Adalar Belediyesinde Kent Uzlaşısından Meclis Üyesi olarak seçilen,
eski çalışma arkadaşım, yoldaşım @NesimiAday , tüm baskı vb. tutumlara boyun eğmeyip saf değiştirmemiş, dik duruşundan taviz vermemiş ve Adalar halkının iradesine sahip çıkmıştır.
Adalarda SAF değiştirenler ve boyun eğenler bellidir.
Bu gerçeklere rağmen hala DEM Partilileri AK Parti yandaşı olarak gösterenler eğer vicdanları varsa sanırım azıcık olsun utanırlar!
#AdalarBelediyesi
“Örnek” manşetini görünce…
An itibariyle “özel” bir hastanedeyim, tamamlayıcı sağlık sigortam ile muayene oldum.
Ancak hekimin istediği radyoloji çekimi için verilen tarih 28 Eylül, 14 gün sonra…
Yedi yılın ardından ilk maç, ilk tribün, ilk büyük sevinç…
Maç sonucu 5-0
Yedi yıl sonra özgürlükle buluşan Amed’in gecesi, umutla ve zaferle başladı.
Özgürlüğün, umudun ve direnişin şehri Amed’de;
daha nice güzel günlere…
Harikaydınız arkadaşlar!
Ortaya koyduğunuz bu oyun, mücadele ve inançla kendinizden çok daha fazla söz ettireceksiniz. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum.
Büyük Amedspor taraftarı ise her zamanki gibi mükemmeldi. Desteğiniz, coşkunuz ve inancınızla takımımızın en büyük gücü oldunuz.
Hep birlikte, daha güzel günlere! 💚❤️
Tarihi Zafer: Amedspor 5-0 Başakşehir!
Amedspor, kendi sahasında ağırladığı Başakşehir'i 5-0'lık muazzam bir skorla mağlup ederek unutulmaz bir zafere imza attı! Sahada devleşen futbolcularımızı, teknik heyeti ve 90 dakika susmayan büyük taraftarımızı yürekten kutluyorum! @amedskofficial@amedbarikat
“BİRBİRİMİZ HAKKINDA KONUŞMAYI BİR KENARA BIRAKARAK;
BİRBİRİMİZLE KONUŞMAYA GEÇMELİYİZ.”
Son günlerde Aleviler hakkında kullanılan ağır ve ötekileştirici dil haklı bir tepki doğuruyor. Ama mesele birkaç kişinin sözünden ibaret değil.
Türkiye’de asıl sorun; hâlâ birilerinin, kendisinden farklı bir kimliğin nasıl yaşayacağına karar verme hakkını kendinde görmesidir. Bir Alevinin nasıl Alevi, bir Kürdün nasıl Kürt, bir Sünninin nasıl Sünni olacağına; inancına ve kimliğine bir başkasının karar verme hakkı yoktur.
Aleviler bu ülkede yüzyıllardır var. Ağır dönemler yaşandı; bunun hafızası vardır. Fakat hafıza başka bir olaydır, kimliği yalnızca katliam ve baskı üzerinden anlatmak başka düşünce yapısıdır. O zaman Aleviliğin düşünsel birikimini de eksiltmiş oluruz.
Cem, bunun örneğidir. Meydanda makam, servet ve köken sıralanmaz; insan “can” olarak durur. Dara durmak, rızalık almak, yalnızca ritüel değil, “varlığının başkasına karşı sorumluluk doğuracağını bilmek” demektir. Modern toplum hakları öğretti; ancak sorumluluğu aynı ölçüde öğretemedi.
Barış ve demokratik toplum konuşulurken asıl soru şudur: Nasıl bir toplum olmak istiyoruz?
Siyasi bir mesele çözülebilir; onu besleyen zihniyet yerinde kalırsa toplumsal sorun durur. Bu yüzden Alevilerin sözü yalnızca “bizi de sürece katın” olmamalıdır.
Kendi kavramımızı hatırlatalım: “Rızalık.”
Rızalık herkesin aynı düşünmesi değildir. Güçlünün güçsüze hoşgörüsü de değildir. Farklı insanların birbirinin hakkını teslim ederek aynı meydana çıkabilmesidir.
“Seni hoş görüyorum” demek, kendini merkeze koymaktır. Eşit yurttaşlık böyle kurulmaz. Aleviler kimsenin misafiri değildir; bu ülkenin hafızasında, kültüründe, emeğinde ve siyasetinde vardır.
Altan Tan’ın Aleviler hakkındaki diline katılmıyorum. Altan Tan’ın bizim açımızdan sözünün değeri yoktur. Meseleyi kişisel hesaplaşmaya çevirmek de bir şey kazandırmaz. Asıl sorun, bir insanın milyonlarca kişi hakkında birkaç cümleyle hüküm vermesini normal sayan düşüncedir. Aşağılayıcı söz tekrarlandıkça önyargı sıradanlaşır; sıradanlaşan önyargı mesafe üretir.
İtiraz ederken aynı dili tersinden üretmemeliyiz. Bir kimliğin hakkını savunurken, başka bir kimliği küçültmek, sorunu çözmez; taraflarını değiştirir.
Artık kimlikleri siper gibi kullanmayı bırakıp, birbirimizi tanımanın imkânı haline getirmeliyiz. Mesele farklılıkların yok olması değil; farklılığın üstünlük veya eksiklik ölçüsüne dönüşmemesidir.
Bir toplum yalnızca “bize ne yaptılar?” diye konuşarak geleceğini kuramaz. Yanına şu soruyu koymalıyız: Bundan sonra ne yapacağız?
Bize bırakılan miras yalnızca hatırlamak değil, bir yoldur. O yolun bugünkü karşılığını bulmak bizim sorumluluğumuzdur.
Hızır cümlemizin yoldaşı olsun.
Celal FIRAT
@PirHaberAjansi@ilketvcomtr@BirGun_Gazetesi@evrenselgzt@solhaberportali@DikenComTr@gazeteduvar@artigercek@bianet_org@sendika_org@SiyasiHaberOrg@SiyasiHaberr@ilerihaber@yesilgazete@GazeteKarinca@gazeteyolculuk@abcgazete@dokuz8haber@MAturkce
@maturkce1
@jinnewsturkce@TurkceJinnews@yeniyasamgazete@halktvcomtr@tele1comtr@szctelevizyonu@medyascope@kisadalgamedya@AleviAgi@psakd1988@turkiyealevifed@alevibektasi_f@AvrupaAleviKonf@aaaf_ev@AKD_GenelMerkez@PirHaberAjansi@yol_televizyonu
1.Silivri'den geçen demokrasi İmralı'dan geçmezse demokrasi olmaz sayın Erdem. 61 Anayasası sözüm ona en demokrat TR Anayasaydı; Kürtler, Araplar, Çerkesler, Suryaniler, Aleviler, Bahailer, Ezidiler ve daha niceleri var mıydı?++
50 yılın terörist başı Apo, İmralı’dan Sayın Genel Başkanımız @eczozgurozel’e hitap ederek kendince Türkiye’ye demokrasi dersi vermeye kalkmış.
“Demokrasi Silivri’den değil, İmralı’dan geçiyormuş.”
Eskilerin bir lafı vardı: “40 yıllık kani olur mu yani.” Biz Apo’yu terörist başı olarak biliyoruz. AKP ve MHP’nin iktidarını korumaya yönelik attığı adımlar, Türkiye’nin demokratik geleceği konusunda ciddi soru işaretleri oluşturmaktadır. Şehitlerimizin akan kanını hiçbir siyasi hesapla yuğup yıkayamaz. Öcalan bizlerin muhatabı değildir.
Onu muhatap haline getirmek isteyen DEM’lilere ise soruyorum: 23 yılı aşkın süredir bu ülkeyi AKP yönetiyor. Kürt vatandaşlarımızın yaşadığı haksızlıklar, hukuksuzluklar ve demokrasi sorunlarında AKP ve MHP iktidarının sorumluluğu büyüktür.
Cumhur İttifakı ve liderleri yıllarca sizleri terörist olarak yaftalarken, sizlerin haklarını demokrasi ve hukuk adına savunan birçok insan da aynı şekilde suçlandı. Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğu konusunda AİHM kararlarına uyulması gerektiğini savunduğum için, bugün sizin ortaklarınız AKP ve MHP’den duymadığımız hakaret, suçlama kalmadı.
Kürtlerin haklarını savunan bütün solcular ve demokratlar bu ülkede linç edildi. Şimdi AKP, iktidarını korumak ve yeni siyasi hedeflerine ulaşmak için size sunduğu yeni süreçte, yıllardır sizin haklarınızı savunan insanları yalnız bırakmanızı istiyor.
Bizler sizin haklarınızı savunurken terörist olarak yaftalandık. Şimdi ise ortağınız AKP, Ekrem Başkan ve bütün CHP’li başkanları yine suç örgütü suçlamasıyla hapse attı. İki seneye yakındır siyasi suçlu olarak tutuyor.
Ve sizler şimdi bizlere, “Demokrasi İmralı’dan geçer, Silivri’den geçmez” diyorsunuz.
Biz sizi satmadık ama siz bizi satıyorsunuz. Biz Kürtlerin yanında kendi siyasi çıkarımız için durmadık. Tam tersine kendi çıkarımızı bir tarafa bırakarak; hukuk için, insan hakları için, demokrasi için, adalet için, kardeşlik ve barış için durduk.
Şimdi ise siz kendi çıkarınız için AKP ve MHP ile ortak olup bizi yalnız bırakıyorsunuz.
Söyleyin, biz size neden güvenelim?
Bu ülkenin tüm demokratları, sizler demokrasi ve hukuk mücadelesi veren insanları görmezden gelirken yarın ülkenin geleceği konusunda size nasıl güven duyabilir?
Demokrasi sadece Türkler için olmadığı gibi sadece Kürtler için de olamaz. Hak, hukuk, adalet ve insan hakları seksen altı milyon hepimiz ve bütün insanlık içindir.
Özetle size son sözüm şu:
Demokrasi Silivri’den geçmiyorsa eğer, İmralı’dan da hiçbir surette geçemez.
İkra Avcı, kadın dayanışması kapsamında yaptığı sembolik eylem nedeniyle yargılandı ve 20 Mayıs 2026’da beraat etti. Buna rağmen devlet memurluğundan çıkarıldı.
Beraat kararına rağmen sürdürülen bu yaptırım açık bir hak ihlalidir.
Verdiğimiz soru önergesiyle konuyu Meclis gündemine taşıdık.
İkra Avcı hakkında uygulanan bu hukuksuz işlemden derhal vazgeçilmeli, görevine iade edilmelidir.
#İkraAvcı
Kürtçe öğrenme/geliştirme için resmi ve global bir imkan
Tarafıma düzenlenmiş sertifika geçtiğimiz dönem benim de online olarak katıldığım diaspora Kürtlerine yönelik Kürdistan Bölgesi Eğitim Bakanlığının verdiği resmi bir belgedir.
Dünyanın neresinden olursanız olun online olarak verilen bu kurs ile Kürtçe öğrenebilir veya geliştirebilirsiniz.
Yeni dönem kursları Ekim ayında başlayacaktır
Şimdiden
https://t.co/JBQzhrwNEo
Linkinde kaydınızı yaptırabilirsiniz.
Devletlerarası Kürtçe Dil Federasyonu başkanı Kürtçe gönüllüsü ve hocası sevgili Mem Doğala ve emeği geçen herkese teşekkürlerimi gönderiyorum.
Kürtçesiz kalmayın,
Kürtçesiz kalmayalım
Hevalên hêja!
De ka piçek mil bidin vê hesabê min ê nû, bila bighîje hevalên li welêt jî da ku em piştgiriya li gel hevûdû zêdetir bikin...
Her hebin! Her weha sipas!
Kayınbabam Seyid Musa Dede (Musa Küçük) Hakk’a yürüdü.
Cenazesi yarın (11.08.2026) Seyitli-Elmalık Cemevinden uğurlanacak.
,,Seyid Musa Dedem neylesin? Kim ne bilirse gelsin bildigini söylesin. Gerçek bileni nerede bulasın. Bilen demez, diyen bilmez bu nasıl seyran? Eyvallah’’
Devrin daim olsun
Tişrin Üniversitesi’ne bitirme sınavına gitmek üzere yola çıkan Basha köyünden iki kuzen, Şahd Jadid ve Nagham Jadid’den dünden bu yana haber alınamıyor. Aynı gün, aynı üniversiteye giden Betül Süleyman Alluş’un üniversite kampüsü içinde kaçırıldığı, bir başka genç kadının ise son anda kaçmayı başardığı bilgileri kamuoyuna yansıdı.
Bu artık tek tek yaşanan vakalar değil; Alevi kadınları hedef alan sistematik bir korku iklimidir.
Şahd ve Nagham’ın akıbeti derhal açıklanmalı, sorumlular ortaya çıkarılmalı ve uluslararası insan hakları mekanizmaları acilen harekete geçmelidir.
Kadınların kimliği nedeniyle hedef alındığı bu tablo karşısında sessizlik, suça ortak olmaktır.
#SuriyedeAleviKadınlarKaçırılıyor #ŞahdJadid #NaghamJadid
Deniz Göktaş’ın tutukluluğu üzerine hukuki yorum yapmayacağım; zira durumun hukuk ile izahı mümkün değil!
Bu tamamen siyasi ve spekülatif bir operasyon ve şüphesiz eleştiriye, muhalif duruşa yönelik bir gözdağı!
Deniz de neticenin böyle olacağını biliyordu kuşkusuz ama O, cesaret tohumu atmayı tercih etti. O cesaret tohumunun yeşermesi ile düşünce ve ifade hürriyeti mümkün olacaktır. Bunu mümkün kılmak ise hepimizin elinde!
#DenizGöktaş
Değerli dostum Zeynel Şahin’in biricik kızı Sema Şahin Bozkurt’un Hakka yürüdüğünü derin bir üzüntüyle öğrendim.
Sema Şahin Bozkurt canımızın devri daim, mekanı gülistan olsun. Toprak ana onu incitmesin. Sevgili başkanım ve değerli ablam başta olmak üzere tüm aile ve sevenlerine sabır diliyorum. Acılarını yürekten paylaşıyorum.