@behcetsaatci Kadınlar nasıl kadın olacaklarını sizden mi öğrenecekler beyefendi? Biz de size erkeklik dersi mi verelim? Örneğin; bıyık bırakmadan da erkek olunabiliyor.
İkinci gösterim Ölü Deniz, bugün 20:00’da, youtube kanalımda yayında.
Harbiye’de çektik, 90 dakika, olduğu gibi, size emanet. sevgiler.
tam şurada olacak: https://t.co/uynn4dJQL5
#İBBDavası'nda 51. Gün
"Emniyete kendim gittim.
3 kere, yakanlanmışım gibi fotoğraf çektiler."
İstanbul Planlama Ajansı Başkanı ve Şehir Plancısı #BuğraGökce beyanda bulunuyor
"Ben hiçbir zaman namusuma ve dürüstlüğüme gölge düşürecek bir işin içinde olmadım. Burada bulunan ve benimle birlikte yargılanan arkadaşlarım için de aynı kanaatteyim. Benim tercihim hiçbir zaman farklı olmamıştır.
Ben mesleğimi her zaman kamu ve toplum yararına işler doğrultusunda icra ettim.
Depremde can kaybının nasıl azaltılabileceğini, ulaşım sorunlarının nasıl çözülebileceğini, barınma sorununun nasıl giderilebileceğini, kentlerin nasıl planlanabileceğini düşündüm. Bunun için çalıştım.
Özgürlüğümden mahrum bırakılmış olmama rağmen, bu sorunlar üzerine düşünmekten, çözüm üretmekten ve fikir geliştirmekten cezaevinde de vazgeçmedim.
Bu ülkenin en değerli kentlerinde görev yapmış bir insan olarak, eğer amacım haksız zenginleşmek olsaydı, benim ve yakınlarımın bugün çok farklı bir maddi durumda olması mümkündü. Ancak böyle bir hayatım olmadı.
Benim hakkımda ortaya atılan iddiaların gerçekle hiçbir ilgisi yoktur.
Yakın çevrem beni çok iyi bilir. Attığım imzalar üzerinden kendime veya yakınlarıma menfaat sağlayabilecek durumda olduğum iddia ediliyor.
Oysa hayatım boyunca bunların tamamından uzak durdum.
Attığım her imzada kamu yararını gözetmeye çalıştım.
B��tün meslek hayatım boyunca temel yaklaşımım bu olmuştur.
Bugün bana yönelik olarak, "Bankada milyon dolarları var" gibi birtakım imalar ve iddialar ortaya konuluyor.
Oysa mal varlığım ortadadır.
Hayatım boyunca devlet memuru olarak yaşadım.
İçinde oturduğum ev de, hayat şartlarım da ortadadır.
Bütün bunları neden anlatıyorum?
Çünkü hakkımda oluşturulmaya çalışılan kişi profili ile benim gerçek hayatım arasında çok büyük bir fark vardır.
İddia makamının ortaya koyduğu tablo, benim hayatımın gerçekleriyle bağdaşmamaktadır.
Bu nedenle benim açımdan son derece ağır bir ithamdır.
🔴 Sayın Başkanım,
Benim gözaltına alındığım gün yaşanan bazı uygulamalar da dikkat çekicidir.
Sabah erken saatlerde o zamanlar nişanlım olan Filiz hanım'ın evine saat 06.00'da polisler gelmiş. Evde kimse olmadığı halde çilingir marifetiyle eve girilmiş.
🔺️Daha sonra fotoğraf çekilmesi ve benzeri işlemler için çeşitli uygulamalar yapıldı.
Filiz hanım'ın evine girilmesi üzerine aradığımı öğrenince kendi ayaklarımla Vatan Emniyet'e gittim.
Ancak emniyet teşkilatının normal uygulamalarının dışında bazı işlemlerle karşılaştım.
Bunların olağan uygulamalar olmadığını düşünüyorum.
Bana önce bir fotoğraf çekileceği söylendi.
Koluma girip yürüdüler.
Daha sonra tekrar çıkarıldım, dik çekmişiz dediler.. Tekrar fotoğraf çekildi.
Çekilen fotoğrafın uygun olmadığı söylenerek tekrar fotoğraf çekildi.
Daha sonra bu görüntüler medyaya "Firari şüpheli Buğra Gökce yakandı" şeklinde servis edildi
Kemal Kılıçdaroğlu'nun okuduğu bilinen BirGün gazetesinde yayımlanan açık mektuplara şair Şükrü Erbaş da katıldı.
"Kaymakla dibi bulmak arasında uzun mesafe yoktur. Siz dibi buldunuz ama yine de kulağınızda olsun istedim.
Size birileri 3000 yıl sonra Truva Atı görevi verdi. Bu hile 3000 yıl önce zekiceydi ama bugün Truva Atı'nın içinde yalnızca siz varsınız ve bu çok zavallı bir hile.
Kaldı ki siz bu zeki hileye bile itibar etmeden akıl almaz bir kaba şiddetle 'evinize' girmeye çalıştınız! Ne büyük utanç!
13 yıl boyunca arkanızda 100 yıllık bir büyük yapı varken yapamadığınız ne var da şimdi yanınızda üç muhteristen başka kimse yokken yapacaksınız?
Benim ve çocuklarımın geleceğini siz nasıl hırslarınız için, bir başka kötülük örgütlenmesine peşkeş çekmeye cüret edebiliyorsunuz?
Toplum ve partinizin tabanı sizi istemedi. Hepsi bu. Bunda anlaşılmayacak ne var?
İçinde büyüdüğünüz o olağanüstü kültürün dünyaya öğrettiği en yüce erdem utanma duygusu iken siz nasıl böyle düşkün birisi oldunuz?
Bir başka basit soru, ölümü hiç düşünüyor musunuz?
Siz, yaşınız gereği '68 kuşağı'ndan sayılırsınız. Zerre kadar fikretseydiniz, bugün yaptığınızın Deniz-Yusuf-Hüseyin'i bir daha asmak olduğunu görürdünüz. Bu nasıl bir kör bilinç!
Bir başka tuhaflık da siyasi hayatınız boyunca sizi aşağılayan herkes şimdi alkışlıyor. Nasıl olur da bunu size verilmiş bir değer sanırsınız?
İnebileceğiniz çukurları düşündükçe bu kayıtsızlık ürküntü veriyor.
Sizinle hiçbir sorunum, ilişkim yok, olamaz.
Sorun, ülkenin temel demokrasi-özgürlük-adalet ve insan hakları sütunlarına baltayla saldıranlarla sizin de saldırmaya başlamanızdır.
Siz 'koçbaşı' olmaya talip oldunuz ama bu çok acıklı bir seçim.
Hem gücünüz yok, hem yıkacağınız sur çok sağlam, hem de o surun içinde oturarak bu yapılamaz.
Koçbaşıyla dışarıdan içeriye saldırılır değil mi?
Sizin durumunuz için siyasi ölü kavramı kullanılır bilirsiniz.
Ölümünüz hayırlı olsun!"
(BirGün)
@emrahgulsunar Doğru. Gerçekten de hiçbir şeyden haberi yok, hiçbir konuda karar yetkisi yok. Onun tutan bütün ipler çevresini saran danışmanların elinde.
Hazır hazır. 2 dosyaları var
Biri -KİMLİK NO: GİZLİ TANIK MCXXXXXXXXXX- ile hazırlanmış. İzmir, Bayraklı, Muğla, Çankaya, Tuzla Belediyeleri, Muhalif bir kanal ve hatta Beşiktaş Kulübünü poşetlemeye yönelik. Diğeri itirafçı bir FETÖ’cünün iftiraları ile tamamen Özel’i hedefliyor.
@kivilcimgen@kilicdarogluk CHP'nin 2 milyon üyesinden biriyim. Genel Başkanımı kendim seçmek istiyorum.
Sn @kilicdarogluk partimizin üyelerinin önüne sandığı getirin.
Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.
Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.
“Yok hükmünde” dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.
Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.
“Türk milleti adına” karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.
Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!
Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.
Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!
Bizim yerimiz, milli iradeye düşmalık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.
Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.
Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.
Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk.
Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.
Büyük milletim!
“Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır” diyen Ulu Önder Atatürk’ün takipçileri:
İstikbali, Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.
AYAĞA KALKIN!
Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!
Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.
Aziz milletim!
Korkmayacağız!
Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?
Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.
Siyasi parti liderleri,
Mesele CHP meselesi değildir!
Hattı müdafa değil, sathı müdafa yapmak zorundayız!
Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.
Millet hepimizi çağırıyor ve “artık yapın” diyor!
Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!
Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.
Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!
Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafa etme günüdür.
Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!
Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.
Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!
*BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!*
*YA BUGÜN, YA HİÇ!*
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Her saniyesi yüreğe dokunan 13 dakika
Erdoğan barikatına itiraz ettiği için tutuklanan akademisyen Eda Saraç'ın annesi Belma Saraç'tan çarpıcı konuşma:
"Kadın polis koruma Eda'nın üzerine atlayarak başını demirlere yaslayıp ağzını eliyle kapatıp nefessiz bırakarak ellerini ters kelepçe yaparak arabaya almadan önce dizlerini tekmeleyerek orantısız bir şiddet uyguladı.
Kelepçe ile bekletilen sevgili kızım önce Vatan Emniyeti'ne götürüldü. Ertesi gün Çağlayan Adliyesi'nde nöbetçi savcı tarafından ifadesi alınarak tutuklandı. Benim için o sırada hayat durmuştu.
Açık görüşte ancak Eda'yla görüşebildim. Olayın üzerinden 5 gün geçmesine rağmen bilekleri ve sağ diz altı mosmordu. Bir anne olarak o an yüreğimin sıkıştığını hissettim.
Kızım Eda Saraç'ın tutuklanması bir adli vaka değildir. Bu bir vicdan sınavıdır. Genç bir akademisyenin düşüncelerini ifade etmesiyle bir annenin feryadıyla bir toplumun suskunluğu arasındaki sınavdır.
Bu sınavda kim susarsa adaletsizliği büyütecek. Kim konuşursa ses çıkarırsa o kadar ışık yayılacak karanlığa"