Din adı altında siz kadınlara neler yapıyorsunuz, anne babasını da izin dahilinde haftada bir gösteriyorsunuz... İslam sizin inandığınız din asla değil, kendi fikirlerinizi ve bağnazlığınızı İslam 'dan uzak tutun
Benim hitap ettiğim kitle açısından önemli sorunlardan biri de budur. Bazı şeyleri yerli yerine koyarsak sorunu çözebileceğimizi düşünüyorum.
Kadınlar eşitlik kurma ve kendilerini kocalarıyla kıyas etme yaklaşımını bırakmalılar. Evet, her ikisinin ki de anne baba; ancak aralarında fark var. Erkek evlenmiş olmakla karısı anne babasının önüne geçemez ama kadın evlenmiş olmakla birlikte kocası anne babasının önüne geçer. Artık pek çok şeyde kocasına tabi olur. Dolayısıyla “ben sana uyuyorum sen de bana uy” ya da “şu gün senin ailende kaldık bugün de benim ailemde kalalım” gibi söylemlerde bulunmaları doğru değildir.
Erkekler de aynı yerde yaşıyorlarsa haftada bir gün tayin etsin, hanımlarını o gün anne babasını ziyarete göndersinler. Biraz daha uzak, gidip gelmek meşakkatli oluyorsa hiç olmazsa iki haftada bir anne babasını ziyaret etmesine imkân sağlasınlar. 8-10 saatlik veya daha fazla bir yolculuk mesafesinde ise imkân dâhilinde yazları 15-20 gün ailesinin yanına göndermeye çalışsınlar. Bu nevi ayrılıklar karı koca ilişkileri açısından oldukça faydalıdır. İnsan pek çok şeyin değerini yokluğunda anlıyor. Belki yeterince kıymet bilmiyoruzdur ya da kıymetimiz bilinmiyordur. Onun için bunda takıntı yapmamak mümkün mertebe hanımlara yardımcı olmak gerekir.
Bazı kadınlar bu hususta mağduriyet yaşadığı gibi bazıları da mağduriyet yaşatıyor. Evlendikten sonra anormal bir anne baba bağımlılığı başlıyor, neredeyse üç beş saatte bir telefonla görüşülüyor, bedeni kocasının evinde ama ruhu babasının evinde gibi nahoş bir yaklaşım sergileniyor. Dayım gelmiş, bibim gelmiş, cicim gelmiş diyerek her fırsatta baba evine gitmeye çalışılıyor. Bazıları da çocukları annesinin başına salıp keyfine baktığı bir konfor alanı olarak görüyor baba evini. Bunlar hem yanlış hem de bir noktadan sonra erkeklerin sinir uçlarına dokunan şeyler. Pek çok aile bu sebeple huzursuz oluyor, karı kocaların arasına soğukluk giriyor ve Allah korusun bu yüzden boşanmalar vaki oluyor. Evli kadının merkezi kocasının evidir, gündemi orası olmalıdır.
Kız anne babaları evli kızlarıyla aralarına mesafe koymalı, bu denli sınırları olmayan bir duruma müsaade etmemelidir. Zira farkında olmadan kızlarının evlilik hayatına dinamit döşemektedirler. Aynı şekilde erkeğin anne babası da oğullarının evliliğini ihlal edecek bir yaklaşım içerisine girmemeli, mesafeyi korumalı, bazı hafta sonlarını da hanımı ve çoluk çocuğuyla geçirebilmelerine imkân tanımalıdırlar.
Ben, az çok dini hassasiyetleri olan, namazında niyazında ortalama bir Anadolu ahlakına sahip dede-nene ve torunların duygusal bağ kuracakları bir zeminin oluşturulmasını önemsiyorum. Bunun için bazı hafta sonları geniş aile modeline geçişi teşvik ve tavsiye ediyorum. Bugün belki hanımlar bana kızacaktır; ama zamanla hak vereceklerine inanıyorum. Özellikle çocukları ergenlik çağına gelip kendilerine yabancılaşmaya başladıkları zaman ne demek istediğim anlaşılacaktır. Hem çocuklarımızı kendi anlam dünyamızda ve değer kodlarımızda tutabilme açısından dede-nene torun bağı çok önemli hem de çocukların onlardan görerek edinecekleri bir takım kırıntı bilgileri, görgü ve ahlak kurallarını inanın bugün alabilecekleri bir eğitim kurumu yoktur. Unutmayın ki dede nene de bir çocuktur ama tecrübeli bir çocuk güvenilir bir arkadaştır.
Benim diyeceklerim bunlar. Bu gibi sorunlar yaşıyorsanız hoşunuza gitmese de bu reçetenin sorununuzu çözeceği kanaatindeyim. Belki herkes için bir anlam ifade etmeyebilir veya herkes aynı imkânlara sahip olmayabilir ama pek çok kimse için faydalı olacağını ümit ediyorum. Vesselam…
Nasihatimdir, vasiyetimdir
Güneş her gün daha mütekâmil bir dünyaya doğmaz. Tarih ezelden ebede dümdüz uzanan doğrusal bir hat değil, devirli bir oluşumdur. Gün olur, en gerideki en öndekinden ileride olur. Aristarkus, Kopernik’e “zıpçıktı astrolog” diyen devrimci Martin Luter’den daha ilericidir. Ahmet Yesevi, Kadızade Mehmet’in çok ötesinde. Siz istihkâmlarınızı güçlendirin, zor zamanları fırsata çevirin. Benim yaşıma geldiğinizde, benim hiç olamadığım kadar hakîm, fehîm, müstakîm, emîn, mekîn ve metîn olun.
Aziz ülkemize gelince, ille de bir şeye benzetecekseniz, her budağından sürgün atan salkım saçak bir böğürtlen çalısına benzeteceksiniz Türkiye’yi. Bir sürgünü çiçeğe dururken, diğerinin kurumakta, ötekinin meyve vermekte olduğunu görün. Tek bir sürgüne takılıp kalmayın, bütüne bakmayı adet edinin. Unutmayın ki düz akılla anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendisine has bir kimliği vardır, Türkiye’nin. Batmaz. Batarsa, okyanuslar taşar. Mademki son temsilcileriyiz Gezegen’in iyiliği için yaşatılması elzem bir medeniyetin, bizi durduracak tek “gerçek”, soğuyan Güneş’in dünyamızı yarı yolda bırakması ihtimali olmalı.
ALEV ALATLI
1942 - 2024
#Çekiliş
X’te 50 bin olduk! | Bu vesileyle, bu tweet’i RT edip hesabımızı takip eden 5 takipçimize 10 kitap, 1 Kaplumbağa Ajandası ve 1 Oku Çantası’ndan oluşan seti hediye ediyoruz.
Dear, @elonmusk
During the war between Russia and Ukraine, you have activated free internet for the people of Ukraine.
Now thousands of innocent people are being killed in Gaza.
In Gaza, people are living without electricity,water and internet!
Aren't the people of Gaza eligible for the same rights to access the free and open internet as people in other parts of the world?
Yahudiler, modern zamanda uluslararası hukuka göre katliam yapma imtiyazına sahip tek topluluk.
Bunu başka bir devlet başkanı video şeklinde atsaydı muhtemelen uluslararası diplomasiden tecrit edilirdi.
Titanik’i ziyaret ederken iletişimi kesilen denizaltındaki 5 kişiyi kurtarmak için bütün imkanlarını seferber eden devletler,
700 kişilik göçmen teknesinin batışını sadece seyrettiler.
Oysa bütün hayatlar değerlidir.
İşte buna dayanamıyorum. Sizin paşa gönlünüzün hoşuna gitmedi diye biz niye dinimizi kapalı kapılar ardında, gizlice, sessizce yaşayalım? Kendi yaşamlarına sonsuz saygı beklerken, söz konusu inançlı insanların olunca demediklerini bırakmıyorlar. Din gayet uluorta yaşanır bu arada
İbnü'l Arabi gençken bir gün bir siyahi ile iki açık kadının içtiğini ve eğlendiğini görür. Hareketleri nahoştur. İçinden "Allah'ım herhalde katında bunlardan iyiyimdir" der. Çünkü o günahı işlemiyordur. Birazdan denizden boğulmakta olan bir adamın çığlıkları duyulur.
Gunaydin, Ugultulu Tepeler kitabinin yazari Emily Bronte'nin cocuklugunda yasadigi kasaba Haworth, Yorkshire. Buraya gidince anliyorsunuz romana ilham olan atmosferik ortami.
Savaşın ortasında, mandalinalarının yetişmesini bekleyen İvo’nun hikayesi...
“Tangerines” (Mandalina Bahçesi), 4 Mart Cuma 22.00’de TV’de ilk kez TRT 2’de. 🍊 #TRT2Filmleri
Kısacık bir ömür için çok fazla düşman var; çok fazla öfke, kaygı, çok fazla buhran var. Kavgalar, hesaplaşmalar çok fazla. Meydan okumalar, intikamlar fazla. Kısacık bir ömür için ne kadar fazlalık var.