Nüfusu ve ekonomisiyle Türkiye’nin en büyük üçüncü ili ve muhalefet kadar AKP için de simgesel önemde olan İzmir’in yerel yönetimi, Saray operasyonuyla AKP’ye geçti.
Geçen yıl belediye işçilerinin grevini kırmak için sokaklarda çöp toplayan Belediye Başkanı Cemil Tugay’a AKP rozetini, 22 grev yasağının altında imzası olan Erdoğan taktı.
‘Çöp dolu dağlar çiçek açıyor’ propagandası eşliğinde yapılan törenle 3.5 milyon İzmirli seçmenin oyu çöpe atıldı.
Katalunya-Barınma krizine karşı onurlu barınma hakkı talebiyle Sindicat de Llogateres (Kiracılar Sendikası) çağrısıyla Barcelona'da düzenlenen mitinge 120 bin kişi katıldı. Miting sonrasında 13 kişi gözaltına alınırken çatışmalarda 30 polis hafif yaralandı.
(📽 @SindicatLloguer)
İzmirliler, yeni bir 19 Mart süreci başlatabilir mi? Kendilerini yok sayanlara karşı bir kent grevi; başta belediye emekçileri olmak üzere işçiler, esnaflar, gençler, öğrencilerin sürekli eylemi...
Van'a ilk kayyum atanma girişiminde Vanlılar yapmıştı. İzmirliler neden yapamazın!
"o kadar da kolay değilmiş ya" dedirtilemediği sürece siyasal restorasyonlarına huzurla devam ederler. her şeyi daha kolay hâle getiren bir siyasal "önderlik"le karşı karşıya olduklarının bilincindeler. lakin bu ölçüsüz toplumsal aşağılanmanın öngörülemez sonuçları da olabilir.
Bu fotoğraftaki çocuklardan biri şu an yok...
MESEM'li Muhammed Salih Gövdetaşan'ın iş cinayetinin cezası, bir çocuğun canının bedeli 20 taksit halinde 76 bin lira!
Yokluktan ve yoksulluktan beslenen MESEM kapsamındaki çocuklar "eğitim" adı altında yetişkinler gibi üretim süreçlerinin içine sokuluyor, tehlikeli işlerde ve işyerlerinde çalışıyor ancak sosyal güvenlik bakımından normal işçilerle aynı statüde değiller.
5510 sayılı Kanunun 5/b maddesi uyarınca normal 4/a çalışanlarda uygulanan uzun vadeli sigorta kollarının tamamına tabi değiller. Ağır koşullarda çalışıyorlar ama 9, 10 ve 11. sınıflardaki öğrenciler asgari ücretin %30'unu, 12. sınıftaki öğrenciler %50'sini alıyor.
Bunun da tümünü patronlar cebinden ödemiyor, işletmede 20'den az personel çalışıyorsa yüzde 30'luk asgari ödemenin üçte ikisi, 20 ve üzeri personel çalışıyorsa üçte biri İşsizlik Sigortası Fonu'ndan devlet katkısı olarak karşılanıyor.
İşyerlerinde gerekli İSG önlemleri maliyet gerekçesiyle alınmıyor, yaralanma ve hayati riskler işin niteliğine göre artıyor, sosyal güvenlik statüsü dar, ücretler düşük, çocukların başına bir şey gelirse 'ödül' gibi cezalar. Çocuk emeğinin üretim sürecine düşük maliyetle dahil edilmesinin kaçınılmaz sonucu iş cinayetleri...
#MuhammedSalihİçinAdalet
I wrote for Jacobin on what Spain’s housing protests reveal about where social movements are today compared with 2011 and the 15M/Occupy movements. https://t.co/3ACQUthXUY
I wrote for @guardian on what’s at stake in Spain’s snap elections, called amid massive housing protests - and why Pedro Sánchez’s government has failed to turn steady economic growth into broad popular support. https://t.co/3zT59ntZao
Remzi Altunpolat'ın kaleme aldığı "Ahlâk Hezeyanı, Müstehcenlik Mugalâtası ve Yargı Cenderesi" başlıklı yazıya aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
https://t.co/wbbQMpJzkM
"Reinstitutionalization is hard, particularly in today’s economic environment in which growth is concentrated at the top of society, and the competitors for the Left’s pro-social program are well-funded and at ease with power."
The arguments of Anton Jäger’s “Hyperpolitics,” which first appeared in Jacobin, sparked debate across the political spectrum.
Here he responds to critics and explores how a “strategy of patience” could help the Left escape its hyperpolitical impasse. https://t.co/aeZjcOo1sD
Şimdi bu kentle ve kentin o güzel insanlarıyla dalga geçer gibi videolarla,bir sonraki aşamada buldozerle,krom inşaat demiriyle, mülksüzleştirmeyle, alelacele gelecek garabetleri düşündükçe öfkeden hüzne savruluyorum. Bunu hak etmiyoruz.Buna sebep olan herkesin yakasinda elimiz.
🏡 État Espagnol : les syndicats appellent à la grève sous la pression du mouvement pour le logement
Les syndicats CCOO et UGT viennent d’annoncer l’appel à la première grève nationale depuis 2012 dans le pays.
https://t.co/k6WQeYEsbo
Middle East Eye'a göre Türk yetkililer, Türkiye'nin Suudi Arabistan'a yönelik koruyucu desteğinin savaşın başından bu yana sürdüğünü, bu süreçte ek ekipman da sevk edileceğini, Yemen'e asker göndermek için ise TBMM'ye gidilebileceğini söyledi... Mevcut destek için ise 2010'da imzalanan eğitim desteği anlaşması paravan hale getirilmiş belli ki... Eğitim desteği diye anlaşma yap, 16 sene sonra İsrail'i savunmak için başlatılan savaşta bunu paravan kıl...
2 Ekim gecesi, gece yarısı, Çorlu Karatepe Kuyu Tipi Cezaevi’nden yüzlerce kilometre uzaktaki Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’ne sevk edildim. Bana makul, hukuki ve somut tek bir gerekçe dahi sunulmadı. Bunun yerine yapılanın “rutin bir uygulama” olduğu söylendi.
İnsanları gece yarısı uykularından uyandırıp dakikalar içinde eşyalarını toplatarak yüzlerce kilometre uzağa götürmek ne zamandan beri rutin?
Haftanın dört günü aralıksız devam eden duruşmaların tam ortasında, savunma hakkını fiilen kullanılamaz hale getirecek şekilde başka bir şehre sevk edilmek ne zamandan beri rutin?
Adını doğru koyalım: Bu, rutin bir uygulama değil. Bu eziyettir, zulümdür.
Sevk edilmeseydim, ayda yalnızca bir kez açık görüşte kavuşabildiğim kızımı görecektim. Sevkin özellikle gece yarısı, apar topar yapılmasının amacı bu muydu? Kızımı görmemi engellemek, canımı acıtmak mı istediniz?
Merakınızı gidereyim: Vurduğunuz yer acıdı.
Yargılarken de, kapattığınız cezaevlerinde de adaletin değil, eziyetin ve zulmün peşinden gidiyorsunuz.
Av. Mehmet Pehlivan
Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi