Tüm aşıları konu alan"SIVI" adlı kitabımın tamamını Youtube üzerinden "sesli kitap" olarak dinleyebilirsiniz!
Seslendirme sanatçısı Devrim Aşkın Karasoy'a gönülden teşekkürler.
Youtube Sesli Kitap Bağlantısı: https://t.co/tLgYfWsTRs
Celebs including Amy Winehouse and Micheal Jackson exposed the satanic pedo death-cult that runs Hollywood.
They were later found dead by “suicide” shortly after…
Leaked video of Mark Zuckerberg where he warned his Facebook execs NOT TO GET VACCINATED with the mRNA (COVID) vaccines because "we don't know the long-term side effects of modifying people's DNA & RNA"
He censored doctors, scientists, and the sick who denounced the ‘Vaccines"
(Paylaşalım arkadaşlar)
🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳
İŞTE TOPUK KANI İÇİN MAHKEMEYE ÇIKANLARIN SAĞLIK BAKANLIĞINA (Mahkeme aracılığı ile) SORMASI GEREKEN SORULAR.
1-) Klinik bulgu (hastalık belirtisi) gösteren insanlarda dahi hastalıkların teşhisi; bir tahminden ve görüşten ibarettir, bu görüş de doktordan doktora göre farklılık arz edebilmektedir. Her insanın fizyolojisinin farklı olması sebebi ile doğruya en yakın teşhis yönteminin “klinik bulguların ortaya çıkmasından sonra testler ile teşhisin kuvvetlendirilmesi” olduğu bilinmektedir. Topuk kanı testleri hakkında ise;
“Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünce” yayınlanan; Yenidoğan Metabolik ve Endokrin Tarama Programı sf.15 de; “Kesin bir tanı yöntemi olmadığı, (Pozitif çıkmasının) sadece hastalık şüphesi verebileceği.” açıkça belirtilmektedir.
Yine Sağlık Bakanlığınca da otorite kabul edilen “National Institutes of Health” kuruluşunun (ABD Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı olarak biyomedikal ve halk sağlığı alanlarında temel araştırmalar yapan kurum.) yayınladığı “Yenidogan Taraması” adlı makalesinde; “Bazen bu testler “Yanlış pozitif” üretirler, yani test sonucu pozitif olsa bile, bebekte aslında hastalık yoktur.” Demektedir.
Bu bilgi de bizi iki sonuca götürmektedir;
a-) Topuk kanı ile testi ile taranan hastalıklara ileride yakalanması ihtimali olan çocuk bu testler ile tespit edilemeyebilir, bu durumda testlerin sonucuna garanti veremeyen idare “İleride oluşacak hastalıkları, ölümleri, kamu zararını” engellediğini nasıl iddia edebilmektedir ve daha da önemlisi (zaten taranan hastalıklara yakalanma ihtimali çok zayıf olan) bu testlerin zorunlu olduğunu nasıl iddia edebilmektedir?
b-) Yanlış tanı ve tedavi uygulanmasından doğan zararlardan ve ölümlerden kim sorumlu olacaktır? Bu Türkiye de çok rastlanan bir durumdur ve basına yansıyan çok sayıda haber ve dava mevcuttur, Sağlık Sektörü ise bu gün “hayat kurtarır” dediği bir ilaç veya tedaviden, yarın “Bilim ilerledi, ilaç-tedavi yanlışmış” diyerek vazgeçebilmektedir. Pekiyi idare bu konudaki cezai ve hukuki sorumluluğu üzerine almakta mıdır?
2-) Yine yenidoğan Metabolik ve Endokrin Tarama Programına göre “Her 100 kişiden 4 tanesi FKÜ (Fenilketonüri) hastalık geni taşımaktadır” (Sf.7), FKÜ ise 10.000/1 çocukta görüldüğüne göre her 10.000 çocuktan 400 tanesi (Sağlık Bakanlığına göre) hastalık geni taşımaktadır! ancak testler ile sadece bir maddenin varlığı veya hatalı bir genin varlığının tespit edilmektedir, bilindiği üzere hastalık geni taşımak ise (Bozuk gen taşımak) ileride hasta olunacağı anlamına gelmemektedir.. (Doç.Dr.Cüneyt Konuralp-Bağışıklığın Arka Bahçesi Sf.89-120)
Bu da bize her 10.000 çocuktan 399 tanesine yanlış tanı ile tedavi-ilaç uygulanabileceği anlamına gelmektedir. (Taranan diğer 5 hastalıkta da durum benzerdir, örneğin Sağlık Bakanlığına göre SMA da bu oran 1/160) O halde idare yaptırdığı testler ile ileride hasta olacak çocuğu tespit edilebileceğini mortaliteyi vs. engelleyeceğini nasıl iddia edebilmektedir?
3-) Ülkemizde Anne-babalar evlenmeden önce SMA testi yapılamaktadır, anne ve babada taşıyıcı olmadığı hallerde dahi (Anne-babanın ikisi birden fozitif ise çocuğun SMA olma ihtimali ¼ olarak görülmektedir) Pekiyi neden SMA testi son yıllarda topuk kanı testlerine eklemiştir ve neden anne-baba SMA pozitif olamayan aile çocuklarını da SMA taraması yapmaktadır?
4-) Anayasa Mahkemesinin 29.06.2016 K. tarih, 2014/4077 (Muhammed Ali Bayram) Başvuru numaralı dosyasına sunulan ve kararın 3. Sayfasında da geçen, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 13.03.2009 tarih, 2009/17 sayılı genelgesinde; “…Topuk kanı alma işleminin ise çocuğun doğumundan hemen sonra ve bir hafta sonra olmak üzere yapıldığı, bir ayı geçmesi halinde ise koldan kan alınarak tahlil yapıldığı…” belirtilmektedir.👇
(Devamını okumak için haber sitesine gidiniz)👇 https://t.co/RHTqPmI1at
ASIL TEHLİKE ZORUNLU TEST ZORBALIĞIDIR.
BUNU SAVUNMAK BIRAKIN GERİZEKÂLILIĞI, BİR DELİLİK HALİDİR.
Her çocuğun fizyolojisi-DNA yapısı farklıdır. Bu testler Sağlık Bakanlığı HaIk Sağlığı Genel Müdürlüğü Metabolik Endokrin Tarama Programı Sf.15 (1) de belirtildiği üzere; "TOPUK KANI TESTLERİ KESİN TANI YÖNTEMİ DEĞİLDİR."
Testin pozitif çıkması sadece zayıf bir hastalık şüphesi verir, o yüzden doğru tanı yöntemi klinik bulguların ortaya çıkmasından sonra test ile teşhisin kuvvetlendirilmesidir, çünkü her teşhis bir görüşten ibarettir ve doktordan doktora göre de bu görüş değişebilmektedir.
Bu testler hatalı genin varlığını tespit etme iddiasındadır (Bu da kesin değil) ancak bu testler TAŞIYICI İLE İLERİDE HASTA OLACAK ÇOCUĞU AYIRT ETMEZLER!
Ör; Fenilketönüri de 10.000 çocuktan bir tanesi gerçek hasta, 399 tanesi taşıyıdır, bu oran SMA 8.000/1 gerçek hasta, 8.000/160 taşıyıcı, yani 1/160 dır. (1)
Test de çocuğun fizyolojisine göre az veya çok zarar verir.(Ör; hastane mikrobu kapma-enfeksiyon ihtimali, eğer T hücre eksikliği-hemofili vs. varsa hayati tehlike vs.)
AMA ASIL TEHLİKE HASTA OLMAYAN ÇOCUKLARIN (Ör; Sadece taşıyıcı olanların) TEST İLE HASTA İLAN EDİLİP BUNLARA AĞIR İLAÇLAR UYGULANMASI İLE BUNLARA ZARAR GÖRMESİ, HATTA ÖLÜMLERİNE SEBEBİYET VERİLMESİDİR.
Bu tehlike (60/1, 10/1) gibi çok nadir hastalıklara yakalanma ihtimali ile kıyaslanamayacak kadar büyük bir tehlikedir.
Çünkü YENİDOĞAN ÇESTESİ ne yenidir, ne de birkaç hastane ile sınırlıdır, Türkiyede ki kâr ve performans odaklı sistemin çocukları hasta ilan etmekte büyük kârı vardır. (SMA ilacı Zolgensma 1 dozu 2.100.000,oo Dolar, aileler kent meydanlarında dilendiriliyor.)
Üstelik bunlar GENETİK HASTALIKLARDIR VE İYİLEŞTİRİCİ TEDAVİLERİ YOKTUR. Tedaviler palyatif (Rahat ettirici) ve septomatik (Belirti baskılayıcı) dir.
Yani bu tedavilerin de klinik (Hatalık bulgusu) ortaya çıkmadan hiçbir faydası yoktur!
Kısaca ERKEN TANI DOĞRU YAPILSA, (testler taşıyıcı ileride hasta olan çocuğu ayırt edebilse dahi, ki edememektedir) BİLE BUNUN BİR FAYDASI YOKTUR.
KISACA BU HASTALIKLARDA ERKEN TANI (Ailenin korkutularak) TEST İLE İLAÇ-TEDAVİ PAZARLAMA ARACIDIR.
Günümüzde ise sadece test ile hasta ilan edip, ilaç vs.tedavi uygulamak yaygındır, ancak ilaçların ekseriyet ile ağır yan etkileri vardır.
Zorunlu test=Zorunlu tedavidir.
Ailelerin (çok nadir birkaç hastalığın taranması bahanesi ile) velayet hakkı elinden alınıp SİYONİST TIP KARTELLERİNCE YÖNETİLEN (Özelleşmiş) SAĞLIK SEKTÖRÜNE DEVREDİLMEK İSTENMEKTEDİR.
Sağlık sektörü ise bu gün hayat kurtarıyor, dediği bir tedaviden, yarın " bilim ilerledi, bu zararlıymış" diyerek hemen vazgeçebilmekte, ölen öldüğü ile kalmaktadır.
Bu ise test ve tedavi prosedürlerini belirleyen güce nüfusu kontrol gücünü dahi vermektedir.
ASIL TEHLİKE BUNLARDIR, TOPUK KANI REDDİ YAPAN AİLELERE GERİ ZEKÂLI DİYENLER AYNAYA BAKARAK KONUŞMAKTADIR.!
🚨 BOMBSHELL FROM JAPAN — THEY CAN’T HIDE THIS ANYMORE
Professor Robert Clancy just dropped the receipts:
A massive Japanese study tracking 20 MILLION people found that ALL excess deaths were in the vaccinated group.
The unvaccinated group? ZERO excess deaths. And here’s the killer detail: mortality surges exactly 3 months after every booster — with peak deaths hitting around 100 days post-vaccination.
The pattern is undeniable. In my opinion, they can no longer suppress the information on the COVID vaccine. The data is out. The cover-up is crumbling. The world needs to see this.
Avukat Suzanne Chin, 2009’da Hong Kong’da kalp krizi geçirip komaya giriyor ve “beyin ölümü” teşhisi konuyor. Yoğun bakımda 3 gün sonra komadan uyanıyor, 1 haftada tamamen iyileşip taburcu edilyor. Hâlâ Singapur’da avukatlık yapıyor, eşi ve 2 çocuğuyla normal hayatına devam ediyor.
Buna “global ischemic penumbra (GIP)” deniyor. Beyin kan akışı %20-50 aralığına indiğinde beyin “kapatma moduna” geçip testlerde beyin ölümü gibi görünüyor ama doku henüz ölmüyor. Kan akışı düzelirse geri dönüşümlü olabiliyor.
Ne yazık ki beyin ölümü teşhisi konduğunda çoğu zaman destek hemen kesilebiliyor veya organ bağışı yapılabiliyor.
Tüm aşıları konu alan"SIVI" adlı kitabımın tamamını Youtube üzerinden "sesli kitap" olarak dinleyebilirsiniz!
Seslendirme sanatçısı Devrim Aşkın Karasoy'a gönülden teşekkürler.
Youtube Sesli Kitap Bağlantısı: https://t.co/tLgYfWsTRs
Savcıyı makamında tehdit edebilen Yenidoğan Çetesi’nin, geceliği 8 bin tl yoğun bakım ücreti ve yer açmak için bebekleri ö*dürdükleri söyleniyor.
Bir litre Adrenochrome 2,2 milyar dolara satılıyor. Yenidoğanınki çok daha değerli. Çete üyelerinin Adrenochrome alıcılarıyla bağlantıları araştırılmalı. 12 bebek hayatını kaybetmiş ama hayatta kalan çok daha fazlası gizlice, bu çete üyeleri vasıtasıyla kullanılmış olabilir.
ABD’de kaybolan çocukların çoğunun elitlere Adrenochrome sağlamak için olduğu artık bir sır değil.
Aşı tabuları bir bir yerle yeksan oluyor.
✅ “Aşılar otizme sebep olmaz” iddiasının kanıta dayalı olmadığı açıklandı.
✅ ABD Sağlık Bakanı, kimseye aşı zorlaması yapılamaz dedi. Florida Eyaleti çocuklara zorunlu aşı uygulamasını kaldırdı.
✅ ABD Sağlık Bakanı Kennedy aşı takviminin hazırlanmasında CDC’ ye tavsiyelerde bulunan ACİP’ in (Aşı Uygulamaları Danışma Komitesi, bizdeki Aşı Bilim Kurulu karşılığı olarak görülebilir) 17 üyesini de azletti.
✅ Yeni ACIP, CDC' nin Hepatit B aşılarının doğumdan hemen sonra yapılması yönündeki evrensel tavsiyesini RESMEN 8-3 oyla SONLANDIRDI.
Yeni tavsiye, HBsAg negatif annelere HBV aşısının ne zaman veya yapılıp yapılmayacağına dair "bireysel bazlı karar vermeyi" teşvik ediyor ve aşının risklerini ve faydalarını göz önünde bulunduruyor.
▶▶▶ Tıp bilimi, ilaç ve aşı şirketlerinin tahakkümünden çıkıyor, insanlığa hizmet etmeye başlıyor.
LGBT Propaganda ve Örgütlenmesi Kanunla Yasaklanmalıdır
Vatan Partisi Öncü Kadın Genel Başkanımız Meltem Ayvalı, 11. Yargı Taslağındaki LGBT Düzenlemesi üzerine basın açıklamasını yapıyor. https://t.co/BjkLU1Gcag
İSRAİL TANKLARI GAZZE’YE GİRİYOR!
LAFIN BİTTİĞİ YERDEYİZ!
‼️NUTUK ATMAYI, "ULUSLARARASI TOPLUMA", SESLENMEYİ BIRAKINIZ! LAF DEĞİL EYLEM!
‼️TÜRKİYE HÜKÜMETİ BU SAVAŞI İZLEYEMEZ.
➡️1-KÜRECİK VE İNCİRLİK’E DERHAL EL KONSUN. İSRAİL’E VURULACAK EN AĞIR DARBEDİR.
➡️2-SURİYE’NİN KUZEYİNDEKİ İKİNCİ İSRAİL GİRİŞİMİNİ BOZMANIN TAM ZAMANIDIR. TSK, İSRAİL GÜDÜMLÜ BÜTÜN UNSURLARI TEMİZLENMELİ.
➡️Karşımızda ABD emperyalizmi, İsrail siyonizmi, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin oluşturduğu Haçlı İttifakı var.
TÜRKİYE-İRAN-SURİYE-RUSYA OMUZ OMUZA CEPHEMİZİ TAHKİM EDECEĞİZ.
Filistin'e yapılan saldırı, Türkiye'ye saldırıdır. Bu savaş, bizim savaşımızdır. Vatan Partisi görevinin başındadır. Kahraman Filistin'e Selam!
🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳💥HİÇ BİR HASTALIĞI OLMAYAN BEBEKLER HAKKINDA;
NEDEN (Spinal Maskuler Atrofi) SMA'NIN TOPUK KANI TESTLERİNE EKLENMESİNDEN SONRA BİRDEN TEDBİR VE KAYYUM KARARLARI VERİLMEYE BAŞLANDI? Bu ani aşkın sebebi nedir?
💥Bizim çocuklarımızı bizden daha çok düşündüklerine gerçekten inanıyormusunuz?
💥Ortada bir sürü aç-dilenen-çöpten yiyecek toplayan, gerçekten mağdur çocuk var iken neden 3 bakanlık işi gücü bırakıp topuk kanı alma derdine düştü?
💥SMA ilacı pinraza (Bir dozu 73 bin EURO) ve Zolgensma (Bir dozu 2.100.000.00 DOLAR) iyileşme vaad etmediği halde NEDEN Sağlık Bakanlığı mahkemelere bu hastalıkların iyileştirildiğini belirten yazılar yolluyor!
💥Ve neden iyileştirmeyen bu ilaçlar bu kadar pahalı? Yoksa SGK'nın kasası, Milletimizin cebi mi soyuluyor?
ARTIK UYANMALIYIZ !
💥Anne-babanın velayet hakkı elinden alınıp, özelleşmiş sağlık sektörü ve arkasındaki Siyonist Tıp Kartellerine devrediliyor! Bu acak bir müstemleke halkına, esir bir millete yapılabilecek bir zulümdür!
💥Zorunlu test=>zorunlu tedavi ve zorunlu ilaç satışını doğuruyor...
💥Yani parasını bizden alarak çocuklarımıza zarar verecek (Güya) gereksiz tedavileri uygulamaya zorlanıyoruz. Çocuklar hastalanır veya öldürse de hiç bir sorumluluk almıyorlar.
💥Bu da bizim hukuken hayvan, çocuklarımızı da kobay seviyesine indiriyor, yani aynı zamanda bizi aşağılıyorlarda.
💥Onlara koyun olmadığımızı, onların malı olmadığımızı haykıralım. Topuk kanı dahil zorunlu test kavramını ret edelim.
💥Onlar "illa topuk deleceksin, illa benim istediğim yerde test yaptıracaksın..." diyorlar...
💥Biz de (Eğer test yaptırmayı seçiyorsak) istediğimiz yerde test yaptırıp, güvendiğimiz (Sisteminin kölesi olmayan) doktorlara çocuklarımızı emanet edelim.
💥Bunların istediği zaman kan alıp-istedikleri kimyasalı enjekte ettiği hayvanları olmayı reddelim.
👇👇👇
"Babies Have To Remain Alive For Organs To Be Harvested In Vaccine Development Experiments."
Aaron Siri
"You Can't Grow Viruses Using Dead Organ Tissue, They Have To Be Born Alive."
"Dr Stanley Plotkin Admits To All Under Oath...Unborn Babies Are Alive At Tissue Extraction."
Famous vaccinologist, coined 'the godfather of vaccines' during 9 hours of deposition under oath, reveals horrifying acts of violence & experimentation on babies aborted for the sole purpose of research experimentation studies.
1000s of babies are used for experimentation...whose mothers sign up to 'donate' their unwanted unborn child to be used experimentally for vaccine development.
Dr Plotkin gladly admits, without remorse, to Lawyer Aaron Siri, that he accepts human sacrifice as a normal 'acceptable consequence' in order to 'further science' as he is 1st & foremost a scientist & practicing Atheist.
Former Vaccine Researcher & Biologist Pamela Acker has stated, "The babies are alive when the researchers start extracting the tissue. Their hearts are still beating & they're not given any anesthetic because that would contaminate the organs being harvested that need to be alive, pure & free of toxins."
According to expert Dr Theresa Deisher, PhD, "Babies are born alive from five to six months old, with beating hearts cut out without anesthesia for research purposes. Researchers also cut through live babies' faces to collect brain tissue."
The vaccine industry is built on the use of babies organs to produce many vaccines. They also have to replace these lines with current organs, the most recent being WALVAX-2, using the lung from 1 of 10 babies in 2015 for vaccine development.
HEK-293: Human Kidney, female; used in development of Ebola & Covid. 293rd experiment.
MRC-5: Human Lung, male; used in Polio, Rabies, Chickenpox, Hep A & Shingles. 5th cell line.
WI-38: Human Lung, female; used in Polio, Rabies, Chickenpox, Hep A & Shingles. From fetus #38.
RA 27-3: Human Kidney, used in the Rubella & MMR. 27th fetus & 3rd organ.
PER-C6: Human Retina, used in the development of Ebola & Covid. Clone #6.
IMR-90: Human Lung; to replace the WI-38 line.
WALVAX-2: Human Lung; to replace the WI-38 and MRC-5 line. 2nd lung of 10 babies.
👇Transcript Deposition Of Stanley Plotkin👇
https://t.co/wVuA3ZQKT5
👇Dr Theresa Deisher Interview👇
https://t.co/111TCe5AaN
👇A-Z Vaccine Ingredient Database👇
https://t.co/LbSKz4Xm2c
Speakers: Aaron Siri & Tucker Carlson
Podcast: @TuckerCarlson
ADANALI MURAT NEDEN "BENİM ÇOCUĞUM BELEDİYE Mİ KAYYUM ATIYORSUNUZ..." DEDİ?
ÇÜNKÜ;
BİRİNCİ ÇOCUĞUNDA DA TOPUK KANI VERMEMİŞ VE NE KAYYIM ATANMIŞ NE DE SUÇ DUYURUSU YAPILMIŞTI.
AMAAAAAA SMA TOPUK KANI LİSTESİNE EKLENDİKTEN SONRA DOĞAN 2. ÇOCUĞU İÇİN YAPMADIKLARI KALMADI👇
TIP SEKTÖRÜ ÖZELLEŞMİŞTİR.
"DEVLET İSTİYOR" DİYE BİZE DAYATTIKLARI (Aşı-Topuk kanı gibi) İŞLER; ÖZELLEŞMİŞ SAĞLIK SEKTÖRÜ VE ARKASINDAKİ TIP KARTELLERİNİN İSTEKLERİDİR.
Bana bazı meslekdaşlarım; "Topuk kanı almanın ne zararı var" diye soruyorlar...
Evet, doğumdan kısa süre sonra topuk yarılması zararlıdır, ama asıl sorun bu değildir, asıl sorun bu testlerin başına "ZORUNLU" ibaresini getirilmesidir.
Böyle bir (Hukuksuz) zorunluluk icadı ile Velayetten doğan tıbbi müdahaleyi seçme-ret etme hakkınız elinizden alınır ve (Çocukları hasta ilân etmekte çıkarı olan) Siyonist Tıp Kartellerinin yönettiği Sağlık Sektörüne devredilir.
Testleri ret edemez iseniz, bu testler ile çocuğunuzu hasta ilân ettiklerinde uygulamak istedikleri "Prosedüre uygun" tedavileri hiçbir şekilde ret edemezsiniz, çünkü bu durumda ortada güya (Teste göre) hasta bir çocuk vardır.
Peki bu prosedürleri kim belirler; "Tıp Kartelleri..."
Yani faydası olmayan, zarar veren (Güya) tedavilere (Durumu anlayıp) karşı koymak istesenizde bunu yapamaz hale gelirsiniz.
Böyle bir sınırsız bir tıbbi müdahale yetkisi ise kötü niyetli ellerde bir silaha dönüşebilir.
Onlarda İsterse çoğunuzu hata eder,
İsterse öldürür,
İsterlerse nüfusun (İstedikleri kesimini) kontrol ederler.
Verdikleri zarardan dolayı hakkınızı da arayamazsınız. Çünkü şıracının şahidi bozacıdır.
Bu uygulama insanlığa yapılan gelmiş geçmiş en tehlikeli saldırıdır.
Bu bir milli güvenlik meselesidir.
Böyle bir şeye izin veren idare milli olamaz, hele bu tür bir baskıya aracılık ediyor ise o ülke tamamen egemenliğini kaybetmiş, dış güçlerin kontrolü altına girmiş demektir.
👇
https://t.co/huuiTYw6jq