Bu tür bir açıklama sadece absürt değil, aynı zamanda aymazlık ve hatta hadsizliktir.
CHP içi savaşta Kürtlerin de saf alması için çözüm süreci kartını kullanmak büyük bir siyasi terbiyesizlik olur. Çözüm sürecinin riske atıldığını söylemek, ilgisizliğine rağmen belki kabul edilebilir ama Ekrem İmamoğlu’na vurulan darbenin Kürtlerin tarafı olduğu bir siyasi süreci de “çöpe atmak” olduğunu iddia etmek Kürtleri aptal yerine koymaktır.
Bu süreç Kürt siyasetinin devletle yaptığı ne ilk ne de son müzakeredir. Bu deneyimi yok saymanın hiç kimseye faydası olmaz.
Osmanlıcılar Batıyı suçluyor ve kendilerinin iyi sömürgeciler olduklarını propaganda ediyor kendilerine.
Hırvat grubu gerçeği haykırmış ama: Oğullarımız kul değildir", "Beşikteki çığlıklar"
Müslümanların işgal, istila, kölecilik işlerinde Batıyı fersah fersah geçtiğinin kanıtlarıyla dolu tarih. Sadece müslümanlar dönüp yüzleşmeyi reddediyor, inkar ediyor ve tarihin toz pembe olduğunu farzediyor o kadar.
Müslümanların köleciliğini Mısırlı Kıptilere sormak lazım. Beşiklerinden alınan bebeklerinin bileklerine küçük bir haç dövmesi yaparak kimliklerini hatırlamalarını sağlıyorlardı.
Eurovision şarkı yarışmasında Hırvat Alkonost of Balkan grubunun "Andromeda" şarkısında da aynı şey anlatılıyor.
Onlar da Osmanlıların beşiklerden çaldığı bebekleri hatırlatıyor. Hırvat kadınlarını seks kölesi yapmasına isyan ediliyor. Grubun üzerindeki dövmeleri Hırvat kadınlar, Osmanlıların onları kirli bulup hareme almayacağı inancıyla yaparmış.
Osmanlı'ya esir düşmekten veya zorla din değiştirmekten korunmak için yaptıkları tarihi dövmeler.
Şarkının sözleri şöyle:
Nehirler dolusu gözyaşı aktı
Tarih neden yeniden yazılıyor?
Oğullarımız kul değildir
Geceleri beşikten gelen o çığlıklar uyanık tutar mı bizi?
Beni yanına al, Kraliçe Toprak
Ruhum senindir, onlar için ben sadece bir bedenim
Götür beni yıldızlara, o yıkılmış yuvalardan
Askerlerin çığlıklarla uğurlanıp gittiği o yere
Götür beni yıldızlara, bakışlarından uzağa Andromeda...
Büyükannene sor o mumu yakarken
Neden kızlarını korku içinde doğurdu?
Neden bu kadar çoğu mezarı tercih etti?
Annelerimiz köle doğurmadı!
Kemiklere kazınmış tüm o yaralar
Sadece onlar tarafından açıldı, başkası değil
Hiçbir anne tarafından asla affedilmeyecekler
Hainler! Kanımızın ve acımızın kırmızısında ellerini yıkarken
Altınları bir utanç sütununda sergilenmeli!
Biz de Ankara'da büyüdük, okuduk.
Kürt olduğu için de kimseyi küçümsemedik, kimsenin kötü olduğunu düşünmedik.
Nedir bu kompleks?!
Kendinize gelin.
Bu yaptığınız; doğrudan Türk-Kürt ayrışmasını körüklemek.
Yapmayın bunu !
Nusaybin'de bayrağımızı yakan şerefsizlerin değil bir ülkesi, içinde barınacakları bir hayvanat bahçesi bile olamaz. Bayrak, arada sırada anlaşamasan da yuvandır. Bayrak, bazen şikayet etsen de vatanındır. Bayrak, sık sık tartışsan da ailendir. #BayrakNamustur