"Kimi bağladığı umrumda değil"
Ha işte, bir mesaj önce söylediğin "Onun camiasının kim olduğu beni bağlamaz" lafı için tam olarak bu söylenebilir.
Konu Metin Tekin olduğunda onun nece konuştuğu da, konuşma dilinin kimi bağladığı da umrumda değil.
Metin Tekin şakır şakır İngilizce konuşsa da, çeviriye gerek kalsa da kalmasa da bunlar benim onunla duyacağım gururu değiştirmez.
Ben Metin Tekin'le İngilizce konuşabildiği için değil, sana yeterlilik ispat edeceği için değil,
İkidir "siz" diye hitap eden birine karşında babasının oğlu varmış gibi "sen" diye cevap verenlere,
İnsanın ne söylediğine değil, nece söylediğine değer atfedenlere,
Yaptığı işin tarihine geçmiş bir insana halen İngilizce konuşsaydı diye üstenci bakanlara,
Ben Metin Tekin'le sana ve senin gibilere benzemediği için,
Ben Metin Tekin'le senin ve senin gibilerin dünyasının insanı olmadığı için gurur duyuyorum.
Anlamakta zorluk çekiyorsan İngilizce'ye de geçebilirim.
Yanıtın "hayır" ise tartışacak bir şey kalmıyor zaten.
@ODNMZ1 Sergen hoca falan değildi dolayısıyla topçudan da anlamıyordu. Bununla ilgili video arşivinden onlarca videosunu izleyebilirsiniz. Dolayısıyla ortada iftira falan yok bir gerçeğin tespiti var. Sergen kalsaydı takım Cengiz gibi çöplerle dolacaktı Ulaş haklı…
Sizin Beşiktaş taraftarıyla olan uğraşınız, Beşiktaşlıların Salah transferini kıskandığını sanmanızla başladı.
Bugünün transferini kıskanmakla itham ettiğiniz ve "diğerlerinden pek farklılıkları" olmadığını savunduğunuz Beşiktaş taraftarının farkı tam olarak buradadır. Beşiktaş formasını en son 29 sene önce giymiş bir oyuncuyu bugün bile savunur, başka bir topluluğa yedirmezler.
Ben rahmetli babamı hayatı boyunca iki defa ağlarken gördüm.
Birisi dedemin ölüm haberi geldiğinde, diğeri Metin beyin travması geçirdiğinde...
O zamanlar kuşe kağıda poster verirdi gazeteler. Ben duvara astığım her posterde Metin'in olduğu yere bakardım. Metin gülümserdi, postere her baktığımda ben de gülümserdim.
İngilizce konuşmadan, Türkçe de konuşmadan, sevginin dilini konuşarak, bir duvara baktığımda bile Metin orada diye gülümserdim.
Posterler İngilizce konuşmaz, posterler Türkçe konuşmaz. Posterler size bir şey hissettirir. Bir gün odanızın duvarına poster asamayacak kadar büyüdüğünüzde artık o posterler yüreğinizdedir.
İnsanlar İngilizce konuşmaz, insanlar Türkçe konuşmaz. İnsanın nece söylediği değil, ne söylediği önemlidir.
Dün Metin Tekin konuştu.
İngilizce konuşmadı, Türkçe de konuşmadı, sevginin dilini konuştu.
"Hayatım Beşiktaş oldu. Büyük Beşiktaş'a çok teşekkür ederim."
Nevzat Bey; bir insanı karşınıza almakla, sevenleri olan bir insanı karşınıza almak arasında çok ciddi bir fark vardır.
Metin Tekin Beşiktaşlıların Sarı Fırtınasıdır ve o fırtına önüne çıkanları göklere çıkarmayı da, yerden yere savurmayı da bilir. Göklere çıkacak olanların içinde yer alabilmeniz mümkün değilse, yerden yere savrulmamak için içeri girip kapınızı sıkıca kapatmanız önerilir.
Metin Tekin Beşiktaş'ın kıymetlisidir.
Ve siz,
Ve bizden olmayan hiç kimse,
Onun adını menfi bir sebepten ağzınıza alamazsınız.
Ne İngilizce, ne Türkçe, ne de başka bir dilde...
Genel Yayın Yönetmenimiz Onur Tuğrul söyleyince farkettim, bunu görmemiştim.
Türk olmaktan ve kendi insanından tiksinen birinin sözlerine takılmayın. Parayla efsane olamazsın, dil bilerek adam da olamazsın.
Metin Tekin candır, hepimizin gururudur