Ticaret Bakanlığının düzenlemesiyle, sermayeleri yeni asgari tutarların altında kalan anonim ve limited şirketlerin sermaye artırımı için tanınan süre 31 Aralık 2027'ye kadar uzatıldı.
Borsa olumsuz etkilense de esasen MSCI kararı bize zaman tanıyarak bir fırsat penceresi açıyor. Çincede kriz fırsat anlamında da kullanılır. Umarım samimi bir yüzleşme ile bu talihsiz süreç fırsata çevrilebilir.
Sıkı takip eden arkadaşlar çok iyi biliyorlar
Yayınlarda sık sık anlattığım futbol sahası benzetmesi üzerinden gidersek, bugün topun defansa geldiği bir fiyatlama gördük ⁉️
Peki, defans bölgemiz neresiydi?
11.600 – 11.400 aralığı.
(11.650 bugünün en düşüğü)
11.600: Daha önce görülen zirvelerin bulunduğu bölge ✅
11.400: 610 günlük hareketli ortalama ✅
Burası / buralar teknik açıdan en kritik destek bölgemiz. Önümüzdeki haftalarda bu bölgenin korunup korunmadığını yakından takip edeceğim.
Şimdi asıl bakacağım konu, defanstan yeniden orta sahaya, yani 377 günlük ortalamaya doğru oluşabilecek tepkinin gücü olacak.
Aslında son 20 iş günü boyunca yaşadığımız süreçte topun defansa kadar gelmesi, başından beri üzerinde durduğum senaryolardan biriydi.
Ben kendi adıma, nakitte olanlar açısından bu seviyeleri küçük ve kademeli alımların değerlendirilebileceği bölgeler olarak görüyorum. Ancak burada çok önemli bir ayrıntı var:
Hırsla işlem yapılmaz. Kredili işlem yapılmaz. Kaldıraçlı işlem yapılmaz ‼️
Bu piyasa acele edenlerin değil, sabırlı ve disiplinli hareket edenlerin piyasası
Herkese güzel, huzurlu bir hafta sonu diliyorum
Sağlığınız en değerli hazineniz
Bu süreçte sağlığınızdan olmayın 🤲🏻
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:
📍Fon piyasamızın belli bir kısmında nükseden bir sorunla mücadele ediyoruz. Sorunu kontrol altına aldık.
📍Geçen hafta ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. TBMM'ye sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasıyla birlikte ara ödemeler başlayacak.
Şimşeğin beceremediğini kredi derecelendirme kuruluşları baska yoldan başarmış olacak. Kredi notumuz düşerse TR tahvillerinden kaçış başlar, faizleri yükselir. Bu yükseliş kısa vadeli politika faizinin (%37) üzerine çıkarsa banka maliyetleri düşer. Likidite bolluğu olur paraya erişim kolaylaşır ama pahalı paraya erişim olur. Bankalar hoaring yani istifleme yapmaya başlarlar bu varlık fiyatlarının yükselmesine ve kur ataklarına sebep olur. Bu yazı burada dursun...
"Türkiye fon krizini hafife alıyor."
MSCI Endeksinin Türkiye'ye Haziran ayına kadar süre vermesi borsada düşüşlere neden oldu.
Rusen Press günlerdir krizin borsadaki fon hisseleri dikkate alınmadan çözülmeye kalkışılması halinde yabancı fonların harekete geçeceği uyarısını yapıyor.
Peki asıl neden nedir?
Norveç Varlık Fonu ve Citibank gibi yabancı yatırımcılar TERA hisselerinde borsada yakalandılar. Büyük kayıp yaşadılar. Türkiye'de hükümet ise borsadaki fo hisselerini görmezden gelerek zararı risk olarak kabul ediyor. Ancak bu hisselerin düşmesine risk değil yapılan operayonlar neden oldu.
Bu fonlar bu hisseleri SPK, KAP açıklamaları doğrultusunda aldılar. Şimdi bu hisselerin de devlet tarafından önlem alınarak çözüme kavuşturulmasını istiyorlar.
Borsadaki yatırımcılar ise TBMM ve diğer kurumlardan borsadaki fon hisselerinde kayıplarına dair bir çözüm bulamayınca yurt dışındaki fonlara mağduriyetlerini iletmeye başladılar.
Yabancı fonlar ise bu şikayetler üzerine kendi yatırımcılarının da borsadaki fon hisselerinde kilitli kaldığını anladı. Bu nedenle eğer hükümet toptan bir çözüm getirmezse hisse yatırımlarını azaltarak veya durdurarak biz kaybedersek siz de kaybedersiniz diye uyarı yapıyorlar.
TERA şirketlerinin borsadaki hisseleri sıfırlanırken şirketler ise sahipsiz bırakılarak yönetilemez hale geldi. Yabancı yatırımcı ise böyle bir borsa sisteminin yatırıma uygun olamayacağını hissenin hem işlem görürken aynı zamanda şirketlerin kapısına kilit vurulması ve görmezden gelinmesinin finansal siteme aykırı olduğunu ve mağduriyet oluşturduğunu düşünüyor.
@_cevdetyilmaz@memetsimsek
Foncular!
Aç gözlülüğünüz nelere mâl oldu görün.
MSCI,
15 Ekim 2026 tarihli açıklamasında
Türkiye hisse senedi endekslerine ilişkin bazı değişiklikleri geçici olarak durdurduğunu duyurdu.
Kararın arka planında,
bazı hisselerdeki işlem hareketleri,
fonlarla şirketler arasındaki ilişkiler,
gerçek fiili dolaşım oranlarının belirlenmesi ve
pay sahipliği şeffaflığına ilişkin endişeler bulunuyor.
MSCI,
Türkiye'de atılan düzenleyici adımları da dikkate alıyor.
Ancak bu adımların uygulamadaki sonuçlarını görmek istiyor.
Türkiye'nin Gelişmekte Olan Piyasa statüsü şu anda değişmiş değil.
Haziran 2027'ye kadar yeterli ilerleme sağlanmaması halinde
statünün yeniden değerlendirilmesine yönelik bir istişare süreci gündeme gelebilir.
Bu açıklamayı Türkiye'nin sermaye piyasalarından çıkarıldığı veya statüsünün kesin olarak düşürüleceği şeklinde yorumlamak doğru olmaz.
Ancak uluslararası yatırımcıların fiyat oluşumu, likidite ve şeffaflık konularındaki beklentilerinin ciddiyetle ele alınması gerektiği açıktır.
Artık amaç
yalnızca mevcut krizi çözmek değil,
Türkiye sermaye piyasalarına duyulan güveni kalıcı biçimde güçlendirmek olmalıdır.
MSCI kararını okumadan yorumlayan, insanları paniğe sürükleyen çok fazla paylaşım görüyorum. İyimser değilim, dondurma kararı kesinlikle iyi bir haber değil. Ama bir de işin öbür tarafına bakalım.
MSCI aynı gece iki açıklama yaptı. Biri Türkiye, biri Endonezya.
Endonezya'ya ne oldu? MSCI, Endonezya'yı Gelişen Piyasa'dan Bağımsız Piyasa statüsüne düşürmeyi önerdi. Sınır Piyasa bile değil, ondan da aşağısı. Gerekçe olarak koordineli işlemlerin sürdüğünü, ciddi bir yaptırım görülmediğini, sorunların Sınır Piyasa'ya indirmekle bile karşılanamayacak kadar derin olduğunu söyledi.
Sonuç: Jakarta borsası bir günde yüzde 11'in üzerinde düştü, 1998 Asya Krizi'nden bu yana en sert günlük kaybını yaşadı, işlemler durduruldu, para birimi rekor düşüğe yaklaştı.
Türkiye'ye ne oldu? Statümüz duruyor. Endeksten kimse çıkarılmadı. Endekse yeni giriş ve ağırlık artışı donduruldu.
Türkiye'nin attığı adımlar kabul edildi ama yetersiz bulundu. Ve Haziran 2027'ye kadar süre verildi.
MSCI Türkiye'yi düşürmek isteseydi dün Endonezya'ya yaptığını bize de yapardı. Yapmadı. "Kendinizi düzeltin" dedi ve süre verdi. Arada çok ciddi bir fark var.
Ama işin bir de şu tarafı var, bunu da söylemek lazım. Endonezya'ya da Ocak 2026'da tam olarak bugün bize uygulanan dondurma uygulanmıştı. Düzeltemedi ve 9 ay sonra bugünkü noktaya geldi. Yani biz Endonezya'nın Ocak ayındaki yerindeyiz.
Aynı yolun başındayız, sonunda değiliz.
Kısacası ne "borsa bitti" diye panik yapmanın anlamı var, ne de "hiçbir şey olmaz" diye geçiştirmenin.
Endonezya gibi olabilirdik, olmadık. Önümüzdeki 8 ayda SPK'nın ve piyasanın atacağı adımlar, Haziran'da Endonezya'nın yaşadığını yaşayıp yaşamayacağımızı belirleyecek.
#msci #fon #serbestfon
Beklenen MSCI haberi geldi
Çoğu kesim tarafından kısmi de olsa olumlu bulunmasına rağmen #Bist30 14.250 desteğine doğru kaymaya devam ediyor, yayınlarda bunu konuştuk
Buranın kolay teslim olmaması lazım yoksa 13.000 'e kadar bir destek daha görmüyorum
satış sebebi MSCI mı?
#bist 11700 ü gösterirler adama böyle sizin yapacağınız işi s*kiyim..
Neyse şimdi #bist buradan yeniden doğmuş gibi tepki mumları ile yükselmeli ta ki 17100 seviyesine kadar durmadan yukarı ata ata yükselmeli yoksa #bist 10700 altı yok yok amk aşağısı yok artık ne olacaksa🤷🏻♂️
MSCI oldukça sert bir uyarıda bulundu.
Türkiye endekslerindeki yeni hisse girişlerini, pay artırımlarını ve yukarı yönlü tüm revizyonları dondurduğunu açıkladı.
Haziran'a kadar yeterli şeffaflık ve denetim adımları atılmazsa EM statüsünden düşürülebileceği uyarısında bulundu.
Bu piyasada özellikle 2020'den beri biriken ve görmezden gelinen bu kirli düzenin sonuçları olacaktı elbet;
Finans merkezi olacağız iddiasıyla Milyar USD'lar harcadığımız binalar yasta...
Bu manipülasyon işlerini organize eden manipülatörden göz yuman denetleyici ve düzenleyiciye kadar tamamı, eksiksiz!! en sert cezaları almalı.
Ama, Kasıma kadar verilen süre Hazirana uzatılmış, yani bu açıdan bakmaya çalışalım...
MSCI & BİST için muadil hikaye: #Endonezya 2026
Ocak
MSCI, hisse sahipliği şeffaflığı endişesiyle Endonezya'da endeks yeniden dengelemesini dondurdu.
Nisan
Hissedarlığı aşırı yoğunlaşmış iki şirketi endeksten çıkardı.
Haziran
Sonbahar incelemesine kadar ilerleme görülmezse sınıf düşürebileceğini duyurdu.
Ağustos
Endonezya gelişmekte olan piyasa statüsünü korudu, ama dondurma sürdü.
15 Ekim
MSCI, Endonezya'yı Gelişmekte Olan Piyasa'dan "Bağımsız Piyasa" (Standalone) statüsüne indirmek için istişare başlattı. Nihai karar en geç Haziran 2027'de açıklanacak, şimdilik dondurma da sürecek.
Neden Sınır (Frontier) Piyasa değil de Bağımsız?
Piyasa katılımcıları, Sınır Piyasa'ya geçişin sorunların ciddiyetini yansıtmayacağını söyledi. Bağımsız statü, hisseleri büyük küresel endekslerin dışına iter. Sınır piyasadan da "yalnız kalınan" bir sınıf. "Bağımsız Piyasa" olursa hisseler MSCI'nin ana endekslerinden tamamen çıkar. Endeks üzerinden bu borsayı takip eden yabancı fonlar çok azalır. Örnek olarak Arjantin ve Rusya (kendilerine has farklı sebeplerle) yıllardır Bağımsız Piyasa (Standalone) statüsünde.
Borsaya etkisi
Bugün Cakarta Bileşik Endeksi'nde düşüş %11'i buldu. Yıl başından beri kayıp da %40'a yaklaştı. Bu düşüşle piyasa değeri yaklaşık olarak BİST'e denk geliyor. 2025 içerisinde BİST'in 2 katıydı. Şirket sayısı da 2 katı civarı.
BİST??
Biz bu şablonun ilk adımı (Ocak) olan dondurma kararındayız. Düzeltici adımlar ve regülasyonlar yeni başladı. Cezai yaptırımların genelleştirilmesi ve çapraşık hissedar yapılarının daha net açıklanması gibi adımlarla dondurma kararı kalkabilir. Endonezya da dondurma sırasında reformlar duyurmuştu, ama MSCI kalıcı ve tutarlı uygulama görmedi ve ikna olmadı.
MSCI bize özetle dedi ki:
"Başlangıç adımlarınız doğru yönde ama yeterli değil. Kalıcı ve piyasanın tamamına tutarlı uygulanan denetim lazım. Koordineli işlemlere karşı güçlü gözetim ve yaptırım koyun. Halka açıklık oranı bozuk hisseler için kurala dayalı bir çerçeve çizin."
MSCI’den Türkiye piyasalarına kritik uyarı
MSCI, Türkiye endekslerinde bazı değişiklikleri dondurdu.
Gerekçe: Fonlarla bağlantılı olası koordineli işlemler ve fiili dolaşım verilerine ilişkin kaygılar. Haziran 2027’ye kadar yeterli ilerleme olmazsa Türkiye’nin “gelişen piyasa” statüsünün düşürülmesi gündeme gelebilir.