Şimdi size bir hukuk garabeti ve büyük bir skandalı anlatacağım.
Depremin üzerinden tam 1 yıl geçti. Herkes unutmayacağız naraları attı.
Sağdaki fotoğraf 3 yıllık Ilgım apartmanına ait. Apartmandaki neredeyse herkes hayatını kaybetti. Toplam 80 kişi hayatını kaybetti.
Soldaki fotoğraf hukukçu arkadaşım Abdullah'ın ailesi. Annesi Hatice Eğilmez, babası Ahmet Eğilmez ve kardeşi Fatma Betül Eğilmez Ilgım apartmanında hayatını kaybetti.
KTÜ'nün hazırladığı bilirkişi raporuna göre bina "KUSURSUZ" bulundu! Sorumlular müteahhitler tahliye edildi!
Kolon yerine kirişten alınan karotlar değerlendiriliyor. Zemin etüdü raporu alınmıyor. Raporun bazı kısımlarında "çoğunlukla uygundur" yazıyor fakat nelerin ve nerelerin uygun olup olmadığı belirtilmiyor.
Ilgım apartmanının yanında bulunan 20-30 yıllık binalar ayaktayken 3 yıllık Ilgım apartmanı KUSURSUZ bulunuyor ve bu apartman yan yatarak yıkılıyor. 80 kişi hayatını kaybediyor!
Gazetecilerin, hukukçuların ve tüm herkesin bu hukuk garabetini görmesi, duyması için lütfen bu ilk tweeti paylaşalım.
#IlgımApartmanıİçinAdalet
CİMER, bir vatandaşın sorusunu yanıtlayarak 18 yılda satılan kurumlar, yerler ve fabrikaların listesini açığa çıkardı.
SATILAN TERMİK SANTRALLER
1. Seyitömer Termik Santrali
2. Kangal Termik Santrali
3. Yatağan Termik Santrali
4. Çatalağzı Termik Santrali
5. Yeniköy Termik Santrali
6. Orhaneli Termik Santrali
7. Tunçbilek Termik Santrali
8. Soma Termik Santrali
SATILAN H��DROELEKTRİK SANTRALLERİ
1. Ataköy Hidroelektrik
2. Beyköy Hidroelektrik
3. Çıldır Hidroelektrik
4. İkizdere Hidroelektrik
5. Kuzgun Hidroelektrik
6. Mercan Hidroelektrik
7. Tercan Hidroelektrik
8. Murgul Hidroelektrik
9 Denizli Jeotermal Santrali
SATILAN ŞEKER FABRİKALARI
1. Kırşehir Şeker Fabrikası
2. Turhal Şeker Fabrikası
3. Çorum Şeker Fabrikası
4. Elbistan Şeker Fabrikası
5. Muş Şeker Fabrikası
6. Erzincan Şeker Fabrikası
7. Erzurum Şeker Fabrikası
8. Afyon Şeker Fabrikası
9. Bor Şeker Fabrikası
10. Alpullu Şeker
SATILAN TEKEL BİNALARI
1. Adana
2. Ballıca
3. Bitlis
4. İstanbul Sigara
5. Malatya,
6. Tokat
7. Yavşan Tuzlası
8. Ayvalık Tuzlası
9. Çamaltı Tuzlası
10. Çankırı K Tuzlası
11. Tuzluca Tuzlası
12. Sekili Tuzlası
13. Kağızman Tuzlası
14. Kaldırım Tuzlası
15. kayakcık Tuzlası
SÜMER HOLDİNG'E BAĞLI ŞİRKETLER
1. Mazıdağ Fosfat Tesisleri
2. Adıyaman İşletmesi
3. Malatya İşletmesi
4. TÜMOSAN İşletmesi
5.Bakırköy Konfeksiyon San.
6. Çanakkale Sentetik Deri İşletmesi
7. Diyarbakır İşletmesi
8. Beykoz Deri Kundura İşletmesi
9. Sarıkamış Ayakkabı İşletmesi
SATILAN LİMANLAR
1. Mersin Limanı
2. İskenderun Limani
3. Samsun Limanı
4. Bandırma Limanı
5. Derince Limanı
6. Salıpazarı Limanı (Galataport)
7. Tekirdağ Limanı
8. Çeşme Limanı
9. Kuşadası Limanı
10. Dikili Limani
11. Trabzon Limanı
DİĞER SATILAN ŞİRKETLER
1. Seyitömer Linyitleri
2. Güney Ege Linyitleri
3. Murgul Bakır İşletmesi
4. Samsun Bakır İşletmesi
5. Yeniköy Linyitleri İşletmesi
6. Bursa Linyitleri İşletmesi
7. Sakarya Traktör Sanayi
8. Ereğli Demir ve Çelik
9. Eti Alüminyum
10. Eti Bakır
11. Eti Elektrometalurji
12. Eti Gümüş
13. Eti Krom
14. Gübre Fabrikaları
15. PETKİM
16. TÜRK TELEKOM
18. TÜPRAŞ
19. SEKA Kâğıt Fabrikası
AKP iktidara geldiğinden bugüne dek toplanan toplam vergi tutarı 2 trilyon 700 milyar $'dır.
Yurt dışından alınan kredi 454 milyar $'dır.
Özelleştirmeden elde edilen gelir 71 milyar $'dır.
Hazine ise 60 milyar $ eksi bakiyededir..
Bu demektir AKP döneminde toplam 3 trilyon 285 milyar $ para harcanmıştır.
Bu parayı 20 yıla bölersek yılda 164 milyar 250 milyon $ harcanmış demektir.
Bu rakamla yılda 96 Osman Gazi köprüsü yapılır.
41 Keban barajı yapılır.
23 adet şehir hastanesi yapılır. 320 adet Tokat havalimanı yapılır.
Hükümetin hizmet diye dayattığı tüm yatırımlar hazineden beş kuruş çıkmadan, vatandaşı 10-20 yıl arası borçlandırarak üstelikte fahiş fiyatlarla yapılan rant yatırımlarıdır.
Öyleyse kasada olması gereken 3 trilyon 285 milyar $ nerededir ?
Şimdi anladınız mı 2002'den bu güne %120 artmış hiper enflasyonun, 12 kat artmış dövizin, %100-200 arası zamlanmış zorunlu tüketim malzemelerinin, %66'sı yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşayan toplumsal çöküntünün nedenini.
Bir öğretim üyesi olarak “Türkiye ekonomisi nasıl batırılır” başlıklı bir kitap yazmam gerekseydi hiç endişe etmeden AKP'nin 20 yıllık iktidarını kaleme alırdım ve kitabın son cümlesini de “Aldıkça al, çaldıkça çal, istersen ver yüz arzuhal, ne sorgu var, ne sual” olarak bağlardım..
Şu asla unutmasın ki AKP, bu ülkenin böğrüne saplanmış paslı bir bıçaktır..
Prof Dr. Rona Turanlı
1990’dan beri sektördeyim.
Tatlıcı olsaydım, bugün dükkanının tabelasına “tarihi tatlıcı” yazdırabilirdim.
Tabi sakallı resmimle beraber!
Neylersin ki, tatlıcı değil filmciyiz!
Hiçbir filmin, dizinin telif hakları bana ait değil.
Biri hariç!
2016 yılında, bütün maddi birikimimi ortaya koydum!
Yaşamak Güzel Şey filmini çektim.
Ve battım!
Çünkü biz filmin gösterime gireceği günü belirledikten sonra
ülkede aynı gün “başkanlık referandumu”yapılmasına karar verildi!
O gün tüm sinemalar kapandı!
Filmin hafta sonu gişe rakamları iyi gelmedi tabi!
Bunu bahane eden sinema işletmecileri filmi hızla gösterimden kaldırdılar!
Fena battım!
O günlerde tanıştığımız Ferdi Eğilmez;
“Ne oldu senin film?” Diye sordu!
“Sorma, film battı Abi!” Dedim.
“Film batmaz oğlum, Yapımcı batar” dedi:
“Sen battınsa yine çıkarsın; Aslan gibi Filmin orda duruyor!
Evet ben batmıştım ama filmim aslan gibi duruyordu!
Venedik-Altın Aslan gibi büyük festivallere gönderemedim ama bazı ödüller aldım!
Yunanistan Symi Adası Festivalinde Jüri Onur Ödülü aldım!
Törene davet etmeye bile gerek duymadılar.
Ödülü postayla gönderdiler!
Ödülü postacının elinden aldım!
Rusya’da bir festivale kabul edilip davet edildim!
Masraflarımı da festival komitesi karşılayacaktı.
Rusya bana vize vermedi!
O günlerde Rusya İle aramız bozuktu!
Şu “uçak düşürme” mevzusu yüzünden!
Sanki uçağa ben sapan taşı attım!
Neyse…
Hollywood’da kabul görmedim ama Bollywood’da kabul gördüm!
Hindistan’da bir festivale davet edildim.
Uçak bileti almaya param kalmadığı için,
Ben gidemedim,
filmim gitti!
Büyük övgüler aldı!
Eleştirmenler övgü dolu videolar çekti!
Daha daha da iyisi oldu;
Bir yapımcı filmi Hindistan’da tekrar çekmek istedi!
Daha önce yurt dı��ında dizilerimiz tekrar çekilmişti.
Ancak sanırım ilk defa bir sinema filmimiz yurtdışında tekrar çekilecekti!
Heyecanlandım.
İyi de bir para teklif ettiler.
Daha çok heyecanlandım!
İngilizce hukuki sözleşme öyle zart diye hazırlanmıyor!
Zaman aldı ama oldu!
İş imzaya kaldı!
İmzayı atacağız! Parayı alacağız! Hindistan’da filmimiz çekilecek!
Daha çekeceklerimiz bitmemiş.
Küt! Pendemi patladı!
Sözleşme elimizde patladı!
Sokağa çıkma yasaklarıydı falandı filandı!
Yapımcılarla irtibatımız koptu.
Öldüler mi kaldılar mı bilmiyorum!
Neyse ki filmin Tv Ratingleri kanalın yüzünü güldürdü.
Beni de güldürdü ama Mona Lisa kadar. Yarım.
Çünkü filmi çekebilmek için, filmin Tv gösterim ücretini önceden almıştım.
Ve onu da çoktan batırmıştım!
En çok bilinen filmim Mandıra Filozofu.
En Çok IMDB puanı olan filmim Yaşamak Güzel Şey! 7.6!
Bunla övünmüyorum, avunuyorum!
Şimdi yeni bir denemeye başlıyorum!
Yaşamak Güzel Şey’in on dakikasına yapay zeka ile İngilizce dublaj yaptırdım!
Şimdi?
İngilizce konuşan, arkadaşlarınız ve takipçileriniz varsa, duyursanız sevinirim.
Tabi filmi izleyip sevdiyseniz.
Aşağıda paylaşmayı kolaylaştırmak için bir gönderi paylaşacağım.
Her şey bir yana, yapay zeka ile dublaj yapılan bir filmimizin ( belki de ilk filmimizin) bu deneyimine şahit olmak, deneyimin bir parçası olmak da ilgi çekici.
Beckett’in dediği gibi.
Hep denedim, hep yenildim.
Yine deneyeceğim, belki, yine yenileceğim.
Ama daha güzel yenileceğim!
Pes etmek konformistlerin işidir!
Bizim gibiler için lüxtür.
Bizim gibiler için,
Denemek ve direnmek mecburiyettir!
Desteklemeyen de sağolsun; destekleyen bin yaşasın!
Eyvallah.
İngiltere’nin yeni seçilen 42 yaşındaki genç Başbakanı Rishi Sunak depremzedelere yardım için gençlerle beraber koli paketliyor. Özetle diyor ki “ben de babayım. Enkazın içinden çıkan çocukları, bebekleri uzun süre zihnimden çıkarmam mümkün değil. Herkes trajedide yardım etsin”.
Şüphesiz ki AFAD'ın başında Nasuh Mahruki ya da o klasmanda biri olsaydı bugünkü tablo hiç bu kadar vahim olmayacaktı. Liyakat terkedilip adamcılığın çamuruna saplandık ülkece.
Elektrik Mühendisleri Odası'nın çadır/konteyner kentlerin tesisatı ve elektrifikasyonu için gönüllülük esasıyla destek verme taleplerinin AFAD tarafından reddedildiğini öğrendim.
AFAD'ın kararı kabul edilemez.
Gün husumet değil dayanışma günüdür. Karar gözden geçirilmelidir.
Bu tweetin altında 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremlerinden sonra yapılan açıklamalar ve yayın skandallarını paylaşarak hükümetin ve medyanın ne rezil bir halde olduğunu örnekleriyle göstereceğim.
Depremzedeler yardım beklerken bunu yaptı: AKP Kahramanmaraş eski milletvekili Nursel Reyhanlıoğlu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na saldırdı: "Şov yapma, defol İngiliz uşağı"
@herkesicinCHP#TavanıDeldirmeVeliyiEzdirme Sadece eğitim ücretine sınırlama koymak yeterli değil. Yemek satın almak zorunda bırakılmak ve o kalitesiz yemekler için ve ayrıca içeriği net olmayan genel gider / kırtasiye ücret artışının da sınırlandırılması gerekiyor
Buna da bir el atın lütfen
@ProfDemirtas#TavanıDeldirmeVeliyiEzdirme Sadece eğitim ücretine sınırlama koymak yeterli değil. Yemek satın almak zorunda bırakılmak ve o kalitesiz yemekler için ve ayrıca içeriği net olmayan genel gider / kırtasiye ücret artışının da sınırlandırılması gerekiyor
Buna da bir el atın lütfen
@alimahir#TavanıDeldirmeVeliyiEzdirme Sadece eğitim ücretine sınırlama koymak yeterli değil. Yemek satın almak zorunda bırakılmak ve o kalitesiz yemekler için ve ayrıca içeriği net olmayan genel gider / kırtasiye ücret artışının da sınırlandırılması gerekiyor
Buna da bir el atın lütfen
@nevsinmengu#TavanıDeldirmeVeliyiEzdirme Sadece eğitim ücretine sınırlama koymak yeterli değil. Yemek satın almak zorunda bırakılmak ve o kalitesiz yemekler için ve ayrıca içeriği net olmayan genel gider / kırtasiye ücret artışının da sınırlandırılması gerekiyor
Buna da bir el atın lütfen
@gokcebugra#TavanıDeldirmeVeliyiEzdirme Sadece eğitim ücretine sınırlama koymak yeterli değil. Yemek satın almak zorunda bırakılmak ve o kalitesiz yemekler için ve ayrıca içeriği net olmayan genel gider / kırtasiye ücret artışının da sınırlandırılması gerekiyor
Buna da bir el atın lütfen
@haluklevent@Sherincomtr#TavanıDeldirmeVeliyiEzdirme Sadece eğitim ücretine sınırlama koymak yeterli değil. Yemek satın almak zorunda bırakılmak ve o kalitesiz yemekler için ve ayrıca içeriği net olmayan genel gider / kırtasiye ücret artışının da sınırlandırılması gerekiyor
Buna da bir el atın lütfen
@halktvcomtr#TavanıDeldirmeVeliyiEzdirme Sadece eğitim ücretine sınırlama koymak yeterli değil. Yemek satın almak zorunda bırakılmak ve o kalitesiz yemekler için ve ayrıca içeriği net olmayan genel gider / kırtasiye ücret artışının da sınırlandırılması gerekiyor
Buna da bir el atın lütfen