Mülakatlar video kayıt altında itiraz hakkı doğacak şekilde adil yapılmalıdır, bunu yerine getirecek parti ya da ittifak desteklenmelidir, mülakat beka meselesidir.
Mülakatlar video kayıt altında itiraz hakkı doğacak şekilde adil yapılmalıdır, bunu yerine getirecek parti ya da ittifak desteklenmelidir, mülakat beka meselesidir.
Samimiyetinizden şüphe yok ancak yönteminiz?
6,99' la meclis dışı kalırsanız ya da sizin gibi düşünen diğer partiler meclis dışında kaldığında emaneti nasıl savunacaksınız, bu soruyu cevaplayana kadar soracağım.
Israrla anlamayanlara söylüyorum:
AKP'ye oy vermek istemeyen %10 bandında bir seçmen kitlesi var.Bunlar asla CHP'ye oy vermiyor ve vermeyecek.
Siz başka bir partiye,özellikle de bu seçmenin oy verebileceği milliyetçi bir partiye yönelmediğiniz sürece,daima AKP'ye dönecekler‼️
@AvukatBelcin İkisinin dışında kalan bir parti ne zaman sıçrama yapsa gerek paravan bir parti ile gerekse de zorla yok ediyorlar burada iş seçmene düşüyor birlikte yürümeye zorlamalı birinin peşine takılıp gitmemeli güçlü ittifak kurulmalı sandık önüne geldiğinde dımdızlak ortada kalmamalı
Artık tüm kırgınlıkları geride bırakma zamanı… Ayrı limanlarda demirlemiş olsak da, aynı ufka bakıyoruz. Hedefimiz ortak, niyetimiz halis: Atatürk’ün yolunda, bu millete aydınlık bir gelecek kurmak. Şimdi yeniden kenetlenme zamanı.🇹🇷
30 Ağustos Zafer Bayramımızı İzmit'te coşkuyla kutladık. Bizlere bu bayramı ve zaferi hediye eden Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tüm şehitlerimize ve gazilerimize sonsuz minnetle...
Var olsun Vatan, Yaşasın Cumhuriyet 🇹🇷
@oz_vecdet Hiçbir partinin başka bir parti ile birleşme zorunluluğu yoktur ancak dediğiniz şartlar çerçevesinde birlikte yürüme mecburiyeti vardır birlikte yürümeyen bu sisteme hizmet etmektedir
3. yolun birleşmemesi için kurulan partilerin sayısı sandığımızdan daha fazla, çürümüşlüğe bu kadar duyarsız kalmak ancak ve ancak bir görevin ifası olarak tanımlanabilir
Ak Parti’yle yolumuz kesişemez; çünkü bugün ülkenin her alanda yaşadığı sıkıntıların başlıca faili.
CHP ile olmaz; zira bölücü terör örgütlerinin kol gezdiği, yerel yönetimlerden yolsuzluk fışkıran bir yapıya dönüştü.
İYİ Parti, eline geçen tüm fırsatları heba etti; umutları boşa çıkardı. Birbirlerini nasıl suçladıklarını gördük. Kendi içlerinde fikir ve amaç birliği yok! Meclis çalışmalarında da Atatürkçü bir haykırışlarına hiç şahit olamadık.
Zafer Partisi, bir muhalefet bir iktidar yanlısı; yönü, koltuğa göre değişiyor. Seçimlerde net bir kıble göremedik. Kim bakanlık verirse istikameti orası!
Yeniden Refah, siyasal İslamcı bir çizgide; bizim yolumuz ise Atatürkçü ve çağdaş.
Diğer partiler için ise yorum yapmaya bile gerek yok; DEVA, Gelecek gibi yapılar bizim sokağımızdan bile geçemez.
Bu yüzden, biz toplumsal bir talep doğrultusunda, bin kişiyle yola çıkıp Ata’nın izinden yürüyen yepyeni bir hareket başlatırız.
Eğer o da olmazsa, bu kirli düzene omuz vermek yerine köşemizde onurumuzla kalmayı tercih ederiz.
Her sabah gözümüzü açıyoruz, kahvemizi koyuyoruz, haber başlıklarına bakıyoruz: yeni bir yolsuzluk skandalı. Sanki ülkenin siyaseti sabah kuşağı dizisine dönmüş; her gün yeni bölüm, her gün yeni rezillik.
Çünkü bu düzenin değişmeyen bir kadrosu var. Adı politika kaşarları. Yıllardır aynı yüzler, farklı maskelerle karşımızda. Dün halkçılık yapanlar bugün halktan gizlenerek lüks otellerde, plazalarda, VIP araçlarda ahkâm kesiyor. Dün mütevazı giyinenler bugün gömleklerinin düğmesini bile yolsuzluktan ilikletiyor.
Bunlar halk için yola çıkıp, halktan uzaklaşmayı başarı sayanlar. Siyaseti birikim için değil birikmiş rantı paylaşmak için yapanlar. Halka umut dağıtır gibi yapıp, kendi menfaatine iktidar devşirenler. Adalet diye bağırırken torpilli çocuklarını belediyeye sokanlar.
Siyaset böyle olduğu sürece biz her sabah yeni bir skandalla uyanırız. Rüşvetin adı bağış olur, yalanın adı strateji olur, vatana ihanetin adı da diplomasi. Hangi yolsuzluk çıkarsa çıksın birkaç gün konuşulup unutturulur, suçlu bulunamaz. Çünkü sistem onları değil, onları ifşa edeni cezalandırır.
Artık bu döngü kırılmalı. Siyaset, milletin alnının teriyle değil, birilerinin ceplerinin derinliğiyle yapılmamalı. Biz bu döngüyü kırmadıkça her sabah aynı tiyatroya uyanmaya mahkûmuz. Ve bu tiyatronun sonu hep hüsran olur, çünkü başrol hep aynı: kaşarlaşmış siyaset.
Eğer yeni bir siyaset sahnesi kuracaksak, onun temeli alın teriyle, samimiyetle ve milletin gönül desteğiyle atılmalı. Finansmanı; ranttan değil, gönülden gelen destekle, imece usulüyle yapılmalı ki kimseye diyet borcumuz olmasın. Çünkü siyaset temiz kalacaksa, cebine para koyanların değil, elini taşın altına koyanların söz hakkı olmalı. Kaşarlaşmış siyasetçiler, çıkar odakları, ihale baronları bu yapının yanına bile yaklaşamamalı. Bizim kuracağımız yapı; dayanışmanın, adaletin, şeffaflığın yapısı olacak. Gölgesinde halk olacak, gücünü sadece milletten alacak.
Antalya'dan bildiriyorum Rus Alman İngiliz bebeleri geliyor kaslı üçgen vücutlu boy pos yerinde bizim bebeleri AKP cılız bıraktı sakın savaşa girmeyelim nal toplarız, baston diksen meyve veren topraklarda aç bırakanlara yazıklar olsun
Kıymetli Yurttaşlar,
Siyaset, bir çıkar masası değil; milletin sofrasıdır. O sofrada ancak ülkesine sadakatle hizmet etmek isteyenler oturmalıdır. Bizler, geçmişte bu şuurla bir araya geldik. Memleket Partisi kurulurken kurduğumuz hayal, yorgun siyasetin içinde tertemiz bir nefes olmaktı. Ve o uğurda gece gündüz demeden çalıştık, özveriyle mücadele ettik. Fakat gelinen noktada bu sofra dağıldı, masa devrildi ve ne yazık ki bazıları o masadan kalkmadan önce koltuklara sadakati tercih etti.
Bugün ise yeni bir yol ayrımındayız. Benim inandığım yol şudur:
“Atatürkçüler, mevcut siyasi partilerin yozlaşmış yapısından tamamen arınmalı, yeni bir yolculuğa çıkmalıdır.” Bu yolculukta bize rehber olacak tek şey akıl, bilim ve milli değerlere sadakattir. Gökten inen bir kurtarıcı beklemiyoruz; bu milletin kendisi kurtarıcıdır, yeter ki doğru zeminde buluşalım.
Siyaseti bir nehire benzetirsek, şu anki mevcut partiler ya kurumuş dereler ya da çamurlu bataklıklar hâline gelmiştir. Bu nehirde tertemiz kalmak isteyenlerin kendi suyunu, kendi yatağını oluşturması şarttır. Ben, bu yüzden, yeni bir nehir inşa etmek gerektiğine inanıyorum.
Şunu açıkça ifade edeyim:
Eğer tek derdim koltuk olsaydı, Memleket Partisi kapandıktan sonra bana gelen yığınla tekliften birine “evet” derdim. CHP’ye geri dönebilir ya da başka partilere geçerek “siyaset yapıyor” görüntüsü altında günü kurtarabilirdim. Ama ben günü değil, “yarını” düşünüyorum.
İnanmadığım hiçbir yapının içinde olmam.
Doğru bulmadığım bir istikamete yönelmem.
Yan yana yürüyemeyeceğim insanlarla kol kola girmem.
Siyaset yapmak için siyaset yapanlardan olmadım. Benim için bu iş bir makam mücadelesi değil, “bir ülke meselesidir” Eğer toplumda bir talep varsa, halkımızdan güçlü bir çağrı varsa, o zaman bu mücadeleyi büyütür, kararlılıkla sürdürürüz.
Ama yok, toplum değişimi istemiyor, "eski hamam eski tas" deniyorsa, o zaman köşeme çekilmek benim için en doğru ve onurlu tercih olur.
Çünkü ben ne bugünün CHP’sinde ne de AKP’sinde yer alırım.
Ben “yarının Türkiye’si” için siyaset yaparım.
Saygı ve selamlarımla.
@omerozdogan_06 Elini taşın altına koymak isteyenleri koltuk sevdalısı diye suçlamak moda oldu ülkenin o kadar problemi varken zaten koltuğa oturacak zaman olmayacak varın siz de teşkilatlarınızda koltuk bulundurmayın
@AvukatBelcin@vekilince Komisyon tavırlarına göre tutukluluk halleri ya da yeni tutuklamalar devam eder, ne dedi genel başkanları içeride başkanlarımız tutuklu onlar salıverilmeden olmaz, suçsuzlar diyemedi, komisyona oturmadılar akp tarafından otutturuldular
@omerozdogan_06 MP iyi bir tecrübe oldu zaman kaybıda yaşandı yeni partinin kitlelerde kabul görüp görmeme riski var ülkenin zaman kaybına tahammülü yok aynı görüşlerin paylaşıldığı parti ve hareketler var akp ve CHP ye kapıları kapalılarla güç birliği yapılabilir yalnızlık Allah'a mahsustur