Yılmaz Odabaşı der ki,
Herkesin anası bir defa ölür
Ölür kınaları, yemek tarifleri ve türküleri.
Herkesin anası bir defa ölür
Ölür sevgileri, kokuları ve öpüşleri
Herkesin anası bir defa ölür
Bir hançer
Birden
Böler ikiye yüreklerimizi....
Herkes vesileyle tekrar duysun ki mesele tek başına Erdoğan değil Erdoğanları doğuran, her gün hepimizin hayatından çalıp holding patronlarının cebine koyan düzendir.
Sizin adına dava dediğiniz de belli ki makamlarınız, koltuklarınız, mallarınız mülklerinizdir.
Okullarda bu memleketin çocuklarına bir öğün yemeği çok görürken milyarlarca lira vergimizi garanti sözleşmeleriyle yandaşlara peşkeş çekmektir.
Katillerin, soykırımcıların yollarına kırmızı halı seren teslimiyetçiliğiniz, tam bağımsız Türkiye’yle bitmeyen derdinizdir.
“Bu millet, liderlerini ve değerlerini kendi iradesiyle belirler”miş.
Milletin seçtiği milletvekillerini, devşiremediği belediye başkanlarını, parti genel başkanlarını hukuksuzca esir tutan, henüz hapse atamadığını da korkutup sustururum sanan bir rejimin temsilcisi için fazla iddialı ama güzel laf.
Buyurun boş konuşmak yerine genel başkanınızın rakiplerini tutuklamaya ara verip koyun sandığı halkın önüne de hangi anlayışı sırtından atacak görelim.
Hene Ebu Zeyneb 19 yaşında üniversite öğrencisiydi ve harçlığını çıkarmak için sigortasız çalıştığı kafede elleri bağlı şekilde ölü bulundu.
İntihar şüphesi denilerek olayın üstünü örtmeye çalışıyorlar. Hene’nin şüpheli ölüm araştırılsın, ölümden sorumlu kim varsa yargılansın!