"En feci şey insanın artık aldanmayacağı yere gelmesidir. İşte ilk ölümümüz, orada başlıyor" diyor şair...
Çünkü aldanmak; içinde çocuksu bir saflık taşır...
KIRIK CAM TEORİSİ..
Sosyolojide çok basit ama bir o kadar korkutucu bir kural vardır: Kırık Camlar Teorisi.
Olay şudur: Çok temiz, düzenli bir bina hayal edin.
Bir gün o binanın camlarından biri kırılır. Eğer o cam hemen tamir edilmezse, yoldan geçenler şunu düşünür: "Burasıyla kimse ilgilenmiyor, burada kurallar işlemiyor."
Çok geçmeden ikinci cam kırılır, sonra üçüncüsü...
Ardından duvarlara yazılar yazılır, bahçede çöpler birikir ve o bina kısa sürede suç yuvasına dönüşür.
Çünkü küçük bir düzensizlik, büyük felaketlere davetiye çıkarır.
Şimdi dün Siverek’e, bugün de Kahramanmaraş’a bakın.
Siverek’te bir okul taranıyor, 16 yaralı...
Hemen ertesi gün Kahramanmaraş’ta 14 yaşındaki bir çocuk; çantasına 5 silah, 7 şarjör doldurup sınıfına dalıyor.
9 can gidiyor. 14 yaşında bir çocuk bu kadar silaha nasıl ulaşır? Bu öfke nasıl bu kadar rahat patlar?
İşte o camlar çoktan kırıldı ve biz tamir etmek yerine izledik.
Dizilerde mafyayı kahramanlaştırdığımızda o ilk cam kırıldı.
Sosyal medyada şiddeti "icraat" diye alkışladığımızda ikinci cam kırıldı.
Okullardaki zorbalığa, "çocuktur kavga eder" deyip göz yumduğumuzda o binanın kapıları suçlulara açıldı.
Uyarıyorum: Bu olaylar münferit değil, bir zincirin halkalarıdır. Eğer toplum olarak o ilk kırık camı, yani en küçük şiddet eğilimini, denetimsiz silahlanmayı ve cezasızlık algısını hemen onarmazsak; bu yangın sadece haberlerde kalmaz, hepimizin kapısına dayanır.
Ya bugün o camı tamir edeceğiz ya da yarın harabeye dönmüş bir toplumda can güvenliğimizden endişe ederek yaşayamaya devam edeceğiz.
Çünkü cam bir kere kırıldı mı, devamı hep gelir.
#Siverek #Kahramanmaraş #EğitimdeŞiddeteHayır
Tanrı tarafından sevildiğimi bildiğim için egoya ihtiyacım yok. Değerimi kanıtlamaya çalışmam; çünkü zaten verildi. Kargaşaya değil, içimdeki sakinliğe yaslanırım. Kendimi büyütmek yerine olduğum gibi kalırım; çünkü yeterim.