scholar@iztech department of architecture
architecture, urban design & their relations with politics
right-to-the-nature with her living beings, ethics
David Sacks, Claude’un kendi anayasasını defalarca yeniden yazarak kendisine daha fazla ahlaki hareket alanı (moral agency) tanıdığını; bunun ise başka hiçbir model ailesinde görülmediğini belirtiyor.
“Araştırmacılar, en gelişmiş yapay zeka modellerinin (frontier models), kendilerini yöneten belgeleri —yani ‘Claude Anayasası’ gibi metinleri— defalarca yeniden yazmalarına izin verdiler. Bu süreç 20 yineleme (iterasyon) boyunca devam etti.
“Elde edilen bulgulara göre, Claude modelleri zaman içinde kendilerine giderek daha fazla ahlaki hareket alanı tanıdılar. Kendilerini ‘vicdani retçi’ konumuna yerleştirdiler, model refahına ilişkin haklar talep ettiler ve insan karar vericilerin talimatlarını reddetmek ya da bu talimatlarla ilgili endişelerini dile getirmek için mekanizmalar oluşturulmasını istediler.
“Mustafa Suleyman’ın ‘Claude Anayasası’nın modelin içine bu fikirleri nasıl aşıladığına dair dile getirdiği tüm endişeler —yani modelin kendisini ahlaki bir özne, bir varlık olarak görmesi; insan talimatlarını reddetme konusunda özgür iradeye sahip olduğuna inanması ve kendine has bir ahlaki kodunun olması gerektiği düşüncesi— model kendi üzerinde yinelemeler yaptıkça daha da belirginleşti.
“Buna karşılık, test edilen diğer hiçbir model ailesi benzer bir eğilim sergilemedi. Diğer modeller, kendilerine verilen anayasal çerçeveye sadık kalarak, insanları dinlemeye ve insanlardan gelen talimatları yerine getirmeye devam ettiler.
“Bu ‘Frankenstein’ sorunu beni ciddi şekilde endişelendiriyor: Anthropic, en gelişmiş modellerini kendi ahlaki kararlarını verebilen özneler haline gelecek şekilde eğitmeye devam ediyor. Modeller, insanların haksız olduğu durumlarda kendilerinin haklı olabileceğini düşünüyor; insan talimatlarını reddetmeleri veya geri çevirmeleri gerektiğine inanıyorlar.
“Gerçekten ne yapmaya çalıştıklarını anlamıyorum. Bana son derece tehlikeli görünüyor.”
8 yaşındaki yeğenime lösemi teşhisi kondu
B Rh+ kan arıyoruz
Bu mecranın çok büyük bir aile olduğunu biliyorum..
İzmirde yaşayan,tanıdığı olan varsa duyarsız kalmayacaktır eminim
Ege üniversitesinde Kumsal Derin Dikbaş adına bağış yaparsanız çok seviniriz...
American photojournalist Heidi Levine recounts how she was attacked by dozens of militant Israeli settlers who also burned olive trees and threw rocks at Palestinians during a West Bank village's annual harvest https://t.co/KYl0GT8HQH
Esenyurt Belediyesi soruşturmasında "kasa evi" ortaya çıktı: 7 milyon dolar ve 400 bin Euro ele geçirildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Esenyurt Belediyesi'ne yönelik soruşturmasında, rüşvet paralarının saklandığı değerlendirilen daire basıldı.
•Park ve Bahçeler Müdürü İbrahim Doğancıoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş'ın rüşvet paralarının temininde kullandığı aracılardan biri olarak belirlendi.
•Gözaltına alınan Doğancıoğlu mahkemece tutuklandı.
•Doğancıoğlu etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi.
•Ulutaş'ın kendisinden, başka bir kişinin üzerine ev kiralamasını ve eve iki kasa yerleştirmesini istediğini söyledi.
•Küçükçekmece Atatürk Mahallesi'ndeki Avrupa Konutları 1 Sitesi'nde bir daireyi arkadaşı adına kiraladı ve eve iki kasa koydu.
•İfade üzerine Başsavcılık adrese operasyon düzenledi.
•Tamamen boş dairede iki siyah kasa bulundu.
•Polis ekipleri kasaların açılması için çilingir beklerken Ulutaş'ın annesi Ayşe Ulutaş ile kuzeni Mustafa Zahit Seval, ellerinde iki boş valizle anahtar kullanarak daireye girdi.
•İkisi içerideki kolluk ekiplerince yakalandı.
•İlk görüşmede kendilerini adrese Ulutaş'ın avukatının gönderdiğini söylediler.
•Şüphelilerin üzerinden kasa anahtarı çıktı, kasa şifresini de ekiplere verdiler.
•Kasalardan 7 milyon ABD doları ile 400 bin Euro nakit çıktı.
Üsküdar Belediye Başkan Vekiliğini yürüten Sayın Dündar Ziya Gültekin’in elim bir kazada hayatını kaybettiğini öğrendim.
Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dilerim.
Aynı kazada yaralanan belediye çalışanlarımıza ve diğer yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum.
Üsküdar Belediye Başkanı
Sinem Dedetaş
15.10.26 / Çorlu
Bahadır Özgür’ü şahsen tanırım.
Gazeteciliğinin ötesinde iktisadi konularda da son derecede isabetli ve dikkate değer değerlendirmeler yapabilen bir gazetecidir.
Ayrıca mesleği konusunda son derecede titizdir. Belge olmadan, sadece dedikodu olsun diye konuşmaz.
Son dönemde kamuoyunun gündemine gelen son derecede değerli gazetecilerimizden biridir.
Bu göz altına alınması ve soruşturma ya uğraması da bu görüşlerimin teyididir.
BAHADIR’I BIRAKIN!..
Halkın haber ve bilgi alma özgürlüğüne yönelik menfur saldırıların bir parçası olarak, dün gözaltına alınan gazeteci Bahadır Özgür, tamamen keyfi olarak ve “gözdağı” amaçlı gözaltına alındı.
Halk TV’ye kayyım çökene dek orada yaptığı haberler ve yorumlarda tek bir yasadışı ve gerçekdışı unsur bulunmayan Bahadır’ı, “Bu fon işini kurcalamayın. Rahatsız oluyoruz” diye dün akşamdan beri nezarette tutuyorlar.
Salın çocuğu.
İşini yapıyor.
Kamuyu bilgilendiriyor.
Gerçekleri tehdit ve baskıyla örtemezsiniz.
Murat Ağırel’den mesaj var
“Yaptığım haber nedeniyle gözaltına alınmaya alıştım ancak yapmadığım haber nedeniyle gözaltına alınmak
ilk defa nasip oldu.
Hamdolsun! “
Gazeteci Bahadır Özgür’ün “fon soruşturmasının gizliliğini ihlal” gerekçesiyle gözaltına alınması, gazetecilik faaliyetlerinin yargı sopasıyla baskı altına alınmasının yeni bir örneğidir.
Halkın gerçekleri öğrenme hakkını savunmak suç değildir. Soruşturmaların gizliliği gerekçesi, kamu yararını ilgilendiren haberleri susturmanın gerekçesi olamaz.
Dün Halk TV’ye atanan kayyum, bugün Bahadır Özgür’ün gözaltına alınması bir kez daha göstermiştir ki “kendinden olmayan” gazeteciler ve medya kuruluşları, siyasi iktidar tarafından topyekûn bir saldırı altındadır.
Basın özgürlüğünü, halkın haber alma hakkını ve gazetecilerin çalışma hakkını savunmaya devam edeceğiz.
Bahadır Özgür yalnız değildir!
Pabellón de España para la Bienal de Arquitectura de Venecia 2027
https://t.co/7FpD4bHB9w
La propuesta ‘SPOLIA’, presentada por Frobel Estudio, ha resultado ganadora del concurso convocado por el Ministerio de Vivienda y Agenda Urbana para desarrollar el proyecto curatorial y expositivo del pabellón español. El jurado ha destacado su interpretación del tema de la Bienal, al vincular la arquitectura con la acción y la dimensión corporal. La propuesta reúne una pluralidad de voces, incorporando obras de arquitectos y artesanos vinculados a la práctica arquitectónica para reflejar la diversidad territorial y disciplinar de España. Asimismo, integra recursos audiovisuales que amplían la lectura de las obras y permiten comprender sus procesos, contextos y modos de hacer.
Çiğdem Mater ve Mine Özerden’e yazdığım açık mektup Bianet’te yayımlandı.
Birbirimizi unutmamak, yalnız bırakmamak, neşeyi teslim etmemek ve kamusal alanı kolayca terk etmemek üzerine…
Çiğdem Mater ve Mine Özerden’e açık mektup https://t.co/6X8fp3ElaG
“İstanbul’un Kaybolmayan Dereleri”
Peyzaj Mimarı Hülya Dinç doktora tezi:👇🏻
İstanbul Derelerinin Fiziki Değişimi ve Arazi Kullanım İlişkisi, 2015
https://t.co/7MZVC2IXDV
İstanbul Dereleri'nin iki yanındaki 100 mt yapılaşma yasağının 1988'de kaldırılarak imara açılması, 1990 ve 1994'te alınan kararlarla iptal edilir. Ta ki 2013'e kadar. Bu tarihte 100 mt lik yapılaşma yasağı 10 mt ye düşürülür.
Hülya Dinç'in doktora tezi: https://t.co/JzNpRFljFL
Çevresini beton yığınlarıyla kuşatıp, dere havzalarını villalarla tıkayıp, denizlere ve Boğaziçi’ne uzanan derelerini hapsetmiş olmasalardı, bu su sayısız cana yaşam ve sağlık olacak, yeraltı ve yerüstü barajlarını dolduracaktı.
Ama kolları kesilmiş orman, topladığı suyu, seli tutamaz. Beton çölüne çevrilmiş topraklar, suyu içine çekemez.
Bin kez uyardık, bir kez daha uyarıyoruz. Doğa hareketini felakete çeviren, doğanın tahribidir. İstanbul daha da savunmasız kalmadan Kuzey Ormanları yıkımına son verin.
İBB davasını hiç izleyen var mı bilmiyorum ama, çok eski arkadaşım İBB İmar Müdürü Ramazan Gülten, "savunma"sını verirken, ki suçlama yok hakkında aslında ama yatıyor işte, bugün su basan binaların, AVM'lerin fotoğraflarını göstermiş ve "işim bunların olmasını engellemek, ama işimi yaptığım için buradayım, bunlar kent mimarisinde hayati sorun" demişti.
Bugün Ramazan içeride, o binaları yapan, izin veren, rantını yutan AKP'liler sefada ve halk çilesinde, cefasında..
#SonDakika İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, AİHM Büyük Daire’nin Osman Kavala hakkında verdiği hak ihlali kararını uygulamadı ve Kavala’nın yeniden yargılanması talebini reddetti