@LGUS LG Gen.Müdürlüğüne ŞİKAYET ‘dir. 22.06.2019’ da aldığım LG GL-B492GQHL 10 yıl motor garantili dolabımın motoru arızalandı. Müşteri Hizmetleri 24.08.26 da yetkili tamir Srv ne yönlendirdi bakıldı motor gerekli olduğuna karar verildi Elimde orj.Sipariş ve sözleşme fişim var
Engelli bireyler için gerçek bir sosyal devlet güvencesi istiyoruz.
Evde bakım desteği, engelli aylığı, ücretsiz sağlık ve GSS, ilaç-medikal malzeme desteği, yeterli rehabilitasyon ve terapi, ulaşım, barınma-kira desteği, elektrik-su-doğalgazda sosyal tarife, istihdam, bakım veren aile bireyine gelir ve emeklilik güvencesi, gündüzlü ve kısa süreli bakım hizmetleri…
Ve en önemlisi; anne-baba hayatta değilken de devam edecek gelir, sağlık, bakım, barınma ve güvenli yaşam güvencesi.
Çünkü bizim en büyük kaygımız bugün değil sadece:
"Ben ölünce çocuğuma ne olacak?"
Engelli bireyin geleceği ailesinin ömrüne ve gelirine bırakılamaz.
Sadaka değil,ömür boyu güvence altına alınmış haklarımızı istiyoruz.
#EngelliHaklarıİçinBirlikte #BendenSonraNeOlacak
@TTDestek@TurkTelekom 4440375'den arandım.. karşı taraftan ses gelmedi.. çürümüş kablo yenilemesi yapıyor sokakta personeliniz.. ahşap direklerde bulunan kabloların, yer altına alınmasını sağlamanız, belki daha az sorun yaşatır 😔
@TurkTelekom@TTDestek yaklaşık 20 dakikadır internetim kesik. telefon hattımda aylık 1GB internetim vardı. Yüklendiği tarihten beri size şikayet bildirmek için kullandıkça, o da bitmek üzere. bakım çalışması yapıyorsanız da benim internetimi kesmeden yapın
@izmirgibiyiz@izmirbld ara sokaklarda, asfaltı her iki kaldırımdan da yolun ortasına eğimli atmalısınız.. "yaptık+oldu" denemelisiniz.. belki ana caddeler bile ortaya eğimli olmalı.. yağmur zamanı evlere, insanlara daha az su sıçrar🤔 öneri ‼️
🚨 KAYIP – ACİL PAYLAŞIM 🚨
24 yaşındaki Halil GÖZ’den pazar gününden bu yana haber alınamıyor.
Kendisinin Kütahya Evliya Çelebi civarında kaybolduğu belirtiliyor. Evinden çıkarken telefonunu, cüzdanını ve kişisel eşyalarını evde bıraktığı bilgisi paylaşıldı.
Halil GÖZ’ü gören, yerini bilen veya herhangi bir bilgiye sahip olanların vakit kaybetmeden emniyet birimlerine haber vermesi rica olunur.
Özellikle Kütahya ve çevresindeki arkadaşlar, lütfen paylaşalım. Bir paylaşım bile ailesinin beklediği habere ulaşmasına vesile olabilir. 🙏
#HalilGÖZ #Kütahya #Kayıp #Kayıpİlanı #AcilPaylaşım
Arkadaşlar bir tag oluşturalım.
Herkese #SelinUçak hastagi ile paylaşım yapsın. 4 gün olmuş. Olay yeni olduğu için sıcağı sıcağına Türkiye gündemine sokup, en azından duymayan kalmasın. Herkes bu isimle paylaşım yapsın. Ailesi perişan, anne ve baba üzgün. Şu kandil günü inşallah bulunur. Duyuralım ve hastag ile paylaşım yapalım.
Babasını ziyaret etmek için Mersin'den Adana'ya gelen 15 yaşındaki Selin Uçak, kaybolmuştur. Kız çocuğunu görenler polise veya jandarmaya bildirsin. RT yapalım, siz de kendi hesabınızda paylaşın ve daha fazla duyulsun.
Emekli Banka Maaş Promosyonlarında 3 Yıl Şartı Değişmeli!
Emekli maaş promosyonları ve bankaların maaş uygulamaları yeniden ele alınmalı. Emeklinin maaşı her ay bankaya yatıyor, banka bu kaynağı her ay kullanıyor; ancak promosyon sözleşmesi neden 3 yıllık?
Madem maaş aylık ödeniyor ve banka bu kaynaktan sürekli ekonomik değer üretiyor, promosyonlar da yılda bir güncellenmeli ve ödenmelidir.
Özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde bugün verilen promosyon üç yıl içinde ciddi şekilde değer kaybediyor. Emekli, üç yıllık sözleşmeye mahkûm edilmemeli; her yıl bankasını ve promosyon şartlarını yeniden değerlendirebilmeli.
Burada kamu bankalarına da önemli bir görev düşüyor. Gerekirse kamu bankaları yıllık promosyon modelinde öncü olmalıdır.
3 yıl şartı kaldırılmalı, emekli promosyonlarında yıllık sisteme geçilmelidir.
#5000KısmiLütufDeğilHak
#EmekliAçlıklaBoğuşuyor
#Emekli #Emeklilik
Ben üniversite mezunu, 20 yaşında #Otizmli bir evlat annesiyim.
Oğlum 18 yaşına kadar %80 ÇÖZGER raporuyla Evde Bakım Yardımı alabiliyordu.
18 yaşını doldurdu. Engel oranı yine %80. Otizmi aynı. Üstelik bakım ihtiyacı azalmadı; aksine yaşı ve bedeni büyüdükçe bakım, gözetim ve destek ihtiyacı da arttı.
Ama ÇÖZGER'den Erişkin Engelli Sağlık Kurulu Raporuna geçince rapora “KISMİ BAĞIMLI” yazıldı ve Evde Bakım Yardımı kesildi.
Soruyorum:
17 yaş 364 günlükken bakıma ihtiyacı olan evladım, 18 yaşına bastığı gün nasıl birden bakım desteğine ihtiyacı olmayan bir bireye dönüştü?
1 GÜNDE NE DEĞİŞTİ?
Üstelik yaşadığımız adaletsizlik bununla da bitmiyor.
20 yaşında, %80 engelli oğlum Engelli Aylığı alamıyor.
Ben oğluma bakım verdiğim için çalışma hayatına katılamıyorum.
Sosyal güvencem yok, GSS primimi cebimden ödüyorum.
Bakım veren anne olarak emeklilik güvencem de yok.
Ve bütün bunların üzerine oğlumun babasına açtığım nafaka davasında karşı tarafın avukatı savunmasına şu başlığı koyabiliyor:
“DAVACININ ANNESİNİN ÇALIŞMAMASININ MADDİ YÜKÜ MÜVEKKİLE YÜKLETİLEMEZ.”
Bunu söyleyen tarafın müvekkili ise 20 yaşındaki engelli oğlunu bugüne kadar hiç görmemiş, bakımında hiçbir sorumluluk almamış ve manevi olarak hiçbir destekte bulunmamış bir BABA!
Ben 20 yıldır evladımın bakımını, gözetimini, eğitimini, hastanesini, krizini, gecesini, gündüzünü üstlenirken; onun hayatında fiilen hiç bulunmamış bir babanın tarafından bana:
“Anne çalışmıyor.” deniliyor.
Üstelik benim “iş bulamamam veya çalışmayı tercih etmememden” söz ediliyor.
TERCİH Mİ?
20 yaşında otizmli bir bireye 7/24 bakım vermek ne zamandan beri “çalışmamayı tercih etmek” oldu?
Ben keyfimden çalışmıyor değilim.
BEN ZATEN ÇALIŞIYORUM!
Hem de 20 yıldır,
haftanın 7 günü,
günün 24 saati,
mesaisi bitmeyen, yıllık izni olmayan, emekliliği olmayan ve karşılığı ödenmeyen bir işi yapıyorum:
EVLADIMA BAKIYORUM.
Devlet bakım desteğimi kesiyor.
Engelli aylığı bağlamıyor.
Beni sosyal güvenceye almıyor.
Emeklilik hakkı vermiyor.
GSS'yi cebimden ödetiyor.
Sonra da mahkeme dosyasında karşıma:
“Anne neden çalışmıyor?” denilebiliyor.
O halde ben de soruyorum:
BEN ÇALIŞMAYA GİDERSEM OĞLUMA KİM BAKACAK?
Engel değişmedi.
Otizm değişmedi.
Bakım ihtiyacı azalmadı; AKSİNE ARTTI.
Bakım veren annelerin emeğini artık görün!
Biz “çalışmayan kadınlar” değiliz.
Biz emeği çalışma sayılmayan, görünmeyen BAKIM EMEKÇİLERİYİZ.
Sadaka değil; sosyal güvence, emeklilik, bakım desteği ve çocuklarımız için insan onuruna yaraşır bir gelecek istiyoruz ve hepsinden de ötesi, "BİZ ÖLDÜKTEN SONRA BİZİM ÇOCUKLARIMIZ NE OLACAK" ?!
BU BİR LÜTUF DEĞİL, HAKTIR!
#EngelliHaklarıİçinBirlikte
#Otizm365GünBizimle
Buradan tüm #Engelli ailelerine seslenmek istiyorum;
Geçen yıl Erişkin Raporuna geçtikten sonra #Otizmli oğlum Demirkan’ın Evde Bakım Yardımı kesildi.
Sesimi duyurabilmek, yalnızca kendi evladım için değil aynı durumda olan tüm engelli bireyler ve aileleri için bir şeyleri değiştirebilmek adına açlık grevine başladım.
8 günün sonunda, evlatlarımın bana ihtiyacı olduğu için sonlandırmak zorunda kaldım.
Ardından aylarca buradan sesimi duyurmaya çalıştım. Kıymetli dostlarım yanımda oldu, destek verdi. Fakat ne yazık ki kendi camiamızdan bu mücadeleye omuz verenlerin sayısı 10-15 kişiyi geçmedi.
Oysa benim mücadelem sadece Demirkan için değildi.
Hepimiz içindi.
O günlerde defalarca söyledim:
"Bugün bana, yarın sana…"
Yaklaşık 1000 kişinin bulunduğu bir WhatsApp grubunda bile “Gelin, destek olun; bu hepimizin mücadelesi” diye çağrı yaptım. Yine 10-15 kişi dışında ses çıkmadı.
Bir hak mücadelesi 3 günde, 5 günde sonuç vermedi diye bırakılmaz.
Evet, hepimizin hayatı zor.
Evet, engelli ailelerinin omuzlarındaki yük çok ağır.
Ama susmanın bedelinin çok daha ağır olduğunu artık görmek zorundayız.
Aşağıdaki röportajı dahi annem hastanede yatarken, onu hemşirelere emanet edip hastanenin yanındaki bir kafede vermiştim. Çünkü bir şeylerin değişmesini istiyorsak, birilerinin ses çıkarması gerektiğine inanıyordum.
Uzun süre mücadele ettim.
Sonra baktım ki 10-15 kişiyle koskoca bir sistemin karşısında sonuç almak mümkün değil…
Ben de bıraktım.
Ta ki #UğurYıldırım’ın bakım evindeki ölümüne ve ardından Urla’da bir annenin çaresizlik içinde evladıyla birlikte bu hayattan göçmesine kadar…
O zaman kendime şunu söyledim:
YETER!
Bugün artık mesele yalnızca benim oğlumun bakım yardımı değil.
Mesele; engelli bireylerin yaşam hakkı.
Mesele; bakım veren annelerin ve ailelerin tükenmişliği.
Mesele; engelli emeklilerin geçim mücadelesi.
Mesele; eğitim, sağlık, istihdam, erişilebilirlik ve sosyal güvence.
Mesele; biz öldükten sonra çocuklarımızın ne olacağı korkusuyla yaşamamız.
Mesele; insan onuruna yaraşır bir hayat.
Sorunlarımız farklı olabilir.
Birimizin derdi bakım yardımıdır.
Birimizin engelli aylığıdır.
Birimizin çocuğunun eğitimidir.
Birimizin sağlık hizmetine erişimidir.
Birimizin istihdamıdır.
Birimizin emekliliğidir.
Ama HEPİMİZİN "Ben öldükten sonra evladıma kim bakacak?" korkusudur.
Sonunda hepimiz aynı yerde buluşuyoruz: HAKlarımızda.
Bu nedenle bu kez mücadeleye yalnız başlamayacağım.
#EngelliHaklarıİçinBirlikte diyeceğim.
Çünkü artık "benim sorunum" değil, "bizim sorunumuz"demek zorundayız.
Birimizin hakkı elinden alınırken diğerimiz susarsak, sıra bize geldiğinde yanımızda kimseyi bulamayız.
Engelli bireyler, anneler, babalar, kardeşler, bakım verenler…
Artık birbirimizin sesine ses olma zamanı.
Binlerce kişi ayrı ayrı fısıldamak yerine,
birlikte haykırırsak duyulacağız.
Bugün bana, yarın sana değil artık…
BUGÜN HEPİMİZE.
#EngelliHaklarıİçinBirlikte
İzmir'de 60 yaşındaki bir anne ;
lösemi tedavisi gören zihinsel engelli 19 yaşındaki oğlunu tabancayla vurarak öldürdükten sonra kendi yaşamına son vermiş...
Üzerine konuşulacak hiçbir şey yok.
Bunun ucu çok ağır bir maddi manevi çaresizlik ve yalnız bırakılmışlık hikayesidir , eminim ...
Çok üzücü ...
Bu sonda emeği olanlar utansın.