HBT çok iyi bilim haberciliği yapıyor.. Güncel dünyada bilimsel gelişmeleri izliyor. Ülkemizin ayakta durmaya çalışan haftalık tek bilim teknoloji kültür ve eleştirel düşünce dergisi.. Destekleyin lütfen, geleceğimiz için...
Kamuoyunun dikkatine:
Sosyal medyada, görüntüm kullanılarak yapay zekâ ile hazırlanmış sahte bir videonun paylaşıldığı bilgisi tarafıma ulaşmıştır.
Söz konusu videoda, yatırım tavsiyesi veriyormuşum gibi gösterilerek dolandırıcılık yapılmaya çalışılmaktadır.
2 dakika 53 saniye uzunluğundaki bu video tamamen sahtedir ve benimle hiçbir ilgisi yoktur.
Vatandaşlarımızdan, bu ve benzeri içeriklere karşı dikkatli olmalarını ve resmî hesaplarım dışında yapılan paylaşımlara itibar etmemelerini rica ediyorum.
Konuyla ilgili hukuki süreç tarafımızca başlatılmıştır.
AKP’nin vatandaşın dikkatinden kaçırmaya çalıştığı gerçekler-52!
AKP tarzı Yap-İşlet-Devret modeliyle işletilen köprüler ve otoyollarda;
2026 yılında tutturulamayan araç geçiş garantileri nedeniyle, Hazinenin yandaş şirketlere devasa tutarlarda ödeme yaptığını tespit ettik.
2026 yılının ilk 5 ayında⬇️
Hazinenin yandaş şirketlere yaptığı garanti ödemesi: 49.640.288.997 TL
49 Milyar 640 Milyon Lira!
Bunun adı mega soygundur!
Kaynak: KGM 2026 Yılı Aylık Mali Tablolar
Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk önünde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.
Partimize mahkeme tarafından atanan yönetimin bugün ortaya koyduğu tavır, en az Genel Merkezimize polis sokmak kadar ağır bir zarara neden olmuştur. Yalanlarla bezenmiş bir seviyesizlik ne yazık ki bayram gününde sergilenmiştir.
O zaman artık, sustuğumuz gerçekleri anlatmanın zamanıdır.
İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak tüm vatandaşlarımızın bilmesini isterim ki;
1-Genel Merkezimizin bahçesinde seviyesizce sergilenen iki araç da partimizin kendi parasıyla alınmıştır, tüm faturaları mevcuttur.
2-Araçlardan biri 2022 yılında Sayın Kılıçdaroğlu döneminde alınmış ve bizzat Sayın Kılıçdaroğlu tarafından makam aracı olarak kullanılmıştır. O araçları Genel Merkezimizin bahçesine koyanlar bunu bilemeyecek kadar cehalet sahibidir.
3- Diğer araç da partimizin kendi parasıyla henüz bu yıl satın alınmıştır.
4-O araçlardan hiçbirinin Özkan Yalım ya da Aziz İhsan Aktaş ile ilgisi yoktur. Bunu iftirayı attıkları için şimdi ilk kez açıklamak zorundayım. Sayın Kılıçdaroğlu, Çubuk’ta saldırıya uğradıktan sonra, Sayın Erdoğan Toprak, İstanbul’dan, Aziz İhsan Aktaş’tan bir zırhlı araç almış ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun kullanımıma sunmuştur. Sayın Kılıçdaroğlu, Aziz İhsan Aktaş’ın zırhlı aracını 1,5 yıl boyunca kullanmıştır. Kasım 2023’teki kurultaydan bir gün sonra ise Sayın Erdoğan Toprak o zırhlı aracı alıp yeniden İstanbul’a götürmüştür. Bunların hepsinin kayıtları mevcuttur.
Bir daha böyle seviyesiz görüntüler görmemek umuduyla söylüyorum:
Evi camdan olan başkasının evine taş atmasın!
Yollardır söyledik, söylüyoruz, Emperyalizmin 100 yıllık hedefi Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni Kemalizm’den uzaklaştırıp İkendi (ABD) güdümünde çok uluslu, çok dilli, çok hukuklu, teokratik temelli (İslamcı) federatif devlete dönüştürmektir.
1971-1980 darbeleri ile devrimci solun ezilmesinden başlayarak, 2000’lerin başındaki iktidar değişikliği, 2007-2010 Ergenekon Balyoz kumpasları, 2010 CHP yönetim düzenlemesi,2013 açılım fiyaskosu, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi, 16 Nisan 2017 mühürsüz referandum ile Türk Tipi(!) Başkanlık Rejimi (Sultanizm-Monarşi), 2023 seçimlerinin dizaynı, 2024 yerel seçimleri ile iktidar değişikliği olasılığı, hemen ardından
CHP’li belediyelere yargı operasyonları, millete kabul ettirilemeyen 2025Terörsüz Türkiye açılımı, Trump-Barrack açıklamaları ve nihayet 2026 Mutlak Butlan…
Anlamalıyız artık, coğrafyamızda bütün kalıp barış içinde yaşayabilmek için Laik Üniter Ulus Devlet yapımızı, Dil Birliğimizi ve Ulusal Bütünlüğümüzü gözümüz gibi korumak, savunmak zorundayız.
Tak çare yeniden Atatürk’ün akıl ve bilim yolu, tek hedef Yeniden Atatürk Cumhuriyeti’dir!
Dikkatle izlenmeli👇
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
https://t.co/qzauJIysg3
“Haram araç” skandalını doğru anlamış mıyım bakalım.
Kılıçdaroğlu ve 22 vekil, Aziz İhsan Aktaş adlı yolsuz iş insanı çevresine kümelenmiş CHP’lilere isyan ediyordu.
Bayram günü sabahı yolsuz işadamı Aktaş’ın partiye hediye ettiğini iddia ettikleri iki aracı ‘haram parayla alındı’ yazarak genel merkezde sergiye çıkardılar.
Ancak Özgür Karabat akşamüstü aracın da partinin parasıyla alındığını açıklıyor. Dahası araçlardan birini görevdeyken Kılıçdaroğlu’nun kullandığı ortaya çıkıyor.
Skandal bununla bitmiyor.
Özgür Karabat açıklamasında bir aracı daha gündeme getiriyor. O sergide olmayan 3’üncü aracı yine görevdeyken Kılıçdaroğlu kullanmış. Ve sıkı durun.
Aracı Aziz Aktaş Kılıçdaroğlu’na İstanbul’dan göndermiş. Kılıçdaroğlu genel başkanlıktan düşünce tekrar araç İstanbul’a dönmüş. Bunun anlamı şu: Yolsuz işadamı, aracı partiye değil, şahsa tahsis etmiş. O şahıs Kılıçdaroğlu.
Bitmedi, asıl bomba geliyor. Yolsuz işadamının araç tahsisine 22’lerden Erdoğan Toprak aracılık etmiş.
Sonuçta Özgür Karabat’a cevap verilemedi.
Günün sonunda baş yolsuz işadamı ile kilit bağlantısı olanlar, “yolsuzluk var” diye CHP’yi yok etmeyi göze alanlar çıkıyor. İktidar lehine canhıraş çalışma motivasyonunun bir açıklamasını arıyorduk. Sonunda tuhaf bir yere geldik.
Evet Sayın AKİT mensupları soruyorum sizlere;
İBB davasında sahte faturalarla ve kaçak dökümden gelen paraları akladığı iddia edilen, etkin pişmanlıktan yararlanan Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinden seçimlerden sadece 2 ay önce hangi sponsorluk için 5 Milyon 700 bin TL aldınız?
Kalemini namus bilen gazeteciler öyle miş,müş diye yalan haber yapmaz.Bak böyle ortaya belge koyar .
30.01.2024 tarihli e-faturada; “Kuzey İstanbul Modern İnşaat A.Ş.” tarafından, “AKİT TV SPONSORLUK HİZMETİ” açıklamasıyla, AKİT TV’ye 5 milyon 700 bin TL ödeme yapıldığı açıkça görülüyor.
Madem bu kadar büyük bir sponsorluk anlaşması yapıldı;
Hangi program için? Hangi organizasyon için?Hangi yayın karşılığında?
Kamuoyuna açıklayın.
Bugünkü "Paçavra ve paçavracılara yanıtımdır!" yayınım https://t.co/jSKDWZs1eG ve https://t.co/RyMm0kSP6d 'de.
NOT: Yayında da anlattım, bu iftirayı atanlara dava açıyorum ve alacağım tazminatla "nereden geldiği unutulmasın" diye Ankara/ Kuğulupark'ta KERHANE TATLISI dağıtacağım.
Bugün sözde bir gazete, gerçekle hiçbir ilgisi olmayan iddialarla gazeteci arkadaşlarımın yanı sıra benim ismimi de hedef göstermiştir.
CHP’nin Adana’da düzenlediği Yerel Medya Buluşması’na, memleketimin etkinliği olması nedeniyle katıldım. Yüzlerce meslektaşımla gazetecilik üzerine konuştuk.
Herhangi bir otelde ya da organizasyon kapsamında konaklamadım. Adana benim kökümdür, toprağımdır. Yedi ceddim bu şehirdedir. Doğal olarak baba evimde kaldım.
Bu katılım karşılığında tarafıma teklif edilmiş herhangi bir telif ödemesi, maddi menfaat ya da başka bir karşılık söz konusu değildir.
Çok uzun yıllardır tek bir bankada hesabım bulunmaktadır. Defalarca soruşturma ve denetimden geçmiş biriyim.
Gazetecilik; dedikodu üretmek değil, belgeyle konuşmaktır. Elinde tek bir belge olmadan insanlara iftira atanlar gazetecilik değil, tetikçilik yapmaktadır.
Ben geçmişte AK-İT isimli paçavranın yaptıklarını belgeleriyle yazdım. İBB’den o günün 3 milyon lirası, bugünün yaklaşık 40 milyon lirasına karşılık gelen para aktarımını ortaya koydum. O gün sesiniz çıkmadı, çıkamadı.
Kaçak hafriyat döktüğü ve naylon fatura kestiği iddia edilen itirafçı -iftiracı Murat Gülibrahimoğlu’nun , seçimler öncesinde size yaptığı ödemeler ortaya çıktı; yine tek kelime edemediniz.
Şimdi ise hiçbir belge ortaya koyamadan iftira siyaseti yürütmeye kalkıyorsunuz.
Madem gazetecilik yapıyorsunuz, hodri meydan: Elinizde belge varsa yayınlayın.
Yoksa insanlara çamur atarak itibar suikastı yapmayı bırakın.
Murat Gülşnrahimoğlu’nun size sponsor olduğu faturalardan birini de paylaşayım. Hatta dilerseniz, diğer kurumlardan size reklam adı altında ödenen paraların faturalarını da paylaşabilirim.
Orhan Sarıbal, sizi özellikle tebrik (!) ederim. Sabah, giriş kapısında verdiğiniz şu görüntüyle tarihe geçtiniz. Göreviniz tamamlandı, artık arkadaşlarınızla birlikte yeni atamalarınızı bekleyebilirsiniz.
@orhansaribalchp
Not: Fotoğrafı kimin çektiğini bulamadım, eline sağlık.
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz:
“Mutlak butlan kararı hukuka aykırı ve yok hükmündedir.
Kararı alanlar suç işliyor
Gün gelir devran döner, herkes yaptığının hesabını verir”