Freud muhteşem özetlemiş;
“İnsanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi, kronik şüpheci olmayı öğrenir. Bu gerçekleştiğinde artık ne yazık ki çok geçtir. İnsanların tecrübe dediği şey budur. Kalbiyle bağlantısını kaybetmiş bir insana tecrübeli denir.”
Küçük bir kız çocuğu ışıklı ayakkabılarıyla sallana sallana yürüyor, dedesi de hemen arkasında en az onun kadar heyecanlı, sırıtarak takip ediyor. Hayat şu kadarcık anlardan ibaret. Basit, alışılmış ama gözlerimizi dolduracak kadar derin.
Her şey şuna dayanır:
Doktordan çıktığında kimi ararsın?
O sınavı bitirdiğinde, güzel bir şey başına geldiğinde, komik bir an yaşadığında ya da sadece konuşmaya ihtiyacın olduğunda..
İlk kimi arıyorsan, işte en çok orasıdır kalbin.