17. doğum günümü Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde öğrenci iken kutlamıştım. Yani 16 yaşında Anayasa Hukuku dersi alıyordum. 20. doğum günümü kutlarken White & Case hukuk bürosunda çalışıyordum. Harvard'da iken oradaki en genç yüksek lisans öğrencisiydim. 28. doğum günümde, 4 ayrı ülkede avukatlık yapmış ve her birinde baro mensubu olmuş halde kendi hukuk büromu kurmuştum.
Bu hikaye hep böyle devam etti. O sebeple, hayatımın ciddi bir bölümünde her bulunduğum yerde kendimi en genç ve en hızlı bilerek yol aldım. Bu benlik algısıyla 50 yaşınıza kadar sonsuz hızla geldiğiniz zaman, insana 50 yaşının artık tartışılamayacak bir hayat evresi olması tuhaf bir huzur veriyormuş. Yani "artık hızla ve bir şeyleri en erken yapmalarla bir işin kalmadı" bilgisini hayat sana kaçınılmaz bir netlikle takdim ettiğinde (mesela, evet, 5 yaşından beri 45 senedir aynı gözlerle baktığın futbol sahasındaki kahramanlar artık "o yaşta torunum olabilirdi" kuşağına geçtiklerinde), insana da bir serinlik, sükunet ve dinginlik geliyormuş.
Babamın 50 yaşında olduğunu, 50. yaş gününü çok iyi hatırlıyorum, mesela. Kendimize "ben ama o yaşa bambaşka geldim" filan anlatıyoruz elbette ama, zaman insana göstere göstere tevazu veriyor, yine de. "Sürat marifet değil, anda kal, yoksa göz açıp kapayana kadar geçip giderim" mesajını giderek daha duyulabilir şekilde veriyor, hayat ve zaman.
Mehmet Akif, Rasim Ozan, şimdi de Cem Küçük… Hepsi yoldaşları tarafından anında satıldılar.
Arkalarından “ iyi insandır” diyen bir kişi bile olmadı, yalandan sahip çıkmadılar bile. İşte iktidar yandaşlığı böyle bir şey, güçten düşersen çiğnerler.
Parti Sözcümüz Sera Kadıgil’in katılımıyla İzmir Halk Buluşması’nda bir araya geliyoruz.
Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasal tabloyu, halkın gerçek gündemini ve birlikte nasıl mücadele edeceğimizi konuşacağımız buluşmamıza tüm halkımız davetlidir.
Kurtuluş için kahraman beklemiyoruz.
Kurtuluş Ellerimizde!
📍 Yasemin Kafe Önü - Bostanlı
🗓️ 30 Temmuz Perşembe
🕗 20.00
"ERDOĞAN BUNUN BEDELİNİ ÖDEMELİ!"
🟥Özgür Özel'den canlı yayında Erdoğan'a çarpıcı çıkış:
"Ekrem İmamoğlu'nun aday yapılmaması için yapılan her şeyin bedelinin Tayyip Erdoğan ve AKP tarafından ödeniyor olması lazım."
"Tayyip Erdoğan rakibinden korkan, kendi diplomasını ispat edemediği halde rakibinin diplomasını iptal ettiren ve rakibi aday olmasın diye onu hapse attıran birisidir ve bunu göze almıştır. Bunun siyasi bedelini ödemelidir."
"Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin adayına karşı kendinden sonraki Cumhurbaşkanı'na darbe yapmıştır. Kendinden sonraki iktidar partisine darbe yapmıştır. Bir partinin Cumhurbaşkanı adayını, genel başkanını ve kurumsal kimliğini hedef almıştır."
Kemal Kılıçdaroğlu’nu ve yanındakileri bir şey sandılar, fena dolandırılıp, patladılar.
Ekrem Başkanla diğer başkanları içeri attılar. İşe yaramadı
Butlan davasını icat ettiler. İşe yaramadı.
Şişeden çıkardıkları son cin Kemal Bey ise en büyük yenilgi.
AKP’nin bütün paralı borazanları TV’lerde ne yapacaklarını şaşırdı.
Hele parayla figüran işi var ya, kimyalarını bozdu.
Bütün Türkiye ibretle vatana millete kazık atmaya çalışanları seyrediyor.
Tek bir sorum var: Usta gazeteci Uğur Dündar, sanatçı Mahsun Kırmızıgül, Gülben Ergen ve oyuncu Elçin Sangu Ahbaplar soruşturması kapsamında ifadeye çağrılıyorken “Allah sayısını arttırsın, Allah ondan razı olsun” diyen AKP’li Fatma Şahin neden ifadeye çağrılmıyor?
#SONDAKİKA | Özgür Özel:
Erdoğan'la biz siyasi rekabet ediyorduk. 23 senedir bizi yeniyordu. Son sene biz yendik.
Biz yenince Erdoğan masanın altından balta çıkardı. Kafamıza baltayla vurdu.
Biz de bu saldırısının karşısında bir yıl mücadele verdik. Partimizi elimizden aldı, başkasına verdi.
Yeni Parti'mizi kurduk. Yeni Parti'ye saldırı olur mu? Olmayacağının güvencesi yok ama bir tek şeyi bilmesi lazım.
Ben 10 yaşında yatılı okula gittim. Çok kavganın içinde oldum. Ben adam dövmeyi öğrenmedim. Dayaktan yılmamayı öğrendim.
Birinin iyi kavga edip etmediğine bakmayın. Dayaktan yılmıyorsa ondan korkun.
Ben dayaktan yılmam. Haksızlığa, saldırıya karşı mücadele azmimi kaybetmem. Ne yapıyorlarsa yapsınlar.
Kaynak: Halk TV
Haluk Levent'le ilgili yolsuzluk iddiası:
390 milyon TL (10 milyon dolar).
Damat Berat'ın yasadışı şekilde Irak'tan yaptığı petrol ticaretinden dolayı Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin Türkiye'ye kestiği ceza:
1 milyar 471 milyon dolar.
Hangisi konuşuluyor?
Rozet töreninde
bir skandal daha.
Kılıçdaroğlu’nun yeni üye gibi rozet taktığı Şengül Yılmaz’ın Sarıyer İlçe örgütünde yıllardır CHP üyesi olduğu ortaya çıktı.
Her "esmiyor" dediğinizde aklınıza bu fotoğraf gelsin.
Burası altın madeni için 300 binden fazla ağacın kesildiği Kaz Dağları.
Teşekkürler ,
Erkan Akcay
Bi'şey sorabilir miyim? AHBAP övdü diye ünlülerin ifadeye çağıranlar zamanında Fethullah Gülen övenleri, 'ne istedin de vermedik, gel artık bu hasretlik bitsin' diyenleri de ifadeye çağıracaklar mı?
ODTÜ kurulur…
Yusuf Aslan Hüseyin İnan asılır…
60’ların 70’lerin hikayeleri kuşaktan kuşağa aktarılır…
24 yıllık AKP iktidarı yaşanır…
Kayyum rektörler atanır…
Deniz Göktaş hapise atılır…
Ama ODTÜ ODTÜ olarak kalır…
Yeni öğrencilerini beklemeye koyulur…