Dünyada iki kıtayı birbirine bağlayacak kadar stratejik olan tek bir nokta var ve o da bizim. Bu iktidar ise bu en stratejik noktadaki ulusal varlığımız olan köprüleri ve otoyolları yabancılara satışa çıkarıyor. Bir yandan da halkın siyasi iradesini tümüyle tasfiye ediyor. 1918.
Haneye tecavüz olmas�� bir yana, mülkiyet hakkının ortadan kaldırılması şu görüntüler. Hukuka, kanuna uymaktan bahsediyorlardı ya, adalet olmayınca mülkün temeli de ortadan kalkmış
Artık anayasa, kanun, yargı diye bir şey yok. İktidar bir şeye suç diyor ve o şey anında suç oluyor. Bugün boykot yapmak, yarın kot pantolon giymek, ertesi gün nefes almak suç olabilir. Distopik monarşi.
Ekonomide bu hafta ne olacak diye soruyorlar. Asıl mesele hukukun tarafsızlığı ve üstünlüğünü sağlamak, ahbap çavuş demokrasisini gerçek demokrasiye çevirmek ve atamaları liyakate göre yapmaktır. Bunları yapmadan ekonomiyi kalıcı olarak düzeltmek mümkün değildir.
bir kadın sokak ortasında çığlıklarla on yerinden bıçaklanırken bir tane polis yok ama anayasal hakkını kullanıp sokağa çıkan insanları hep birlikte yerde tekmeliyorlar
Dünyanın hiçbir yerinde halk kendi kendine toplanıp sokağa çıkmaz amk bu tarz eylemlerde halka öncülük eden “güvenilir” stklar, dernekler, siyasi partiler olur..biz gezide sokağa çıkarken halka öncülük eden add, tgb gibi Atatürkçü örgütler, henüz şirazesi kaymamış sol örgütler vardı ve o zamanlar chp de şimdiki gibi tweet atmaya bile korkar bi vaziyete gelmemişti henüz. İnsanlar bu örgütlerin flamalarına güvenerek geliyordu meydana. Akp ve zamanında fetö bu örgütleri sindirip onların yerine pkklı örgütlerin önünü açarak sindirdi halk muhalefetini. Şimdi z kuşağı sokağa çıkacak olsa karşısına gelecek olandan değil yanına gelecek olandan korkuyor.