Bugün oynanan Galatasaray–Samsunspor karşılaşmasının son dakikalarında yaşanan ve tüm kamuoyunun açık biçimde gördüğü penaltı pozisyonunun, hem sahadaki hakem hem de VAR tarafından değerlendirilmemiş olması, Türk futbolu adına ciddi bir soru işaretidir.
Göreve geldiğimiz günden bugüne kadar hakem tartışmalarının içine girmemeyi, odağımızı sahaya ve oyuna vermeyi özellikle tercih ettik. Ancak bu tercihimiz, açık hataların görmezden gelinmesini kabullendiğimiz anlamına gelmez.
Hakemlerin ve VAR’ın standardının, ligin kaderini doğrudan etkileyen bu denli belirleyici anlarda dahi sağlanamaması; sadece bir kulübün değil, Türk futbolunun tamamının problemidir.
Bizim tek beklentimiz, herkes için adil, şeffaf ve eşit uygulanan bir yönetim anlayışıdır.
Fenerbahçe, hiç kimsenin lehine ayrıcalık istemez; ama kimsenin de aleyhine oluşabilecek bir düzenin parçası olmayı kabul etmez.
Türkiye Futbol Federasyonu’nun ve ilgili kurullarının bu konuda acil bir açıklama yapması, yaşanan pozisyonun gerekçesini kamuoyuna şeffaf biçimde sunması Türk futbolu adına zorunluluktur.
Fenerbahçe Spor Kulübü, rekabetin saha içinde kazanıldığı bir lig için gereken her adımın takipçisi olacaktır.
TAMAM İNANDIK (!)…
✅Bahis baronunun çocuğu Beşiktaş seromonisine çıktı!…
✅Bahis reklamını F.Bahçe aldı!…
✅Karaborsa biletleri sizin hiç haberiniz yokken Trabzon yöneticileri sattılar!…
✅Futbolcu sözleşmelerini Göztepe eksik bildirdi…
✅Babel, “Hakemler bizi kolladı” derken Eyüpspor’dan bahsediyordu!…
✅Rezan Epözdemir zaten Atlethico Madrid’in eski yöneticisi!…
✅Eray Yazgan bahis reklamı imzasını Kayserispor adına attı!…
✅Mehmet Büyükekşi ASLEN Bursasporlu!..
✅“Bu ligi bitirmeyiz” diyen Erden Timur Kasımpaşalı!..
✅Fetö’den kaçak futbolcular Çırçırsporlu…
✅Albayrak “I love yoi hocam” derken bizim cami imamına mesaj gönderiyordu!…
✅Albayrak, yargıdaki aslanlar derken, yargı dizisindeki oyunculardan bahsediyordu!..
✅Divan Kurulunu gizli yapan Erzurumspor’du!..
✅Yusuf Namoğlu iki hakemin kelmesin Barcelona başkanının önüne atmıştı!
✅HUM, A.Şansalan, Z.Küçük, Arda Kardeşler genellikle Altay lehine hatalar yaptılar!..
✅Her pozisyonda kendini yere atan ve öne geçince de yerden kalkmayan futbolcular Boluspor’da oynuyorlar…
✅Şampiyonluk kutlamasında şinanay çekip hepimize küfür eden de Jurgen Kloph’tu…
✅Hakeme, “O penaltılı verirsen bir daha burada maç yönetemezsin” diyen Guardiola’ydı!
✅Terim fonu aslında Beşiktaşlı ve F.Bahçeli eski-yeni futbolcuların yatırım yaptığı bir fondu!…
✅20 dönüm imarsız arazi verip 60 dönüm ve imarlı olarak gari alan Real Madrid’ti!…
✅TAMAM İNANDIK (!)…
✅SÜTTE LEKE VAR SİZDE YOK !…
✅Valla bak!!!..
İstanbul Altılısını açıktan paylaşacağım...Ayrıca belirtmek isterim kişisel fikrim bugün İstanbul Altılısını bulan 100 bin liranın altında para almaz diye düşünüyorum...Küçük detayları kaldı birazdan paylaşacağım...Mümkünse ortak oynanmalı!!!
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'ndan güzel bir analiz;
EĞER;
TIP okursan karşına insan DNAsının şempanze ile %98 aynı olduğu çıkar...
BİYOLOJİ okursan karşına evrim çıkar...
FİZİK okursan karşına BİG BANG çıkar...
KİMYA okursan karşına elementlerin kaynaşmasıyla İLK CANLILARIN nasıl oluştuğu çıkar...
TARİH okursan karşına dinlerin nasıl ortaya çıktığı çıkar...
JEOLOJİ okursan karşına dünyanın 4,5 milyar yıl yaşında olduğu çıkar...
ARKEOLOJİ okursan karşına tüm Ortadoğu dinlerinin temelini oluşturan SÜMER kültürü çıkar...
PALEONTOLOJİ okursan karşına dinozorlar çıkar. Din kitapları yazmaz bunu...
EMBRİYOLOJİ okursan karşına insanın balık atasından kalma solungaçları ve kuyruk çıkar...
Ama hiçbir şey okumazsan
sana ne söylenirse ona inanırsın.
Hep başkasının sana sunduğu hayatı yaşarsın,
başkalarının doğrularıyla yaşamak zorunda kalırsın,
seni herkes kandırır.
Ama sen bunların hiçbirisini fark etmezsin bile...
12 adaları 1912’de verdik.....
Nerde mi?
Lozan şehrinin Ouchy semtinde.
Şu Lozanda adaları verdik diyip oku emrinden uzak güruhun meydanlarda Lozanda verdik deyip algı yaratması bundan!!
Araştırmayan halk da: “ulan savaşı kazandık- adaları verdik”e inandırıldı...
Osmanlı Devleti, bugün 12 Adalar olarak bilinen adaları İtalya'ya bırakıyor.
Sene 1912, “Uşi Anlaşması”dır bu gördüğünüz anlaşma. İtalya'ya bırakıyor fakat geçici olarak.
Anlaşma şartlarına uyulduğu takdirde adalar tekrar Osmanlı Devleti'ne geri verilecek.
Fakat şartlara uyum sağlanmıyor.
Bu yüzden 3 yıl sonra, yani 1915'te Londra'da bu konu gündeme geliyor ve Londra Paktı denilen anlaşmada bu adaların tamamı İtalya'ya bırakılıyor.
Bakınız itiraz eden hiçbir padişah yok. Hiç sultan yok.
Adaları İtalya'ya bırakmakla kalmıyorlar aynı sene bir de Çanakkale Boğazı'na dayanıyorlar ve Çanakkale Savaşı'nı yapıyoruz.
Yani 12 Adalar önce Uşi'de, sonra da 1915’de Londra'da İtalya'ya verilmiştir.
Osmanlı temsilcilerinden biri Rumbeyoğlu Fahreddin Bey'dir.
Bu adam kim mi?
Türk milleti bir milli mücadele verirken, Kuvayı Milliye'yi kurmuşken, bu adam Kuvayı Milliye'nin karşısına Damat Ferit'in kurduğu Kuvayı İnzibatiye ile çıkan adamdır ve Yunan ordusunun yanında olmuştur. Savaş kazanılınca sürgün edilenlerin arasında yer almıştır.
12 Adaları İtalya'ya bırakan heyetin içerisinde bu adam vardır.
Şimdi asıl olaya gelelim...
Uşi Anlaşması'nın ismini aldığı Uşi, Lozan şehrinin bir semtidir. Bu yüzden 1912'de imzalanmış olan Uşi Anlaşması, İtalyan tarihinde Lozan Anlaşması olarak geçer. Fakat bizim bildiğimiz yani 1923'te imzalanan Lozan Barışı ile bu anlaşma birbirine karıştırılmasın diye bu anlaşmaya Uşi denmiştir.
İşte arkadaşlar sahte kiralık tarihçiler, yani Kadir Mısıroğlu, Armağan ve çetesi, bu durumdan faydalanıyor ve
12 Adaların Lozan Anlaşması'nda gittiğini söylüyorlar.
Halbuki o Lozan başka, bu Lozan başka. Ne yazık ki bunu bütün millete yutturdular ve böylece milletimizi Lozan barışına düşman ettiler.
Bizim bildiğimiz Lozan Anlaşması'nda ise bilakis Ege'de birçok ada Türkiye'ye geçmiştir.
Türkiye'ye Lozan Anlaşması ile geçen bu adalar ise, son 10 yılda Yunanistan'a bırakılmıştır.
Bugün Yunan papazların mangal yaptığı Ege adaları, uluslararası anlaşmaya göre halen daha Türklerindir...
Umulur ki bol bol paylaşılır, gruplara atılır, milletimiz bilgilendirilir...
Prof.Dr. Yusuf HALAÇOĞLU
Kokteyllerde ellerinde kadehlerle Atatürk Türkiyesi için ağzını yayarak muhalif mesajlar verip ödül gecelerinde mikrofon önünde yaptığınız iki çakır keyf nutuk ve ezberlemiş iki ucuz tiradla Atatürkçü olmuyorsunuz ama âdi bir Amerikan şirketinin işini kaybederim diye tepki koyamadığınız bir konuda taraf bile olmaya cesaret edemeyip, içerisinde doğup ekmek yediğiniz Cumhuriyeti o basit şirkete tercih ettiğiniz için kaliteli birer alçak oluyorsunuz.
Bir memlekette sanatın izzeti nefsi sanatçının duruşunda kaimdir. Bizde duruş sahibi sanatçı maalesef pek azdır. Yarıdan fazlasını toprağa gömdük, kalanlar da pek azımızın tanıdığı duruş sahibi bir avuç insandır. Elbette sanat ve eğlence sektörü Türkiye'de düzenli gelir kapısı bir sektör değildir doğru. Belki budur insanımızın bir kısmını böyle büyük şirketlere karşı gardı düşük, sesi ve tepkisi sönük ve hatta omurgasız yapan...
Sanatçının düzenli geliri olmaz. Düzenli üretkenlik sahibi olduğu sürece düzenli gelire sahip olabilir sadece. Onu da kendisi belirler. Bu memlekette üretken her sanatçı az çok ekmek yemiştir. Şükür ki varlar çünkü hayatın neşesi ve estetiğini çocuklardan, çiçeklerden kuşlardan sonra onlar temsil ediyor. Ancak sözüm duruş sahibi olmayan küçük bir azınlığa. Sürekli her dizide karşımıza getirilen, bir yerler tarafından sürekli ünü tazelenen ve baktığımız tiplere.
Siz hiçbir idealin destekçisi ya da muhalifi olmazsınız. Olmayın da... Çünkü boş, bomboş hayatlarınıza anlam katmak ve boş olmadığınızı kanıtlamak için sarıldığınız Cumhuriyet ve Atatürk ezberleri, sizde iğreti duruyor. En tepki beklenen anlarda müstemleke sanatçısı gibi sessiz kalıp başka zamanlarda insanınıza parmak sallamak ve ucuz aydın ayakları kesmekle olmuyormuş o işler...
Sizin en büyük zararınız yanında durduğunuz ve poz verdiğiniz herhangi bir görüştür. Muhalefete de iktidara da zararsınız. Kimyadaki argon, çarpımdaki bir, toplamdaki sıfır kadar etkilisiniz. Hiçbir ağırlığınız yok, duruşunuz yok. Memleket sizi boşuna yetiştirmiş, andımızı, marşımızı boşuna okumuşsunuz. Beyaz yakalı önlükleri giyip okul yolunu tuttuğunuz andan itibaren bu memleketin size verdiği hiçbir şeyi almamış ve hak etmemişsiniz.
Yazık ki sizden beklentisi olan bir halk 48 saat boyunca tepki bekledi. Bu insanlara borcunuz vardır ama onu da yüz kez hatırlatmak yerine sizlere lanet etmek ve sanatın İzzet-i nefsini üstte tutanları desteklemek şart olmuştur. Desteğiniz size kalsın. Payandası dış dövizlere bağlı olanların, ikbalini batıya bağlayanların desteğine minnet edecek değiliz. Türk'üz. Türk, Türk'e yeter. Yalnız kalırsa da Allah yeter. Türk sanatçısı duruş sahibidir. Bir duruşluk cesareti olmayanın da üç kuruşluk fiyatı vardır. Atatürkçülük ve cumhuriyeti sırtlamak, onun için para gelen yere tepki koymak, mama kabı duyarı kasmaya da benzemez. Bunlar uydurma dünya görüşleri değil tam bağımsızlığın omurgasıdır.
Duruş ve kuruş arasında onlar safını seçti, bizler de sifonu çekeceğiz.
Saygılarımla.
#disney
Biz burda dogduk buyuduk ya hani ondan olabilir mi askerlik yapiyor vergi veriyoruz ya belki ondandir…annemin dayisi canakkalede sehitlikte yatiyor ondamidir ki bilemedim
Mansur Yavaş'ın cumhurbaşkanlığı adaylığının konuşulduğu günlerde, Ankara belediye meclisinde yaptığı konuşma sosyal medyada tekrar gündem oldu:
"Hangi projeyle anılacaksın dersen, yemedi yedirmedi! Çalmadı çaldırmadı bu bana yeter."
Atatürk Havalimanı önünde yıkım için hazırlık yapılıyormuş. Atatürk Havalimanını yıkmak barbarlıktır. Bu barbarlığı yapanlar tarih ve millet önünde suçludur. Bu suç cezasız kalmayacak.
Günaydın Değerli Kardeşlerim,
Dün gece yarısı itibariyle Cumartesi CNN Türk'teki programım iptal edilmiştir.
Sabır Türk Milletine çok yaraşır.
Saygılarımla...