tuzağı zamanında göremedi, bedelini 30 yıl ödedi.
Ray Dalio'nun dediği gibi, yükselen bir güç eskisine yaklaştığında, eski güç onu durdurmak için elindeki her yolu dener.
1985'te o yükselen güç Japonya'ydı. Bugün Çin.
Ama belki de mesele Çin'den de, borçtan da, hatta dolardan da büyük.
Bu planın mimarlarından biri, Elon Musk, dün bir şey paylaştı.
Yapay zekanın her şeyi değiştireceği o döneme dair şöyle dedi:
"O zamana kadar doların para birimi olarak kullanılacağını sanmıyorum. Sadece kütle ve enerji kalacak."
Bir düşünün. Dünyanın en zengin insanı, üstelik bu robotları üretmeyi planlayan adam, paranın geleceğine inanmıyor.
Belki de bütün bunlar, aynı şeye hazırlık.
Paranın değerini yitirdiği, geriye sadece enerjiyi ve maddeyi elinde tutanın ayakta kaldığı bir dünyaya.
Bu benim şahsi analizim. Yatırım tavsiyesi değildir.
Önümüzdeki dönem kritik. Sizi bilgilendireceğim.
¡Una más del tirador de la Atlixcáyotl!
La víctima esta vez fue mi mejor amigo y me lo acaba de contar.
¿Cómo fue?
A las 4am en la Atlixcáyotl, pasando el puente de Niño Poblano en dirección a Atlixco.
Ya está levantando denuncia. ¿Están ya las autoridades tomando acciones?
Los trabajadores NO crearon la riqueza de @elonmusk
Cuba tiene trabajadores y recursos desde hace 67 años… y no ha creado ni un solo SpaceX. ¿Por qué? Porque no es la “clase trabajadora” la que crea riqueza. Es la visión, el riesgo y el capital del empresario.
SpaceX no existe en ningún país sin un Musk.
Existe en uno que sí lo tuvo: @elonmusk
Los izquierdistas dicen que el empresario "sólo se apropia" de lo que crea el obrero.
Entonces explícame:
- Alemania, Francia, México, Canadá... todos tienen obreros.
- Ninguno tiene un SpaceX.
Cuba ni siquiera tiene empresarios. Sólo tiene "trabajadores" y excusas.
Conclusión: EL OBRERO NECESITA AL EMPRESARIO mucho más de lo que el empresario necesita al obrero.
El libre mercado no es una opinión. Es el único sistema que convierte visión en cohetes reutilizables, el mejor internet del mundo, y autos que se manejan solos.
La guerra contra las injusticias no solo es contra el gobierno: también es contra la indiferencia ciudadana.
Por eso las familias buscadoras tienen que hacer botargas de ajolotes buscadores, camisas de fútbol sobre desaparecidos, protestas frente a los estadios mundialistas...
Por eso tenemos que hacer stickers de los narcopolíticos, álbumes de estampitas, megamantas por los desaparecidos...
Porque el gobierno es negligente y la sociedad es indolente.
E incluso cuando la tragedia se para frente al micrófono del Mundial, el más grande del planeta, muchos deciden girar la cara e ignorar una realidad que también los agrede: todos los mexicanos son víctimas del narcoestado, quieran verlo o no.
Aún así, vale la pena esforzarse para romper esa indiferencia.
Cuando un niño pregunta a sus papás por qué gritan esas señoras o quién es esta persona en el papel, nace un poco de conciencia.
Cuando un adulto ve que, incluso en un partido, hay quien alza la voz y encuentra un eco en su protesta, crece un poco la esperanza en que podamos unirnos para cambiar las cosas.
Y por eso hay que seguir protestando frente al micrófono más grande del mundo: porque, para acabar con un Estado criminal, primero hay que despertar a la sociedad que ha decidido soportarlo.
Los zurdos se escandalizan de que la fortuna de @elonmusk haya llegado al trillón de dólares, pero no les parece mal que Maduro le haya hecho perder a Venezuela entre 1.5 y 3 trillones se dólares a lo largo de su dictadura.
La derecha crea, la izquierda destruye.
2040년.
월스트리트의 한 신입 애널리스트가 노교수에게 물었다.
“교수님, 왜 사람들은 한때 Tesla와 SpaceX를 Apple, Google, Meta 같은 기업들과 같은 카테고리로 묶었던 건가요?”
노교수는 웃었다.
“그건 농부와 카지노를 같은 산업으로 분류한 것과 비슷한 실수였지.”
“무슨 뜻인가요?”
교수는 창밖을 가리켰다.
“저 밖을 봐.”
수천 대의 로보택시가 도시를 움직이고 있었다.
공장에서는 휴머노이드 로봇이 일하고 있었다.
머리 위에는 수만 기의 통신 위성이 지구를 감싸고 있었다.
달에는 광산이 있었고 화성에는 첫 번째 도시가 건설되고 있었다.
“저것들이 무엇으로 만들어졌는지 아니?”
“기술이요?”
“아니. 생산성이다.”
교수는 말을 이었다.
“20세기와 21세기 초반의 대부분의 빅테크는 사람들의 시간을 두고 경쟁했다.”
더 오래 보게 만들고,
더 오래 클릭하게 만들고,
더 오래 머물게 만들고,
그 시간을 광고주에게 팔았다.
사람들이 하루에 1시간을 쓰던 것을 2시간 쓰게 만들면 성공이었다.
하지만 Tesla와 SpaceX는 반대였다.
그들은 인간의 시간을 뺏으려 하지 않았다.
오히려 돌려주려 했다.
운전 2시간을 없애고,
단순 노동 8시간을 없애고,
비싼 물류비를 없애고,
비싼 발사 비용을 없애고,
에너지 부족을 없애려 했다.
“생각해 보게.”
교수는 종이에 두 줄을 적었다.
광고 기업:
인간의 시간을 소비 → 수익 창출
Tesla · SpaceX:
인간의 생산성 증가 → 수익 창출
“둘은 같은 기술 회사가 아니었어.”
“그럼 무엇이었나요?”
“문명을 확장하는 회사.”
교수는 잠시 침묵했다.
“Google이 하루 동안 멈추면 불편하다.”
“Meta가 하루 동안 멈추면 심심하다.”
“하지만 전기가 부족하면 공장이 멈추고, 물류가 멈추면 경제가 멈추고, 우주 발사가 멈추면 인류의 확장이 멈춘다.”
“차이가 보이나?”
신입 애널리스트는 고개를 끄덕였다.
교수는 마지막으로 말했다.
“많은 사람들은 Tesla를 자동차 회사로 봤고, SpaceX를 로켓 회사로 봤다.”
“하지만 시간이 지나고 보니 둘 다 같은 사업을 하고 있었어.”
“인류 문명의 생산성을 높이는 사업.”
“광고 회사들은 인간의 관심(attention)을 거래했다.”
“Tesla와 SpaceX는 인간의 능력(capability)을 확장했다.”
그리고 2040년이 되자 사람들은 깨달았다.
Apple, Google, Meta, Amazon은 훌륭한 기업이었다.
하지만 그들은 문명 위에서 사업을 했다.
반면 Tesla 와 SpaceX 는 문명 자체를 업그레이드하고 있었다.
그래서 어느 역사학자는 이렇게 기록했다.
“21세기 초 사람들은 광고 회사와 문명 회사의 차이를 이해하지 못했다.”
“그들은 모두를 빅테크라고 불렀지만, 사실은 전혀 다른 종(種)이었다.”
Occasionally I get shit for being so pro-Elon.
3 big reasons why:
#1 He's done more for free speech than Congress who swore to defend it -- both parties.
This matters because America sets the global Overton. And without free speech humanity are sheep to the slaughter.
#2 He's our greatest innovator since Thomas Edison.
When I used to teach MBA Steve Jobs was the ultimate innovator. Jobs -- who invented nothing -- can't touch Elon.
#3 The problems Elon's tackling are among most important.
A lifeboat for humanity, existential risk from AI, the survival of truth, demographic collapse. This isn't colored Macs.
Sorprende cuanta gente ve mal la generación de riqueza. No conciben que aportar un gran valor a otros se traduce en ganancias. Nada resuelve mejor los grandes problemas. Esperar a que los corruptos burócratas resuelvan tu vida es ser parásito de tu cerebro y del sistema
@JulenBollain Idiota, Musk no tiene su riqueza en un colchón o una bóveda bancaria.
No tienes puta idea de lo que ES la riqueza de Musk (la cantidad de empleos que genera, la cantidad de dinero que mueve para millones de personas).
Ponte a hacer algo productivo, vago.