Tahkir edici, kaba ve yaralayıcı üsluptan uzak kalmaya çalışıyorum ama muhalif görünümlü azgınlarla anladıkları dilden konuşmak dışında bir seçenek kalmıyor.
Osman Gökçek’le bir kardeşliğim var, o da AK Parti’de yol arkadaşlığıdır.
Hiçbir dönem ciddiye aldığım biri olmadın.
Çünkü:
Gazeteci kisvesi altında ve muhalif görünümle espiyonaj faaliyeti yürüttüğünü biliyorum
BND işi bir kenarda kalsın, uygun vakitte sorarlar.
Şu anda sistemin içinde kullanımdasın, raf ömrün dolduğunda kapını çalarlar.
İfade tutanağına gelince.
Hani Ahmet Gökçek’le ilgili bilgileri aldığını söylediğin site var ya, girdim, oradaydı.
Sen bu mavrayı bırak.
Dışarıda ahkam keserken savcılıkta Melih Gökçek’in isminden niye hiç söz etmedin?
Melih Başkan savcılık yolundayken Osman Gökçek’i arayıp hangi konuda yardım istedin?
@zafersahin06 Mevzu konut eksikliği değil. Yasalar ev sahibini mağdur ediyor, 3-5 yıl sonra kira bedeli çekirdek bedeline dönüyor. Dolayısı ile herkes ilkmverirken yüksek veriyor
@birgun_mutlaka_ Sen bilmezsin, 2001 de miillet birbirinden gaz parası benzin parası isterdi. Arsaların avleirn dükkanalrın fiyatı çeyreğine düşmüştü. Şimdi piyasada lüksten vazgeçen yok
@ajansmuhbir1923 Malesef parti ayırmaksızın hepsi yerlerde sürünüyor. Eş dost torpiliyle işe gir, haftada 3 gün işe gel. Bir bakanlıkta işim vardı, saat 14 e randevu verdiler. Mesai 13.30 da başlar. Saat 13.50 gibi asansör elinde alışveriş poşetleriyle memur kaynıyorsu
Benim verdiğim ifade eşim de yok, diyor , utanmadan şimdi söyle bakalım fetönün kurguladığı
Sinan ATEŞ kumpas davasında daha , hiç bir şey belli değilken , ifadeler tamamlanmamışken, dosyada gizlilik kararı varken , belgeleri nasıl yayınladın @muratagirel
O ifadelere O bilgilere nasıl ulaşilacağını sen daha iyi bilirsin
@aslnoguzhannn Almanyadaki kayıtları müvekkiline kim verdiyse şamil beye de türkiyedeki denkleri vermiştir. Bnd ye çalışırken gazetecelik, türk devletine çalışırken aauuvv olmaz.
Murat Ağırel, Timur Soykan, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu ve diğer muhalif gazetecilerin, Melih Gökçek ve ailesi hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin gazetecilik adına soru sorma hakkını, kendi gazetecilik pratikleri bakımından tartışmalı buluyorum.
Çünkü bugün Melih Gökçek ve ailesine yöneltilen iddiaların benzerleri, hatta daha ağırları kamuoyunda tartışılırken; Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu'nun Hırvatistan'da kurduğu ve şirketinin ortak olduğu şirket hakkında aynı ısrarla araştırma yapılmadı, aynı sorular sorulmadı, aynı gazetecilik refleksi gösterilmedi.
Gazetecilik, siyasi kimliğe göre değişen bir meslek değildir. Bir iddia kim tarafından ortaya atılmış olursa olsun, gazetecinin görevi aynı soruları aynı cesaretle sorabilmektir. Bir siyasi aktör hakkında "hesap verin" denilerek soruşturma savcısı gibi iddia makamı olunuyor, başka bir siyasi aktör hakkında "hesap verin" demek yerine iddiaları ve delilleri çürütmek adına savunma makamı olunuyorsa, bunun adı gazetecilik değil partizanlıktır.
Bu nedenle sözünü ettiğim isimler, Melih Gökçek ve ailesi hakkında ancak muhalif birer vatandaş olarak soru sorabilirler; fakat aynı gazetecilik ölçüsünü CHP'li belediyelere ve onların çevresindeki isimlere uygulamadıkları sürece, kendilerini bu soruşturmanın üzerinde konumlandıran bir gazetecilik otoritesi olarak görmelerini doğru bulmuyorum.
Melik Gökçek ve ailesine yönelik bir soru sorulacaksa o soruyu CHP'li belediyelere yönelik soruşturmalarda elde edilen deliller ve iddialar karşısında muhataplara soru soran gazeteciler sorabilir.
Bu nedenle CHP'li belediyelere yönelik yürütülen soruşturmalarda muhataplarına sorular sorup, iddiaları destekleyecek belgeler paylaştıysam Melih Gökçek ve ailesine yönelik iddialar hakkında da sorularımı sormaya devam edeceğim.
Yeni bir bilgi, yeni bir belge veya yeni bir bağlantı ortaya çıktıkça, bunların doğurduğu yeni soruları da muhataplarına sormaya devam edeceğim.
Benim meselem, sorunun kime sorulduğu değil; aynı sorunun herkese sorulup sorulamadığıdır.
06.06.2026 Cumartesi günü Niğde’de hizmet veren 51 Nirvana Restoran’a, camda ve duvarda gördüğümüz “aile menüsü” ilanına güvenerek eşim ve üç çocuğumla birlikte girdik. Özellikle beş kişilik karışık aile menüsü istedik, yanına da iki küçük su ve beş küçük ayran söyledik. Önümüze gelen tabakta bir adet kebap, ciğer şiş, et şiş ve tavuk vardı.
Hesap ödeme aşamasına geldiğimizde önümüze 4.650 TL tutarında bir hesap getirildi. Asgari ücretle çalışan biri olarak bu rakam karşısında açıkçası şok oldum. Dışarıda ilan edilen aile menüsüne istinaden sipariş verdiğimizi özellikle belirtmeme rağmen, siparişi alırken menünün fiyatı konusunda hiçbir bilgilendirme yapılmadı. Yalnızca içeride bir liste getirildi, ancak dışarıdaki aile menüsü ilanının fiyatıyla ilgili net bir açıklama yapılmadı.
Ne yediğimizi detaylı göstermeyen ancak ödediğim tutarı içeren fişim elimde mevcut. Çocuklarım üzülmesin, mahcup olmayalım diye itiraz etmeme rağmen mecburen ödemeyi yaptım. Hem ilan edilen aile menüsü ile içeride çıkarılan hesabın uyumsuzluğu hem de bu fiyata dair hiçbir ön bilgilendirme yapılmaması nedeniyle mağdur edildiğimi düşünüyorum.
Ödediğim ücretin, özellikle fazla alındığını düşündüğüm kısmının tarafıma iade edilmesini ve bu konuda gerekli incelemenin yapılarak benzer mağduriyetlerin yaşanmaması için restoranın fiyat ve bilgilendirme uygulamalarının gözden geçirilmesini talep ediyorum.
#şikayetvar dan alıntı.
@muratagirel Sen eşimde yokken falan filan hikayesini bırak. Senin eline almanyadaki varlığı kim verdiyse o da ordan almıştır. Sen sorduğu soruya cevap ver, savcılıkta niye melih gökçeğe s isnat edemedim?
Cemal Enginyurt’un oğlu kara paradan, danışmanı fuhuşa aracılıktan alındı. MASAK raporu ve ifadeden detaylar
• YouTube | Ece Sevim ile DOSYA’da.
https://t.co/WwzUuxe25U