eşimle ilk görüştüğümüz gün hayatıma el feneriyle ışık tutulmuş gibi aydınlanmıştım. kalbimin tüm buğusu silinmişti ve yaşadığım bütün hayal kırıklıklarını unutmuştum. aşk böyle bi şey, dileyen herkese nasip olur umarım.
Türklere, özellikle de yeni nesillere, yeniden öğretilmesi gereken çok temel bir gerçek var:
Çalışmak kötü bir şey değildir.
Çalışmak, emek vermek, uğraşmak, terlemek, yorulmak; bunları yaparken zaman zaman yıpranmak enayilik değildir.
Memurların yetiştirdiği nesiller, ne yazık ki çalışmayı ve fazladan çaba göstermeyi “enayilik” olarak görerek büyüyor.
Lütfen sağlık personellerini aşağılarken, saldırırken bir gün o koltuklarda yattığınızda sevdikleriniz eli kolu bağlı dururken size merhametle yaklaşacak her bir hastane personeline saygı duymayı öğrenin.
İş hayatında hâlâ uyumlu, sessiz ve anlayışlı biri olmanın ederi olduğunu düşünenler var. Büyük yanılgı. Gerektiğinde arkanızdan ‘buna fazla bulaşmamak lazım.’ demeliler. Deli deliyi görünce sopasını saklar arkadaşlar. Biz de kurumsal cadılığı mecburen öğrendik, tercihen değil:)
Bu durum magazin kapsamına düşürülecek kadar basit bir konu değil. Ben yıllarca "bizim evliliğimiz telefon diplomasisi" dedim, durdum. Bizim, görevdeki adamın mental sağlığını düşündüğümüz kadar düşünmedi bizi sistem. Geceyarısı ateşlenen çocuğundan tut, sen işteyken patlayan musluğa, işyerinde eşinin görevde olduğunu gizlemek zorunda kalmaktan, radyatörün suyuna kadar elli çeşit sorunla uğraşırsın ve bunları görevdeki adam olumsuz etkilenmesin diye sadece kendine saklarsın.
Bu konuda her şeyden önce ele alınması gereken bir diğer konu; kadınları yani bekleyenleri "görevde ama parası var, orduevlerinde bedava yaşıyorsunuz, lojmana kira vermiyorsunuz zaten" diye manipule eden yurdum insanıdır.
Önce onlara asker ailelerinin bedava yaşamadığını, aksine en az mali kısım kadar ruhen, bedenen de bedel ödediğimizi ciddi ciddi anlatmak gerekiyor.
Aksi taktirde, ülkenin pek milliyetçi, ülkü dolu gençliği kalkıp bana mesela "psikolojik ilaçlarını al da öyle uyu" deme arsızlığını gösterebiliyor.
Durum bundan ibaret...
Yaş aldıkça, ailem dışında hiçbir şeyi umursamamayı öğrendim. İşte kötü bir gün mü geçirdim? Çalışır telafi ederiz. Arkadaşım mı ters davrandı? İstenirse konuşup düzeltilir. Keşke bu farkındalığı 25 yaş civarında kazanabilseydim, çok daha az yorulurdum.
Yetişkinlikte arkadaşlık biraz daha anlayış istiyor. İnsanlar işe gidiyor. İnsanlar meşgul. İnsanlar iyileşmeye çalışıyor. İnsanlar kafa dinlemek istiyor. İnsanlar tıpkı sizin gibi kendilerine zaman ayırmaya çalışıyor. Daha az iletişimi daha az sevgiye yormayın.
Bugün “kitap okudukça, nitelikli filmler izledikçe, sanatla ilgilendikçe, etrafımda iki çift laf edeceğim insan kalmıyor, yalnızlaşıyorum, üzülüyorum” diye yakındı sevdiğim biri. Başımı önüme eğdim ve yalnızca şunu söyleyebildim: Derinliğin hüznü, sığlığın neşesinden evladır.
İş hayatı tam bir akademi gibi. İlk yıllarımda toydum, birisi ters baksa oturur ağlardım. Şimdi gün içinde bir orduyla savaşsam bana mısın demiyor:) Birileri manyaksa sen üst sürüm manyak olacaksın yani. Namın öyle yürüyecek. Özeti bu.
@Birikim_Yatirim 3+1, çift balkonlu eve 4000₺ üzerine geliyor. süresi de 12 saat. öğle yemeğini istemedi zorla yedirdim çay olursa iyi olur demişti sadece. bu haberden sonra kıymetini daha iyi anladım melekmiş haberim yok 💁🏼♀️