Haksız bir suçlamayla tutuklanan kıymetli dostumuz Mehmet Canbeyli tahliye oldu.
Kendisine, ailesine ve sevenlerine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor; adaletin ve hukukun herkes için eksiksiz şekilde tecelli edeceği günlere olan inancımızı koruyoruz.
‼️ Bugün Halfeti ilçesinde halihazırda yapılmaya devam eden promosyon ihalelesinde verilen teklifler Türkiye gerçeklerinden oldukça uzaktır. Bugün gerçekleştirilen promosyon ihalesinde en yüksek teklifi 60 bin lira nakit ve 5 bin lira paraf puan ile Halkbankası vermiştir. Yaklaşık 800 eğitim çalışanın bulunduğu Halfeti ilçemizde 65 bin liralık teklif son derece komik rakamdır. Promosyon sözleşmesi henüz imzalanmamıştır. İhalenin tekrarlanması ve masaya gerçekçi tekliflerle gelinmesi gereklidir.
✅️ İlk olarak Halfeti İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve yetkili sendikanın ihaleyi imzalamaması gerekir. Ayrıca Halfeti İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün anket açarak ilçede görev yapan tüm eğitim çalışanlarına promosyondan beklentilerini sormalarını istiyoruz. Ayrıca ilçedeki yetkili sendikanın diğer sendika ilçe başkanları ile bir araya gelerek promosyon konusunda bir yol haritası oluşturmalarını istiyoruz.
❌️ Türkiye' de diğer iş kollarına promosyonlarda çok daha yüksek miktarlar teklif eden bankaların sıra eğitim çalışanlara geldiğinde verdikleri teklifler son derece komik rakamlardır. Bankalar eğitim çalışanlarını hangi gözle görmektedir? Halfeti'de bankaların verdikleri teklifler emeğimizin ne kadar değersizleştirilmeye çalışıldığının göstergesidir. Bankaların Halfeti'deki eğitim çalışanlarını mutsuz ve umutsuz yapma hakları yoktur. Halfeti'deki eğitim çalışanları olarak kimse bizden bu teklifleri kabul etmemizi asla beklemesin. Eğitim çalışanları olarak bu dayatmayı kabul etmiyoruz. Halfeti de bankaların masaya gerçekçi tekliflerle gelmesini bekliyoruz.
💪Hürriyetçi Eğitim Sen olarak sürecin her aşamasını titizlikle takip ettiğimizi ve eğitim çalışanlarımızı hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız...
@halfetikm@halfetimem63@sanliurfammem63@hasansildak
Gece Resmî Gazete’de sendika üye sayıları yayımlandı.
Sabah enflasyon açıklandı.
Tesadüf müdür, mesaj mıdır bilinmez ama kamu çalışanına aynı gün içinde iki ayrı tablo gösterildi.
Bir tarafta düşük açıklanan enflasyon…
Diğer tarafta yüksek çıkan yetkili sendika üye sayıları…
Yani kamu çalışanının maaşı erirken, alım gücü düşerken, pazarda, markette, kirada, faturada nefesi kesilirken; bu düzenin sendikal temsil gücü hâlâ büyüyor.
İşte asıl manidar olan tablo budur.
Enflasyon düşük çıkar, maaş zammı düşük kalır.
Yetkili sendikanın üye sayısı yüksek çıkar, kamu çalışanının sesi yine duyulmaz.
Bu ters orantı, aslında yıllardır yaşadığımız sendikal düzenin en açık özetidir.
Kamu çalışanı yoksullaşırken, onu temsil ettiğini söyleyen anlayış güçleniyorsa; burada artık sadece rakamlara değil, vicdanlara da bakmak gerekir.
Belki de aynı gün açıklanan bu iki veri kamu çalışanına açıkça şunu söylüyor:
Anlayın artık.
Maaşınızın neden eridiğini de anlayın.
Haklarınızın neden masada kaldığını da anlayın.
Yetkinin kimde olduğunu, sonucun kimin cebinden çıktığını da anlayın.
Ama bütün bu tablo içinde umut veren bir gerçek de var:
Hürriyetçi Eğitim Sen, Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri kolunda 30.447 üye sayısına ulaşarak Türkiye’nin 5. büyük eğitim sendikası olmuştur.
Bu sadece bir sendikanın büyümesi değildir.
Bu; sessizliğe itiraz edenlerin, çaresizlik dayatmasına boyun eğmeyenlerin, “böyle gelmiş böyle gider” diyenlere karşı ayağa kalkanların büyümesidir.
Geçtiğimiz yıla göre binlerce eğitim çalışanı daha bu mücadeleye omuz vermiştir.
Çünkü kamu çalışanı artık şunu görüyor:
Sadece maaş bordrosu değil, sendikal tercih de kaderdir.
Bugün cebimizde eksilen her kuruşta, masada eksik bırakılan her hakta, susulan her haksızlıkta sendikal tercihin payı vardır.
O yüzden artık mesele sadece üye sayısı meselesi değildir.
Mesele, kamu çalışanının kendi emeğine sahip çıkıp çıkmama meselesidir.
Hürriyetçi Eğitim Sen büyüyor.
Çünkü eğitim çalışanı artık temsil edilmek değil, gerçekten savunulmak istiyor.
Kendi adına susanları değil, kendi sesi olanları istiyor.
Kendi emeğini pazarlık konusu yapanları değil, emeğinin hakkını sonuna kadar savunanları istiyor.
Bu tabloyu herkes iyi okumalıdır.
Kamu çalışanı fakirleşirken yetki büyüyorsa, orada sorgulanması gereken çok şey vardır.
Ama Hürriyetçi Eğitim Sen büyüyorsa, orada da büyüyen bir umut, büyüyen bir itiraz, büyüyen bir mücadele vardır.
Yutkunmuyoruz.
Haykırıyoruz.
Çünkü emeğimiz ucuz değil.
Alın terimiz sahipsiz değil.
Kamu çalışanı çaresiz değil.
Ve artık herkes bilsin:
Bu sessizlik bozuldu.
Bu düzen sorgulanıyor.
Bu mücadele büyüyor.
@leventkuruoglu@HurEgitimSen
#enflasyon
#tüik
#egt
2026 Yılı Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumlarına İlk Defa Yönetici Görevlendirme takvimi yayımlandı.
İlgili Yönetmeliğin 17. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince yönetici yetiştirme programına alınacak adaylar belirlenmiş, takvim doğrultusunda adayların 16-23 Temmuz tarihleri arasında eğitim programına katılması ve 25 Temmuz tarihinde e-Sınav ile değerlendirmeye tabi tutulması öngörülmüştür.
Ancak burada önemli bir hakkaniyet sorunu bulunmaktadır.
Adaylar, yönetici olmaya hak kazanabilmek için EKYS’ye girerek bilgi ve birikimlerini ortaya koymuş, bu sınavdan aldıkları puanlarla yönetici yetiştirme programına katılmaya hak kazanmıştır. Buna rağmen nihai değerlendirmede EKYS puanının tamamen yok sayılarak yalnızca e-Sınav sonucunun esas alınması, objektiflik ve ölçme-değerlendirme ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Yönetici adaylarının aylarca emek vererek elde ettiği EKYS puanının hiçbir etkisinin olmaması kabul edilemez. Doğru olan; EKYS puanı ile yönetici yetiştirme programı sonunda yapılacak değerlendirme sınavı puanının birlikte esas alındığı adil ve hakkaniyetli bir değerlendirme sisteminin uygulanmasıdır.
Sayın @Yusuf__Tekin, yönetici görevlendirme sürecinde adayların emeğini ve hakkını koruyacak düzenlemenin bir an önce hayata geçirilmesini bekliyoruz.
@HurEgitimSen@tcmeb@mebpgm
Vergileri toplarken gösterdikleri mahareti, bugün açıklanan enflasyon rakamlarını düşük göstermekte de sergilediler. TÜİK, Haziran ayı enflasyonunu %0,99 olarak açıkladı. Ancak hayatın gerçekleriyle örtüşmeyen bu rakamlar; pazarda, markette ve vatandaşın cebinde hiçbir karşılık bulmamaktadır.
TÜİK’in gerçeğin çok altında açıkladığı enflasyon oranlarına göre bile kamu çalışanlarının maaşları 2026 yılının ilk altı ayında %17,76 oranında erimiştir. 8. Dönem Toplu Sözleşme kapsamında verilen %7’lik zam ve buna eklenen enflasyon farkıyla birlikte 2026 yılının ikinci altı ayı için toplam maaş artışı %13,52 olarak belirlenmiştir. Daha yılın ilk altı ayında yaşanan kayıp dahi telafi edilememişken, açıklanan bu artış kamu çalışanlarını enflasyona karşı korumaktan uzak kalmış, alım gücündeki düşüşü durdurmaya yetmemiştir.
Yoksulluk sınırının 116 bin lira bandına ulaştığı, en düşük memur maaşının yaklaşık 70 bin lira seviyesinde kaldığı bir ortamda kamu çalışanlarına refahtan söz etmek mümkün değildir. Her geçen gün alım gücü düşen, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan kamu çalışanları, ay sonunu getirme mücadelesi vermektedir.
Karar vericilerin bulundukları makamlar ve sahip oldukları imkânlar nedeniyle toplumun gerçeklerinden ne kadar uzaklaştıkları ortadadır. Çünkü yoksulluk sınırının çok altında bir ücretle yüz binlerce kamu çalışanını yaşamaya mahkûm eden anlayışın, vatandaşın yaşadığı ekonomik zorlukları hissetmesi mümkün değildir.
Kamu çalışanları lütuf değil, emeğinin karşılığını istemektedir. Başta refah payı olmak üzere kamu çalışanlarının kayıplarını telafi edecek adımları derhâl atın ve insanca yaşamayı sağlayacak ücret düzenlemesini vakit kaybetmeden hayata geçirin.
@HurEgitimSen@memetsimsek@HMBakanligi
#enflasyon
#memur
#KamuÇalışanıEnflasyonaEzdirilemez
PROJE OKULLARI PROJESİNDEN VAZGEÇİLMELİDİR; ÇÜNKÜ PROJE OKULLARI BU HALİYLE TÜRKİYE’NİN MİLLÎ GÜVENLİK SORUNUDUR...
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı "2026 Yılı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumlarına Yönetici Görevlendirme" sonuçları açıklandı.
Proje okullarında, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi (BİM) ile Kamu Denetçiliği Kurumunun (KDK/ Ombudsmanlık) kararlarında "proje okullarına atamada kriter yok" denilmesine rağmen, MEB bu kararlara uyarak Proje Okulları Yönetmeliğini düzeltmemiştir.
Adı üzerinde olduğu gibi proje okulları bal gibi bir projedir.
Çünkü, Türkiye'nin en zeki, en çalışkan öğrencilerinin sınavla yerleştirildiği okullara...
Hiçbir kriter, hatta meşhur mülakat bile yapılmadan; kariyer, liyakat ve hizmet puanı dahi gözetilmeden, keyfî biçimde öğretmen ve yöneticilerin seçilerek atandığı bir sistemdir...
Amaç, en zeki, en çalışkan öğrencilere hükmetmektir...
Onları eğip bükmektir...
Dolayısıyla proje okulları bal gibi birilerinin babasının çiftliğidir...
Proje Okulları Projesinden Vazgeçilmelidir. Çünkü Proje Okulları Türkiye’nin Millî Güvenlik Sorunudur...
AÇIKLAMANIN TAMAMI
🔽🔽🔽🔽🔽🔽🔽
https://t.co/gDmcmHdrDV
Not: 2022 yılında sınavla oldukça yüksek puan alarak atandım okulumuz yeni proje okulu oldu.
İstifa dilekçemi 19 Haziran’da vermeme rağmen açıklamamı bugün yapmayı tercih ettim.
Çünkü istifa dilekçemi verdikten hemen sonra böyle bir paylaşım yapmış olsaydım, idari süreci etkilemeye çalıştığım ya da kamuoyu baskısıyla kararın değişmesini amaçladığım şeklinde yanlış bir algı oluşabilirdi.
Bana göre doğru olan; önce sürecin netleşmesini beklemek, ardından ise hiçbir beklenti taşımadan yalnızca yaşananları kamuoyuyla paylaşmaktı. Sisteme kararnamemin düştüğünü bugün gördüm dolayısıyla istifam kabul edilmişti resmi olarak.
Bu nedenle açıklamamı bugün yapmayı uygun gördüm. Saygılarımla.
‼️ Bakanlığımız tarafından yönetici atama yönetmeliği güncellendiğinde bütün yönetici atamalarının yaz tatili olmadan tamamlanacağı bildirilmişti. Yani yeni atanan bütün yöneticiler en geç Temmuz ayının başında yeni görev yerlerinde göreve başlamış olacaklardı.
❌️ Milli Eğitim Akademisi, ilk defa yönetici olarak görevlendirileceklerin akademi eğitiminin 29 Haziran - 8 Temmuz tarihleri arasında olacağını açıklamıştı. Pazartesi günü 29 Haziran ve eğitimlerin başlayıp başlamayacağı konusunda hala net bir bilgi yok.
❌️ Gelen bilgilere göre ilk defa yönetici atama takvimi güncellenecektir. Şimdi buradan Bakanlığımıza soruyoruz yönetici adaylarımızın geleceği ne olacaktır? Yönetici adaylarımız dinlenme amaçlı olan yaz aylarında planlamalarını yaparlarken daha ne kadar bekleyeceklerdir? Sürecin akıbetinin belirsizliği ne zaman ortadan kalkacaktır?
✅️ Hürriyetçi Eğitim Sen olarak ilk defa yönetici atama takviminin bir an önce açıklanmasını talep ediyoruz. Ayrıca Milli Eğitim Akademisi tarafından düzenlenecek olan eğitiminde çevrimiçi gerçekleştirilmesini talep ediyoruz. Hürriyetçi Eğitim Sen olarak süreci yakından takip ettiğimizi de kamuoyunun bilgisine sunarız...
@HurEgitimSen@tcmeb@Yusuf__Tekin@mebpgm@M_E_Akademisi
Türkiye'nin birçok ilinde, Bakanlığın yıl sonu seminerlerini çevrim içi yapma kararı doğrultusunda öğretmenlerin işleri kolaylaştırılırken, Kayseri'de hâlâ 29-30 Haziran tarihlerine zümre toplantıları planlanıyor.
İl ve ilçe millî eğitim yöneticileriyle yaptığımız görüşmelerde "Haklısınız" cevabını alıyoruz; ancak konu uygulamaya gelince kimse sorumluluk almıyor.
Sayın Bakanım Yusuf Tekin,
Kayseri Millî Eğitim Müdürlüğü Bakanlığınıza bağlı değil mi? İller arasında oluşan bu uygulama farklılığı, Bakanlığın aldığı kararı fiilen yok saymak değil midir?
Sayın VALİMİZ GökmenÇİÇEK
Sorun olmayan bir konunun sorun hâline getirilmesine artık son verilmelidir. Öğretmenler çözüm, koordinasyon ve adalet bekliyor.
@gokmen_cicek_@kayserivaliligi@kayseriilmem@MelikgaziKay@TalasMEM@CoskunESEN57@OMALKOCOGLU@hacikaya71@Kocasinann38@MelikgaziMEM
2026 yılı mazerete bağlı yer değiştirme duyurusu kapsamında, 2023 Eylül ayında göreve başlayan öğretmenlerimiz için ayrı bir duyuru ile tercih hakkı tanınmasını memnuniyetle karşılıyor ve takdir ediyoruz.
Aile bütünlüğünün korunmasına katkı sağlayacak bu düzenlemenin, uzun süredir beklenti içerisinde olan öğretmenlerimizin mağduriyetlerini gidermesi adına önemli bir adım olduğuna inanıyor; bu kapsamda tercih hakkı elde eden tüm öğretmenlerimize hayırlı olmasını diliyoruz.
#2023EylülAtamasıAileBirliği
2026 Yılı Yaz Tatili Öğretmenlerin Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Duyurusu yayımlandı. Ne yazık ki Millî Eğitim Bakanlığı, ilan edilen “Aile Yılı”nda binlerce öğretmeni ailesinden ayrı bırakmıştır.
Sayın @Yusuf__Tekin,
Defalarca dile getirmemize, sahadan gelen haklı talepleri aktarmamıza rağmen öğretmenlerin sesine kulak vermediniz. Anayasa’nın 41. maddesi devlete aile bütünlüğünü koruma ve sağlama görevi yüklemektedir. Ancak Bakanlık bu sorumluluğu yerine getirmemiştir.
Hizmet süresinde 31 Aralık tarihinin esas alınması olumlu bir adım olsa da, başvurunun son günü itibarıyla MEBBİS modülünde sözleşmeli öğretmenlerin kadrolu öğretmen statüsünde başvuru yapmalarına imkân tanınmamıştır. Bu nedenle 2023 Eylül atamasıyla göreve başlayan ve fiilen 3 yıllık çalışma süresini dolduran öğretmenler yer değiştirme kapsamı dışında bırakılmıştır.
Aile Yılı’nda aileleri ayıran değil, aileleri birleştiren kararlar alınmalıdır. Bakanlığı bu yanlıştan dönmeye, MEBBİS’te gerekli düzenlemeyi yapmaya ve öğretmenlerimizi ailelerine kavuşturmaya davet ediyoruz.
@HurEgitimSen@tcmeb
#AileBirliğiHaktır
#ÖğretmenlerAilesineKavuşsun
#2023EylülAtaması
Birkaç gün önce proje okullarına yapılacak öğretmen ve yönetici atamalarına ilişkin Millî Eğitim Bakanlığını uyarmıştık. Ancak görüyoruz ki Bakanlık, geçmişte yaşanan tartışmalardan ve ortaya çıkan mağduriyetlerden hiçbir ders çıkarmamıştır.
Bugün açıklanması planlanan öğretmen ve yönetici atamalarında yalnızca yönetici atamalarının duyurulması, öğretmen atamalarının ise ileri bir tarihe bırakılması ciddi soru işaretlerine neden olmuştur.
Sormak gerekiyor: Öğretmen atamaları neden ertelenmiştir? Önce yöneticiler atanıp ardından öğretmen kadrolarının şekillendirilmesiyle nasıl bir sonuç hedeflenmektedir?
Zaten yıllardır proje okullarında en çok eleştirilen konu; objektif kriterlerin yokluğu, şeffaflıktan uzak uygulamalar ve kişisel tercihlere dayalı görevlendirme iddialarıdır. Bakanlığın attığı bu adım ise söz konusu eleştirileri ortadan kaldırmak yerine daha da güçlendirmektedir.
Eğitim kurumları belli anlayışların, belli grupların veya belli kişilerin kadrolaşma alanı değildir. Proje okulları da yöneticilerin kendi ekiplerini oluşturacağı özel alanlar değildir. Eğer liyakatten söz edilecekse süreçler şeffaf olmalı; eğer adaletten söz edilecekse herkes için eşit ve denetlenebilir kurallar uygulanmalıdır.
Sayın @Yusuf__Tekin , bugün ortaya çıkan tablo proje okullarına ilişkin eleştirilerin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Öğretmen atamalarını erteleyip yönetici atamalarını önce açıklayarak liyakatten değil, kadrolaşmadan yana bir görüntü verdiniz. Eğer amaç adalet ve ehliyet olsaydı süreçler şeffaf yürütülürdü. Ne yazık ki attığınız bu adım, proje okullarının bir eğitim projesinden çok bir kadrolaşma projesine dönüştüğü yönündeki kanaati daha da güçlendirmiştir.
@HurEgitimSen@tcmeb@mebpgm
#ProjeOkulları
TBMM önünde mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin yapmak istediği basın açıklamasına müdahale edilmesi, hatta bazı öğretmenlerimizin darp edilmesi asla kabul edilemez.
Mülakat marifeti ile mağdur edilen öğretmenler ile emeğinin karşılığını alamayan özel sektör öğretmenleri seslerini duyuramayacaksa nerede konuşacaktır? Sorunları çözmek yerine hak arama mücadelesini engellemek kabul edilemez.
Öğretmenlerimize uzanan elleri kınıyoruz.
@HurEgitimSen@tcmeb@Yusuf__Tekin
Aile bütünlüğü, Anayasa’nın 41. maddesi ile güvence altına alınmış; devletin, ailenin huzur ve refahı için gerekli tedbirleri alacağı açıkça hüküm altına alınmıştır.
Bu kapsamda, 2023 yılında ataması yapılan ve bu yıl mazerete bağlı yer değiştirme başvurusunda bulunmak isteyen öğretmenlerimizin ailelerine kavuşabilmeleri adına, hizmet süresi hesabında 31 Aralık tarihinin esas alınması gerekmektedir.
Bununla birlikte, başvuru sürecinde MEBBİS modülünde gerekli güncelleme yapılarak söz konusu öğretmenlerimizin kadrolu öğretmen statüsünde başvuru yapabilmelerinin sağlanması büyük önem taşımaktadır.
Aksi yönde bir düzenleme yapılmaması hâlinde, binlerce öğretmenimiz ailelerinden ve sevdiklerinden bir yıl daha ayrı kalacak; bu durum hem aile bütünlüğünü zedeleyecek hem de önemli mağduriyetlere yol açacaktır.
Bu nedenle Millî Eğitim Bakanlığının, mazerete bağlı yer değiştirme kılavuzu yayımlanmadan önce gerekli düzenlemeleri yapmasını ve öğretmenlerimizin aile birliği hakkından eksiksiz şekilde yararlanabilmelerini sağlayacak adımları atmasını bekliyoruz.
@HurEgitimSen@Yusuf__Tekin@tcmeb
#AileBirliğiHakkı
#ÖğretmenAilesineKavuşsun
TARİHE NOT
Yıl 2016 Ekim ayı o zaman Türk Eğitim Sen İstanbul Küçükçekmece başkanlığı görevindeyim.
Telefonum çaldı arayan ilçemizden bir öğretmendi.
Eşinin Fetö'dan ihraç olduğunu söyledi.
Kendisine hangi sendikaya üye eşiniz dedim Ebs dedi.
Peki neden ihraç olduğunu sordum, eşinin adına Bank Asya'dan finansman çektiklerini anlattı.
Sendikanızla iletişime geçtiniz mi dediğimde,fetödan ihraç deyince yüzümüze bakmadılar dedi.
Okullarında bizim üyemiz olan bir öğretmen numaramı vermiş.
Ergun Ayyıldız'ı ara,eminim ilgilenecektir demiş.
Ama bir ayrıntı beni dehşete düşürmüştü.İhraç olan öğretmenimiz Şehit kardeşiydi.
Şehit kardeşi olduğunu öğrendikten sonra hemen o zamanki Küçükçekmece İlçe Milli Eğitim Müdürü Cemal YILMAZ'ı aradım ve yanına gittim.
Bilgilerini mail olarak istedi ve yol gösterdi.
O dönem TBMM'de Fetöyu araştırma komisyonu kurulduğunu ve o dönem komisyonda görevli olan Ak Parti Milletvekili olan Selçuk ÖZDAĞ'a ulaşmamı istedi.
Selçuk Vekilimizi hemen aradım, kendisi ihraç edilen öğretmenimizin Şehit kardeşi olduğunu öğrenince hemen numarasını ona vermemi istedi.
Aradan 3 veya 4 ay sonra aynı öğretmen ağlayarak beni aradı,"Eşim mesleğine döndü Allah sizden razı olsun" diyerek karşılklı ağlaştık.
Daha sonra saha çalışmalarında karşılaştığımızda eşinin hala Ebs'de olduğunu söylemişti.
Bugün mobbingden kaybettiğimiz Irmak Öğretmen'de EBS üyesiymiş.
Bugün ben EBS'li yönetici arkadaşlarımın ortalığı ayağa kaldırmasını beklerdim.
Ama tarih ve olaylar değişse de bu suskunluk değişmiyor.
100.000 lerce üyeniz olabilir,önemli olan haksızlığa karşı sessiz kalmamaktır.
Bu da Ebs'li yönetici arkadaşlarıma içten bir sitemdir.
@_aliyalcin_