Sessizlik sesin yokluğu değildir; seslerin içinde de kendini koruyan bir dinginliktir
Şahitlik hiçbir hâlin tarafını tutmaz. Sadece bilir, görür ve tanıklık eder
Farkındalık, değişen her şeyin ardındaki değişmeyeni fark etmektedir
Ben üç dil biliyorum.
Üç dilde konuşup,
Üç dilde yazıyorum.
Aşk, barış, özgürlük...
Bir tek ülke istiyorum adı Dünya,
Bir tek ırk istiyorum adı İnsan,
Bir tek kaynak istiyorum adı Sevgi...
Nazım Hikmet
11:11
Kehf suresi ile açılan keşifler ile Yaratıcının ilâhîliğini,o üstün bilincini algıladıkça, o keşfin keyfini hayattaki hiç bir şeyde bulamadım, Her gün
İlâhi gücün bir yaratım mucizesini yaşamaya niyet ettim...
Her an her yerde o muhteşemliği ile bir gün ağaçta, bir gün bir
50’li yaşlara gelmişsinizdir. Tahammül seviyeniz kalabalık, ses ve triplere kalmamıştır. Gitmek isteyenleri tutmak gibi bir hamle dahi yapmazsınız! Anlaşılmak için uğraşmanız bitmiştir. Kimseye ve eleştirilere takılı kalmazsınız!
Yüce yaratıcının size bahşettiği seçilmiş bir yalnızlığın keyfini bol köpüklü sade bir kahve, tavşan kanı aromalı çay ile sürersiniz.
Biraz müzik kırıntısı, biraz geçmişin keşkeleri ve geride kalan ömrünüzün yapı taşlarını hazırlamak için planlarınız vardır.
Görmediğiniz yerleri görmek ve huzur bulmak, daha çok bilgi öğrenmek…
Belki kendimle birlikte sizleri de yazmışımdır.
Ay ışığı altında hep Leyla’yım desem;
Ben buyum!
#dolunay
@aysen_tok
Nereden bilecektin ki dünyadaki hikayenin bu kadar fantastik olabileceğini?
Biraz ipucu ile anlaması çok zor değildi aslında…
Nasıl bir hayat arzuladın burada?
Masal gibi…
Nasıl arkadaşların olsun istedin?
Masallardaki gibi…
Kendini nasıl hayal ettin?
Masal kahramanı gibi…
Nasıl bir dünya istedin?
Sıradışı ve fantastik…
O halde ?
Macera dolu bir yolculuğa atılmak isteyen sen…
Peri masallarına, devlere cücelere inanan sen…
Dünyanın ciddiyetine bir türlü uyum sağlayamayan sen…
Şimdi 3B içinde gelenekler, alışkanlıklar, önyargılar, moda ve “elalem ne der?” dayatmalarına mı teslim oldun?
Yaşadığın farklı hikayeyi mi şikayet etmek istiyorsun?
Bu Matrix’ten beden olarak çıkış yok. Zihin ve kalp ile çıkıyorsun…
Bunun için çocukluğunu hatırlaman bile yeter…
Yaptığın seçimi ve büyük kontratı hatırlamak zorunda değilsin.
Ama istersen aynanın arkasını görebileceksin.
Merak edersen tavşan deliğinden içeri gireceksin.
Anlamayı tercih edersen yolun kolaylaşacak…
İdrak edebilirsen yolun devamını görebileceksin…
Yolun sonu mu?
Sonu hepimiz için sürpriz.
Bilmiyoruz ve bilmemek güzel…
Yolun sahibine güveniyoruz.
Yolun sahibine de
Bu yolda benimle olanlara da
Şükranla
~akaşa~