Bir ülkenin vatandaşlarının giyeceği kıyafet o ülkenin iç işi değildir.
Çünkü vatandaşın ne giyeceğine veya giymeyeceğine karar vermek ve belirli bir kıyafetin giyilmesini dayatmak, devletin işi değildir.
Başlarını örttüler diye çocukları okul kapısından geri çevirmek ve eğitim hakkından mahrum bırakmak; sadece o ülkeye ait değil tüm dünyaya ait bir sorundur.
Bir film sahnesi değil…
2. Dünya savaşından kalma bir belgesel görüntüsü de değil…
Yapay zekanın ürettiği görsel hiç değil…
Bu, 21. yüzyılda Gazze’ye hapsedilmiş ve ölüme terk edilmiş bir milletin, yaşamak için yıkılmış bir beldeden, yıkılmış başka bir beldeye göçüdür.
Bu ortak insanlık suçunun asla unutulmayacak gerçek bir sahnesidir.
#gaza #KhanYounis #gazze #FreePalesitne
Sahip olduğunuz tüm veriler ABD şirketlerinin kayıtlarına giriyor ve savaşta birer ölüm listesi haline dönüşüyor.
Hala sosyal medyayı fikir özgürlüğü teranesinden tartışmaya devam ediyorlar.
İktidarı asıl alternatif sosyal medya üretmediği ve bu nedenle kişisel verilerimizin güvenliğini sağlayamadığı için eleştirin.
Allah kimseyi, topraklarını savunmak için 100 yıldır kesintisiz direnen ve bu uğurda yüzbinlerce evladını şehit veren bir halkın onurlu mücadelesi yalanlarla karalamaya çalışacak kadar alçak bir duruma düşürmesin ve Siyonizm'e gönüllü uşaklık ettirmesin inşallah
Öldüğünde cenaze namazın bir ülkede kılınıyor, doğduğun topraklara değil, başka bir ülkede defnediliyorsan, mezarının başına çocukların gelemiyorsa, bundan daha acı bir hikaye ne olabilir.
Vatansızlık işte böyle bir şeydir…
Filistinliler, İsmail Haniye gibi 70 yıldır bu acıyı yaşıyor.
#gaza #gazze #FreePalestine #IsmailHaniya
Çocuk: Nereye gidelim?
Anası: Yürü. Allah’ın arzı geniştir.
Film sahnesi gibi ağır, dokunaklı bir görüntü... Ama film değil, keşke öyle olsaydı.
Bu yaşananlardan sonra yazılan her şiir, çekilen her film yalandır... İnsanlık ölürken kendimizi yalanlarla avutmaktır.
Utançla yazılacak yıllar sonra.
“Elimiz kolumuz bağlı öylece bekliyorduk.
Zalimler her gün binlerce masumu katlederken neyi niye bekliyorduk?
Şimdi yalnız ve utanç içinde çekiyoruz cezamızı.
Başımıza gelecekleri bilebilseydik keşke.
Kendi elimizle zelil olduk affet Allah’ım.”
Taksiciye ait görüntülerini izledim. Düşünsenize, durduk yere zavallı gördüğünüz birine yardım etmek istiyorsunuz. Sonunda da kahpe bir kurşunla hayat hakkınızı kaybediyorsunuz.
Ben mutlak rehabilitasyon masalına inanmıyorum. Psikopati, şiddet eğilimleri olan ve sistemli mobbing yapan manipülatörleri eğitemezsiniz. Sadece ilkel bir hayvanı terbiye eder gibi korkutur ve kontrol edersiniz.
Bazen yazılarımı sert bulanlar var. Ancak dünyada gerçekten kötü insanlar var. Durduk yere sizi yok etmek isteyen, tüm hak ve özgürlüklerinizi elinizden almayı hedefleyen, ideolojik veya kişisel hırslarıyla size acı vermek için yol arayan ancak eline fırsat geçmemiş tonla kötü insanla yaşıyoruz.
Bu insanları durduracak şey erdem dersleri veya terapi değil, korku. O da durdurmuyorsa, acı bir bedel.
Üçüncü bir yolu yok.
Seçimde az daha oy alacak diye şiddet suçlularını sürekli affetmeye izin veren bozuk ceza sisteminin gözden geçirilmelidir.
Kimsenin canı, bozuk psikopati genlerine sahip olup kendini geliştirmemiş bir vahşinin uyduruk ataklarından değerli değil. Gerekirse onlar yok olacak. Ama bu halk güvende yaşayacak.
İstavroz çıkararak maça başlayan ve onlarca pas hatası yapan yabancı topçulara gösterilen saygıyı ve desteği şu çocuğa göstermeyip ıslıklayan ruhsuz, karaktersiz, ahlaksız, saygısız, müptezellerin Galatasaray tribünlerinde yeri olamaz!
Herkes haddini bilecek!
"Yemen'de kardeşiyle evine su taşırken bir keskin nişancı kurşunuyla başından vurulan Rüveyda hangi uluslararası dengeyi bozmuş olabilir?" Diye sorgulamalı insan.
Kamuoyuna Duyurulur!
Çağlayan Grup olarak ülkemizin güzide kulüplerinden Antalyaspor’un forma sponsorluğunu yapıyoruz. Türk Futboluna ve Antalyaspor’a hizmet etmeyi gurur ve onur biliyoruz. Ancak maalesef Antalyaspor futbolcularından Sagiv Jehezkel’nin İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırıma destek mahiyetindeki şovu bizi derinden üzmüştür. Sporun ve Antalyaspor’un bu iğrenç soykırıma destek mesajına alet edilmesi kabul edilemez. Antalyaspor yönetiminin bu hadsizlik karşısında gerekli tepkiyi göstereceğini ve bu eylemi karşılıksız bırakmayacağını düşünüyor ve temenni ediyoruz. Bu konuyu derhal klüp başkanımız sn Sinan Boztepe ve yönetiminden bazı arkadaşlarla görüştük , Futbolcu hakkında kadro dışı bırakılmasının yetmeyeceğini sözleşmesinin fesh edilerek sınır dışı edilmesi gerektiğini aksi takdirde Antalyasporumuza ve grup firmamıza da başka bir kararın yakışmayacağını , gerekli yaptırımın uygulanmadığı takdirde çok sevdiğimiz Antalyaspor’un sponsorluğundan çekileceğimizi kulüp yönetimine ilettik. Zulme alkış tutana sessiz kalma da zulümdür. Çağlayan Grup olarak markamıza zarar vermesi soykırım propagandası yapılırken markamızın da aynı karede yer alması nedeniyle Sagiv Jehezkel’in hakkında dava açacağız. Hukukçularımız süreci takip edecekler. Kamuoyuna saygı ile duyururuz.
Dursun ÇAĞLAYAN
Çağlayan Grup Yönetim Kurulu Başkanı
@ersinceliq
Devletin, tarihin, şerefin, haysiyetin, asaletin ve milletin şerefli vekilleri;
TBMM’nin, devletine, milletine, yeminine, imanına ve ahlâkına irademizin emanet edildiği mümtaz vekillerimiz:
Hiçbiriniz, “Öcalan’a tecrit kalkmazsa…” diye tehdit edilebilecek, böyle haysiyetsiz lafları sineye çekebilecek, bu kahpelikleri sıradan beyanatlar deyip geçiştirebilecek, şehitlerini bu vurdumduymazlık ile millet sinesine teslim edebilecek insanlar değilsiniz!
Şehitlerimizin ruhunu muazzep kılmaya, acılı ailelerimizi daha da kahretmeye hakkımız yok; dayanacak takatimiz de kalmadı!
Bugün şehitler, bugün ecdat, bugün vatan için, Rahmet-i Rahman’a uğurladığımız kahraman evlâtlarımız için bir şey yapmak mecburiyetindesiniz.
Bugün, sizin partiniz yok, devletiniz var!
Bugün, sizin ambleminiz yok, bayrağınız var!
Bugün, sizin siyasi tarafınız yok, milletiniz var!
Bugün, sizin siyasi hasımlığınız, siyasi kavganız yok, evlâtlarınız, şehitleriniz var!
Bugün, omuzlarınızda, bir devlet, bir millet ve şehitlerimizin sandukası var.
Sayın bilmem ne, tecrit kalkmazsa diyenlere, bizi tehdide yeltenenlere, artık dur demelisiniz.
Tecrit sadece terör elebaşına değil, onu insan sayan, onu övmeyi siyaset sanan ve utanmadan konuşan herkesedir demek zorundasınız. Terörü ve terör destekçilerini bütün şube ve emareleri ile meclisten, siyasetten, iş dünyasından ve toplumun bütün katmanlarından temizlemek boynunuza borçtur.
Türk Milleti, her gün yüreğine düşen bu yangın için bir nihayet, devletinden, devletinin yöneticilerinden artık ciddi bir ses ve eylem bekliyor!
TBMM’nin Şerefli Milletvekilleri, lütfen, vazife yemininize sadık kalmanın gereğini yapın!
Evlâtlarımıza rahmet, size, bize mesuliyet olsun!
Evlâtlarımız kahpece katledilirken, Gazi Meclis’te yaşanan bu rezaletlere bir son verin artık! Yeter...
Pulitzer Ödüllü Gazeteci Chris Hedges:
"Canavarlara dönüşeceğiz ve bunun için mağdurları suçlayacağız."
"Herkesin övmeye doyamadığı o yalan ahlaki üstünlüğümüzü açığa çıkaracağız."
"Batı medeniyetinin temel gerçeğini ortaya koyacağız."
"Bizler dünya üzerindeki en acımasız ve en verimli katilleriz."
Gazzeli küçük Said:
"Ben ve kız kardeşim gerçekten çok açız. Yemek bulamıyoruz. Hava geceleri soğuyor.
Evimize dönmek için Allah'a dua ediyorum ve inşallah savaş biter."