İşte iktidar-muhalefet elleriyle tüm yapılanların, yaptırılanların nihâî amacı bu tip saçmasapan düşünceleri yaygın ve normal hale getirmek… Vatan hainliğini mecburiyet ve mağduriyet görüntüsü altında şirinleştirmek…
Allah yardımcımız olsun!
Bir adam, kendisini ülkeye bağlayan herhangi bir mal varlığı olmadığı için savaş çıkarsa kaçacağını paylaştı:
• Yarın bir gün bir savaş çıksa ben savaşmam, kaçarım. Kaçarım abi.
• Yani ben ev sahiplerinin evini korumak için, araba sahiplerinin arabalarını korumak için, arsa sahiplerinin arsalarını korumak için ölemem.
• Benim bu ülkede bir avuç dahi toprağım yok, hiçbir şeyim yok. Yani ben kendim bildim bileli kiracıyım.
• Neyini savunacağım ki yani? Neyi, kimin için yani? Yok ya, kaçarım yani mümkünse eğer. Kaçarım veya teslim olurum.
• Teslim olmak gibi bir seçenek varsa teslim olurum. Yani belki bu söylediğim şeyler size çok aykırı.
• "Hadi ya korkak! İnsan vatanı için yaşar, vatanı için ölür" diyebilirsiniz.
• Hayır, ben pragmatistim bu konuda. Ben bu dünyada yaşayan herhangi bir canlı türünden biriyim.
• Yani öyle bir şey yapamam. Kaçabiliyorsam kaçarım. Benim asli amacım zaten hayatta kalmak, tıpkı diğer canlı türleri gibi.
• Ben işte hiçbir ideoloji uğruna, hiçbir şey uğruna ben ölmem. Hayır, ben sadece kendi uğruma ölürüm.
• Yani benim ölmeye değer bir şeyim varsa bu hayatta, mesela kedim için ölürüm. Mesela kedilerim var, çok tatlı. Onlar için ölürüm ama onun dışında yok.
Nurculara göre Said Nursî’nin Risaleleri milyonların imanını kurtardı!
Süleymancılara göre milyonlarca gence Kur’an eğitimi verdiler.
Cübbeli’ye göre Mahmut Ustaosmanoğlu milyonları namaza başlattı!
Peki, nerede bu milyonlar?
Üsküdar Belediye Başkan Vekilimiz Dündar Ziya Gültekin'in Anadolu Otoyolu'nda geçirdiği trafik kazası sonucu vefat ettiğini derin bir teessürle öğrendim.
Dündar Ziya kardeşimizin kederli ailesine, yakınlarına, AK Partimize ve Üsküdarlı hemşehrilerimize başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
Mekânı cennet olsun.
Ademcik aynaya bakmış, orada gördüğü sûret-i habîseye karşı hissettiklerini içinden geldiği gibi akıtıvermiş maşallah. Biz de aynı şeyleri düşünüyoruz birçok konuda, o sûreti görünce.
🤲🤲🤲🇹🇷🇹🇷🇹🇷🤲🤲🤲
💢DARBE GİRİŞİMCİLERİNE VE DARBE SENARYOLARINA ASLA GEÇ��T VERMEYECEĞİZ❗️
💢MİLLETİMİZ VE CEMAATİMİZ; NE EKİMLER/KASIMLAR/EYLÜLLER/ŞUBATLAR VE MARTLAR GÖRDÜ..
💢DARBELERİN HER ÇEŞİDİNE KARŞIYIZ VE DARBE GİRİŞİMCİLERİNİN DE KARŞISINDAYIZ❗️
💢CEMAATİMİZİN/TARİKATIMIZIN VE KURSLARIMIZIN ZARAR GÖRMESİNE DE MANİ OLACAĞIZ ❗️
💢DARBE GİRİŞİMCİLERİNİN BAŞARILI OLMA İHTİMALİNİ SIFIR GÖRÜYORUM.
💢VARSAYALIM Kİ; HER TÜRLÜ PLANLARI KUSURSUZ İŞLEDİ. KALPLERİ DARMADAĞINIK OLAN KENDİ ARALARINDA DAHİ BİRÇOK İHTİLAF VE ÇEKİŞME BULUNAN 40 TANE MÜNAFIK, HAŞR SURESİNİN 14. AYETİ KERİMESİNDE BUYURULDUĞU ÜZERE KENDİ ARALARINDA BİLE DERLİ TOPLU DEĞİLLERKEN, DİYELİM Kİ DARBE KALKIŞMASINA KADAR, KENDİ ARALARINDA ŞİDDETLİ KAVGA ETMEDİLER DE, DARBEYİ YAPMAYI BAŞARDILAR...
40 kişi değil, 100 kişi olsalar, 100 kişi değil, 1001 kişi olsalar bile; 1 Kursumuzu değil, Tüm dünyadaki tüm kurslarımızı darbeyle ele geçirseler dahi; dünkü yazımda da bahsettiğim gibi, cemaatimizin/tarikatımızın hem maddi hem de manevi tek yönetim merkezi olan Kısıklımızın anahtarlarını ele alamadan, kalkışmanız neye yarar❓
E, bu girişim boş yere havanda su döğmek olmadı mı o halde❓
Dünkü yazımda ve çıktığım programlarda; sadece Kısıklımızın Kızıl Elmamız olduğunu, cemaatimizin tabanının liderlik ve yönetim için, Ehli Beyt şartı dışında, Kısıklıyı kim yönetiyor diye baktığını uzunca izah etmedim mi❓
Kısıklının anahtarlarını elde edemeden, tüm kurslarımızın hepsini ele geçirseniz dahi; bir kefede sadece Kısıklımız olsa, diğer kefede tüm kurslarımız olsa, hangisinin daha ağır basacağını cemaatimizin tabanında bilmeyen kaldı mı sanıyorsunuz❓
Cemaatimizin tabanında; Hazreti Üstazımız Dedem Süleyman Hilmi Tunahan K.S Hazretlerinin Ehli Beytini hem sevmenin hem de saymanın zorunluluk olduğunu, sizler bilmiyor musunuz❓
Bizim cemaatimizin turnusolu; Ehli Beyt sevgisi ve saygısıdır.
Kısıklıyı tekrardan tarif etmeme gerek yok, Kısıklının önemi hakkında dünkü yazıma bakmanız yeter.
Hüseyin Kaplan Hoca dahi başarısız olmuşken, sizler mi başarılı olacaksınız❓
Bugüne kadar hangi konuda neyi başardınız da, aynaya bakmadan, cirminize (hacim) bakmadan, boş kuruntulara kanıyorsunuz❓
40 kişi olunca mı başaracaksınız❓
40 değil, 1001 tane sıfırı tüketmiş adamı; alt alta, üst üste toplasanız sonuç ne çıkar❓
Kaç tane sıfırı toplarsanız toplayın, sonuç hiç değişmez, hep "0" da kalacaksınız.
💢10 sene boyunca, Kurişiilik sisteminin tüm zulümlerine rağmen, bidatlar/hurafeler üreten Kurişiilik sistemi yüzünden insanların küfre/şirke düşmesine rağmen, alimlere hor ve hakir davranılmasına rağmen; gıkınız çıkmadan kayıtsız ve sessiz kalacaksınız, hiçbir mücadele içine girmeyeceksiniz, korkup pusacaksınız ama şu konjonktürde fırsatçılık yaparak darbe senaryolarıyla yönetimi ele almayı hayal edeceksiniz...
Farzımuhal; darbe girişimcileri kalkışmaya kadar birbirini satmadı da, bazı kurslarımızı darbeyle ele aldınız, peki nasıl bir meşruiyetiniz olacak❓
10 yıldır konuşamayan, hiçbir mücadele içinde bulunmayan, korkan, pusan, Kurişiilik sistemine tek bir itirazda bile bulunmaya cesareti olmayan; 40 tane sıfırı tüketmiş münafık bir araya gelip, beyanat yayınlayınca mı, biz sözlerinize itibar edeceğiz, samimiyetinize/ihlasınıza inanacağız❓
Eminim, bu planlarınıza sizler dahil tüm kargalar bile güler...
Fetret devri olduğunu; 2018 yılında ilk ilan eden Hamdolsun biziz...
Fetret devrini sonlandırıp, Allah C.C'in izni ve Piranın himmetiyle; yeniden yükseliş ve fetih çağını açacağımıza; Dedemin K.S yolunu asli rotasına getireceğimize Elhamdülillah biz söz verdik.
Boyunuzu aşan işlere kalkışmayın, oturun oturduğunuz yerde...
Sizler; hiç tarih okumadınız mı❓
Sahabe Efendilerimizin devrinde; 3. Kol olarak ortaya çıkan haricilerin başlarına neler geldiğini bilmez misiniz❓
Veyahut; Osmanlımızın yaşadığı fetret devrinin nihayetinde, Hanedanın vazifesine devam ederek, yeniden yükseliş çağını başlatarak; İstanbulu fethettiğini de mi bilmez misiniz❓
SÜLEYMAN DENİZOLGUN
Her yazdığınızın başında "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde" diye besmele çekmezseniz, yazdıklarınız helal olmaz. Sayın Bakanı bu konudaki hassasiyetinden ötürü, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tebrik ediyorum.
BİR NESLİN ÇOCUKLUĞUNU, GENÇLİĞİNİ, GELECEĞİNİ TÜKETTİNİZ!
BİZİM İNSANCA YAŞAYAMADIĞIMIZ HER GÜN, SİZİN SİYASİ SALTANATINIZIN UTANCIDIR!
Bir nesil doğdu, büyüdü, okula gitti, üniversite bitirdi, iş aradı, işsiz kaldı, borçlandı, hayallerinden vazgeçti. Kimi ülkesini terk etti, kimi asgari ücretle hayatta kalmaya çalıştı, kimi daha yirmili yaşlarında geleceğinden umudunu kesti.
Ama siz hâlâ oradasınız!
Aynı koltuklarda, aynı makam araçlarında, aynı kürsülerde, aynı iktidar hesaplarının peşindesiniz!
Biz çocukken siz siyasetçiydiniz. Biz genç olduk, siz yine siyasetçiydiniz. Bizim saçımıza aklar düşmeye başladı, siz hâlâ aynı koltukların kavgasını veriyorsunuz!
Söyleyin, daha kaç neslin gençliğini yiyeceksiniz?
Yirmi yaşındaki bir genç, beş yıl sonrasını göremiyor. Ama seksen yaşındaki siyasetçi, önündeki seçimde iktidar olup halen koltukta kalma hesabını yapıyor!
Gençlerin cebinde yol parası yok, sizin makam araçlarınızın konvoyları bitmiyor. Gençler kiralarını ödeyemiyor, sizin saraylarınız, makamlarınız, ayrıcalıklarınız eksilmiyor.
Gençler evlenemiyor, ev kuramıyor, çocuk sahibi olmayı hayal bile edemiyor. Bir kahve içmenin, bir konsere gitmenin, birkaç gün tatil yapmanın hesabını yapıyor.
Siz ise hâlâ kaç sene daha bu koltukta otururum hesabı yapıyorsunuz.
Bu halkın çocukları, sizin bitmek bilmeyen iktidar hırsınızın kurbanları olmak zorunda değildir!
Sağcısıyla, solcusuyla, iktidarıyla, muhalefetiyle yıllardır aynı isimlerin etrafında dönen bu düzen, gençlere gelecek değil, yalnızca sabır vaat ediyor.
Biz artık sabretmek istemiyoruz!
Biz yaşamak istiyoruz!
Sevmek, üretmek, gezmek, gülmek, insanca çalışmak, emeğimizin karşılığını almak istiyoruz.
Siz siyasi ömrünüzü uzatmanın hesabını yaparken, biz ömrümüzün en güzel yıllarını geçim derdiyle tüketiyoruz.
Yeter artık! Düşün yakamızdan!
BU DÜZENİN BİZE BORÇLU OLDUĞU BİR HAYAT VAR!
VE BİZ O HAYATTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ!
Nasıl bi parodinin içindeyiz İlâhî;
Ak Parti sözcüsü Azerbaycan'daki başörtü zulmünün eleştirilmesinden memnuniyetsizlik duyuyor,
CHP başkanı başörtü zulmünü eleştiriyor.
Parti tabelalarını mı değiştiniz, ne yaptınız..
KADEM mütevelli heyeti başkanı olarak görev yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kızı Sümeyye Albayrak Türkiye'de ailelerin yıkılması hususunda başarıdan başarıya koşuyor.
Kadem'in kurulduğu 8 mart 2013 den beri 3.5 milyon boşanma davası açıldı.
Kadem kurulmadan önce ki 13 yıl toplam 1.25 milyon kişi boşanmış
Kadem güçlendikçe aile bozuluyor.
FATMA BETÜL SAYAN'a dokunan tüm gazeteciler ve haber kanalları yolsuzlukla, yalan bilgiyi yaymakla itham ediliyor. Fatma Betül ise çay içerek olanı biteni lüks konutundan seyrediyor. 2 milyon dolar koyup 40 milyon kazanan meğer Fatma değil de, kelepçelenen gazetecilermiş!
@fsdenizolgun@27gsKvrck Suç mu işlemşler ki tehlikede olsunlar?
2020’li yılların başı ne oluyor, 2024 mü?
Sana biat eden öteki tarafa olan biatini bozmamış mı? Etrafına münafık mı topluyorsun? Anlamadım ki ben, senin soydan başka silsilen nedir ki biat alabiliyorsun? Vay arkadaş! İpini koparan…
Hüdâyi Vakfı’nın "Yolsuzluğa, torpile, kul hakkına susan ahlaktan bahsetmesin, fon krizleri denetimsizliğin sonucudur" çıkışıyla birilerinin kimyası fena bozuldu.
İktidarı geçmişte destekleyen bir yapının bu dönemde böyle cesurca eleştirmesi karşısında ne yapacaklarını şaşırdılar.
Süleymanlılar operasyonundan sonra ekran ekran gezip "Sıra diğerlerinde" diye zemin yapan Cübbeli, şimdi bu dik duruşun ardından Hüdâyi Vakfı’nı da mı operasyon listesine ekleyecek?
@saitcamlica , sen önceden haber alıyorsundur , var mı kulislerde böyle bir operasyon haberi?
Sana zahmet şu ortaklarınız Cübbeli’ye, Kaan’a ve Perinçek’e de bir soruver bakalım, bu cesur çıkışa karşı da bir kumpas planları var mıymış?
Olum biraz ciddiyet ve vakar sahibi ol be! Elinden oyuncağı alınmış, salya sümük bağıra çağıra ağlayan çocuk gibi tepinmenin sana faydası yok. Kime faydası olduğu belli.
Cemaat falan deyip TAPU DERDİne düşmüşsün, milleti oyalıyorsun hiç yere!
💢CEMAATİMİZİN/TARİKATIMIZIN HEM MADDİ HEM DE MANEVİ; TEK MERKEZİ KISIKLIDIR❗️
💢DİĞER TÜM YERLER, KISIKLIYLA MUKAYESE EDİLDİĞİ VAKİT, OKYANUSTAKİ BİR DAMLA GİBİDİR.
💢BU KARŞILAŞTIRMAYA ÜMRANİYEDEKİ BÜYÜK KURSTA DAHİLDİR, BÜYÜK KURSTA MANEVİ MERKEZ DEĞİLDİR.
Hazreti Üstazımız Dedem Süleyman Hilmi Tunahan K.S Hazretlerinin manevi dergahı olan, talebelerini yatılı ve düzenli şekilde ilk okuttuğu yer olan, tek katlı, hiç değişmeden kalan Misafirhanemiz Kısıklıdadır.
Amcamın "Cemaatimizin yönetim merkezi, Beyaz Sarayımız" diye tabir ettiği Dedemin K.S köşkü ise yine Kısıklıda olup, misafirhanenin az yukarısındadır.
Dedemin K.S pembe köşkü; ilk defa Kemal Bey Ağabeyimiz zamanı depremler sebebiyle yıkılıp yeniden yapılmıştı. Ama Kemal Bey Ağabeyimiz, ilk projeyi bir cm bile değiştirmedi. Dedemin K.S köşkünün ilk hali nasılsa, aynen tekrardan inşa ettirdi.
Bedia Sultan Teyzemizin irtihali sonrasında, Bedia Sultan Teyzemizden Kemal Bey Ağabeyimize intikal eden miras payını; Kemal Bey Ağabeyimiz olduğu gibi bedel almaksızın ivazsız olarak Babaannemin üzerine devretti.
Böylelikle; cemaatimizin/tarikatımızın hem maddi hem de manevi tek merkezi olan, Dedemin K.S asli emanetlerinin yer aldığı Kısıklımız; Elhamdülillah, MaşaAllah sadece Denizolgunların tasarrufuna geçti.
Cemaatimizin tabanı Kısıklıyı kim yönetiyor diye bakar.
"Kısıklıyı kim yönetiyorsa; cemaatimizi de o yönetir" anlayışı -teşbihte hata olmaz- bizim cemaatimizin adeta anayasasının ilk maddesi haline gelmiştir.
Bizim cemaatimiz, Kısıklıyı manevi tek merkez olarak görür. Başka yerler; Kısıklıyla mukayese dahi edilemez. Bu sebeple Hüseyin Kaplan Hoca bile, tüm özelliklerine rağmen başarılı olamadı.
Hiçbir hoca da; Allah C.C'in izni ve Piranımızın himmetiyle asla başarılı olamayacak.
Kısıklıyı yönetmeden, kimsenin başarılı olma şansı yok.
Tabanımızın liderlik için aradığı, sadece iki şart vardır.
Birinci şart; Hazreti Üstazımız Dedem Süleyman Hilmi Tunahan K.S Hazretlerinin Ehli Beytinden olsundur.
İkinci şart da; Kısıklıyı yöneten kişi olsundur.
Bu iki şart gerçekleşmediği taktirde; diğer aday adayları isterlerse havada uçsunlar, isterlerse suyun üstünde yürüsünler veyahut bir yerden bir yere ışınlanarak dahi gitseler, beyhude ve nafiledir.
İmamı Rabbani Hazretlerinin K.S Mektubatı Şerifinde buyurduğu üzere, bu vasıflara sahip olan kişiler ihlaslı ve hasbi olamayacaklarından ötürü; bunların bu harikulade illüzyonları keramet değildir, aksine istidraçtır. Süflidir.
O aday adayları, bu sebeple butlandır, yok hükmündedir.
Aday adayları diyorum, çünkü aday bile değillerdir.
Aday olmak için, Hazreti Üstazımız Dedemin K.S Ehli Beytinden olmak gerekir.
Bu dava, Ehli Beytin davasıdır.
Bu cemaat, aile cemaatidir.
Kimse beleşçiliğe, hazıra konmaya kalkışmasın.
Herkes haddini bilsin, bugüne kadar korkularından, cesaret eksikliğinden veya kendi açıklarının ifşa olmasından ötürü, Kurişiilik sistemine tek bir itirazda dahi bulunamamış olan, Kurişiilik sisteminin tüm zulümlerine rağmen gıkları çıkmadan itaat etmiş vasıfsızların bugün harmanda iz sürmeye hakkı yoktur.
Yarında olmayacaktır.
Sizler bedel ödemediniz, bizler ise ödedik.
Sizler savaşıp mücadele etmediniz, bizler ise savaşıp mücadele ettik.
Sizler sınanıp imtihanı kazanmadınız. Hepinizin büyük büyük günahları, zaafları ve açıkları var.
Elhamdülillah, bizler çoğunluk hisseye sahip olduğumuz halde, Kurişiiler tarafından işgal edilen Dedemin K.S Köşküne ve Misafirhanesine; mahkeme kararıyla, polislerle ve TOMA'larla gittik.
Öncesinde, gitmekten vazgeçelim diye Kurişiiler hesaplarımıza habersizce büyük paralar gönderdiler. Biz ise tüm ödenen paraları Kurişiilere iade ettik, bu durumu da mahkemeye ibraz ettik.
Sizler o aylık ödemelerin; 1/100'üne bile tamah eder, hem davayı hem ailenizi hem de şerefinizi dahi satardınız...
En çok da, neyiniz eksik biliyor musunuz❓
İhlaslı, has ve hasbi değilsiniz.
Ne yapsanız, geçmiş günahlarınız ve veballeriniz yakanıza yapışacak, kaçış yok...
SÜLEYMAN DENİZOLGUN