🔵Mustafa Destici:
▪️"İç cepheyi tahkim etmek isteyenlere en güzel örnek; Talat, Enver ve Cemal Paşa’nın uyguladığı tehcirdir."
▪️"Bunlara bir şeyler vermekle yola getiremezsiniz."
▪️"Hain, hainliğini yapmaya devam eder."
"Kurtuluş için ölmeyi göze alırsak, bizden sonrakilerin hür ve bahtiyar olmasını temin etmiş oluruz."
Bir Kurban Bayramı sabahı, Türkistan'ın istiklali uğruna beyaz atının üzerinde, Rus mitralyözüne karşı yalın kılıç şehâdete yürüyen Şehid-i Âlâ ve Gazi-i Namdar Enver Paşa'yı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Kafkasya içlerinden Türkistan'a gidelim.
Sen hayal et Enver, biz yine ölelim.
Mustafa Kemal Atatürk'ün ifadesiyle; 'zuhuru bir efsane, ölümü bir destan' olan, hayatını vatan ve Turan idealine adayan ve bu yolda şehit olan, Harbiye Nazırı, İmparatorluğun son başkumandanı Enver Paşa'yı şehadetinin sene-i devriyesinde rahmet, minnet ve dua ile anıyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun. 🇹🇷
Mustafa Kemal Atatürk’ün siyasal formasyonu İttihat ve Terakki Cemiyeti geleneğiyle doğrudan temas hâlinde şekillenmiş, ancak süreç içerisinde kurumsal ve yöntemsel düzeyde belirgin bir fikrî ayrışma gerçekleşmiştir. İttihatçı mirasın günümüzdeki olumlu algısı, büyük ölçüde II. Meşrutiyet’in anti-istibdatçı, anayasal ve hürriyetçi söyleminden beslenmektedir. Bu doğrultuda Jön Türk hareketi ile Kemalist devrimler, Geç Osmanlı-Erken Cumhuriyet dönemi modernleşme çizgisinin birbirini tamamlayan tarihsel evreleri olarak değerlendirilmelidir.
Buna karşın, bu iki akımın çağdaş siyasal hafızadaki yansımalarında belirgin bir ideolojik asimetri göze çarpmaktadır. Kendini İttihatçı gelenekle ilişkilendiren aktörler Atatürk'ü tarihsel bir devamlılık içinde benimseme eğilimi gösterirken Kemalist vizyonun önemli bir kesimi, İttihatçı kadroların macera arayışlarına ve yönetim yöntemlerine mesafeli yaklaşarak bu iki gelenek arasında keskin bir ayrım hattı çekmektedir.
Her zaman söylerim Türkçüler aralarındaki fraksiyonlara takılmak yerine ortak 3 büyük düşmana odaklanmalı.
Siyasilerde bir huy var; seçmenlerini milli mücadele ruhuyla motive edip, kendi krallara layık konforlarından zerre ödün vermiyorlar.
Vekil maaşı aylık 310bin. Eğer vekillikten emekliyse ve halen vekilse 510bin.
Yeni partinin 91 vekili var. 40'ı emekliyle birlikte maaş alsa, aylık 450bini partisine bağışlasa eder aylık 18milyon.
Kalan 51'i 250bin bağışlasa eder aylık 12,75 milyon.
273 vekil danışmanı, 39 grup danışmanı ortalama maaşı 100-110bin. Bunlar da 50bin bağışlasa aylık 15,6 milyon.
Toplam 46,35 milyon TL aylık meclisten.
Yeni Partiye geçen Belediye başkanları ve siyaseten atanan üst yönetim de maaşlarının bir kısmını bağışlarsa aylık 100 milyonu bulur.
Siyaset halk için mi var yoksa siyasetçi için mi? Halktan istemek yerine önce bir kendi konforlarından vazgeçmeli siyasiler.