İnsanlık tarihinin kara lekesi #Srebrenitsa Soykırımı’nın 26. yıldönümünde, bu zulümde şehit düşenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve Boşnak kardeşlerimize sabır diliyorum.
#Srebrenica26
Srebrenitsa mezarlarinda bulunan eşyalardan bir tanesi.
Bu hep aklınızda olsun, çünkü nasıl bir canilik olduğunu unutmamak lazım.
Katliam değil, soykırım. #SrebrenicaGenocide
Lanet olası Çin… yavaş yavaş ve sancılı çıksın canın.. ve kendi kokuşmuş sınırlarına çekil. Çek kanlı, pis ellerini masumlardan..
#UrumçiKatliamındanSoykırıma
Bir yanda çocuklara musallat olanı salan mahkemeler diğer yanda masumlara idam cezası veren mahkemeler. Adalet insanın elinde maskaraya döndü.
#MuhammedBiltaci#StopEgyptExecutions
#TarihteBugün (28 Haziran 628)
Hayber’in Fethi
İslâm ordusunun zaferi, Hazreti Ali'nin (Kerremallâhu Vechehû) kahramanlığı, esirlerle ilgili verilen hükümler, İslâm devletinin gelirlerinin artması gibi hususiyetleri bakımından önemlidir.
Hakkında: https://t.co/7JumVUH60O
vardır. Müslüman'da da aynı nitelikler olmalıdır, Müslüman bir yanağına vurulduğunda öbür yanağını çeviren ezik insan değildir, izzet sahibidir, vakar sahibidir "İzzet Allah'a, Resulü'ne ve müminlere aittir, ama münafıklar bunu bilmezler" (Münafıkun suresi 8)
Allah Teala'nın celal ve cemal sıfatları vardır, rahmeti ve azabı vardır, cenneti ve cehennemi vardır, sevgisi ve gazabı, laneti vardır. Kuran-ı Kerim'de pek çok yeride bunu bildiren ayetler vardır. Hz. Peygamber'de de aynı şekilde yerine göre kimi zaman şefkat kimi zaman cihat
Among those who have been sentenced to death in Egypt recently there are professors who served as deans at Azhar University and ministers who came through democratic elections.Where are you apostles of democracy! Human rights organizations! United Nations!
#StopExecutionsInEgypt
biz de Uhud dağını severiz” (Buhari, Müslim) buyuran Hz. Peygamber s.a.s. müslümanla tabiat arasında bir tür sevgi ilişkisi olduğunu ortaya koymaktadır; sonuç itibariyle iki taraf da Allah'ın emrine amade ve onun kuludur... (Fi Zılali'l-Kur'an)
Modern dünyada "tabiatı yenmek, dize getirmek" gibi ifadeler adeta modern insanla tabiat arasında bir düşmanlık olduğunu hissettirmektedir. Halbuki tabiatı da insanı da Allah yaratmış ve ikisi için de uymaları gereken kanunlar koymuştur. Bir hadisinde
“Uhud dağı bizi sever,
Açılan camilerle birlikte keşfedilen doğalgaz ve petrolün hayırlı ve bereketli olması duasıyla... İnşallah bu şekilde bağımsızlığımız güçlenecek, yer ve göğün bereket kapıları açılacaktır... Allah eksiklerimizi tamamlamayı, madde ve mana yönünden güçlenmeyi nasip etsin...
Eski ve yeni liderlerimiz de bizim gibi insandır, Allah kuludur, hata yapabilir. İnancımıza göre hata yapmayanlar sadece peygamberlerdir. Ölçümüz ebedi, değişmez hakikatleri bize bildiren ilahi söz, Kur'an ve Allah’ın elçisi Hz. Muhammed'in beyanları olmalıdır. Allah en büyüktür!
Aslımız ve kökümüz İslamdır. İslam'a ait olan şehitlik, ezan, hilal, Kur'an, Peygamber ocağı, Mehmetçik gibi kavramlar sadece savaş zamanı hatırlanıp sonra vazgeçilen değerler olmamalıdır. Dünyada ve ahirette aziz olmak için aslımıza dönmek zorundayız.
İstiklal savaşımız İslam ve hilafeti kurtarmak için, o uğurda yapılmıştır. O sebeple ilk anayasalarımızda (1921 ve 1924) devletimizin dini İslamdır ve işgalcilere ait bir kavram olan laiklik yoktur. Daha sonra 1928'de İslam anayasadan çıkarılmış ve 1937'de laiklik getirilmiştir.