15 Temmuz, aziz milletimizin iman ve cesaretiyle kazanılmış ortak bir zaferdir.
Darbecilere karşı direnen şehitlerimizi rahmetle anıyor, birlik ve dirliğimizin daim olmasını diliyoruz.
#15Temmuz
Emperyalist güdümlü 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti.
Allah’ın yardımı ve kahramanca direnen milletimizin fedakârlığıyla püskürtülen sadece bir darbe teşebbüsü değil, özünde bir emperyalist işgal planıydı.
Meş'um darbe girişiminin yıl dönümünde, şehitlerimize ve ahirete irtihal etmiş gazilerimize Allah'tan rahmet; hayatta olan gazilerimize de sıhhat ve afiyet diliyorum.
Geçmişten günümüze 15 Temmuz teşebbüsü dâhil ülkedeki tüm askeri darbelerin ya azmettiricisi, ya destekleyicisi ya da bizzat planlayıcısı ABD'dir. Bu gerçek asla unutulmamalıdır.
ABD gibi bir dostunuz varsa düşmana ihtiyacınız kalmaz; çünkü başınız beladan kurtulmaz.
ABD'nin israilden başka dostu yoktur. Kendisinin veya tek dostunun çıkarları uğruna müttefiklerini(!) tek kalemde harcamaktan da geri durmaz.
Bugün, toplumsal olarak yaşadığımız sıkıntıların çaresi, kendi medeniyet değerlerimize, inancımızın şekillendirdiği öz kimliğimize yeniden çok güçlü bir şekilde sahip çıkmaktır; o kimliğin hayatın her alanında neşvünema bulması için gayret etmektir.
Emperyalist işgale geçit vermeyen şehitlerimize sonsuz rahmetler diliyorum.
Milleti korumak ve vatanı savunmak için kullanılması gereken silahlarla kendi halkını vuran darbecileri, arkalarındaki küresel emperyalizmi ve bütün uşaklarını lanetliyorum.
15 Temmuz emperyalist darbe teşebbüsünün üzerinden 10 yıl geçti. Tankların karşısına dikilen halkımızın kararlı ve fedakâr direnişiyle akamete uğratılan bu teşebbüs, bizlere tam bağımsızlık yolunda siyasi, askerî ve ekonomik olarak güçlü olmamız, toplumsal barışımızı tam anlamıyla tesis etmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır.
Allah’ın yardımı ve milletimizin fedakârlığıyla bertaraf edilen bu girişim sadece bir darbe teşebbüsü değil, emperyalist bir işgal girişimiydi. Bu nedenle darbeciler kadar onların yularını ellerinde tutan kuklacı emperyalist güçlere karşı da tedbirli ve teyakkuz halinde olmak gerekir.
15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümü vesilesiyle kahraman şehitlerimize rahmet diliyor, Yüce Allah’tan memleketimizi ve bütün İslam dünyasını zulüm ve haksızlıklardan, işgal ve katliamlardan muhafaza etmesini temenni ediyoruz.
Açıklamanınım tamamı için tıklayınız: https://t.co/GCaefMtIMO
Gazze'de 1000 gündür bombalar durmadı, acılar dinmedi. İnsanlığın vicdanı bu sınavda ağır yara aldı. Zulme karşı susmuyor, Gazze'nin yanında olmaya devam ediyoruz.
#GazzeSoykırımı1000Gün
1000 gündür süren katliam, yalnızca Gazze'nin değil insanlığın da imtihanıdır. Mazlumların sesi olmak, zulme karşı durmak herkesin sorumluluğudur.
#GazzeSoykırımı1000Gün
"Gazze, insanlığın vicdan testidir. Orada sadece binalar değil, insanlığın ortak değerleri de yıkılıyor."
"Sessizliğin en yıkıcı olduğu yer Gazze’dir. Dünyanın gözü önünde yaşanan bu acıya karşı dilsiz kalmamak, her insanın vicdan borcudur."
#GazzeSoykırımı1000Gün
"Gazze, insanlığın vicdan testidir. Orada sadece binalar değil, insanlığın ortak değerleri de yıkılıyor."
"Sessizliğin en yıkıcı olduğu yer Gazze’dir. Dünyanın gözü önünde yaşanan bu acıya karşı dilsiz kalmamak, her insanın vicdan borcudur."
#GazzeSoykırımı1000Gün
Siyonist işgal rejimi ve emperyalist ABD tarafından Gazze'de işlenen soykırım 1000 günü geride bıraktı. Halen bile dünyanın suskunluğu karşısında katliamlarına devam ediyor...
Bu vahşet ve barbarlık karşısında insanlık harekete geçmelidir!
#GazzeSoykırımı1000Gün
📍Çüngüş ilçemizin sorunları...
🗣️Milletvekilimiz Faruk Dinç, Diyarbakır'ımızın Çüngüş ilçesinin sorunlarını ve vatandaşların ilettiği sorunları Meclis'te dile getirdi.
Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu, ağabeyi vefat eden Kürdistan İslami Birlik Partisi (Yekgirtu) Genel Sekreteri Sayın Selahaddin Bahaddin'i arayarak taziyelerini iletti.
Hüseyin Muhammed Bahaddin'e Allah'tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve Yekgirtu camiasına başsağlığı diliyoruz.
"CHP'nin iç işleyişi bizi ilgilendirmez. Fakat dışarıya taşan o pis kokular toplumu rahatsız ediyor.
'Partiyi kimin yöneteceğine delege karar verir.' diyenler, delegelerin iradelerinin pazarlık konusu yapıldığı pavyonlardaki toplantılara bir çift sözünüz var mı?"
Zekeriya Yapıcıoğlu | Genel Başkanımız
Amedspor’dan bir Barcelona Çıkar mı? "MÉS QUE UN CLUB"
Bir futbol kulübü bazen spordan daha ötesinde anlamlar taşır. Kuşkusuz spordan daha ötesi denildiğinde akla ilk gelen takım Barcelona’dır. En meşhur Katalanca sloganı “Mes Que Un Club” yani “Bir kulüpten daha fazlası…”
Futbol, tarih boyunca ezilen toplulukların en etkili simgesel direnç alanlarından biri olagelmiştir. Sahada kazanılan bir zafer, hukuki ve siyasi arenada elde edilemeyen tanınma talebini dünyaya ilan edebilir.
Kürtler ve Katalanlar, 'devletsiz halk' kavramının iki temsili örneğidir.
Her iki topluluk da kendine özgü bir dil, tarihsel bir yurt ve seçkin bir kültürel miras sahibidir. Her ikisi de merkezi devlet yapılarının kimliklerini bastırma girişimleriyle yüz yüze gelmiştir. Katalanlar, Fransız ve İspanya Devrimleri'nin ardından ulusal bütünleşme adına yerel kimlikler marjinalize edilmiş; Kürtler ise 20. yüzyılın başında Lozan Antlaşması'nın yeniden çizdiği haritada bir devlet olmaksızın dört ülke arasında bölünmüştür.Her iki hareket de kimliğini korumak için kültür, sanat ve sporu araçsallaştırmıştır.
Katalanlar 10 Milyon, Kürtler 50 Milyon civarı nüfusa sahip; Katalanlar coğrafya olarak İspanya içinde kalmakta, Kürtler 4 devlet arasında parçalı; Katalanlar İspanya içinde tanınmış özerk bir bölgeye sahipler, Kürtler sadece Irak Kürdistan’ın da yarı özerk bir yapıya sahipler; Katalanca resmi bölge dili, Kürtçe ise sadece Irak Kürdistan’ın da resmi bir dil, Türkiye’de hiçbir statüsü yok.
Görüldüğü üzere Kürtler, nüfus ve coğrafya olarak Katalanlardan çok daha fazla olmasına rağmen aynı oranda her alanda daha gerideler.
Katalonya, İspanya’nın en gelişmiş ve ekonomik refahı olan bölgesi. Katalanların simge takımı Barcelona, dünyanın en büyük beşinci bütçesine sahip. Barcelona, marka değeriyle dünyanın en değerli markaları arasında kabul ediliyor. Spor kulübü olarak başarı ise herkesin malumu.
Yıllardır süregelen inkar ve asimilasyon uygulamaları neticesinde bastırılan Kürt kimliği, bugün bir spor kulübünün başarısında fazlasıyla görünür hale gelmekte. Amedspor’un Süperlig’e çıkmasıyla milyonlarca Kürt sokaklara döküp sevinç gösterisinde bulundu. Elbette bunu sadece spor sevgisiyle izah etmek yetersiz kalır. Açık bir şekilde bastırılan Kürt kimliği, bir spor kulübünün etrafında kendini görünür kılmakta. Her millet kendi potansiyelini dışa vurmayı ve bunun görünür olmasını ister. Bunu istemekte haklıdır da.
Tarihte Selahattin Eyyübi gibi dünya liderler klasmanında şahıslar çıkarmış bir halkın son 100 yılında sadece ihanet parantezinde değerlendirilmesi ve ötekileştirilmesi haklı olarak küçük bir başarı olan Süperlig’e çıkan bir takımına simgesel anlamlar yüklemesi doğaldır.
Amedspor, yakın zamanda Türkiye’nin en güçlü taraftarına sahip olacak. Taraftar sayısı şimdiden milyonları geçmiş bulunmakta. Dünyanın her yerindeki Kürtlerden destek alıyor. İstanbul gibi yerlerde yeni taraftar grupları oluşuyor.
Amedspor’un meşru olması ve Kürtlerin meşru bir kulüp etrafında kenetlenmeleri hem Kürtler açısından hem de devlet açısından büyük öneme haiz. Kürtler, yıllardır şiddet sarmalında sömürülen enerjisiyle heba oldu ve 50 yılda hiçbir mesafe katetmediği gibi terör parantezinde sürekli hedef halinde kaldı.
Bugün gelinen aşama da şiddet olmadan kültür ve temsiliyetin meşru vasıtalarla dışavurulması birlik, barış ve bütünlük açısından olumludur.
Spor gibi insana haz veren bir mecrada aynı zamanda bazı toplumsal yaralarında iyileşmesi herkesin yararınadır. Dolayısıyla herkese düşen bu nehrin kendi mecrasında akmasını izlemek ve bu tatlı rekabetin tadını çıkarmaktır.
İşi rekabet ortamından çatışma ortamına çeken herkes ise vebal altına girer.
Amedspor’un Barcelona gibi bir kulüpten daha fazla anlamlar taşıdığı ortada.
O zaman hepimize ve başta Amedspor yönetimine düşen görev Amedspor’u aynı zamanda Barcelona gibi dünya markası haline getirmek için çaba sarfetmektir. Bunun için Barcelon’ın kurumsal yapısı iyi bir fikir vermekte…
İl Başkanımız Zeynul Abidin Gülsever, Çınar İlçe Başkanımız ve beraberindeki heyetimiz, Karamusa köyünde bir işyeri açılışına katıldı.
Açılışta, yeni işlerinde başarılar dileyen İl Başkanımız, hayırlı ve bereketli kazançlar temennisinde bulundu.