Uluslararası İlişkiler Komisyonu üyemiz Esin İleri, üyesi olduğumuz UNI Global’in İsviçre’deki genel merkezini ziyaret ederek UNI Grafik ve Ambalaj Daire Başkanı Daniel Fernandez ve UNI MEI’den Hanna Harvima ile bir araya geldi.
Görüşmede, medya ve matbaa sektöründeki örgütlenme faaliyetlerimizin yanı sıra dijital ve adil dönüşüm sürecinde bugüne kadar attığımız adımları ve küresel ölçekteki gelişmeleri değerlendirdik.
Önümüzdeki süreçte hayata geçirebileceğimiz ortak projeler ve iş birliği imkanları üzerine verimli bir fikir alışverişinde bulunduk.
***
Esin İleri, a member of our International Relations Committee, visited the Switzerland headquarters of our international affiliate, UNI Global, and met with Daniel Fernandez, Head of UNI Graphical & Packaging, and Hanna Harvima from UNI MEI.
During the meeting, we reviewed our organizing activities in the media and printing sectors, as well as the steps we have taken so far and global developments regarding the digital and just transition process.
We engaged in a productive exchange of ideas regarding potential joint projects and collaboration opportunities for the future.
Üyemiz İsmail Arı, 5 Haziran Cuma günü saat 14.00’te, Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkacak.
İsmail’in hepimize çağrısı var:
"Bir süredir 5 Haziran’daki duruşmama, savunmama hazırlanıyorum. Çok büyük bir hukuksuzlukla ve eziyetle karşı karşıyayım. 5 Haziran’da haber alma hakkınıza, gazeteciliğe ve demokrasiye sahip çıkmak için beni yalnız bırakmayın. Sadece kendimi savunmayacağım, aynı zamanda gazeteciliği savunacağım."
📌Saat 13.00’te Ankara Adliyesi önünde toplanıp basın açıklaması yapacak ve sonrasında davayı takip edeceğiz.
İsmail'i yalnız bırakmayalım. Tutsak gazetecilere özgürlük!
Üyemiz gazeteci-yazar Ercüment Akdeniz'in yargılandığı HDK davası duruşması 2 Haziran Salı günü saat 14:30'da Çağlayan Adliyesi'nde, 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.
Tüm meslektaşlarımızı ve kamuoyunu duruşmayı takip etmeye çağırıyoruz.
@ErcmentAkdeniz
📌Masalarımızdaki gizli silah: Zenginler dünyayı açlıkla nasıl esir aldı?
Markete gittiğinizde rafları süsleyen o renkli ürünlerin veya en sevdiğiniz fast-food menülerinin arkasında küresel bir sömürü düzeni olduğunu biliyor musunuz?
▶️İzel Sezer ile Deşifre, yeni bölümüyle yayında!
@izelsezer
https://t.co/YWpxmk6VDT
Erkan Baş’tan “mutlak butlan” çıkışı: “Yenilmenin en büyük özelliği düşmana benzemeye başlamak!”
📌CHP’deki kriz, muhalefetin geleceği, olası senaryolar ve TİP’in yol haritası...
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Mevzu Derin'de▶️
@erkbas@onuroencueonuer
https://t.co/fWUYNVxnLZ
CHP Genel Merkezi önünde görev yapan basın emekçilerine yönelik artan sözlü ve fiziki saldırılar yalnızca basın emekçilerine değil, halkın haber alma hakkına yönelmiş açık bir tehdittir.
Siyasal gerilimlerin yükseldiği dönemlerde ilk hedefin gazeteciler olması tesadüf değildir. Kamerasıyla, mikrofonuyla kamuoyunu bilgilendirmeye çalışan basın mensuplarına yönelik her türlü baskı ve şiddet girişimi cezasızlık politikalarıyla büyümekte, saldırganları cesaretlendirmektedir.
Basın emekçileri hiçbir siyasi yapının, grubun ya da kişinin hedefi haline getirilemez. Gazetecilerin güvenliğini sağlamak başta siyasi kurumlar olmak üzere tüm kamu otoritelerinin sorumluluğudur.
DİSK Basın-İş Sendikası olarak, CHP Genel Merkezi önünde görev yapan meslektaşlarımıza yönelik saldırıları kınıyor; sorumluların açığa çıkarılmasını ve gazetecilerin güvenli çalışma koşullarının derhal sağlanmasını talep ediyoruz.
Basın susturulamaz, gazetecilik suç değildir!
Cumhuriyet Halk Partisi hakkında verilen “mutlak butlan” kararı, halkın iradesine, demokratik siyasete ve Türkiye’nin zaten ağır baskı altında bulunan hukuk düzenine vurulmuş yeni bir darbedir.
Siyasal alanı yargı kararlarıyla dizayn etmeye çalışan anlayış, ülkeyi demokrasi değil keyfilik rejimine sürüklemektedir. İktidarın hoşuna gitmeyen her toplumsal ve siyasal dinamiği yargı sopasıyla bastırmaya çalışması artık sistematik bir yönetim biçimi haline gelmiştir.
Biliyoruz ki; yargının siyasallaştırıldığı, hukukun araçsallaştırıldığı bir ülkede ne basın özgürlüğü ne sendikal haklar ne de halkın haber alma hakkı güvence altında olabilir. Bugün muhalefete yönelen bu müdahaleler, yarın işçilerin, gazetecilerin, sendikaların ve tüm toplumsal muhalefetin karşısına çıkarılacaktır.
Demokrasi, saray koridorlarında ya da mahkeme salonlarında değil, halkın iradesiyle kurulup korunur. Siyasal rekabetin adresi mahkemeler değil, sandıktır.
Türkiye’nin ihtiyacı yargı eliyle siyaset mühendisliği değil; özgürlük, adalet ve gerçek bir demokrasidir.
DİSK Basın-İş Sendikası olarak bu antidemokratik müdahaleyi kınıyor; hukukun, iktidarın değil toplumun ortak güvencesi olması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.
DİSK Basın-İş Sendikası Freelance Komisyonu üyeleri Zeki Avcı ve Cansu Çetintaş, Meclis Grubumuzu ziyaret ederek Grup Başkanvekilimiz Gülistan Kılıç Koçyiğit ile görüştü; freelance basın-yayın çalışanları ve gazeteciler için hazırladıkları yasa önerilerini paylaştı.
Önerilerini Meclis zemininde dile getirerek yasaların çıkması ve uygulanması için çabalayacağız. Ziyaretleri ve sunumları için kendilerine teşekkür ediyoruz.
❓Küresel hegemonya krizi devleti nasıl dönüştürüyor?
❓Trump yönetiminin yeni küresel stratejisi, ABD'nin Ortadoğu'daki yükünü Türkiye gibi devletlere mi devrediyor?
İsmet Akça ve Yakup Telci tartışıyor.
@ismetakcagdlr@y_telci
https://t.co/TWB82jjLxy
YEREL BASIN EMEKÇİSİ PATRONUN İNSAFINA, BİK’İN GEÇİŞTİRMELERİNE TERK EDİLEMEZ!
DİSK Basın-İş olarak, gece gündüz demeden, en zor koşullarda halkın haber alma hakkı için ter döken yerel basın emekçilerinin her zaman yanındayız.
Bir bayram döneminde daha ne yazık ki değişen bir şey olmadı. Resmi tatillerde, bayramlarda herkes ailesiyle vakit geçirirken, yerel basın çalışanları yine bayram izni hakkından mahrum bırakılarak bilgisayarların başında, sahadaki haberlerin peşinde koşturuluyor.
Basın İlan Kurumu (BİK) ise her zamanki gibi sorumluluktan kaçan bir tavır sergiliyor. BİK’in “İsterseniz çalışmayabilirsiniz, çalışanlara bayram izni kullandırmanız ilan hakkınızı etkilemez” yönündeki açıklaması, kağıt üzerinde bir lütuf gibi görünse de gerçek hayatta hiçbir karşılığı olmayan tam bir geçiştirmedir!
Bu açıklama, yerel basındaki kuralsızlığı ve sömürüyü meşrulaştırmaktan, topu taca atmaktan başka bir işe yaramamaktadır. BİK, net yaptırımlar ve denetimler uygulamak yerine, basın emekçilerinin en temel yasal hakkı olan bayram iznini "patronların insafına" bırakmaktadır. Denetimin ve yaptırımın olmadığı bir düzende, "İsterseniz çalıştırmayın" demek, "Siz bildiğinizi okumaya devam edin" demektir.
YEREL BASIN ÇALIŞANI KÖLE DEĞİLDİR
Sendikamız, yerel basın patronlarının kâr hırsı ve BİK’in vurdumduymazlığı arasında sıkışan meslektaşlarımızın sesidir. Bayram izni bir lütuf değil, anayasal bir haktır!
BİK’i sadece ilan dağıtan bir kurum olmaktan çıkıp, o ilanların asıl varlık sebebi olan basın emekçilerinin haklarını da korumaya, net ve bağlayıcı kararlar almaya davet ediyoruz. Yerel basın çalışanları yalnız değildir, bu sömürü düzenine karşı örgütlü mücadelemizi büyüteceğiz!
"Muhalif" medyanın maliyeti: Mağdur patron mu işçiler mi?
❓Halk TV'de yaşanan istifa depremi sonrası kanal içinde durum ne?
❓Halk TV emekçileri ne istiyor?
Özlem Akarsu Çelik, alan özel'de değerlendiriyor...
@oakarsucelik@y_telci
▶️https://t.co/nQbngehwSs
Genel Başkanımız Turgut Dedeoğlu, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması çağrımızı yinelemek için basın meslek örgütleriyle Ankara Adliyesi önünde yaptığımız açıklamada konuştu:
“Alican’ın da dediği gibi; Türkiye’de gazetecilik yapmak, mayın tarlasında hakikati aramaya benziyor. Sarayın ve sermayenin gazeteciliğini yapmak bu ülkede gayet rahat ve konforludur. Türkiye’de cezaevlerinde olan gazetecilere baktığımız zaman görüyoruz ki halkın haber alma hakkını savunan gazeteciler cezalandırılıyor. Selam olsun gerçekler için cezaevinde bedel ödeyen gazeteci dostlarımıza!”
@turgutdd
GAZETECİLERE ÖZGÜRLÜK!
“Özgür basın olmadan demokrasi olmaz” inancıyla tüm tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması çağrımızı yinelemek ve tutuklu gazeteci Alican Uludağ’ın Ankara’da hakimin karşısında yüz yüze yargılanmasını talep etmek üzere buluşuyoruz.
Basın Meslek örgütleri olarak yapacağımız basın açıklamasına tüm meslektaşlarımızı, halkın haber alma hakkına inanan tüm dostlarımızı bekliyoruz.
📍Ankara Adliyesi önü
🕚11:00
🗓️20 Mayıs Çarşamba
DİSK Basın-İş
Basın Konseyi
Çağdaş Gazeteciler Derneği
Gazeteciler Cemiyeti
KESK Haber-Sen
Türkiye Gazeteciler Sendikası
Oyuncu Kıvanç Kılınç, Mevzu Derin'de!
💬"Twitter İlkkan kaynıyor!"
💬"Her konuda bir şey söylemek zorunda değilsiniz..."
Yeni bölüm, şimdi yayında▶️
@kilinckivanc @onuroencueonuer
https://t.co/qrgTFFuE45
📚Ayrım 2025 Seçkisi raflarda yerini aldı: Kamusu Çalınan Türkiye
Kamusallık adına ve halkın yüz yıla varan mücadelelerle kazandığı ne varsa, sermaye ve gericilik arasındaki işbirliğiyle ortadan kaldırıldığı, parçalandığı, rafa kaldırıldığı bir karşı-devrimci saldırı dönemindeyiz.
Dünya ve Türkiye, emek kavgasının bir haysiyet kavgasına dönüştüğü günlerden geçiyor. Ayrım da bu kavgada emekten, hürriyetten ve haysiyetten yana saf tutuyor.
DİSK üyesi 7 sendikadan kadınlar, Kadın İşçi Forumu’nda bir araya geldi!
📌Kadınlar, kendi iş kollarında karşılaştıkları sorunları; sendikalarında ve iş yerlerinde yürüttükleri eşitlik mücadelesini, güncel çalışmalarını ve gelecek hedeflerini paylaştı.
https://t.co/cy2hsiIDUy
Beşiktaş’ta 2024 yılında çıkan yangınla 29 işçiye mezar olan Masquerade Club yangınında yakınlarını kaybeden aileler duruşma öncesi basın açıklaması yapıyor:
“Bilirkişi raporu, gerçek suçluları korumaya yönelik bir kılıftır!”
@2nisan2024
@2nisan2024 Hendek Katliamı’nda abisi Halis Yılmaz’ı kaybeden Merve Nur Yılmaz da Gayrettepe Katliamı’nda yaşamını yitiren işçilerin aileleriyle yan yana olmak için Çağlayan Adliyesi’nde. @2nisan2024
İstanbul Beşiktaş’ta 2 Nisan 2024’te 29 işçiye mezar olan Masquerade Club yangınında yakınını kaybeden aileler, bugün görülen duruşma öncesinde anlatıyor:
“Belediye suçlu, itfaiye suçlu, Çalışma Bakanlığı suçlu. Devlet nerede? Devlet niye var? Ben niye oy kullandım?”
@2nisan2024
▶️Tamamı:
https://t.co/Btfd4gBRQG