Ülkeden sürgün edilen bir gazetecinin bir videosunun yasaklanmasının ülkeye maliyeti 20 Milyar Dolar. Akp millet uyanmasın diye videoyu yasaklatıp milleti bir daha soydu.
Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, fon krizinde sorunun 2021'de başladığını açıkladı:
-2021'de Kasım Garipoğlu ile 350 milyon dolarlık bir para trafiği var.
-Bu para trafiği savcılık iddianamesinde geçiyor.
-Bu kara para, 2021'de kurulan 12 kişilik kapalı fonun ilk yapı harcını oluşturuyor.
-Fon kapalıyken fona yatırılan para 524 kat arttı.
-Tüm bu para hareketleri sabitken, SPK bu şirkete halka arz izni verdi.
-Halka arz izni verilmeden önce ben SPK'ya uyarı mektubu yazdım.
-Daha sonra bu şirkete BDDK tarafından banka kurma izni de verildi.
Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan’ın gözaltı görüntüleri.
Kelepçenin tersi değil düzü bile yok.
Kanunlardan ayrıcalıklı kılınarak milleti dolandıranların ayrıcalıkları devammı ediyor?
❌Bu yazı yüzünden hesabımı yine kapattırabilirler❌
🔴 KÜÇÜK YATIRIMCININ PARASIYLA KİMLER ZENGİN OLDU❓
Borsa İstanbul’da ve TEFAŞ ekranlarında "güvenli liman" kılıfı altında binlerce vatandaşın birikimi buharlaştırıldı! Pusula Portföy ve Tera Portföy başta olmak üzere bazı portföy yönetim şirketlerinde yaşanan bu kriz, basit bir piyasa dalgalanması değil; arkasında siyasi ve adli koruma zırhı bulunan kurgulanmış bir tezgahtır!
Sistem nasıl işletildi, milletin parası nasıl hortumlandı adım adım anlatalım:
1. Gizli Kapılar Ardında Kurulan Çark (12 Kurucu ve 159 Kişilik VİP Grubu)
Fon ilk kurulduğunda dışarıdan kimse içeri alınmadı. Sistem, 12 kişilik kapalı bir kurucu çekirdek ve ardından iktidar partisi, Adalet Bakanlığı ve devlet bürokrasisinden seçilmiş 159 kişilik imtiyazlı bir grupla çalıştırıldı. Portföye Borsa’nın derinliği olmayan "sığ" hisseleri dolduruldu. Kendi aralarında çevirdikleri işlemlerle fiyatlar yapay olarak şişirildi, kağıt üzerinde astronomik kar grafikler yaratarak servet transferi yapıldı.
2. Yem Olarak TEFAŞ ve Vatandaşın Tuzağa Çekilmesi
Bu sahte başarı grafikleri TEFAŞ sistemine basıldı. Yüksek getiri hayali kuran, enflasyondan parasını korumaya çalışan binlerce küçük yatırımcı, alın teriyle biriktirdiği parasını bu fonlara yatırdı. Vatandaşın parası fonlara girdiği an, içerideki imtiyazlı grubun tuzağı tamamlandı.
3. Batan Fonlar, Kilitlenen Paralar ve Kaçan Milyon Dolar
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenlemeleri sonrası sistem kilitlendi. Fonlar temerrüde düşürüldü, iade süreleri uzatıldı, halkın parası donduruldu. Ancak gemi batmadan birkaç gün önce milyonlarca dolarını çekip kayıplara karışan "özel" isimler ortaya çıktı!
PEKİ KİM BU MİLYON DOLARLARI KAPIP KAÇAN İSİMLER VE GERÇEKTE NE İŞ YAPARLAR?
TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’ın, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e sunduğu soru önergesinde adı geçen üç şahıs, piyasaya tesadüfen girmiş yatırımcılar değildir. Kamuoyu bu isimleri adliye ve bürokrasi koridorlarındaki "karanlık ilişkilerden" çok iyi tanıyor:
OSMAN DÜNDAR ÇİFTÇİ:
Dündar Dış Ticaret Şirketi’nin patronu ve "TYT Türk" isimli televizyon kanalının yönetimindeki kilit isim. Ticaret adamı maskesi taşısa da kamuoyu onu, Adalet Bakanlığı devir teslim törenlerinde protokollere girecek kadar yargı bürokrasisine yakınlığıyla tanıyor. Sadece medya ve ticaretle değil; üst düzey bürokratların gayrimenkul, taşınmaz ve finansal devirlerindeki "vekaletçisi" ve takipçisi olarak biliniyor.
MEHMET TÜRKOĞLU ve HAYRETTİN KOÇ:
Resmi kayıtlarda sade birer vatandaş gibi görünen bu isimler, gerçekte adliye ve adalet bürokrasisindeki kritik isimlerin şahsi varlıklarını, kayıt dışı transferlerini, gayrimenkul alım-satımlarını vekaleten yürüten "güvenilir kara kutularıdır".
İşte bu üç isim; Osman Dündar Çiftçi, Mehmet Türkoğlu ve Hayrettin Koç, Adliye koridorlarında yürüttükleri varlık ve vekalet trafiğini bu kez Borsa İstanbul’a ve portföy yönetim şirketlerine taşıdı!
Sıradan vatandaşın parası dondurulup fonlar temerrüde düşürülmeden hemen önce, imtiyazlı "içeriden bilgi alma" avantajıyla milyonlarca doları fondan çekip nakde çevirdiler!
HÜKÜMETE VE HAZİNE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK’E AÇIKÇA SORUYORUZ:
1. Mehmet Türkoğlu, Osman Dündar Çiftçi ve Hayrettin Koç, batan bu fonlardan kriz öncesinde tam olarak kaç milyon dolar tahsil edip çıkmıştır?
2. Bu isimlere fonların tıkanacağı, SPK kararlarının geleceği bilgisi Adalet veya Finans bürokrasisi içindeki hangi "amirleri" veya yakınları tarafından sızdırılmıştır?
3. Devlet bürokrasisi ve siyasetin içinden oluşturulan o 159 kişilik "kapalı imtiyazlı grupta" başka hangi yargı mensupları, bürokratlar ve bunların akrabaları vardır?
4. Binlerce küçük yatırımcının birikimi kilitlenmişken, bu şahısların haksız kazançlarına ve hesaplarına el konulacak mıdır, yoksa bu adliye-borsa hattındaki soyguna göz mü yumulacaktır?
Soldaki fotoğraf: Osman Dündar Çiftçi
Sağdaki fotoğraf (esmer iriyarı olan): Mehmet Türkoğlu
#TeraFonMağdurları
FotoHaber - Paralarını MASAK gözetiminde güvenli bir şekilde yurt dışına kaçıran AKP'li vurguncuların en fazla 6 ay sürmesi beklenen ''ortalık durulana kadar gaz alma tutukluluğu'' hizmeti başladı...
https://t.co/KIFfg7fJOi
@zekibahce Bu şirket tek bir iş yapmadan iflas etti. 313bin yatırımcıyı dolandırdı.
Kağıt 55 TL'den 2 TL'ye düştü. Sırf hükümete yakın diye kimse dokunmadı. Şirketi kankasına devredip sırra kalem bastı.
#KONTR#fon#borsa
NEREDEYDİNİZ?
Bu vergi tahsil edilirken GİB’in yapay zeka tabanlı sistemi çalışmadı mı?
Tüm diğer teknik detayları bir yana bırakalım.
Cevaplanması gereken çok soru var. Bu da onlar arasında en küçüğü.
Tera’nın ödediği vergideki akla ziyan duruma bir bakın lütfen.
Tarih: 6 Kasım 2025
Yer: TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
Konu: Hisse senetleri ve yatırım fonlarında piyasa dolandırıcılığı
Sayın Mehmet Şimşek’i ve dönemin SPK Başkanı’nı, hisse senetleri ve yatırım fonlarında yaşanan piyasa dolandırıcılığına ilişkin bugün yaşanan gelişmeleri öngörerek Meclis tutanaklarına geçecek şekilde uyardığım konuşmadan bir kesit.
O dönemde Tera Yatırım, İzmir’de küçük bir madencilik şirketinin hisselerinde piyasa dolandırıcılığı yapmış, çok sayıda vatandaş mağdur edilmişti. Tera yöneticilerine verilen ceza ise şirketin yarım günlük kazancına dahi karşılık gelmiyordu.
Eğer o dönemde gerekli önlemler alınsaydı, bugün toplumun geniş kesimlerine sirayet eden bu piyasa dolandırıcılığının yol açtığı mağduriyetlerin önüne geçilebilirdi.
Her şey herkesin gözü önünde oldu. Biz uyardık, onlar duymazdan geldi.