Neden az paylaşım yaptığımla ilgili son zamanlarda sorular çoğaldı. Takipçi bazı arkadaşlar bu konu hakkında sorma aşamasını atlayıp sitem safhasına bile geçmişler.
Buradan hem yeni takipçilere bu hesabın misyon ve vizyonunu özet bilgi geçmiş olayım hem de genel bir cevap vermiş olayım.
1- 2014 yılından beri bu mecrada bildiklerimi, öğrendiklerimi sizlerle paylaşıyorum ve bu zamana kadar bu sosyal medya hesabından kaynaklı 1 lira doğrudan/dolaylı menfaat elde etmedim. Zaten bu hesabın açılmasındaki amaç da menfaat değil, bildiklerimden ve öğrendiklerimden başkalarının da faydalanması ve ülke genelindeki finansal okuryazarlığın arttırılmasına bir nebze de olsa faydalı olabilmekti. Çok şükür bu hesaptan gelecek 3-5 kuruşa ihtiyacım olmadığı için hesabın çizgisi her daim korunabilmiştir.
2- Sosyal medya, benim hayatımın çok ufak bir kısmında yer alıyor. İş hayatım, aileme ve hobilerime ayırdığım vakit, yatırımlarım için yaptığım araştırmalar derken sosyal medyaya doğal olarak pek vaktim kalmıyor. Bu kısıtlı vakitte de mümkün olduğunca nitelikli paylaşımda bulunmaya çalışıyorum, bu yüzden de paylaşım sayım az.
3- Ben burada ya hali hazırda bildiğim şeyleri ya da araştırdığım konularda enteresan ve önemli bulduğum bilgileri derleyip paylaşıyorum. Her ikisinde de doğru, özgün, herkesin anlayabileceği basitlikte ama konunun da anlaşılacağı derinlikte yazmaya çalışıyorum. Dolayısıyla benim paylaşımların hiçbirisi gelişi güzel bilgilerle, etkileşim amacıyla yazılmış değildir. Bazı paylaşımlarım için yeri geliyor saatlerimi harcıyorum ve bunu da en ufak bir karşılık beklemeden yapıyorum. Bu hesaptan bir kere bile -gerek açıktan gerekse DM'den- kimseye retweet, fav, paylaşım vb. talepte bulunulmamıştır ve bu şekilde de devam edilecektir.
4- Dolayısıyla bu hesabın ve paylaşımlarımın da bu kapsamda değerlendirilmesini ve buradaki kimsenin bordrolu çalışanı olmadığımı; istediğim gibi, istediğim aralıklarla, istediğim içerikte paylaşım yapmaya devam edeceğimi tekrardan hatırlatmak isterim.
5- Önceden de var olan fakat "etkileşim başına ödeme" sonrasında daha da çoğalan; etkileşim alabilmek için niteliksiz, kopya, çoğunlukla da yanlış bilgilerden oluşan paylaşımları kendime yakıştıramam. Bundan sonra da bu hesaptan az ve öz paylaşımlara devam edilecektir.
6- Bu hesap hiçbir zaman;
🔶günlük işlemlerle ilgili paylaşım yapılan,
🔶elindeki hissenin takipçiye pazarlandığı,
🔶belirli hisseler için kamuoyu oluşturulan,
🔶hisseyi aldığını söyleyen sattığını söylemeyen,
🔶ralli döneminde roket emojileri atan ama düşüşlerde işi çıkan,
🔶yıllar önce çizdiği grafikleri bugün ortaya çıkaran,
🔶her düşüşte nakitte her rallide %150 malda olan,
🔶her şeyi öngörebilen
🔶hayal satılan ve bu satılan hayallerle takipçi üzerinden para kazanılan
bir hesap olmamıştır ve olmayacaktır da. Bu hesapta yalnızca finans/yatırım/reel piyasalarla ilgili nitelikli bilgi paylaşımı yapılmaya devam edilecektir.
Dün piyasa üstü yüksek faiz, bugün sığ hisselerle şişirilen getiriler...
Para girişi durup herkes çıkışa yönelince likidite bitti; sonunda temerrüt ve tasfiye geldi.
En önemli soru ise hiç değişmedi:
Herkes parasını isterse kasada ne kalır?
📌“Bankadan daha yüksek getiri.”
📌“Birikiminiz enflasyona yenilmesin.”
📌“Güvenli ve kazançlı yatırım.”
1980’lerin başında binlerce insan bu vaatlerle parasını bankerlere teslim etti.
Peki bankerler nasıl çalışıyordu ve bu çark neden dağıldı? 🧵
Finans alanındaki çeşitli olgular, teoriler, olaylar ve davranışları inceleyeceğim "Finansal Kültür" serisini başlatıyorum.
Mümkün olduğunca her Pazar günü bir konu başlığıyla ilgili paylaşım yapmayı planlıyorum.
Bir yatırımın reklam yüzünü tanımanız, bu yatırımın makul ve güvenilir olduğu anlamına gelmez.
Aradan 40 yılı aşkın zaman geçti. Banker bürolarının yerini başka enstrümanlar, gazete ilanlarının yerini sosyal medya aldı.
Peki ya vaatler ve hikayeler? Onlar maalesef pek değişmedi.