16 Eylül 2026 saat 13.30’dan sonra emir verip 17 Eylül saat 13.30’dan önce emirleri iptal edilen yatırımcılar açısından öncelikle emrin hangi aşamaya kadar ilerlediği ve hangi kurum tarafından iptal edildiği tespit edilmelidir.
Emirlerin MKK’da görünmemesi, emrin hiç verilmediğini veya yatırımcının hak sahibi olmadığını tek başına göstermez. Aracı kurumdan emrin oluşturulma saati, TEFAS’a iletilip iletilmediği, emir referans numarası, iptal saati, iptal kodu ve işlemi gerçekleştiren sistem hakkında yazılı açıklama istenmelidir.
TEFAS’ın iptali kendisinin yaptığını bildirmesi, bankanın ise sorumluluk kabul etmemesi hâlinde, her iki kurumun açıklamaları yazılı olarak alınmalı ve SPK’ya başvurulmalıdır. Takasbank ve MKK kayıtlarının da incelenmesi, emrin hangi aşamada iptal edildiğinin ve neden MKK kayıtlarında görünmediğinin açıklığa kavuşturulması talep edilmelidir.
Burada önemli olan, yalnızca emrin bankanın ekranında oluşturulmuş olması değil, TEFAS’a hangi saatte iletildiği ve sistemde hangi işlem statüsünde bulunduğudur. Bu kayıtlar, sorumluluğun hangi kurumda olduğunun belirlenmesi açısından kritik önemdedir.
SPK’nın 28 Eylül 2026 tarihli açıklaması, 17 Eylül’de TEFAS’ta işleme kapatılma nedeniyle iptal edilen talimatlar bakımından önemlidir. Ancak 16 Eylül’de verilen emirlerin tamamının aynı hukuki statüde olduğu varsayılamaz. Her emrin zaman damgaları ve işlem geçmişi ayrı ayrı incelenmelidir.
Bu gruptaki yatırımcıların öncelikle yazılı kayıt taleplerinde bulunmasını, delillerini korumasını ve ardından somut duruma göre hukuki başvuru yolunu belirlemesini öneririm.
16 Eylül 2026 saat 13.30’dan sonra emir verip 17 Eylül saat 13.30’dan önce emirleri iptal edilen yatırımcılar açısından öncelikle emrin hangi aşamaya kadar ilerlediği ve hangi kurum tarafından iptal edildiği tespit edilmelidir.
Emirlerin MKK’da görünmemesi, emrin hiç verilmediğini veya yatırımcının hak sahibi olmadığını tek başına göstermez. Aracı kurumdan emrin oluşturulma saati, TEFAS’a iletilip iletilmediği, emir referans numarası, iptal saati, iptal kodu ve işlemi gerçekleştiren sistem hakkında yazılı açıklama istenmelidir.
TEFAS’ın iptali kendisinin yaptığını bildirmesi, bankanın ise sorumluluk kabul etmemesi hâlinde, her iki kurumun açıklamaları yazılı olarak alınmalı ve SPK’ya başvurulmalıdır. Takasbank ve MKK kayıtlarının da incelenmesi, emrin hangi aşamada iptal edildiğinin ve neden MKK kayıtlarında görünmediğinin açıklığa kavuşturulması talep edilmelidir.
Burada önemli olan, yalnızca emrin bankanın ekranında oluşturulmuş olması değil, TEFAS’a hangi saatte iletildiği ve sistemde hangi işlem statüsünde bulunduğudur. Bu kayıtlar, sorumluluğun hangi kurumda olduğunun belirlenmesi açısından kritik önemdedir.
SPK’nın 28 Eylül 2026 tarihli açıklaması, 17 Eylül’de TEFAS’ta işleme kapatılma nedeniyle iptal edilen talimatlar bakımından önemlidir. Ancak 16 Eylül’de verilen emirlerin tamamının aynı hukuki statüde olduğu varsayılamaz. Her emrin zaman damgaları ve işlem geçmişi ayrı ayrı incelenmelidir.
Bu gruptaki yatırımcıların öncelikle yazılı kayıt taleplerinde bulunmasını, delillerini korumasını ve ardından somut duruma göre hukuki başvuru yolunu belirlemesini öneririm.
#KHA FONU İÇİN 16 Eyl 13:30 sonrası emir verip PBLK OLANLAR 61 SAYILI BÜLTENE GÖRE kesinleşmiş fiyat üzerinden tasfiye bakiyesine katılmadan alacaklarını alması gereken kişilerdir. Satış talimatı verip #PBLK olanlar için ödemeler yapılmış olup satış talimatı verenler de vermeyenler gibi aynı havuza alınmış bunun neticesinde eksik ödeme kısmı için zarar doğmuştur.
SPK YA DAVA AÇIYORUM...
Arkadaşlar.. Spk ya. Dava sürecinde
Nasıl yürüyecek anlatacağım.
ilk olarak ihtar çektik spk 30 gün içinde Cvp vermek zorunda...
İhtar dilekçesi aşağıdaki gibidir..
SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANLIĞI’NA
BAŞVURAN (YATIRIMCI): [Adınız Soyadınız] - (T.C. Kimlik No: [T.C. Numaranız])
ADRES: [Adresiniz]
TELEFON: [Telefon Numaranız]
E-POSTA: [E-posta Adresiniz]
KONU: 17 Eylül 2026 tarihli fon işlemlerinin durdurulması ve tasfiye süreci neticesinde uğradığım 706.374,20 TL’lik gerçek zararımın 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'un 13. maddesi uyarınca tazmini talebidir.
AÇIKLAMALAR:
1. Devlet denetimindeki sermaye piyasalarına güvenerek Pardus Portföy İkinci Hisse Senedi Fonu’na (KHA) yatırım yapmış meşru bir yatırımcıyım. 17 Eylül 2026 tarihi itibarıyla söz konusu fonda 667.506 adet katılma payım bulunmaktaydı. Bu fon, ağırlıklı olarak BIST 30 hisselerinden oluşmakta olup anında nakde çevrilebilir varlıklar içermektedir. Dolayısıyla fonun likidite açısından herhangi bir sıkıntı yaratmayacak bir yapıda olduğu açıktır.
2. Son serbest işlem günü olan 16 Eylül 2026 tarihinde KHA fonunun birim pay değeri 4,555175 TL olarak gerçekleşmiş olup, paylarımın o tarihteki toplam değeri 3.040.606,64 TL idi.
3. Kurul, 17 Eylül 2026 tarihinde KHA fonunun TEFAS alım-satım işlemlerini tamamen durdurmuş ve fonu zorunlu tasfiye sürecine almıştır. Bu idari tasarruf neticesinde kendi irademle fonumu satma ve mülkiyetimi koruma hakkım tamamen engellenmiştir.
4. Fonun kurucusu Pardus Portföy Yönetimi A.Ş., aynı gün kamuoyuna “Şirketimizin likidite ile ilgili hiçbir sıkıntısı bulunmamakta olup, SPK tarafından gerekli izinler verildiği takdirde tüm yatırımcılarımızın talepleri derhal karşılanacaktır” şeklinde açık ve kesin bir beyanat yapmıştır. Bu beyanat, fonun anında nakde çevrilebilir nitelikte olduğunu ve Kurul’un işlemleri durdurmaması halinde yatırımcıların 16 veya 17 Eylül 2026 tarihli birim pay değerleri üzerinden derhal ödeme alabileceklerini açıkça ortaya koymaktadır. Buna rağmen Kurul, yatırımcıların nakde ulaşmasını engellemiş, mülkiyetini kilitlediği fona fiyat sabitlemesi uygulamamış ve alternatif koruma tedbirleri almamıştır.
5. Satış yapmam engellenmişken, fonun içindeki varlıkların zorunlu satışı sırasında oluşan piyasa dalgalanmaları nedeniyle fon fiyatı sürekli erimiş; müdahale edemediğim bu değer kaybı doğrudan şahsıma yansıtılmıştır. Tasfiye süreci sonucunda hesabıma yalnızca 2.334.232,44 TL yatırılmıştır.
6. Aradaki fark olan 706.374,20 TL tutarındaki zarar, Kurul’un hizmet kusuru niteliğindeki işlemlerinin doğrudan ve kaçınılmaz sonucudur. İdare, mülkiyete müdahale ediyorsa mülkün değerini koruyacak önlemleri de eş zamanlı almak zorundadır. Satışı yasaklayıp değer erimesini izlemek ve alternatif ödeme yollarını kapatmak açık bir hizmet kusurudur. Üstelik Pardus Portföy’ün bizzat yaptığı “likidite sorunu yoktur, izin verildiğinde talepler derhal karşılanacaktır” şeklindeki resmi açıklaması, tasfiye kararı alınmasaydı yatırımcıların 16 veya 17 Eylül fiyatlarından ödeme alacağını somut olarak ortaya koymaktadır. Bu beyanat, idarenin müdahalesinin ölçüsüzlüğünü ve zararın doğrudan idari işlemden kaynaklandığını ispatlayan temel delildir.
7. Bu nedenle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesi kapsamında; uğradığım 706.374,20 TL net zararın, zararımın kesinleştiği 8 Ekim 2026 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafıma ödenmesini talep ediyorum.
HUKUKİ DAYANAK: Anayasa m.35 (Mülkiyet Hakkı), 2577 Sayılı İYUK m.13, 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat.
EKLER:
· Ek-1: MKK Hesap Dökümü (16 Eylül 2026 Tarihli)
· Ek-2: Banka Dekontu (8 Ekim 2026 Tasfiye Ödemesi)
· Ek-3: Pardus Portföy’ün 17 Eylül 2026 Tarihli Kamuoyu Açıklaması Metni
Gereğinin yapılmasını ve talebimin olumlu karşılanmasını arz ederim.
#PBLKolağandırHemenÖde
KHA fonunda PBLK statüsünde olmasına rağmen tasfiye fiyatı üzerinden ödeme alan yatırımcılar olduğunu görüyorum ve bu konuda oldukça fazla mesaj alıyorum.
#KHA fonunda yatırımcı olan ve emir verdiğinde PBLK statüsünde görünen ama alacağını tasfiye fiyatına göre alan kişilerin (bu da 16 eylül fiyatının %27 aşağına denk gelmektedir) hakları açıkça gasp edilmiş ve bu kişilerin dava hakları doğmuştur!
İdare resmen bu kişilerin %27'lik alacağını gasp etmiştir. İdarenin bu işlemi sebebiyle zarara uğrayan kişilerin kişilerin alacakları hukuk yolu ile tazmin edilecektir!
KHA fonunda PBLK statüsünde olmasına rağmen tasfiye fiyatı üzerinden ödeme alan yatırımcılar olduğunu görüyorum ve bu konuda oldukça fazla mesaj alıyorum.
#KHA fonunda yatırımcı olan ve emir verdiğinde PBLK statüsünde görünen ama alacağını tasfiye fiyatına göre alan kişilerin (bu da 16 eylül fiyatının %27 aşağına denk gelmektedir) hakları açıkça gasp edilmiş ve bu kişilerin dava hakları doğmuştur!
İdare resmen bu kişilerin %27'lik alacağını gasp etmiştir. İdarenin bu işlemi sebebiyle zarara uğrayan kişilerin kişilerin alacakları hukuk yolu ile tazmin edilecektir!
Atilla Yeşilada: "Siyasette her zaman win-win olmaz. Bazen iki riskten küçüğünü çekmek lazım. Söylediklerimin tüm izleyicilerin tepkisini çekeceğini bilerek Sayın Erdoğan'a rica ediyorum. Bütçeden ödeyin bu insanları. Bırakın vergi mükellefi biraz bağırıp çağırsın. Ne zaman bağırıp çağırmadı ki? Sen şimdi öde. Ondan sonra suçlu olanların mal varlıklarını nakde çevirip bütçeye irat (gelir) kaydedersin."
#ANAPARAyoksaSANDIKvar#1milyonüstüTAMANAPARA
Her birimizin ayrı bir hikâyesi, yarım kalan hayalleri, bekleyen umutları var. Bu mesele yalnızca para değil; güven, adalet ve insan onuru meselesi.
Biz unutmadık, vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz.
#TekGundemANAPARA
PBLK’LI YATIRIMCILAR İÇİN 4 ADIMDA HUKUKİ YOL HARİTASI
PBLK yalnızca bir ekran kaydı olarak görülmemeli. Satış emrinin zamanı, işlem durumu, blokaj kayıtları ve takasın neden tamamlanmadığı birlikte incelenmeli. Yatırımcının hukuki hakkı bu belgeler üzerinden ortaya konulmalı.
1. ADIM: ARACI KURUMA, MKK’YA VE İLGİLİ KURUMLARA YAZILI BAŞVURU
Satış emirlerinin tarih ve saatlerini, emir durumlarını, PBLK blokajının oluşma ve değişme kayıtlarını, işlemin neden sonuçlanmadığını ve varsa kısmi ödemelerin hesaplanma yöntemini belgeleyin.
Noter ihtarnamesiyle haklarınızı saklı tuttuğunuzu, yapılan ödemeleri hangi alacak kalemine ilişkin kabul ettiğinizi ve varsa bakiye alacağa ilişkin itirazlarınızı açıkça bildirin.
Önemli: İhtarnamenin tek başına dava açma sürelerini durdurduğunu varsaymayın.
2. ADIM: DELİLLERİ TOPLAYIN VE SORUMLULUĞU SOMUTLAŞTIRIN
Satış emirleri, hesap ekstreleri, MKK kayıtları, blokaj geçmişi, aracı kurum yazışmaları, fon izahnamesi ve tasfiye kararlarını bir araya getirin.
Somut olayın özelliklerine göre güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık veya görevi kötüye kullanma gibi suçların unsurlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir.
Ancak her takas aksaklığı suç oluşturmaz. Ceza sorumluluğu, kişilerin somut eylemleri ve deliller üzerinden değerlendirilmelidir.
3. ADIM: İDARİ DAVA SÜRELERİNİ KAÇIRMAYIN
SPK’nın kararları ve duyurularının hukuki niteliği, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem oluşturup oluşturmadığı, davacının menfaati ve uygulanacak özel hükümler ayrı ayrı incelenmelidir.
İptal davası ve yürütmenin durdurulması talebi, hukuki şartları varsa gündeme gelebilir. Genel idari dava açma süresi kural olarak 60 gündür; ancak her işlem bakımından başlangıç tarihi ve uygulanacak özel düzenlemeler ayrıca belirlenmelidir.
Bir duyurunun yayımlanma tarihini herkes için otomatik süre başlangıcı kabul etmeyin. Süre hesabını somut işlem ve tebliğ/öğrenme koşullarına göre yaptırın.
4. ADIM: ALACAK DAVASI VE İHTİYATİ TEDBİR SEÇENEĞİNİ DEĞERLENDİRİN
Fon kurucusu, portföy yönetim şirketi, aracı kurum veya diğer sorumlulara yöneltilecek talepler; görevli mahkeme, hukuki ilişki ve sorumluluk dayanağı belirlenerek oluşturulmalıdır.
Satış emrinin hukuki sonucu, takasın neden tamamlanmadığı, yatırımcının alacak hakkının doğup doğmadığı ve zararın nasıl hesaplanacağı somut delillerle ortaya konulmalıdır.
İhtiyati tedbir veya şartları varsa ihtiyati haciz talep edilebilir. Bununla birlikte, talebin hangi malvarlığına yöneltileceği, yaklaşık ispat koşulları ve tasfiye rejimi dikkate alınmalıdır. Tedbir kararı alınması ya da tasfiye parasının doğrudan yatırımcıya ödenmesi garanti değildir.
SONUÇ
PBLK kaydı tek başına her durumda kesinleşmiş alacak anlamına gelmez; ancak satış emri, blokaj, işlem kayıtları ve takas süreciyle birlikte değerlendirilmesi gereken önemli bir delil olabilir.
Hak kaybını önlemek için üç husus geciktirilmemelidir: DELİLLERİN KORUNMASI, SÜRELERİN KONTROLÜ VE SOMUT OLAYA UYGUN DAVA STRATEJİSİ.
Her yatırımcının emir saati, fonu, blokaj geçmişi ve ödeme durumu farklı olabileceğinden, hukuki yol haritası kişisel kayıtlara göre belirlenmelidir.
PBLK’lı Yatırımcılar İçin 4 Adımda Hukuki Yol Haritası Önerisi: ⬇️
Nereye, Nasıl ve Ne Zaman Başvurulur?
Satış emri kesinleştiği halde "alacaklı değil, zarara ortak hissedarsınız" denilen yatırımcılar haklarını nasıl koruyabilir?
Noter, Savcılık, Danıştay ve Ticaret Mahkemesi süreçleri için sade bir rehber: ⬇️
Fon tasfiyesi sürecinde, 16 Eylül 2026 günü ve öncesinde hukuka ve kurallara uygun şekilde;
- Satış emri veren,
- Emri eşleşen ve
- Paylarına PBLK (Pay Blokesi) konulan
on binlerce yatırımcı, bugün çok kritik bir yol ayrımında.
17 Eylül’de resmi bültenle "alacaklısınız, paranız önce ödenecek" denilen yatırımcılara, 28 Eylül duyurusu ve 14 Ekim Meclis açıklamasıyla "alacaklı değil, sıradan pay sahibisiniz" deniliyor.
Peki yatırımcı, bu tablo karşısında ne yapmalı?
Hukuk devletinde hak aramak sadece beklemek değildir; doğru kapıyı, doğru zamanda ve doğru hukuki argümanlarla çalmaktır.
Karşımızda dört boyutlu bir sorun olduğu için tek bir başvuru yeterli değildir.
Süreci birbirini tamamlayan 4 Hukuki Adım ile netleştirmek gerekir.
İşte adım adım yapılması gerekenler:
💔 BİZİM PARAMIZLA BİZİ ÇARESİZ BIRAKTINIZ!
Bir ayı aşkın süredir kendi alın terimizle kazandığımız birikimlerimize ulaşamıyoruz.
Evinde huzuru kaçan, borcunu ödeyemeyen, geleceğini planlayamayan insanlar var!
Biz bu parayı sokakta bulmadık! Yıllarımızı verdik, emeğimizi verdik, devletimizin kurumlarına güvendik!
⚖️ ALMAK BİZİM KARARIMIZDI, SATAMAMAK DEĞİL!
Soruşturmalar sürsün, sorumlular belirlensin. Ama masum yatırımcıların anaparası daha fazla bekletilmesin!
💰 16 EYLÜL FON FİYATI ÜZERİNDEN ANAPARAMIZIN TAMAMI ÖDENSİN, ENFLASYON KAYBIMIZ GİDERİLSİN!
BİZİM SABRIMIZI DEĞİL, ADALETE OLAN GÜVENİMİZİ KORUYUN!
#HalkınTeveccühü..!