'Tarım alanları maden şirketlerinin dozerlerine teslim ediliyor'
Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. Tevfik Türk son dönem Ege Bölgesinde yaşanan madenciliğin yarattığı çevre sorunlarını gazetemize değerlendirdi
Ramis Sağlam (@ramisrasi)'ın haberi
https://t.co/vb43Pzjw2Z
Sarayın gölgesinde oluşturulan butlancıların yaptıkları hiçbir atamayı, hiçbir ihraç talebini ve hiçbir kararı kabul etmiyoruz, reddediyoruz. Bizim için butlan da, kararları da yok hükmündedir.
Mutlak butlancılar kesinlikle mutlak hükümsüzdür. Bunlar milletin CHP'sini parçalamaya çalışan, art niyetli, iktidarın işbirlikçisi olan, kukla bir zihniyetin payandalarıdır. Milletimizde ve örgütümüzde karşılığı olmayan bu iktidarın maşası butlancıları biz de tanımıyoruz. Hukuki olarak da bu yapılanlar geçersizdir.
Seçilmiş, mazbatası olan, resmi ve gerçek CHP'liler olarak Yargıtay kararını ve kurultayın yapılma süreçlerini ısrarla takip ediyoruz. Bu süreçleri örgütümüzle ve milletimizle birlikte kararlılıkla yürütüyoruz. Bu aşamalardan sonra da tüm sürecimizi yine milletimizin azim ve kararıyla yürütüyoruz ve yürüteceğiz.
Butlancılar ne yazık ki, görevden almaları ve ihraç kararlarını iktidarın emir erleri olarak gizli gizli almaktadır. Kimseye haber vermeden, istişare etmeden kadın kolları başkanlarımızı da görevden almaktadırlar. Çünkü kendi örgütündeki kadınları ve gençleri ikna etmekten bile korkan bir butlancı anlayış var karşımızda. Ayrıca görevden aldıkları yerlere atayacak kişileri bile bulamayan acz içindeki butlancılarla karşı karşıyayız. Butlancıların bu yaptıkları tüm parti örgütümüzce asla kabul görmemektedir.
Biz koltuk için değil, vatanı için, ülkesi için, milleti için mücadele eden gerçek CHP'lileriz. Güdümlü koltuk sevdalılarıyla aynı yolda yürümeyeceğimizi bizler de açıkça ifade ediyoruz. Bu ihraç kararları bizleri yıldırmaz, aksine gururlandırır. Çünkü biz bu kukla zihniyetle aynı yerde değiliz; olamayız; biz milletimizin ve örgütümüzün yanındayız.
Biz eninde sonunda milletimizle birlikte bir yol bulacağız, bulamazsak bir yol açacağız. Genel Başkanımız Özgür Özel’in liderliğinde demokrasi, adalet ve halkın iradesi için yürüttüğümüz iktidar yürüyüşüne kararlılıkla devam edeceğiz.
Saray yargısının desteğiyle oluşturulan bu butlan ittifakının aldığı hiçbir karar, seçilmişlerin iradesini ve halkın değişim umudunu teslim alamayacaktır. Er ya da geç bu butlancıların da kullanma süresi dolacak. Yapılacak en erken seçimle milletimiz Özgür Özel liderliğinde iktidara gelecek; hem bu butlancı anlayıştan hem de zorba AKP iktidarından hep birlikte kurtulacağız.
Son sözü yine milletimiz söyleyecek, kazanan demokrasi ve bu ülkenin geleceği olacaktır. Bu kötü iktidarın kara düzeninden ve saray aparatlarından hep birlikte kurtulacağız. Kurtuluş yok tek başına! Ya hep beraber! Ya hiçbirimiz!
Sömürge madenciliği yıkıma devam ediyor. 82 yaşındaki Bekir Amca ve ailesinin yaşadıkları. Korkunç bir talan ve yıkım var. Her defasında bunlara maruz kalmak berbat ediyor beni. Kulak verin.
İŞTE GEZİ'NİN GERÇEK YÜZÜ! 😉
Sizlere, Türkiye'nin bütün renklerinin el ele vererek onurlarını ve umutlarını birleştirdiği Gezi Hareketi'nin ruhunu, özünü aktarıyorum. Bu videoda, olaylardan ziyade, görüş ve düşünceleri öne çıkardım. Kimlerdi onlar? Niçin oradaydılar? İşte yanıtı: 👇
#Gezi13Yaşında #GeziDirenişi
“Ekrem İmamoğlu’nun diploma davasında istinaf başvurusu reddedildi”..
Bu bir cümlelik haberin arkasında,
HUKUKEN;
* İlk derece mahkemesi olan İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nin üç kişilik heyetinden başkan dahil ikisinin,
* İstinaf başvurusuna bakan İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7 inci İdare Dava Dairesi’nin Başkanı’nın
değiştirilmesi suretiyle, evrensel hukukun en eski ve en temel ilkelerinden olan doğal hakim ilkesinin açıkça çiğnendiği, böylelikle kararın baştan hukuka aykırı nitelik kazandığı..
SİYASETEN;
Daha evvel dört kez (2014, 2019 iki kez, 2024) yenildiğin ve bir kez daha yenileceğin rakibinin kasıtlı faullerle siyaset alanının dışına itilmesi
gerçeği olduğu, (şimdilik) herkesin bildiği sırdır.
Gün gelecek, bütün bunlar sır olmaktan çıkacak, amaç ve yöntemleriyle açığa çıkarılacak, hukuki kararlara konu olacaktır.
Zaman dediğin geçer, geriye yaptıkların ve yapmadıklarınla sen kalırsın..
@fatihaltayli hakkında verilen karar, mahkeme kararı değildir. Karar üreten bir merciyi mahkeme yapan şey o mercinin adı değil hukukla olan bağıdır. Hukukla bağı olmayan bir kararı hukuki kavramlarla değerlendirmenin anlamı yoktur.
Orhan Gazi Erdoğan, hiçbir somut delile dayanmayan iddialarla, hukuksuz biçimde sabah saatlerinde gözaltına alınmıştır. Kamuoyuna servis edilen asılsız iddialar, gerçeği yansıtmamaktadır.
Hakkındaki suçlamalar, yalnızca şahsına değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal bütünlüğüne ve dijital bağımsızlığına yöneliktir.
Siyasi talimatla yapılan operasyonlarla partimizin iradesini kıramaz, bizleri sindiremezsiniz.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak, emek veren kadrolarımızı yargısız infazlara teslim etmeyeceğiz.
Foça’da yaşanan sel felaketinde kayıp olarak aranan Bülent Kaptanoğlu’nun ne yazık ki cansız bedenine ulaşılmıştır.
Kaptanoğlu’nun cenazesi, ikindi namazının ardından Yeni Foça Merkez Camii’nden kaldırılarak Yeni Foça Kabristanlığı’na defnedilecektir.
Hayatını kaybeden partimizin değerli büyüğüne Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve örgütümüze başsağlığı diliyoruz.
@chpizmiril
Bir Amerikan Emperyalizmi;
Sana F-35 satarım ama yanında pirinci, fıstığı, kayısıyı gümrüksüz al. Mazotu, tohumu, ilacı, gübreyi de zaten ben satıyorum
F35 için, Ortadoğu'da masada olmak için tarımı ve çiftçiyi mi ipotek ediyoruz?
Hep satın alıyoruz farkındasınız? Ver babam ver
"Sözümün ve sesimin eriştiği bütün demokratları, bütün CHP’lileri İstanbul’daki baba ocağına, Atatürk’ün evine sahip çıkmaya davet ediyorum!"
#ÖzgürÖzel
Cesur yürekler Silivri'de, topuklayanlar AKP'de!
Saray rejiminin 'Ya bendensin ya da Silivri'desin!' şeklindeki zorba anlayışına, topuklayanlara, memleketimizin içinden geçtiği bu karanlık dönemde yoldaşlarımız zindandayken partimizi yarı yolda bırakanlara, yolundan şaşanlara karşı; İl Başkanımız Sayın Şenol Aslanoğlu'nun selamıyla, İl Başkanvekilimiz Barış Özdemir başkanlığında Aydın'da, dayanışmamızı göstermek için Aydın İl Örgütümüzün yanındaydık.
Bizde topuklu efeler de cesur yürekler de bitmez, ancak seçmeninin oyunu satanlar hesabı yine sandıkta, seçmene verir! Yalnız değilsin @AydinChp !
Sn. Erdoğan’ın Filistin konusundaki samimiyetsiz, tutarsız, ikircikli tavırlarına yönelik Genel Başkanımız Sn. Özgür Özel’in, doğru, yerinde ve somut tespit ve eleştirilerilerine karşı AKP sözcüsü Ömer Çelik’in açıklamaları her zamanki gibi gerçeklikten uzak, hamasi söylemlerden ibarettir.
Genel Başkanımız Sn. Özgür Özel, Sn. Erdoğan’a sadece milletin vicdanından gelen soruları yöneltti. Siz hamaset yapmayı bırakın da, bu sorulara yanıt verin Ömer Çelik:
🔹 Trump “Gazze’yi otellerle dolduracağım” dediğinde neden sustunuz?
🔹 İsrail, İran’ı bombalayıp Müslüman kanı dökerken neden sessiz kaldınız?
🔹 Ayşenur Ezgi Eygi şehit edildi, Rümeysa Öztürk ABD’de hapsedildi; neden tek kelime etmediniz?
Filistin hassasiyeti, sizin yaptığınız gibi hamasi nutuklarla değil; tutarlılıkla, cesaretle ve eylemle gösterilir. AKP’nin ticaret rekorları kırdığı İsrail’e karşı sessizliği ortadayken, Filistin’le ilgili nutukları sadece ve sadece iç siyaseti domine etmeye yönelik, samimiyetsiz bir şovdan ibarettir.
Bizim çizgimiz; Bülent Ecevit’in Yaser Arafat’la dayanıştığı, Deniz Gezmişlerin Filistin için mücadele ettiği çizgidir.
CHP’nin Filistin sevgisi samimidir, kalbidir ama asla ve asla hesaplı değildir. Biz her zaman olduğu gibi zalimin karşısında, mazlumun yanındayız.
Erdoğan’ın Filistin sevgisini sorgulamıyoruz, çünkü ortada sorgulanacak bir sevgi kırıntısı bile yok. Trump’a susup, muhalefete laf yetiştirmekle Filistin savunulmaz!
“Soluk bir ay dolanıyor
kentin üstünde her gece
Her gece bilge bir gezgin
tavrıyla adımlıyor yolunu
Güz yanığı bir durgun
sessizlikle örtülü her şey
ve yırtılmış bir tül gibi
savrulup duruyor zaman
Suların sesini dinle şimdi
ormanın fısıldayışlarını
usulca yarılıyor dağların göğsü
bir aşkı dinlendirmek için
Ve gözleri uzak yamaçlarda
aranıp dururken bir şeyleri
sessiz ve sakin beklemekte
bekledikçe bileylenen yürek
Belli ki dağların, denizlerin
ve göllerin üzerinden
sıyrılıp gelmektedir seher
Belli ki yakındır
doğayı ve hayatı sarsacak saat.”
Zalimin zulmü arşı aştıkça, seherin de sıyrılıp gelmekte olduğunu görüyoruz. Dün akşam Zeydan Başkanı yalnız bırakmayan 250 bin kişiyle, bu akşam Muhittin Başkanı yalnız bırakmayan yüzbinlerce Antalyalı ile birlikte karanlığı yırtıp atacağımıza gönülden inanıyorum.
Bu zulme karşı sendikalılar, diğer siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri herkes omuz omuza dayanışma içinde. Bu birliğin önünde kimse duramaz.
Cezaevinde vakit bol. Son üç yıldır o kadar çok koşturuyordum ki televizyon seyretmeye hiç vakit olmuyordu. Haber programlarını, tartışma programlarını bile seyretmek mümkün olmuyordu. Sabah 7’de kalkıp, partililerimiz ile koşturuyorduk. Kimi zaman pazarda, kimi zaman uzak bir ilçede, kimi zaman köyde, bazen de hemşeri derneğinde, bazen bir sendika ziyaretinde oluyorduk.
Bir gün gelen grup başkan vekili veya genel başkan yardımcısı ile program yapıyorduk, bir gün belediye başkanlarımız ile açılışlarda oluyorduk. Şimdi ise vakit bol. Buca zindanında yapılacak en güzel şey kitap okumak. Arada da televizyona bakıyorum.
Kime mikrofon uzatsalar hükümetten şikayetçi. Kime sorsalar bir an önce erken seçim istiyor. Mikrofonu kapan teyze açız diyor, geçinemiyoruz diyor, gramla meyve alıyoruz diyor. Amcam emekli maaşım ile geçinemiyorum diyor, kasaba gitmeyeli çok oldu, ben bu maaşla nasıl et alayım diyor.
Millet açlığı, yoksulluğu iliklerine kadar hissediyor.
Bu millet hakkını istiyor, hakkını istemeye devam ediyor. Bundan kaçamazlar. Bizler ya geçim, ya seçim diyorduk. Geçim olmadığına göre, kaçarı yok o sandık gelecek.
Ve tüm yaptığın adaletsizliklerin cevabını vatandaş sana sandıkta verecek.
Belli ki yakındır doğayı ve hayatı sarsacak saat.
12.07.2025, Buca zindanları
ŞENOL ASLANOĞLU
Aramızda duvarlar olsa da sesimiz sesiniz, mücadelemiz mücadelenizdir.
Şenol Aslanoğlu sizsiniz, siz Şenol Aslanoğlu’sunuz. İyi ki varsınız, yol arkadaşlarım!
Bugün İl Başkan Vekilimiz Barış Özdemir başkanlığında bir yol arkadaşımız eksik, yüreğimiz buruk ama aydınlık yarınlara olan inancımızı koruyarak bir araya geldik,
İl Başkanımız Sayın Şenol Aslanoğlu, bir mektupla seslenerek, tutuklu yargılanmaya başladıktan sonraki ilk toplantımıza mesajlarını iletti. Ve bize;
"Birbirinize sarılın ve gülün celladın yüzüne.
Yılgınlık yok. Direniş var.
Onları kahkahalarımız ile yeneceğiz" dedi.
Size söz veriyoruz yol arkadaşımız, il başkanımız: Neyle karşı karşıya kalırsak kalalım, saray rejimi önümüze ne çıkarırsa çıkarsın; umudumuzu kaybetmeyecek, yüreğimize bir parça bile karamsarlık düşürmeyecek, birbirimize sarılmaktan asla vazgeçmeyeceğiz!
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in Erdoğan'a yönelik haklı eleştirileri, AKP Sözcüsü Ömer Çelik'i rahatsız etmiş...
Türkiye'ye çok partili hayatı getiren, 31 Mart yerel seçimlerinde birinci parti olan CHP'ye aklınca “sandık" bilgisi vermeye çalışmış...
Kendileri seçimsiz kongrelere alışık oldukları için bizim demokratik kurultaylarımıza da laf etmiş...
Soma'da madenci tekmeleyen zihniyetin temsilcileri bize saygı dersi vermez!
Bu kadar laf kalabalığına gerek yoktu Sayın Çelik....
Siz şuna yanıt verin yeter: 2 Kasım'da sandığa gelecek cesaretiniz var mı? Yoksa sandıktan kaçmaya devam mı?
İl Başkanımız Sayın Şenol Aslanoğlu'ndan mesaj var:
Değerli yol arkadaşlarım;
3,5 yıldır ısıtıp ısıtıp önümüze getirdikleri aynı konu için bir kez daha soruyorlar.
Kırk kez çağırdılar. Kırk kez kendi ayaklarımla polise giderek ifade verdim. Aynı soruları savcılık kanalı ile sordular yine kendi ayaklarım ile giderek ifade verdim.
Bugün sırf itibar suikastçiliği yapmak için algı operasyonları ile sabahın 5:25’inde CHP il başkanları toplantısı için bulunduğum Ankara’da gözaltına alındım.
Halbuki çağırsalar seve seve gider ifade verirdim. Daha önce aynı konudan 2 kez yargıladılar. İkisinde de beraat ettim.
Biz yargılamalara karşı değiliz. Ama bu yargılamalar işi gücü, yeri belli, görevi belli insanlar için medeni olmalı.
Alnımız ak, başımız dik.
Bu baskı düzeni bir gün değişecek.
Gönlünüzü ferah tutun.
Sizleri seviyorum.
Şenol Aslanoğlu
Bu sabah saatlerinde, yine bir şafak operasyonuyla, geçmiş dönem Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Tunç Soyer ve bazı bürokratlarımızla birlikte, İl Başkanımız Sayın Şenol Aslanoğlu’nun da il başkanları toplantısı için gitmiş olduğu Ankara’da gözaltına alındığı bilgisi tarafımıza ulaşmıştır.
İfadeye çağırılması yeterli olacak isimlere dönük yapılan bu sabah operasyonu; hukukla değil, ancak ve ancak siyasetin gölgesinde yargıyla hesaplaşma anlayışıyla açıklanabilir. Bu, sadece bir kişiye değil; son seçimlerde İzmir'de 30 ilçe ve 1 büyükşehir belediyesi olmak üzere toplamda 31 belediyenin 29'una altı oklu parti bayrağımızı diken kurulumuzun başkanına, İzmir halkının demokratik yollarla ortaya koyduğu iradenin temsilcisine dönük bir itibarsızlaştırma girişimidir.
İl Başkanımız Sayın Şenol Aslanoğlu, görevini her zaman büyük bir sorumlulukla, partimizin kıymetli örgütü ve İzmir halkına duyduğu sevgiyle yürütmüştür. Bu yüzden biliyoruz ki, bu gözaltı kararı, demokrasiye inanan herkesi derinden yaralamıştır.
İzmir İl Başkanlığı olarak kamuoyunu sürecin takipçisi olmaya, baroları ve demokratik kamuoyunu dayanışmaya davet ediyoruz. Bu hukuksuzluk karşısında geri adım atmayacak, örgütümüzün ve İzmir halkının iradesini sonuna dek savunmaya devam edeceğiz.