Geç kalmışlık ilgili tweetler görüyorum , yaş üzerinden geç kalmışlık- kalmamışlık üzerinden gidiliyor , olay yaş filan deel heves , yaşama sevinci kalmamışsa insan da 30 lu 40 lı yaşlar bile geç, varsa 60- 70 li yaşlar bile geç değildir , heves bıraktınız mı lan insanda
Sıkıldığım bazı şeyler:
Roman uyarlamaları
Seda Sayan güzellemeleri
Mabel Matiz şarkıları (kendisinden bağımsız)
Girl ve boybandler
Hayatını influence etme çabasındaki insanlar
Carl Jung'un bu paragrafı çok sert vuruyor.
“Dünya, yaşanmamış hayatlarının etkilerinden acı çeken insanlarla dolu. Onlar acımasız, eleştirel ya da katı hale geliyorlar, dünyanın onlara zalim olmasından değil, kendi içsel olanaklarını ihanet etmiş olmalarından dolayı. Sanat yapmayan sanatçı, sanat yapanlara karşı alaycı oluyor. Hiç risk almadan sevmeyen âşık, romantizmi alaya alıyor. Hiçbir felsefeye bağlanmayan düşünür, inanç kavramının kendisine bile burun kıvırıyor. Ve yine de, hepsi acı çekiyor, çünkü derinlerde biliyorlar: Alaya aldıkları hayat, yaşamaları gereken hayattır.”
Eski Twitter timeline'ını özlemek... Algoritmanın seni manipüle etmediği, herkesin kronolojik sırayla saçmaladığı, Mavi Tik'in para ile satılmadığı ve ana sayfanın nefret söylemiyle değil mizahla aktığı o altın çağ. Sosyal medyanın son gerçek mahalle ortamıydı.
İnsana dair kusurları kabul edebilmemin tek şartı karşımdakinin de kendini kusurlu görmesidir. Böyleyim diyene eyvallah, seni öyle seveyim kardeşim. Çiğlikle, bir olmamışlıkla muhatap olduğumdq soğuyorum. Bütün arkadaşlık ilişkilerim böyle bitiyor.
Bir zamanlar öyleydi , insanlarla kaynaşmak için çaba harcadım , aralarına dahil olmak için , sonra anladım ama kazın ayağı başka imiş , şimdi de uzak durmak için çaba harcıyorum , selam verip samimi olmaya çalışanları tekrar görünce telefona bakıyorum daha da yakılmaşma olmasın
"Türkiye'de yaşarken öğrenmen gereken en büyük yetenek, 'her şeye tepki vermeme' sanatıdır. Her haksızlığa, her saçmalığa enerjini harcarsan, kendi hayatın için gereken motivasyonu bulamazsın. Bazen akıl sağlığını korumak, haklı olmaktan daha önemlidir."
Hayatta üç şey sizi asla pişman etmez. Bir, sıkı çalışmak. İki, en ufak bir saygısızlığı sineye çekmemek. Üç, özgür kararlarınız konusunda kimseye en ufak bir yorum ve yargı hakkı tanımamak. Yüksek standartlı mutlu bir hayatın tek garantisi bu.