Bu arada Dikran Masis, Türkiye’nin sayılı mülk zenginlerinden.
Pandemi döneminde 1.447 tane dükkânı vardı.
O dönem kiracılarından 2 ay kira almadı.
Bakın ev değil, dükkan.
Öyle ufak tefek dükkânlar da değil.
Minimum kiralar 200-250 bin TL.
Nereden baksanız aylık 500 milyon TL kira geliri var.
Şimdi o dükkanların üstüne 50-100 tane daha eklemiştir.
1.447 dükkanı olan adamın yurt içinde ve yurt dışında kaç tane evi olacağını siz hesap edin.
En az 1.000 tane de dairesi vardır.
Tabii akıllı adam, dükkan sayısını ev sayısından fazla tutmuştur.
1979’da bankaya gidiyor, paraların elle sayıldığını ve insanların sırada uzun süre beklediğini görüyor.
Sonra Amerika’daki kardeşini arayıp para sayma makinesi geliştirebilecek bir fabrika bulmasını istiyor.
Elindeki 170 bin doların 100 bin dolarını bu işe yatırıp ilk milyon dolarını bu işten kazanıyor.
Para sayma makinesi tutunca da bu sefer ATM ithal ediyor, ilk ATM’sini İş Bankası’na satıyor. Oradan da yürüyüp gidiyor.
Bakıyor, bankalarda iyi para var. Bir de üstüne bankaların para taşıması için zırhlı araç getirip satıyor.
Kazandığı paranın büyük bir kısmıyla da İstanbul’un, Ankara’nın çarşılarından ve iş hanlarından ucuz dükkanları topluyor, bir yandan da pasif gelir oluşturuyor.
Yıllar içinde de binlerce dükkanı oluyor…
Akıllı adammış.
İnsanların sorun gördüğü yerde ticaret görüp ithalat yaparak Kârun gibi zengin olmuş.
Her şeyin içi boşaltılmış durumda boun,itü,odtülü birçok genç bu toplantılara bu kadar yakından takip edemezken Nuh Naci yazgan diye bir üniversite mezununa bu imkanı sağlarsanız orayı moda haftasına çevirir
Daron Acemoğlu, Koç Üniversitesi'nde konuştu:
"Dünyada 5 milyar insan gelişmiş ülkelerin dışında yaşıyor. Bu insanların yapay zeka üzerinde hiçbir söz hakkı yok.
Yapay zeka, gücü merkezileştirerek gelişmekte olan ülkelerin hayatını zorlaştıracak."