Sayın Kılıçdaroğlu; @kilicdarogluk
Sonuçlar açıklanmadan bu mesajı paylaşmak istiyorum.
Bence Cumhurbaşkanı seçileceksiniz bu akşam.
Ama olur da -bu kadar adaletsizlik içinde- seçimi kaybederseniz, ülkeyi barıştırmak için sergilediğiniz müthiş çabayı asla unutmayacağım.
Sağolun.
Demokrasi kahramanlarımıza seslenmek istiyorum. İmzalı son sandık tutanağı teslim edilene kadar, ne olursa olsun asla sandıkların başından ayrılmayın. Millet iradesinin tam ve doğru biçimde tecelli etmesi sizin kararlılığınıza bağlı. Göreceksiniz, yorgunluğunuza değecek. 🫶🏼
@Abdquil @bernalacin35 ''Ay''dan sonraki ''da'' ayrı değil bitişik yazılır, Türkçe ile ilgili millete ahkam kesmeye çalışmadan önce bir yazım kurallarını öğren.
Şimdi; bu sinerji, müthiş bir kampanya ile taçlandırılmalı.
Logosuyla, renk psikolojisiyle, markalaşma yaklaşımıyla, akılda kalıcı modüler sloganıyla, profesyonelce üretilmiş grafik ve tipografik uygulamalarıyla, Türk siyaset tarihine, hatta dünya siyaset tarihine geçecek bir iş üretilmeli.
CHP'nin altı oku gibi, DP'nin 'yeter, söz milletin' sembolizmi gibi, Obama'nın 'Hope' kampanyası gibi, Trump'ın 'Make America Great Again' yaklaşımı gibi, zamansız ve ölümsüz olmalı. Kolay anlaşılmalı, akıl karıştırmamalı.
Sloganı alay konusu olan 'Ekmek için Ekmeleddin' kampanyasını, referandumda tarihi fırsatın tepilmesine neden olan amatör 'Hayır' kampanyasını ve Muharrem İnce'nin kimsenin hatırlamadığı 'Artık Tamam'ını düşünüp, o hatalardan ders çıkarmalı, 'Adalet' yürüyüşündeki ve 'Her şey çok güzel olacak'taki başarıyı tekrarlamalıyız.
Bunun için Ekrem İmamoğlu'nun ekibiyle görüşülebilir, ülkenin en yaratıcı reklam ajanslarından biriyle yakın temas halinde ortak çalışma yürütülebilir, farklı yollar izlenebilir. Ama asla 'bir şekilde hallederiz' bakış açısıyla ilerlenmemelidir. Ürünün iyi olması, satışlarının yüksek olması için yeterli değildir. Yanlış iletişim, dünyanın en iyi ürününü üreten şirketi bile iflasa sürükleyebilir.
Kampanya, seçim sürecinin en önemli parçalarından biridir. Ne olursunuz bu heyecan verici birlikteliği, bu dev potansiyeli, kötü bir slogana, arabesk bir şarkıya ve özensiz bir tasarım diline mahkum etmeyin sevgili Millet İttifakı paydaşları.
Yolumuz açık olsun!
Bir ülkenin cumhurbaşkanı deprem yüzünden perişan olmuş vatandaşlarına kalkıp her gün hakaretler yağdıramaz. Yeter artık. Vergi ödüyoruz, tabi ki kamu hizmeti nerede diye soracağız. Bu kadar zoruna gidiyorsa bas istifanı terk et o makamı.
İsmim Merve Özkorkmaz.
6 şubat Pazartesi sabahı deprem bölgesine ilk intikal eden ekipteki arama kurtarmacılardan biriyim.
Bölgeden paylaştığım bir takım fotoğraf ve videolardan sonra yerli ve yabancı gazete ve kanallar günlerdir devamlı röportaj vermem istiyor ancak medyanın en
Korkunç hikayeler dönmeye başladı ortalıkta, şiddet ve kötülük hikayeleri. Bu iyi kalpli insanların yaptığı güzel şeyler, o korku hikayelerinin panzehiri. Onları yaymak yerine bunları paylaşmak bir zerre de olsa ferahlık verir belki hepimize. Bilmiyorum.
Hüzünlü müziklerle felaket görüntülerini birleştirip acıyı katlamaktan zevk alan kişi kurum kuruluş ve siyasi partiler, size akıl veren kimse yok mu? Bu kadar mı cahilsiniz?