İran-Azerbaycan-Gürcistan ve Türkiye ekseninde olanları doğru anlamak için,Sayın Aliyev in bir konuşması üzerinden iki devlet tek millet ilişkisini “yük arasında deng öğüterek bozmak” isteyenleri öğrenmek istiyorsanız tarihten bu güne …Bu kitabı okuyunuz!
İstanbullu komşularımız Kent Lokantalarımızdan çok memnun.
Şükürler olsun ki bugüne kadar 10.942.000 komşumuza uygun fiyatlı ve lezzetli yemek ulaştırdık.
Durmuyoruz, hizmetleri büyütmeye devam ediyoruz. Yıl sonuna kadar 4 yeni Kent Lokantası daha açacağız.
Batı uyandı ama biz hala borç harç bodoslama alıyoruz-tüketiyoruz ve yeniden yeniliyoruz .
Tipik örnek cep telefonu savrukluğu!
Almayın
Tüketmeyin
Dünüştürün
ve
Yeniden kullanın!
Japonya milli gelirin %260 borçluluk ile eksi faizden yüksek faizli tahvillerle borçlanıyor.Fransa tahvil satmakta zorlanıyor.Bezer durum Almanya da var.
Borç-Faiz Para krizi doğudan batıya sistemin 1.25 trilyon$ yıllık faiz ödeyen merkezi ABD ye ve ikinci sıradaki Çin e yürüyor
MEB okullarda ücretsiz yemek vermek konusunda anket yapıyor.
Ücretsiz yemek doğru bir karar olur.Ancak okullarda verilecek yemek ve ekmek seçiminde mutlaka gluten -kimyasal katkı hassasiyetine dikkat edilmeli.
Şeker-Çölyak-Allerji-Haşimato-Kanser başta beslenmeye bağlı ve yaygın.
Dünyada siyasette-ekonomide-akademide-bürokraside iş bitirmek bir yere gelmek;
“Tanıdıklar
Ve
Tanımadıklar “
Arasındaki ilişkiler ağına sıkışıp kalmış durumda.
Bu neoliberal bir ahlaksızlık girdabından başka birşey değil ve ahlak ve erdem can çekişiyor!
⚠️ “Türk’e alerjisi olanlar Ankara Barosu’nu yönetemez!”
Ankara Barosu 69. Olağan Genel Kurulu’nda tansiyon yükseldi, sloganlar atıldı.
Kurulda konuşan Av. Paşa Büyükkayaer:
“Kadın haklarını savunurken dahi tecavüzcü terörist başı Apo’nun sloganını kullananlar Ankara Barosu’nu temsil edemezler.
1 Mayıs İşçi Bayramı’nı, terör örgütü PKK ve onun siyasi uzantısı DEM Parti’nin ağzıyla kutlayanlar Başkent Barosu’nu temsil edemezler.
Etnik ayrılıkçı fikirlerini bizlere eşit yurttaşlık ve çoğulcu demokrasi diye yutturmaya çalışanlar bu baroyu temsil edemez.
Türk devletine düşman bir kadının Berlin Eyalet seçimini kazanmasını bayram gibi kutlayan cehalet bu baroyu yönetemez.
Türk kadınına seçme ve seçilme hakkıyla ilgili paylaşımda bütün Türk ifadelerini çıkaranlar, Türk’e alerjisi olanlar Ankara Barosu’nu yönetemez."
🔴 Cihat Yaycı :
⁉️ KKTC MECLİSİNE ADAY OLACAKSINIZ, KKTC BAYRAĞINA MI YER VERMEYECEKSİNİZ?
KKTC’deki Ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), bugün Lefkoşa Atatürk Spor Salonu’nda milletvekili aday belirleme ve sıralama kurultayını gerçekleştirdi.
Ancak kurultayın yapıldığı salonda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağına yer verilmediği yönünde ciddi bir iddia bulunmaktadır!
Eğer bu iddia doğruysa, ortada kabul edilmesi güç bir çelişki vardır!
KKTC Meclisine milletvekili adayı olacaksınız, KKTC milletvekili unvanını kullanacaksınız, maaşınızı KKTC devletinden alacaksınız ama o devletin bayrağına salonunuzda yer vermeyeceksiniz!
Üstelik tek başınıza iktidara yürüdüğünüzü söyleyeceksiniz!
Devletin makamına, imkanlarına ve maaşına talip olup bayrağına sahip çıkmamak nasıl bir siyasi anlayıştır?
Federasyonu savunabilirsiniz. Siyasi görüşünüz farklı olabilir. Ancak bu, milletvekili olmak istediğiniz devletin bayrağına saygı gösterme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
KKTC bayrağı herhangi bir partinin değil, Kıbrıs Türk halkının devletinin, egemenliğinin ve varoluş mücadelesinin simgesidir!
CTP yönetimi bu iddiaya açıklık getirmelidir: Kurultay salonunda KKTC bayrağı var mıydı, yok muydu?
KKTC’NİN MECLİSİNE TALİP OLANLAR, KKTC’NİN BAYRAĞINA DA SAHİP ÇIKMALIDIR!
@KKTCCB@kktc_bbbasin@KKTC_Disisleri@kuzeykibristv@kibris_postasi@HABERKIBRIS@Kibris_Genc_TV@TAKAjansi@kibrismedya@GundemKibris@BayrakTv@yenisafak@YenicagGazetesi@yeniakit@gazetesozcu@cumhuriyetgzt1@haber365@milligazetecom@gztcom@CTPLEFKOSA1970@CTPLefkosa@UBPkibris@tufanerhurman
Sayın @birolaydinSP, TBMM’de bir arada olmaktan gerçekten çok onur duyduğum, Türkiye’nin meselelerine hakim, konuşmasında kelimeleri belagatle havada uçuran değil, insanların beynine ve yüreğine nakşeden bir üsluba sahiptir.
Bu kürsü konuşması da onlardan bir tanesiydi.
İzleyip dinlemenizi tavsiye ederim…
21. ölüm yıldönümünde Attila İlhan’ı hasretle anıyoruz…
***
KÜLTÜRSÜZLEŞME İŞTE TAM DA BUDUR!
Attila ağabey şöyle demişti:
“…lisede Sophokles okuduk, klâsik Türk sanat musikisine sövmeyi, divan şiirini hor görmeyi, buna karşılık devletin yayınladığı kötü çevrilmiş batı klasiklerine körü körüne hayranlık göstermeyi öğrendik. Sanki Sinan, Leonardo'dan önemsiz; Mevlana, Dante'den küçüktü; Itrî ise Bach'ın eline su dökemezdi.
BOYNUMUZA KÜLTÜREL EMPERYALİZM İLMEĞİNİ GEÇİRDİK.. Oysa bir kere yaptığımız Batılılaşmak değildi, ikincisi Batı bizim sandığımız gibi değildi, üçüncüsü Batının ulaştığı yer özenilecek bir yer değildi.”
“…En Vahimi, ´Aydınların Yabancılaşması´!..”
Yıllar sonra ‘olay’ ın aslında ‘ecnebi’ nin uyguladığı ‘kültürsüzleştirme operasyonu’ yla ilgili ve onun tabii neticesi olduğunu anladım: Emperyalizm, göz koyduğu ülkeyi öz kültüründen soyutladı mı; o ülkenin aydını yaratıcılığını kaybeder; artık ‘yaşantısı’ gibi, ‘eserleri’ de ‘kopya’dır!
MİLLET ŞÖYLE SORUYOR: memleket yanlış yolda, işler sarpa sarıyor, ama yol gösteren yok, biz ne yapacağız?..” Tuhaftır, soru sahipleri, cevabı bulmakla mükellef olanın da, kendileri olduğunu ne biliyor, ne kestirebiliyor; anlamıyor da: çünkü ‘kopya’, ‘alafrangalık’ sahici ‘yurttaşlık bilincini’ bulandırmış; artık ‘meseleyi va’z etmek’ ve ‘ulusal çözüm bulmak’ kabiliyeti yok; böyle bir soruyu sordukları anda, yetersizliklerini itiraf ve çareyi başkalarından -muhtemelen ‘ecnebi’den- beklediklerini açıklamış oluyorlar. İyi de, ‘kültürsüzleşme’ dedikleri, ‘bizâtihi’ bu değil midir?”
RUHU ŞAD OLSUN!