Akademisyenler için Claude Code’u nasıl kullanacağınıza dair basit bir giriş.
Alessandro Spina'ya ait sunum slaytları ve GitHub deposu.
🔗 https://t.co/FCfOers2Lw
طلاب الدكتوراه والباحثون 📚
هل تتساءل إن كانت ورقتك البحثية جاهزة للنشر؟
جرّب Review-it:
✅ يحدد نقاط القوة
✅ يكشف نقاط الضعف
✅ يراجع الأخطاء اللغوية والإملائية
✅ يمنح تقييمًا عامًا لجودة البحث
👇👇
#البحث_العلمي#الدكتوراه#النشر_العلمي
İngilizce öğretmeni Bahrom Hudayar'ın Youtube kanalındaki Oynatma Listeleri bölümüne girin, çok faydalı içerik serileri göreceksiniz.
Sıfırdan İngilizce serisinden İleri Düzey İngilizce Gramer serisine, farklı öğrenme tekniklerinden öğrenme materyallerine kadar birçok kaynak mevcut.
Kendisiyle bir tanışıklığım yok, ki zaten iyi işleri duyurmak için tanışıklığa gerek yok.
Kobe Bryant mısın be Baldwin? herif tüm basketbol tarihinin en iyi asistlerinden birini yaptı. Ve bunu özel kılan son hücumda şampiyon yapan hücumda yapması.
TÜBİTAK 4009 Bilim Şenlikleri Destekleme Programı kapsamında yürüttüğümüz "Köyde Bilim Var! Keşfet, Tasarla, Üret!" projemizin ikinci ve son gününü öğrencilerimizin yoğun ilgisi ve enerjisiyle tamamladık.
@Tubitak@meb_sgb@kastamonuvalilk@kastamonumem
📢 LGS'de 5 yanlış yapan bir genç, matematik öğretmeni olan annesinin tepkisini paylaştı:
⭕ "5 yanlış ne kızım? 5 yanlış hiçbir eğitim almayan, hiçbir çabası olmayan çocuğun yapacağı şey.
⭕ Ben ne iyi bir evlat ne de iyi bir öğrenci yetiştirebildim, bana yazıklar olsun."
Bizim çocuk geçen sene LGS sınavına girdi. Sabah hafif bir kahvaltı yaptık. Mola için de şekeri fırlatmayacak cinsten atıştırmalıklar hazırladık. Bir sandviç, leblebi-üzüm vs. Okula vardığımızda önce gıda yardımını hangi lokasyondan yapacağımızı kararlaştırmak için biraz etrafta dolandık. Bahçeyi çevreleyen duvarın üzerindeki teller suni çimle kaplanmıştı ve hiçbir aralık yoktu. Sadece okulun giriş kapısının yanındaki bölgedeki teller açıktaydı.
Tellerin aralığını ölçtüm. Sandviç ve pet şişe sığıyordu. Buluşma noktası olarak burayı kararlaştırdık ve çocuk içeri girdi.
Sözel bölümün bitmesine beş dakika kala tekrar okulun önüne geldik. Çocukla sözleştiğimiz noktaya baktım. Photoshop ayarı verilmiş miting meydanı gibi bir izdiham. Yaklaşmanın imkânı yok.
“Ne yapsam acaba?” diye düşünürken ortam birden hareketlendi. En önden birisi, “Çıkıyorlaaar!” diye bağırdı. Birkaç dakika sonra ön sıradaki şanslı grup çocuklarıyla buluşup tellerin arasından gerekli gıda ve motivasyon desteğini sağlarken, arkadakiler ümitsiz bir şekilde çocuklarının ismini haykırıyorlardı.
Bu sırada birisi, “Kantinler açık değilmiş!” diye bağırdı. Bu haber üzerine birkaç kişi ellerindeki poşetleri, pimi çekilmiş el bombası gibi tellerin üzerinden okul bahçesine fırlatmaya başladılar.
Etten duvarı geçemeyeceğimi anlayınca duvar boyunca yürümeye başladım. Biraz ileride duvar hafif alçalıyordu ve ebeveynler surlarda mukaddes bir delik açmak için tırmanışa geçmişlerdi. Ben de hemen bir boşluk buldum ve elektrik direğinden destek alarak duvara tırmandım.
Kafam tellerle neredeyse aynı hizada kaldığı için parmak uçlarımda yükseldim ve bahçeye baktım. Avluda voltalayan yüzlerce çocuk vardı. Gözlerimi kısıp biraz etrafı taradıktan sonra giriş kapısının yanında toplanmış çocukların arasında mavi tişörtlü çocuğumu gördüm.
“Buradayız oğlum!” diye bağırdım ama mesafe çok uzaktı. Zaten duvarın üstüne çıkmış babalar aynı anda çocuklarının ismini haykırdığı için sesimi duyurmama imkân yoktu.
Bu sırada çocuğum bahçede iki arkadaşıyla buluşup benim olduğum tarafa doğru yürümeye başladılar. Bir elimle tellere tutunup, boşta kalan elimi sallamaya başladım.
Çocuklar bana doğru biraz geldiler ve on metre kala birden dönüp okula doğru yürümeye başladılar. Ümitsiz bir şekilde arkalarından bağırdım ama sesim duvarın üstünden bahçeye doğru yankılanan yüksek desibelli Doğukan’lar, Yağmur’lar, Duru’lar ve Poyraz'lar arasında eriyip gitti.
Duvarın üstünde koala gibi tellere yapışıp yeniden okul binasına giren oğlumu seyrettim çaresiz bir şekilde.
İkinci oturum başlayınca poşetteki leblebi ve üzümleri yiyerek etrafta dolaştık. Sınav bitiminde tekrar okulun önüne geldiğimizde giriş kapısının önünde bir tahliye koridoru oluşturulduğunu gördüm. Yaklaşık beş dakika sonra benim çocuk tahliye oldu ve buluşup arabaya doğru yürüdük. Yolda poşetteki sandviçi çıkarıp uzattım ama almadı. Ben de zorlamadım artık.
Not: Bu yazıyı geçen sene yazmıştım. Bu sene çocuklara atıştırmalık verdiler. Benim yazı hükmünü yitirdi, nostalji oldu. Yeni uygulama hayırlı olsun :)
LGS 2026'yı öğrenciler ve eğitimciler için analiz ederek hazırladığım kısa raporu herkesin istifadesine sunarım.
LGS 2026 Raporu
Maarif Modeli’ndeki önemi ısrarla vurgulanan “okuryazarlık” becerilerinden özellikle temel, bilgi, görsel ve Matematik okuryazarlığı bu sınavda baskın rol oynadı. Okuduğunu anlama ve yorumlama yetkinlikleri, kelime ve kavram bilgisi tüm branşlar için büyük önem kazandı.
Sorular uzun, metinle soru kökü arasındaki bağıntıyı kurmak yetmiyor, şıkların tümüne de özellikle sözel branşlarda bakmak gerekiyor.
Sırasıyla Matematik ve Türkçe, sınavın ayırt edici sorularının sorulduğu branşlar olarak göze çarpıyor. ÖSYM LGS’de bu durumu özellikle son üç senedir koruyor.
Diğer dört branşta da ayırt edici sorular ve çeldirici şıklar olmakla birlikte Matematik ve Türkçe branşlarının eleyiciliği daha fazla.
Maarif Modeli’nin “bağlam temelli soru” vurgusu özellikle LGS 2026 ile birlikte merkezî hâle gelmeye şimdiden başlamış gibi görünüyor. Matematik “gözleme” ve “lunapark” sorularıyla Fen Bilimleri “toryum” soruları bağlam temelli sorulara açık örnekler olarak değerlendirilebilir. Öğrenciye doğrudan konuyu işaret etmek yerine öğrencinin konuyu ve bilgiyi keşfederek işlem basamaklarını takip etmesini bekliyor.
“Aile yılı” gibi güncel devlet politikalarını da dikkate alan bir sınav, İnkılap 8. ve Din Kültürü 3. soruda doğrudan aile temalı sorular mevcut. Bunun yanında, Matematik 13. soruda millî takım maçlarının güncelliği de dikkate alınarak “Bizim Çocuklar” afişinin kullanımına yer verilmiş. Dolayısıyla güncelin takibi ve bilinmesi de sınavın arka plânını belirleyen hususlardan birisi.
Din Kültürü branşı, aşağıda detayları belirtilecek hususlara ilaveten bilgi ağırlıklı olması bakımından ayr��ca dikkate alınması gereken özellikler taşıyor.
Türkçe
Anlam Bilgisi soruları ağırlıklı ve seçiciydi. Dört tane dil bilgisi sorusu mevcut, geri kalan tüm sorular anlam bilgisine ilişkin unsurlar taşıyor. Yeni adıyla “dil yapıları” konusunun önemi azalmaya devam edecek.
Üç tane görsel okuma sorusu sorulmuş, özellikle 15 ve 16. sorular tabloda çoklu koşulların sabır ve titizlikle bir arada değerlendirilmesini gerektiriyor.
Kelime-kavram bilgisi önem kazanmış.
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük
Okuduğunu anlama, kelime ve kavram bilgisi ve yorumlama becerisi merkezde. “Hangisi söylenebilir / söylenemez?”, “Hangisine ulaşılabilir?” gibi soru kalıpları baskın. 5. sorudaki Batı Cephesi infografisinde “söylenemez” kalıbı olmakla birlikte “tekalif-i milliye”, “diplomasi” gibi konu-kavramları bilmeden soruya cevap verilmesi mümkün değil. 6. Sorudaki “iç cephe” deyiminin izahı ve sorulması da benzer bir içerikte. 10. soruda “mütareke” kelimesinin anlamını bilmeden soruya cevap verilmesi mümkün değil. MEBİ uyumu bakımından iyiydi.
Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi
Branşın son üç LGS’deki seçicilik düzeyi arttı. Tarih sorularına kıyasla bilgi ağırlığı ve kavram bilgisi daha fazla. 2. Sorudaki Ayetelkürsi, 4. sorudaki zekât, 8. sorudaki takrirî sünnet soruları doğrudan bilgi gerektiriyor. Bununla birlikte, “asıl anlatılmak istenen” ve “söylenebilir / söylenemez” kalıplı sorular da branşın okuma-yorumlama ile bağını güçlü tutmuş. LGS 2025’te de üsve-i hasene konusu bilgi düzeyinde sorulmuştu. Özellikle sünnet konusu önemliydi. MEBİ uyumu nispeten azdı.
İngilizce
Soruların yarıdan fazlası diyalog, kelime bilgisi ve okuduğunu anlama-yorumlama temelliydi. 4 kolay-4 orta-2 orta üzeri soru vardı. İngilizcenin LGS’deki ayırt edici branş olmama durumu bu sınavda da devam etti.
(Matematik ve Fen Bilimleri bir sonraki twitte.)
Bir Türkçe öğretmeni ve eğitimci olarak 2026 LGS’yi incelediğimde gördüğüm manzara; sınavın bir dil bilgisi ölçümünden ziyade, sabır ve hız odaklı bir "metin maratonuna" dönüştüğü. MEB, yeni nesil sorularla muhakeme gücünü hedefliyor, ancak bu arayışta dili, edebiyatı ve o dilin estetiğini unuttuğumuz bir noktadayız. Koca bir sayfayı tek soruya ayırıp metinleri devasa bloklar haline getirmek, pedagojik olarak "odaklanma" gerektirse de, gerçekte öğrenciyi paragraf denizinde boğan bir görsel bariyerden öteye geçmiyor.
Türkçenin o naif dokusunu karmaşık grafikler ve suni senaryolar arasına sıkıştırdıkça, dilin kendisine değil, sadece hızla "soru çözme taktiğine" odaklanan bir nesil yetiştiriyoruz. Sınav kâğıdında alan geniş, ama öğrencinin düşünme alanı dar; görsel çok, ama anlam derinliği tartışılır. Ezberi bozmaya çalışırken, edebiyatın ve düşüncenin derinliğini kaybetme pahasına koca bir sınav sistemini "hızl�� okuma" simülasyonuna dönüştürdük.
#LGS
@verevyadadikey Bugün sınavda görevliydim.Kız çocuğumuzun biri ağladı,bir yandan göz yaşını silmeye çalışıyor, bir yandan soruları okumaya çalışıyor,bir yandan da etrafa farkettirmemeye çalışıyor.Ya o kadar üzüldüm ki anlatamam.Niye yapıyoruz canım çocuklarımıza bunu niyeee..😔😔
Sakarya'da Cumhuriyet Savcısı B.Y.Ç. ile minibüs şoförü S.K. arasında trafikte yaşanan tartışma, araç kamerasına yansıdı.
Savcının tavırları büyük tepki topladı.
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, savcı ve minibüs şoförü hakkında adli işlem başlatıldığı açıklandı.
Öğretmenlerin Yeşil Pasaport Alma Sistemi Tamamen Değişti!
Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan ve yeşil pasaport hakkı olan personel için bürokrasi tamamen tarih oluyor! Artık okul okul, ilçe ilçe gezerek evrak toplama ve imza bekletme dönemi bitti.
Yeni sistemde neler değişti?
Tamamen Online: Başvurular artık sadece https://t.co/4XSJtvIr1Q adresi üzerinden doğrudan yapılacak.
Sıfır Bürokrasi: Okul veya İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri süreçte yer almayacak, kurumlar arası yazışma yapılmayacak.
Onay SMS ile: Başvurusu uygun görülen
öğretmenlere doğrudan cep telefonu üzerinden mesajla bildirim gelecek.
Yeni sistem yürürlüğe girdi! Mağduriyet yaşamamak için eski usul dilekçe vermek yerine doğrudan online sistemi kullanmayı unutmayın.
I found a rare song in the Salar language, apparently it should be intelligible to Turkmens and Anatolian Turks
Still odd to me that there are East Asian Oghuz Turks on Tibetan Plateau