Türk Eczacıları Birliği’nin Sağlık Bakanlığı önünde gerçekleştirilecek toplanma eylemine katılma kararı almasını olumlu karşılıyoruz. Ancak mesele yalnızca bir eyleme katılmış olmak değildir.
Bu eylem, son dakika alınmış bir kararla, tepkiler üzerine kenarından ilişilecek bir eylem olmamalıydı. Böyle bir tepki, mesleğin yıllardır biriken sorunlarının büyüklüğünü karşılamaz.
Yapılması gereken bellidir: Eylem yeniden planlanmalı, tarihi ve organizasyonu önceden duyurulmalı, ulaşım ve lojistik imkânları hazırlanmalı, 81 ilden eczacı odaları harekete geçirilmelidir.
Binlerce eczacı, genç eczacı ve eczacılık fakültesi öğrencisi Ankara'da buluşmalıdır.
Çünkü bu mesele birkaç yöneticinin Bakanlık önünde fotoğraf vermesi meselesi değildir. Bu, bir mesleğin geleceğine sahip çıkma meselesidir.
Artık günü kurtaran açıklamalara, göstermelik katılımlara değil; örgütlü, kararlı ve kitlesel bir meslek mücadelesine ihtiyaç var. Eczacının sesini duyurmanın yolu, o sesi binlerce kişiyle aynı meydanda buluşturmaktan geçer.
Cumartesi mesaisi..
Yardımcı Eczacı, 2. Eczacı ve eczane teknisyenlerinin Gözünden:
Cumartesi Günleri Nöbet Sistemine Neden İhtiyacımız Var?
Eczacılık fakültesinden büyük ideallerle mezun olup sektöre adım attığımızda, kendimizi ne yazık ki emeklerimizin karşılığını ne maddi ne manevi açıdan karşılayamadığımız çökmüş bir sistem ile karşı karşıya buluyoruz. Önce yardımcılığı bitirmek için eczane arıyor yonetmelikte yazmasina rağmen hicbir hakkımızı vermeyen yerlerde ne yazik ki gunumuz dolsun bari diyerek dişimizi sıkarak meslegimizi sürdürmeye çalışıyoruz. Çalışma ve sosyal güvenlik bakanliginin belirtmis oldu haftalik mesai saatini cumartesi gunu de çalışarak ikiye katlasak bu mesailerden malesef ki gelir elde etmiyoruz. Biz yardımcı eczacılar halk sağlığı için canla başla çalışırken maalesef kronik bir maddi manevi tükenmişlikle karşı karşıya kalıyoruz.
Cumartesi günleri tüm eczanelerin tam gün açık olması yerine kontrollü bir nöbet sistemine geçilmesi, mesleğimizin geleceği ve biz genç eczacıların hakları için artık bir lüks değil, zorunluluktur çünkü insani Çalışma Şartları en dogal haklarimizdan olup Haftada sadece bir gün (Pazar) dinlenebilmek, sosyal bir yaşam kurmamızı, ailemize vakit ayırmamızı ve zihinsel olarak yenilenmemizi engellemektedir. Biz ne kadar dinlenmiş ve zinde olursak, hastalarımıza o kadar kaliteli ve hatasız bir sağlık danışmanlığı sunabilecegimizi unutmamak gerekir.
Ayrıca Poliklinikler ve aile sağlığı merkezleri kapalıyken, Cumartesi günleri reçete yoğunluğu ciddi şekilde düşüyor. Sadece acil servislerin açık olduğu bir günde tüm eczanelerin açık tutulması, bizler için büyük bir motivasyon ve enerji kaybı yaratıyor.
Sürdürülebilir Bir Gelecek tasarimi icin Pandemi döneminde uygulanan Cumartesi nöbetleri, halkımızın ilaca erişiminde hiçbir sorun yaratmadığını net bir şekilde gösteren bir örnek teskil ettigi için gorduk ki doğru bir planlamayla hem vatandaş mağdur edilmez hem de bizlerin çalışma şartları insani bir seviyeye çekilebilir.
Mesleğimizi uzun yıllar aynı heyecan ve enerjiyle yapabilmemiz için, iş-yaşam dengemizin kurulmasını istiyoruz. Sağlık sisteminin geleceği olan biz genç eczacıların sesine kulak verilmesini ve Cumartesi günleri nöbet sistemine geçilmesini destekliyoruz.
✍️Eczacı Elif Beyza Korkmaz
Nefes alamama şikayetim için doktor psikiyatriye yönlendirdi. Bunu eczanede anlattım eczacı arkadaş siz öyle olmadığını düşünüyorsanız psikolojik değildir dedi. İşe gittim ordaki eczacı arkadaşa anlattım o da bütün psikiyatrik vakalar inkar eder zaten dedi.
bana daha cok arkaplanini bilmedigimiz ama onu cok yipratan bir seyi biriktirmekten bi gun ansizin mutfak adasina patlamis gibi geldi… nereden bildigimi sormayin