Gazze; sadece bombaların değil, soykırım, tuzak ve ihanet sarmalında büyüyen küresel bir kuşatmanın altında.
Yürekleri yakan sorulara cevap arıyoruz:
Gazze neden yalnız bırakıldı?
Gazze'nin vebali kimlerin üzerinde?
"Aksa Tufanı"nın 3. yıl dönümünde kıymetli konuşmacılarımızla birlikte "X" sohbet odasında Gazze'yi konuşacağız.
Sessiz kalmıyor, unutmuyor ve gerçekleri hatırlatıyoruz!
🗓️ 07 Ekim 🕘 22:00
Dün geceden beri algı oluşturmak adına belli bir zevat Husilerin Kabe 'yi vuracağına yönelik paylaşımlar yapıyor.
Sizi endişelendiren gerçekten Kâbe mi? Yoksa Amerika'nın talebi ile oluşturulan Mekke İttifakı'na verilecek yeni blr görev öncesi pr yapmak mı?
Sizce Kâbe mi yoksa Amerika tarafından öldürülen Müslümanlar mı daha değerli?
Bakın kimin daha değerli olduğu sahabeden nasıl rivayet edilmektedir:
"Birgün Rasulullah Kabe'yi tavaf ederken şöyle dedi:
'Ne kadar temizsin, kokun ne kadar güzel! Ne kadar yücesin, değerin ne kadar büyük! Muhammed'in canı elinde olan Allah'a yemin ederim ki, müminin değeri; malı ve kanı Allah katında senin değerinden daha büyüktür.'" [İbn-i Mace]
İlla bir şeyi dert edinecekseniz bu Kabe değil, ondan daha değerli olan Müslümanların canı olsun. Zira Kâbe'nin Rabbi Kabe'yi koruyacaktır.
Şayet Müslümanları korumak gibi bir derdiniz varsa, önce onları dünyanın her tarafında katleden Amerika ile müttefik olmaktan vazgeçin.
Şimdi övüne övüne bitirilemeyen Mekke İttifakındaki müttefiğimiz Suudi Arabistan'a "İsrail" Husiler ile ilgili istihbarat desteği veriyormuş öyle mi? Yani aslında onlar da müttefik imiş! Şaşırdık mı? Hayır.
Hani bu ittifak "İsrail" içindi? Böyle pazarlamadınız mı?
Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkma gibi bir özelliği vardır.
Algı operasyonlarına ve birinci görevleri "İsrail'in" güvenliğini sağlamak olan yöneticilere fazla güvenmeyin.
Başkalarının dünyası için kendi ahiretinizi heba etmeyin!
Neden kaybediyoruz?
Neden Müslüman olduğumuz halde üzerimize küfür hükümleri tatbik ediliyor?
Neden laikliğe mahkûm edildik?
Neden kapitalist ideolojinin sömürü çarklarında eziliyoruz?
Neden her alanda çökmüş bir toplum haline geldik?
Neden paramparça olduk?
Neden Gazze'yi kurtaramıyoruz?
Nede bu cendereden çıkamıyoruz?
Ne yapmamız lazım?
Nereye başvurmanız lazım?
Nereden başlamak gerekiyor?
Konuşmamız, tartışmamız, kafa yormamız, gerekirse kavga etmemiz gereken meseleler bunlar!
Hayat memat meselesi olan bu konuları konuşmamak için, belkide bu konulardan dikkatleri uzaklaştırmak için ilgi çekici ama sonucu Müslümanların hayatına etki etmeyecek tartışma konuları açılıyor ve gündem bunlarla dolduruluyor.
Çünkü laikliği tartışmaya açmanın bir bedeli var!
Allah'ın indirdikleriyle hükmetmenin bir bedeli var!
Toplumu değiştirmek için çalışmanın bir bedeli var!
Bedel ödemek istemeyenlerin gündemlerinde boğulmayalım!
Tüm cehdimizi İslâmî hayatı yeniden başlatmak için harcayalım.
Sahte olan geçicidir, geçici olan ise elbet yok olmaya mahkûmdur!
50 Temsilcilik ile Türkiye'nin her yerine "sadece fikir" taşıyoruz.
Bizimle iletişime geçerek Hilâfeti yeniden ihya etme davasının bir parçası olabilirsiniz.
Zira dünya Hilâfete muhtaç.
Şifa sizin elinizde...
Bir doktor, tedaviye muhtaç hastayı gördüğünde 'banane kardeşim' diyebilir mi?
Bugün özelde Müslümanlar, genelde insanlık hasta mı, hasta. Tedaviye muhtaç mı, muhtaç. Ayağa kalkmaya muhtaç. Sadece Müslümanlar değil bütün insanlık Allah Azze ve Celle'nin rahmet dinine muhtaç. Ve bu sizin elinizde...
Hizb-ut Tahrir Danimarka, okulların açılmasına kısa bir zaman kala yayımladığı İslami fikirleri içeren video ve mektup ile Danimarka'da gündem oldu.
"Sevgili Müslüman genç!
Kim olduğunu unutma..."
Avurtlarını şişire şişire "Devletten büyük güç yoktur" diye höykürüp İslami camialara ayar çekmeye çalışanlar, Suriye'de hava üssünü vurup bu mesaj Türkiye'ye diye açıkça meydan okuyan katil Netanyahu'ya da güç göstersenize...
Neden izzeti haremlerinizi ayaklar altına alan işgalci "İsrail'e" karşı devletin büyüklüğünü göstermek aklınıza gelmiyor?
Güç ancak kendi cinsinden olana gösterilirse anlam kazanır.
Buyrun inceldiği yerden kopsun diyerek, hadi hepimizi kurtarın bu zilletten!
Biz hiç kimseyi, hiç bir cemaati Allah adına tezkiye edecek değiliz. Ancak şu kimsenin inkar edemeyeceği bir hakikat ki CB Bürokratı dün tehdit etti bugün Furkan Cemaatine operasyon yapıldı. Demek ki yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı sadece bir şehir efsanesi imiş.
Türkiye bu hukuk sistemi ile nereye gidebilir?