İslam'ın izzetini şahısların kudretinde değil, ahlakın vakarında; davanın büyüklüğünü kalabalıklarda değil, sadakatin derinliğinde arayanlar bilir ki ümmete nizam verecek olan, koltukların ihtişamı değil, hakikate bağlı insanların istikametidir.
İslam Davası;
Makamların gölgesinde büyümekle değil,
hakikatin ışığında yürümekle,
gücün önünde eğilmekle değil,
hakkın yanında dimdik durmakla yücelir.
Alihan Bey’in temsil ettiği dava:
İhlâsı menfaate,
istikameti siyasete,
hizmeti şöhrete değişmeyen bir dava anlayışıdır.
Sevgili dostlar,
Haksız erişim engellerine takılan değerli bir yol arkadaşımızın yeni hesabını aşağıda paylaşıyorum. Sesimizin kısılmasına izin vermemek adına kendisine destek olalım.
Lütfen @Muharrir_571 hesabını takip ederek ve bu paylaşımı RT (Yeniden Paylaş) yaparak geniş kitlelere ulaştırmasını sağlayalım. Dayanışma yaşatır! 🤝
🔊SON DAKİKA🔊
Düzce'de trafik kazası geçiren Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin, hayatını kaybetti.
Değdi mi? Üç günlük dünya için fırıldak olmaya, milletin hakkını gasp etmeye şimdi Cumhurbaşkanı sana gittiğin yerde de bir saltanat sunabilecekler mi?
Hakikati, olayların gerçek yüzünü, yapılan hırsızlığı, yolsuzluğu, ayıbı ve yanlışları dile getiren hesapları kapatarak hakikati susturamazsınız.
Eleştiriyi düşmanlık, haberi tehdit, itirazı suç sayan her iktidar, kendi sonunun taşlarını döşer.
BİR SİNEĞE YENİLECEKSİNİZ.
Hakikati olayların gerçek yüzünü yapılan hırsızlığı, yolsuzluğu, ayıbı ve yanlışları dile getiren hesapları kapatarak hakikati susturamazsınız.
Eleştiriyi düşmanlık, haberi tehdit, itirazı suç sayan her iktidar, kendi sonunun taşlarını döşer.
BİR SİNEĞE YENİLECEKSİNİZ.
ÇÜRÜMENİN SAFINDA DURMAMAK VE ANLAŞILAMAMAK.
Türkiye’de son yıllarda yaşanan ahlaki, siyasi ve toplumsal çözülmeyi anlamak için yalnızca iktidarın icraatlarına değil, o iktidarın etrafında kümelenen yapılara, verilen desteklere ve sessiz kalınan yanlışlara da bakmak gerekir.
Çünkü bir ülkede çürüme yalnızca kötülük yapanların eliyle büyümez; yanlışları meşrulaştıranların, haksızlıkların üzerini örtenlerin ve inandığı değerleri siyasi menfaatlere kurban edenlerin katkısıyla da büyür.
AKP hükümetinin iktidarı boyunca dinî kavramların siyasi söylemlerde yoğun biçimde kullanılması, dindarlığın zaman zaman siyasi sadakatin ölçüsüne dönüştürülmesi ve dinî yapıların iktidarla kurduğu ilişkiler, üzerinde ciddiyetle durulması gereken meselelerdir.
Zira din, ahlakı korumak yerine iktidarın yanlışlarını örtmek için kullanıldığında, yalnızca siyaset kirlenmez; insanların inanç dünyası da yara alır.
Bir iktidarın en büyük başarısızlığı, kendisini destekleyenlerin sayısını artırırken temsil ettiğini iddia ettiği değerlerin itibarını azaltmasıdır.
Daha da düşündürücü olan, bazı dinî cemaat ve tarikatların seçim dönemlerinde siyasi destek açıklamalarıyla ortaya çıkması, iktidarla kurdukları yakınlığı bir güç ve nüfuz ilişkisine dönüştürmeleri ve bu tercihlerinin toplumsal sonuçları üzerine yeterince sorumluluk almamalardır.
Elbette her dinî yapının tercihi, kendi mensuplarının iradesi ve kendi sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilmelidir. Ancak hiçbir cemaat, dinî kimliğini siyasi tercihlerinin dokunulmazlık zırhı hâline getirmemelidir. İslam'la hiçbir siyasi partiyi özdeşleştirip iman meselesi haline getirmemelidir.
Sandıkta verilen destek, ahlaki sorumluluğu ortadan kaldırmaz; aksine, desteklenen siyasetin sonuçları karşısında hesap verme yükümlülüğünü de beraberinde getirir.
Süleymanlılar; İşte tam bu noktada, ayrı bir önem kazanıyor. Süleymanlıların AKP hükümetinin siyasi çizgisine mesafeli duruşu ve seçim dönemlerinde iktidara destek vermemesi, onları dinî kimliğin siyasi iktidarla özdeşleştirilmesine karşı farklı bir yerde konumlandırıyor.
Nitekim basına yansıyan değerlendirmelerde, AKP karşısında muhalefete yakın bir tutum izlediği aşikardır.
Ancak asıl mesele, kimin hangi partiye oy verdiğinden ibaret değildir. Asıl mesele, bir yapının kendi inandığı dinî, millî ve ahlaki değerleri siyasi ikbal uğruna eğip büküp bükmediğidir.
Savunduğumuz Süleymanlı duruşunun temelinde de bu ayrım bulunmaktadır: İktidara yakın olmayı dinin gereği saymamak, siyasi gücü hakikatin ölçüsü kabul etmemek ve devletin imkânlarından yararlanma uğruna ahlaki ilkelerden taviz vermemek.
Çünkü dinin iktidara göre şekil aldığı yerde samimiyet sorgulanır İmam zafiyeti başlar; ahlakın siyasi menfaate göre değiştiği yerde güven sarsılır adalet duygusu zayıflar;
millî değerlerin propaganda malzemesine dönüştürüldüğü yerde ise toplum kendi dini milli ahlaki vicdani değerleni yok etmeye başlar.
Süleymanlıların İktidarla aynı safta bulunmaması, vatana ve millete karşı olmak değildir. Bilakis vatana millete memlekete sadakat, iktidarın yanlışlarına itiraz edebilme cesaretine haiz olmaktır.
İşte toplumsal hezeyanın en tehlikeli biçimi budur: İnsanların doğruyu yanlıştan ayırmak yerine, yanlışı kimin yaptığına bakarak hüküm vermesi.
Dinî kimlik, yanlışları örtmenin perdesi değil; yanlışlara karşı durmanın mesuliyetidir.
İMAMI AZAM EBU HANİFELER İMAMI AHMET BİN HANBELLER KALPLERİNDEKİ İMANI VE İSLAM'IN GEREKLİLİĞİNİ BEDEL ÖDEYEREK YAŞADILAR.
Süleymanlıların duruşu, herhangi bir siyasi partiyi mutlak doğruların temsilcisi ilan etmek değil; hiçbir siyasi güce ahlaki ölçüleri belirleme yetkisi tanımamaktır.
Ve unutulmamalıdır ki tarih, yalnızca iktidar sahiplerini değil, onların yanlışları karşısında susanları da kaydeder.
Gün gelir bugün yaşananlar tarihin sayfalarında kalır.
Süleymanlılar, hiçbir zaman dini, imanı, ahlakı siyasi menfaate kurban etmedi ve hakikati hiçbir gücün emrine vermedi.
Çünkü hakikatin ölçüsü ADALETTİR.
KADEM mütevelli heyeti başkanı olarak görev yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kızı Sümeyye Albayrak Türkiye'de ailelerin yıkılması hususunda başarıdan başarıya koşuyor.
Kadem'in kurulduğu 8 mart 2013 den beri 3.5 milyon boşanma davası açıldı.
Kadem kurulmadan önce ki 13 yıl toplam 1.25 milyon kişi boşanmış
Kadem güçlendikçe aile bozuluyor.
@dorum33 Teşekkür ederim Mustafa Bey profilimizi ve yazdıklarımızı beğenip paylaşırsanız ve takibe alırsanız daha hızlı ivme kazanmamıza vesile olursunuz sürekli hesaplarımız kapatılıyor
@aban93403414 Teşekkür ederim efendim sürekli hesabımız kapanıyor profil ve yazdıklarımızı beğenip paylaşırsanız ve takibe alırsanız daha hızlı ivme kazanmamıza vesile olursunuz.
Artık ok yaydan çıktı her an her şey olabilir hatta muhalif ailelerin evine bile aile babası olarak Kayyum ataması yapılabilir bu şu anda komik gelebilir ama yönetim kafası tam da bu şekilde çalışıyor eğer kendi safına çekemiyorsan zorla biat ettir yargıyı sopa olarak kullan ve hükmet
BU BİR ADALETİN DEĞİL ZULMÜN, AYDINLIĞIN DEĞİL, KARANLIĞIN YÜKSELİŞİN DEĞİL, ÇÖKÜŞÜN AYAK SESLERİDİR.
Halk TV'ye polis baskını: Kayyum atandı, yayın durduruldu!
🔴Halk TV'nin İstanbul'daki binasına sabahın erken saatlerinde polis baskını düzenlendi
🔴Kanala kayyum atanarak televizyon yayını durdurulurken, polis ekipleri binada arama başlattı, çalışanların içeri girişi engellendi.
ENGELLENMEK İSTENEN KONULAR
📍 Fon soygunu ve siyasi ayağı.
📍 Ekrem İmamoğlu savunması.
📍 AKP aleyhine yapılan haberler.
@latifesque Bunların eğitim yılı eğitimi
Sağlık yılı sağlığı
Emekli yılı emekliyi
Aile yılı aileyi bitirdi şimdi de ağızlarına Türkiye yüzyıl'ı diye bir şey doladılar inşallah Türkiye'yi de bitirmezler.