📌 TBMM’de tarihi anlar! Müsavat Dervişoğlu Türk bayrağı açtı! Başkaldırdı!
🗣️ "Adaletsizliğe karşı adalet için, saltanata karşı Cumhuriyet için, kayyumlara karşı demokrasi için, butlanlara karşı milli egemenlik için, çözülmeye karşı bütünlük için bayrak açıyorum!"
📢 İYİ Parti Hatay mv. Şefik Çirkin'den Dem Partili Ahmet Türk'e:
⭕ “Şu Ahmet Türk’e özel bir kimlik versek 21 köyünü verir mi bize acaba?
⭕ 40 yıldır PKK'yı maddi manevi destekliyorsun.
⭕ Kümese bile kayyım atayan devlet
Örgüte yardımdan 1 metre toprağına dokundu mu?
⭕ Fetö örgüt de PKK örgüt değil mi Yazıklar olsun!!!!”
@barisyarkadas Şu mutlak butlan için verdiğin çabayı şu mutlak butlan için gçsterdiğin çabayı çalınan oylar için, referandum da mühürsüz oylar için de gösterseydin yaaa... butlan yalamasııı.....
EĞER;
TIP okursan karşına insan DNAsının şempanze ile %98 aynı olduğu çıkar...
BİYOLOJİ okursan karşına evrim çıkar...
FİZİK okursan karşına BİG BANG çıkar...
KİMYA okursan karşına elementlerin kaynaşmasıyla İLK CANLILARIN nasıl oluştuğu çıkar...
TARİH okursan karşına dinlerin nasıl ortaya çıktığı çıkar...
JEOLOJİ okursan karşına dünyanın 4,5 milyar yıl yaşında olduğu çıkar...
ARKEOLOJİ okursan karşına tüm Ortadoğu dinlerinin temelini oluşturan SÜMER kültürü çıkar...
PALEONTOLOJİ okursan karşına dinozorlar çıkar. Din kitapları yazmaz bunu...
EMBRİYOLOJİ okursan karşına insanın balık atasından kalma solungaçları ve kuyruk çıkar...
Ama hiçbir şey okumazsan
sana ne söylenirse ona inanırsın.
Hep başkasının sana sunduğu hayatı yaşarsın,
başkalarının doğrularıyla yaşamak zorunda kalırsın,
seni herkes kandırır.
Ama sen bunların hiçbirisini fark etmezsin bile...
12 adaları 1912’de verdik.....
Nerde mi?
Lozan şehrinin Ouchy semtinde.
Şu Lozanda adaları verdik diyip oku emrinden uzak güruhun meydanlarda Lozanda verdik deyip algı yaratması bundan!!
Araştırmayan halk da: “ulan savaşı kazandık- adaları verdik”e inandırıldı...
Osmanlı Devleti, bugün 12 Adalar olarak bilinen adaları İtalya'ya bırakıyor.
Sene 1912, “Uşi Anlaşması”dır bu gördüğünüz anlaşma. İtalya'ya bırakıyor fakat geçici olarak.
Anlaşma şartlarına uyulduğu takdirde adalar tekrar Osmanlı Devleti'ne geri verilecek.
Fakat şartlara uyum sağlanmıyor.
Bu yüzden 3 yıl sonra, yani 1915'te Londra'da bu konu gündeme geliyor ve Londra Paktı denilen anlaşmada bu adaların tamamı İtalya'ya bırakılıyor.
Bakınız itiraz eden hiçbir padişah yok. Hiç sultan yok.
Adaları İtalya'ya bırakmakla kalmıyorlar aynı sene bir de Çanakkale Boğazı'na dayanıyorlar ve Çanakkale Savaşı'nı yapıyoruz.
Yani 12 Adalar önce Uşi'de, sonra da 1915’de Londra'da İtalya'ya verilmiştir.
Osmanlı temsilcilerinden biri Rumbeyoğlu Fahreddin Bey'dir.
Bu adam kim mi?
Türk milleti bir milli mücadele verirken, Kuvayı Milliye'yi kurmuşken, bu adam Kuvayı Milliye'nin karşısına Damat Ferit'in kurduğu Kuvayı İnzibatiye ile çıkan adamdır ve Yunan ordusunun yanında olmuştur. Savaş kazanılınca sürgün edilenlerin arasında yer almıştır.
12 Adaları İtalya'ya bırakan heyetin içerisinde bu adam vardır.
Şimdi asıl olaya gelelim...
Uşi Anlaşması'nın ismini aldığı Uşi, Lozan şehrinin bir semtidir. Bu yüzden 1912'de imzalanmış olan Uşi Anlaşması, İtalyan tarihinde Lozan Anlaşması olarak geçer. Fakat bizim bildiğimiz yani 1923'te imzalanan Lozan Barışı ile bu anlaşma birbirine karıştırılmasın diye bu anlaşmaya Uşi denmiştir.
İşte arkadaşlar sahte kiralık tarihçiler, yani Kadir Mısıroğlu, Armağan ve çetesi, bu durumdan faydalanıyor ve
12 Adaların Lozan Anlaşması'nda gittiğini söylüyorlar.
Halbuki o Lozan başka, bu Lozan başka. Ne yazık ki bunu bütün millete yutturdular ve böylece milletimizi Lozan barışına düşman ettiler.
Bizim bildiğimiz Lozan Anlaşması'nda ise bilakis Ege'de birçok ada Türkiye'ye geçmiştir.
Türkiye'ye Lozan Anlaşması ile geçen bu adalar ise, son 10 yılda Yunanistan'a bırakılmıştır.
Bugün Yunan papazların mangal yaptığı Ege adaları, uluslararası anlaşmaya göre halen daha Türklerindir...
Umulur ki bol bol paylaşılır, gruplara atılır, milletimiz bilgilendirilir...
Prof.Dr. Yusuf HALAÇOĞLU
ADALET PARTİSİ OLARAK FEDERAL ANAYASAYA KARŞIYIZ!
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bağımsız üniter bir yapıdır ve öyle kalacaktır!
Türk-Kürt-Arap sentezini kapsayan yeni bir anayasa dayatanlar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk den daha mı ileri görüşlüler ki onun kurmuş olduğu tek uluslu bağımsız üniter devlet yapısını ortadan kaldırıp yerine çok kimlikli federal bir yapı tesis etmeye çalışıyorlar?
Bunun TCK 309'a göre suç olduğu bilinmiyor mu?
Bu gelişmelere sessiz kalan Milletvekilleri şerefleri üzerine ettikleri yemini unuttular mı?
Bakın değerli kardeşlerim,
Dünyada, Birleşmiş Milletler tarafından tanınan resmi olarak 193 üye devlet bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler'e üye olmayan gözlemci devlet statüsündeki Vatikan ve Filistin de dahil edildiğinde, genel kabul gören bağımsız ülke sayısı 195'tir. Bunlardan 25'i federal, geri kalanı ezici çoğunlukla üniter devlettir.
Yani dünyadaki ülkelerin sadece %14'ü federalizmle yönetilmektedir.
Bu ülkeler kıtalarda yer alış sırasına göre şunlardır:
* Amerika Birleşik Devletleri (ABD)
* Brezilya
* Kanada
* Meksika
* Arjantin
* Venezuela
* Almanya
* Rusya
* İsviçre
* Belçika
* Avusturya
* Bosna-Hersek
* Hindistan
* Avustralya
* Malezya
* Irak
* Mikronezya
* Nijerya
* Etiyopya
* Somali
Bu ülkelerin her biri, merkezi yönetimin yanı sıra kendi anayasalarına ve özerk karar mekanizmalarına sahip federe birimlerden (eyalet, kanton veya bölge) oluşmuştur.
Bunların hiçbiri sonradan federasyon kuralım diye üniter yapılarını parçalamamıştır. Bilakis yüzyıllardır var olan yerel devlet geleneklerini dış savunma ve ekonomik birlik için federasyon adı altında zorunlu merkezi yasal bir kılıfa büründürmüşlerdir. Zira üniter yapı kurmaları böylesi sert parçalı özerk yapılar için son derece zordur. Cazip ve güçlü olan model her zaman üniter devlet yapısıdır. 25 ülke kendi içinde birlik beraberlik ve mümkün olduğunca tek parça olma çabası içindeyken bizler ne yazık ki onların yegane arzusu olan mevcut üniter yapımızı parçalamaya çalışıyoruz!
Özetle, üniter devlet yapısını ortadan kaldırarak federal devlet kurmak isteyen tek ülkeyiz!
Anadolu'da sıkça telafuz edilen, "Alem gider Mersin'e, biz gideriz tersine" sözü yerini bulmuştur...
Çıkarılması düşünülen Federal Anayasa ve ardından kurulacak olan eyalet sistemi bölünmenin önünü açmak demektir!
Bu durum Türk Milleti'ne kulağa hoş gelecek şekilde, "Toprak büyüterek eski Misak-ı millimize geri dönüyoruz, Osmanlı'da olduğu gibi Türk-Kürt-Arap sentezi yeniden oluşuyor" diye servis edilmektedir ve Türk milletine uzatılan bir havuçtur!
Bu günlere gelineceğini yıllar önce öngören Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu yüzden, "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" demiş ve mesajını o gün vermiştir...
Ata'nın talimatına sadık kalmak ve çok uluslu federal anayasaya hep birlikte hayır demek tüm siyasi partilerin milli görevidir.
Sıkça telafuz ettiğim lakin muhalif partilerin ayak dirediği "Milli Mutabakat İttifakı" asıl bunun için gereklidir. Yoksa geçmiş olsun...
Dr. Vecdet Öz
#YeniAnayasa #AnayasaDegisikligi #Federasyon #Ozerklik @mansuryavas06@MDervisogluTR@umitozdag@huseyinbas_BTP@ComezTurhan@HalukDural@ovgunaercan@cemgurdeniznet@_OsmanAydogan@Orsatramola@HiImEzio@turkdegs@ipekkozbey@OzlemGurses@ismailsaymaz@Yalcinbayer@cosknbekr2@AvarBanu@Yilmaz_Ozdill@SabihSamur@ArslanBulut9@kubrapc@muratagirel@AtayFerit@merveyildirimtv@can_atakli_@ugurdundarTV@eminsirin12@gizemfidanhaber@ebasaksengul_@Gurbuz_Evren@MuratYetkin2@BayraktarOr@barispehlivan@cigdemtoker@Deniz_Zeyrek@MaliGuller@OzlemGurses@gazetesozcu
KİMDEN YANASIN KARDEŞ?
Atatürk, 1925 yılında patlak veren Şeyh Sait İsyanı sonrasında Şeyh Sait ve destekçilerini "din maskesi altında gizli faaliyet yürüten" ve "genç cumhuriyeti boğmaya kalkan vatan hainleri" olarak suçladı.
@herkesicinCHP'de ilk defa bir yetkili olarak Özel,
Şeyh Sait için "Konjonktüründe (dikkat 'konjonktüründe' diyor) Cumhuriyet'e karşı ayaklanma olduğunu biliyorum. Bastırılırken oluşan acılar torunların kalbini acıtıyorsa saygılı olmak gerekir" dedi.
Bir de "Kürtlere devlet" vaadetti.
Ya Atatürkçüsündür ya değil.
Öyle sosyal medya hesabına Atatürk resmi koymakla ancak takiyyeci olursun.
İlke diye bir şey var.
Ankara’da, 78 yaşında olmasına rağmen küçük bir arabayla plastik şişe toplayarak geçimini sağlamaya çalışan ..
“Bana bakan kimsem yok. Çocuklar var ama onlar da kendilerini kurtaramadılar.
İlaç alamıyorum, ilaç parası için bunları topluyorum.”
🗣️Ekonomist Murat Muratoğlu’ndan haklı tespit:
“Etin kilosunu 90 liraya ithal edip 500 liraya satıyorlar. O yüzden ithalatı durduramazlar.
Çok büyük para kazanıyorlar. Sığırcılık bu sebeple gelişmez. Türkiye dünyanın en çok et ithal eden ikinci ülkesi.”
📌İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: "Bir günlük bile olsa Kudüs Valisi olmayı hayal eder bunun için Allah'a dua ederdim" demiş.
Devlet Adamları, özellikle Osmanlı Torunu olduğunu iddia edenler, Osmanlı Tarihini iyi bilmeli gaf yapmamalıdır.
‼️Osmanlı'da Kudüs Valisi yoktu. Kudüs Valilik değildi. Sancak'tı ve en yüksek mülki amiri Mutasarrıf'tı.
👉Ne yazık ki Osmanlı'nın Son Kudüs Mutasarrıfı olan İzzet Bey, Kudüs'ü tek kurşun atmadan "Efendim" diyerek İngilizlere teslim etmişti.
Mutasarrıf İzzet Bey, Kudüs'ü teslim etme vazifesini de Belediye Başkan Vekili olan Filistinli Arap Hüseyin Efendi'ye vermişti. Hüseyin Efendi, Abdülhamid Döneminde Araplardan arazi toplayıp el altından Yahudilere satarak büyük bir servet edinmişti. Servetini de İngilizlerin garantörlüğü altında korumak için Kudüs'ü güle oynaya Allenby'e teslim etmişti.
İzzet ve Hüseyin Efendilerin İngilizlere teslim ettiği Kudüs'te Edmund Allenby; "El Nebi" olarak karşılanmıştı.
NOT: Sevgili arkadaşlar sizlerden ricam elden ele yayarak bu bilgileri kıymetli devlet büyüklerimize ulaştıralım ki bu tip basit konularda Osmanlıcılık oynarken komik durumlara düşmesinler...
#tarih #pazar #Kudüs
Yıl 2011...
Ortada henüz ne sığınmacı krizi var, ne bugünkü sınır operasyonları, ne de yeni anayasa dayatmaları...
Banu Avar 15 yıl önce çıktı ve bugün yaşadığımız her şeyi, kelimesi kelimesine televizyonda anlattı. O günden sonra da ulusal kanallara çıkması yasaklandı..!!!
❗TÜM MUHALEFETİ UYARIYORUM❗
"BOŞ İŞLERİ BIRAKIN!"
KASIM 2026'DA BASKIN BİR GENEL SEÇİM İHTİMALİ ÇOK YÜKSEKTİR!
Bunun nedenlerine geçmeden önce yasal prosedüre tekrar göz atmakta yarar görüyorum;
Seçimlerin yenilenmesine yani erken bir genel seçim yapılmasına iki farklı organ karar verebilir.
Bunlardan ilki Cumhurbaşkanı'dır. Eğer ki Cumhurbaşkanı seçimlerin yenilenmesine karar verirse, bu karar Resmî Gazete'de yayımlanır. Bu durumda seçim, kararın yayımlanmasından sonraki 60. günü takip eden ilk pazar günü yapılır.
Diğeri ise TBMM'dir. Türkiye Büyük Millet Meclisi (üye tam sayısının beşte üç çoğunluğu olan en az 360 milletvekili ile) seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Meclis, bu kararı alırken seçimin yapılacağı tarihi de kendisi belirler.
İkinci ihtimal çok zayıftır ve seçimlerin yapılması kararı kesinlikle Cumhurbaşkanı tarafından verilecektir. Tabii ki her zaman olduğu gibi yine usulen Sn. Bahçeli'nin danışıklı önerisi ile!..
Gelelim seçimin apar topar yapılacak olma nedenlerine;
Birinci neden: İktidar muhalefeti hiç bu kadar kolay gafil avlamamıştı. Öncelikli neden budur.
İkinci neden: Ülkede ABD ile birlikte geçici bir iyilik hali yaratma planıdır. ABD Başkanı Trump'ın katılımıyla Temmuz ayında Ankara'da yapılacak olan NATO zirvesi bu manada çok önemlidir! Zira zirve tam bir şov havasında geçecek, iktidara ulusal ve uluslararası şekli bir güç yüklemesi yapılacak ve bu vesileyle toplumun her kesimi üzerinde ciddi bir algı yönetimi oluşturulacaktır. Zirve sonrası ülkemizi ilgilendiren önemli açıklamalar yapılacak ve burada en dikkat çekici husus ise Türkiye'ye verilecek olan yüklü ekonomik yardım olacaktır. Bir süre sahte cennet hayali yaratacak olan bu açıklamalar ve alınan ekonomik destek iktidara derin bir nefes aldıracak, ardından faizler bir anda düşürülecek, enflasyon artışı ve pahalılık otomatik olarak duraklama evresine girecek, memur ve emekli aylıklarına yüklü bir zam yapılacak ve dolayısıyla iç piyasa geçici de olsa hareketlenecektir.
Toplum iyice rehavete girdiği an anayasa değişikliği ve genel af gündeme gelecek, kritik maddelerde yapılacak değişiklikle APO/PKK/DEM yaptırımları ile iktidarın geleceği garanti altına alınmış olacaktır.
Ekonomik iyilik ve toplumsal rehavet hali uzun süre sürdürülebilir değildir. Bu yüzden Devlet Bahçeli'nin danışıklı önerisinin hemen ardından Cumhurbaşkanı tarafından Eylül ayında baskın bir seçim kararı açıklanabilir.
Bu demektir ki; kararın yayımlanmasından sonraki 60. günü takip eden ilk pazar yani Kasım 2026 içinde baskın bir seçim vardır...
Başta ana muhalefet olmak üzere muhalif partiler hesabı buna göre yapmak zorundadırlar.
Her türlü dedikodu, çekişme, koltuk kavgası, düşmanlık bir kenara bırakılarak tek bir gün dahi kaybetmeden karşı cephede; siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve toplum kanaat önderlerinden oluşan milli bir ittifak kurulmalı ve acilen faaliyete geçirilmelidir.
Bu ittifaka karşı olan ve iştirak etmeyen her kim varsa iktidarın değirmenine su taşıyan bir işbirlikçidir ve tarih onları affetmeyecektir!
Bu gidişatı çok önceden görmüş ve tüm parti genel başkanlarını bizzatı arayarak bu minvalde birlik beraberlik teklifinde bulunmuştum. Bunu buradan bir kez daha yineliyorum!
Bizler hazırız ve aranmayı bekliyoruz..!
Dr. Vecdet Öz
Adalet Partisi
Genel Başkanı
#BaskınSecim #ErkenSecim
@mansuryavas06@MDervisogluTR@umitozdag@huseyinbas_BTP@ComezTurhan@HalukDural@ovgunaercan@cemgurdeniznet@_OsmanAydogan@Orsatramola@HiImEzio@turkdegs@ipekkozbey@OzlemGurses@ismailsaymaz@Yalcinbayer@cosknbekr2@AvarBanu@Yilmaz_Ozdill@SabihSamur@ArslanBulut9@kubrapc@muratagirel@AtayFerit@merveyildirimtv@can_atakli_@ugurdundarTV@eminsirin12@gizemfidanhaber@ebasaksengul_@Gurbuz_Evren@MuratYetkin2@BayraktarOr@barispehlivan@cigdemtoker@Deniz_Zeyrek@MaliGuller@OzlemGurses@gazetesozcu