Teşekkürler Muslera…
14 yıl önce geldiğinde daha bizler de gençtik. Sen kalemize geçtin, biz ekran başına… Sen her kurtarışınla bizlere ‘oh’ dedirttin, biz her maçta sana güvendik. Bugün, çocukluğumuzdan gençliğimize, hayatımızın tam 14 yılına eşlik eden bir efsaneye teşekkür ediyoruz.
8 Süper Lig, 6 Süper Kupa, 5 Türkiye Kupası… Tam 19 kez sarı kırmızı renkler altında kupalara uzandın. Geldiğin ilk sezon şampiyonluk yaşarken, ne güzel ki, giderken de kupalar ile gidiyorsun. Yıllar geçiyor ama değişen hiçbir şey yok... Galatasaray tarihinde bir kaleciden çok daha fazlası oldun. Bize sadece kurtarışlar değil, karakter, aidiyet ve bağlılık ne demek onu öğrettin.
Seninle büyüdük Muslera. Sevinçlerde, hüzünlerde hep sahadaydın. Kimi zaman yumruğunu havaya kaldırdın, kimi zaman gözyaşlarımızla birlikte seninle ağladık. Galatasaray’a kalbini verdin, biz de kalbimizin en güzel köşesini sana ayırdık.
Bugün seni kupalarla uğurluyoruz. Ama bil ki, kazandığın en büyük kupa bizim kalbimizdeki yerin.
‘Son anda Muslera!’ Bir neslin hafızasına kazınan o anlar, o ses… Sonsuza dek bizimle!
İyi ki geldin, iyi ki Galatasaraylı oldun. Yolun hep açık, kalbin hep bizimle olsun…
Teşekkürler efsane. Teşekkürler Florya’nın son kaptanı, Fernando Muslera! 💛❤️
The main trio for the #HarryPotter series has been cast
Dominic McLaughlin — Harry Potter
Arabella Stanton — Hermione Granger
Alastair Stout — Ron Weasley
Beş yıldır Doğu’dan kombine sahibi, takımımızın her türlü mecrasına üye olup buna para veren ve her sene formalar, atkılar, şapkalar vb alışveriş yapıp bunu hemen her ay yapmaya çalışan bir taraftar olarak bu yazının her kelimesine imzamı atarım.
Taraftar müşteri değildir.
Hem GS Youtube Katıl üyesi hem GS Plus Premium abonesi olduğum hem de Yenikapı'daki kutlamalara gideceğim için bu konuda filtresiz ve net şekilde yorum yapabileceğimi düşünüyorum.
Eğer böyle bir düşünce varsa geç olmadan bu yanlış karardan bir an önce vazgeçilmesi gerekiyor. Şampiyonluk kutlaması töreni tüm taraftarlara ve tüm futbolseverlere açık olarak yayınlanmalıdır. Yayınlanmak zorundadır.
Bu konu "30 lira versin onlar da canım ne olacak altı üstü 30 lira" konusu değildir. Bu takımına karşılıksız sevgi besleyen tüm taraftarların "temel" hakkıdır. Şampiyonluk coşkusuna "en azından" evinde oturduğu yerden eşlik edebilmek herkese sunulması gereken bir kulüp-taraftar bağı borcudur.
Tüm taraftarlara bu temel hakkı verdikten sonra Katıl ve Gs Plus Premium üyelerine "ayrıcalık" sunmakta hiçbir yanlış yok. Doğrusu da budur zaten. O kişiler kulisten özel görüntüler, otobüsten canlı bağlantı, özel röportajlar, sanatçıların soundcheck anları gibi birçok özel içeriğe ulaşabilir. O da onların hakkıdır. "Bana aylık ödediğin para karşılığında ben de sana bu hizmeti sunuyorum" demektir.
Ancak şampiyonluk kutlama töreni bir hizmet değildir. Herkesin ulaşması gereken bir içeriktir.
Buna bizim gibi Galatasaray'la yatıp Galatasaray'la kalkmayan ama gönülden sevenler de dahildir, şampiyon olduğunda mutlu olan futbola uzak taraftarlar da dahildir, 7-8 yaşındaki çocuklar da dahildir, Youtube falan bilmeyen 70 yaşındaki amcalar da dahildir, kanalları gezerken denk gelip izleyecek rakip takım taraftarları da dahildir, "30 lira" diye küçümsenen rakamı "2 ekmek parası" diye görerek hesap yapmak zorunda kalan insanlar da dahildir.
Zaten ekonominin geldiği noktada tek eğlencesi, tek hobisi, tek tutkusu, hayattan zevk aldığı tek şey bir takıma sevdalanmak olan insanların bu "eğlenme" hakkı elinden alınmamalıdır.
Taraftar, takımına olan tutkusundan ötürü taraftardır. Bu tutku sayesinde de ürünlerini, hizmetlerini alan müşteriler olurlar. Ancak sen taraftara daha ilk adımda "müşteri" muamelesi yaparsan, zaman içinde o bağı tamamen kaybedersin. Şampiyonluk kutlamasını bile para vermeden izleyemediği bir takımla neyin, nasıl bağını kurmasını beklersin?
Türkiye'de henüz o toplumsal bilinç hiç oluşmadığı için böyle konularda futbolun endüstriyelleşmesine kimsenin sesi çıkmıyor. Aksine destekleniyor, alkışlanıyor. Bu da o futbolun özündeki, basit, koşulsuz sevgiyi gitgide arka plana itiyor. Sahada kazandığımızı, böyle minik detaylarla kaybetmemize neden olabilir. Bu alınmaması gereken bir risktir.
Şampiyonluk, kulüp ile taraftar arasındaki en özel anlardan biridir. Nasıl ki Yenikapı kutlamaları için "sadece uygulamayı bedava indirmeniz yeterli" formülüyle, dolaylı yoldan gelir elde ederek bir çözüm bulunmuş ve organizasyon taraftarlar için ücretsiz hale getirilmiştir ancak Katıl ve Premium üyeleri de ekstra avantajlarla ödüllendirilmiştir, aynı mantalite yayın konusunda da olmalıdır.
Umarım ülkenin dört bir yanındaki; her yaştan, her türden, her gelir kesiminden, her taraftar bu coşkuya "koşulsuz" şekilde dahil edilir ve bu yanlış karardan dönülür.
Bu kez "naçizane" diyerek bitirmeyeceğim.
🧣
Hem GS Youtube Katıl üyesi hem GS Plus Premium abonesi olduğum hem de Yenikapı'daki kutlamalara gideceğim için bu konuda filtresiz ve net şekilde yorum yapabileceğimi düşünüyorum.
Eğer böyle bir düşünce varsa geç olmadan bu yanlış karardan bir an önce vazgeçilmesi gerekiyor. Şampiyonluk kutlaması töreni tüm taraftarlara ve tüm futbolseverlere açık olarak yayınlanmalıdır. Yayınlanmak zorundadır.
Bu konu "30 lira versin onlar da canım ne olacak altı üstü 30 lira" konusu değildir. Bu takımına karşılıksız sevgi besleyen tüm taraftarların "temel" hakkıdır. Şampiyonluk coşkusuna "en azından" evinde oturduğu yerden eşlik edebilmek herkese sunulması gereken bir kulüp-taraftar bağı borcudur.
Tüm taraftarlara bu temel hakkı verdikten sonra Katıl ve Gs Plus Premium üyelerine "ayrıcalık" sunmakta hiçbir yanlış yok. Doğrusu da budur zaten. O kişiler kulisten özel görüntüler, otobüsten canlı bağlantı, özel röportajlar, sanatçıların soundcheck anları gibi birçok özel içeriğe ulaşabilir. O da onların hakkıdır. "Bana aylık ödediğin para karşılığında ben de sana bu hizmeti sunuyorum" demektir.
Ancak şampiyonluk kutlama töreni bir hizmet değildir. Herkesin ulaşması gereken bir içeriktir.
Buna bizim gibi Galatasaray'la yatıp Galatasaray'la kalkmayan ama gönülden sevenler de dahildir, şampiyon olduğunda mutlu olan futbola uzak taraftarlar da dahildir, 7-8 yaşındaki çocuklar da dahildir, Youtube falan bilmeyen 70 yaşındaki amcalar da dahildir, kanalları gezerken denk gelip izleyecek rakip takım taraftarları da dahildir, "30 lira" diye küçümsenen rakamı "2 ekmek parası" diye görerek hesap yapmak zorunda kalan insanlar da dahildir.
Zaten ekonominin geldiği noktada tek eğlencesi, tek hobisi, tek tutkusu, hayattan zevk aldığı tek şey bir takıma sevdalanmak olan insanların bu "eğlenme" hakkı elinden alınmamalıdır.
Taraftar, takımına olan tutkusundan ötürü taraftardır. Bu tutku sayesinde de ürünlerini, hizmetlerini alan müşteriler olurlar. Ancak sen taraftara daha ilk adımda "müşteri" muamelesi yaparsan, zaman içinde o bağı tamamen kaybedersin. Şampiyonluk kutlamasını bile para vermeden izleyemediği bir takımla neyin, nasıl bağını kurmasını beklersin?
Türkiye'de henüz o toplumsal bilinç hiç oluşmadığı için böyle konularda futbolun endüstriyelleşmesine kimsenin sesi çıkmıyor. Aksine destekleniyor, alkışlanıyor. Bu da o futbolun özündeki, basit, koşulsuz sevgiyi gitgide arka plana itiyor. Sahada kazandığımızı, böyle minik detaylarla kaybetmemize neden olabilir. Bu alınmaması gereken bir risktir.
Şampiyonluk, kulüp ile taraftar arasındaki en özel anlardan biridir. Nasıl ki Yenikapı kutlamaları için "sadece uygulamayı bedava indirmeniz yeterli" formülüyle, dolaylı yoldan gelir elde ederek bir çözüm bulunmuş ve organizasyon taraftarlar için ücretsiz hale getirilmiştir ancak Katıl ve Premium üyeleri de ekstra avantajlarla ödüllendirilmiştir, aynı mantalite yayın konusunda da olmalıdır.
Umarım ülkenin dört bir yanındaki; her yaştan, her türden, her gelir kesiminden, her taraftar bu coşkuya "koşulsuz" şekilde dahil edilir ve bu yanlış karardan dönülür.
Bu kez "naçizane" diyerek bitirmeyeceğim.
🧣
⚽️ UEFA Avrupa Ligi’nde Tottenham’ı 3-2 mağlup ettiğimiz maçta oyuncumuz @yunusakgun17’ün imza attığı unutulmaz gol, 2024-2025 UEFA Avrupa Ligi Sezonu’nun en iyi golü seçildi. 👏