Found something I didn't expect to find: A quiet gem for Göztepe history. November 1969, Wales. HTV news film silent, black and white of the Turkish side training in Cardiff, then meeting Cardiff City men on Barry beach: stones skimmed into the sea, a walk to the Water’s Edge Hotel. No match footage. Just the trip. Sometimes that’s the real archive.
Source : HTV Wales archive (via Aberystwyth
University)
#göztepe#cardiffcity
tipe bak amına çaktığım so eine will mich im internet fertig machen dass nennt mich Pferd dass hat Pferd im İnternet gefunden dass nennt mich Pferd
ezberi üstünde çalışıyorum genel olarak lazım olacağa benziyor
Bir Türk takımı Avrupa’da rakibini penaltılarla değil, yazı turayla elemişti…
1968’de Göztepe, Fransız devi Marsilya ile eşleşti. İlk maç Alsancak’ta 2-0 Göztepe’nin, rövanş Velodrome’da 2-0 Marsilya’nındı. Uzatmalar da gol getirmeyince skor 2-2’de kaldı.
Penaltılar henüz yoktu. Hakem cebinden bir madeni para çıkardı.
Yazı–tura atıldı. Ve turu geçen taraf: Göztepe oldu.
Bir dönem Avrupa’da kaderi belirleyen şey, VAR değil; bir bozuk paraydı.
#Anecdote #FutbolHikayeleri #Göztepe
Alman gazeteci Günter Wallraff, 1983 yılında sıra dışı bir iş yapmaya karar vermişti. Kılık değiştirip 2 yıl boyunca Türk işçisi “Ali Levent Sinirlioğlu” takma adıyla çalışacak, böylece misafir işçilerin çalışma şartlarını yakından görmüş olacaktı.
Siyah bir peruk ve lens taktı. Türk bir babanın Yunanistan’da büyüyen oğlu olarak Türkçesinin az olduğunu söyleyecekti. Tüm hazırlıklarını tamamladıktan sonra gazeteye ilan verdi: “Sağlam ve yapılı yabancı işçi iş arıyor. Ağır ve pis işlerde çalışırım. Ücret önemli değil.” İlk bulduğu işlerden biri inşaat işiydi: