Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun Yüce Divan'da yargılanmasına neden olacak belgeleri paylaşıyorum!
Başıboş bir apron, görmeyen kameralar, şüpheli İsrail jeti, düşen Libya uçağı!
Abdülkadir Uraloğlu’nun kamuoyundan gizlediği gerçeklere ait resmi belgeleri yayınlıyorum.
Düşen Libya uçağı olayının perde arkasını;
Esenboğa Havalimanındaki HALİNKOK komitesinin resmi toplantı tutanaklarıyla ortaya çıkardık.
Toplantı Tarihi: 30 Nisan 2026
Konu: Apron 5’teki Uçak Parkları
Katılanlar: DHMİ, Emniyet, Jandarma, TAV, Havayolu şirketlerinin yetkilileri
Belgeler, Esenboğa Havalimanında denetimsiz bir “tuzak alanı” yaratıldığını kanıtlar nitelikte.
Tuzağın adresi: Esenboğa Apron 5!
İki düşman ülke uçağının aynı apronda park ettirilmesi, uluslararası uçuş kurallarına aykırı olduğu halde;
Adım-1 ⬇️
22 Aralık’ta Esenboğa’ya inen Libya Genel Kurmay Başkanını taşıyan jet, garip bir şekilde;
Üst düzey yabancı yetkilileri taşıyan uçakların park ettirildiği Apron 1’e değil, havalimanının en uzak köşesindeki Apron 5’e yönlendiriliyor.
Adeta bir tuzağa doğru çekiliyor.
Adım-2 ⬇️
Ertesi gün şüpheli bir İsrail jeti Esenboğa Havalimanına iniş yapıyor. O da Apron 5’e yönlendiriliyor.
Adım-3 ⬇️
İki düşman ülke uçağı, skandal bir şekilde, 1 saat 41 dakika boyunca Apron 5’te bir arada kalıyor.
Bu süreç boyunca Libya uçağı mürettebatı oteldeyken, İsrail jeti mürettebatı ve yolcuları Apron 5’te, Libya uçağıyla baş başa kalıyor.
Sonuç⬇️
Şüpheli İsrail jeti Esenboğa’dan kalkıp Tel-Aviv’e gidiyor. Ardından havalanan Libya jeti ise üç jeneratörünün de tuhaf bir şekilde birden bire arızalanmasıyla Ankara’da düşüyor. Kurtulan olmuyor.
Peki tuzak yeri neden Apron 5?
İşte bu sorunun yanıtı HALİNKOK belgelerinde!
Ankara Vali Yardımcısının başkanlık ettiği HALİNKOK’un resmi tutanaklarına göre;
🔴 DHMİ, Apron 5’e park yeri bilgisi giremiyor!
🔴 Apron 5’e giriş yapan uçaklar rastgele, kendi istedikleri yere park ediyor!
🔴 Havalimanı Kulesi ve Ramp Birimi Apron 5’i göremiyor!
🔴 Apron 5’te kamera problemi var!
🔴 Devasa apronda sadece 3 adet kamera var; 3’ü de sorunlu, görüntüler net değil!
Yani resmi belgelere göre;
5 No’lu Apron, Esenboğa Havalimanında operasyon yapmak için çok ideal bir kayıt dışı kör nokta durumunda.
Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Apron 5 gerçeğini en başından beri biliyor olmasına rağmen, tedbir almayarak görevini kötüye kullanmıştır.
İsrail jetinin varlığı, Apron 5’teki kontrol dışı durum ve kamera rezaleti konusundaki açıklamalarımız için ‘tümü yalan’ diyerek, kamuoyunu yanıltmaya çalışmıştır.
Ulaştırma Bakanı, bizzat kendi sorumluluğundaki kurumun "kozmik" tutanaklarıyla yalanlanmıştır.
Türkiye’nin milli menfaatleri çerçevesinde, özellikle NATO Zirvesi öncesinde;
Ulaştırma Bakanı mutlaka görevden alınmalıdır!
Bakana şifreli not: Belgelerde adı geçenlerin kuruma olan aidiyet duygusunu rencide etmemenizi tavsiye ederim.
AKP’li Bülent Turan, İYİ Parti’nin ‘Bayrak Mitingi’ne tepki gösterdi:
“Bayrak mitingi yapanların, milletimizin milliyetçi duygularıyla meydanlara çıkan insanların şunu bilmesi gerekir:
40 yıl kaybettik, bir 40 yıl daha mı kaybedelim?”
⚠️ Akrabalarını üniversiteye dolduran rektör, padişah gibi ferman yayınladı!
“İnancım gereği yaptım! Emrimdir, gidip tebrik edin!”
👉🏻 Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış, üniversiteyi "inancının gereği" akrabaları ile doldurduğunu söyledi:
• Bu üniversite her anlamda bitmişti; ben yeniden hayat verdim.
• Neredeyse her fakülteyi ben yeniledim, onardım ve ayağa kaldırdım. Kampüsün çevre düzenlemesini ben yaptırdım.
• Üniversitemize yeni bir sistem odasını bile ben kurdurdum. Her sene çok sayıda sempozyum düzenledim.
• Sadece bununla da kalmadım; üniversitemizin görünür yüzü olan anlamsız, köhnemiş ve saçma amblemini ben değiştirdim, yenisini oluşturdum ve yürürlüğe soktum.
• Üniversitenin sloganını bile ben belirledim.
• Akademik ve idari kadro sayımız yetersizdi; bunu gördüm, YÖK’teki ve Cumhurbaşkanlığı’ndaki ağırlığımı ve etkimi kullanarak üniversitemize her sene çok sayıda kadro tahsisi yaptırdım.
• Bu kadrolara, atanmaya layık gördüğüm yüzlerce kişinin atamasını yaptım.
• Bu süreçte benim Rektörlük irademe karşı gelip bana dik başlılık eden başıbozukların hepsini YÖK Başkanımız Erol Özvar ve YÖK Başkanvekilimiz Metin Topçuoğlu ile görüşerek, durumu anlatarak, desteklerini alarak tek tek üniversiteden attım.
• Bunları yaparken, ülkemizde hiçbir kıymet-i harbiyesi olmayan, işe yaramaz, ahmak ve dinsiz-imansız azınlık bir güruhun yayın organı olan ODA TV, Halk TV, Yeniçağ, Sözcü gibi marjinal medya gruplarının ve bunların taşeronluğunu yapan bizim cenahtaki avanak medyanın hakkımda yaptığı haberleri çokta dikkate almadım.
• Rektörünüz olarak az zamanda çok büyük işler yaptım. Bunu emrim altında çalışan hiç kimse inkâr edemez.
• Bugüne kadar her mücadeleyi kazanmış Rektörünüz olarak üzülerek öğrendim ki; çok sevdiğim kız kardeşim Halime’min kızı, biricik yeğenim Gülizar Artuç'u İlahiyat Fakültesi’nde doktor öğretim üyesi kadrosuna atamamdan;
• Amcaoğlum Emrullah Alkıç’ı Müftülükten üniversitemize naklen geçirerek Fakülte Sekreterliği görevine yükseltmemden ve ardından Genel Sekreter Yardımcılığı görevine getirmemden;
• Sır küpüm ve yakın dostum Mesut Bayra ’ı MEB’de öğretmen iken üniversitemize geçirerek İdil Meslek Yüksekokulu Müdürü ve Hukuk Müşaviri görevlerine atamamdan bazı haddini bilmez ahmaklar rahatsız olmuş.
• Tabii bu fitneyi yayanlar inançsız oldukları için, akrabaya sahip çıkmanın, yakın çevresine destek olmanın ve güvendiğin insanları yönetici pozisyona getirip bihakkın görev yapmalarını sağlamanın bizim inancımız gereği olduğunu bilmezler.
• Bu fitneciler, Cuma namazlarına gitmedikleri için her Cuma günü akrabaya yardım etmenin inancımız gereği olduğunu bilemezler.
• Akrabalarıma ve dostlarıma yardım etmek benim inancım gereğidir ve Rektörlük hakkımdır.
• Dirayetli bir Rektör olarak, irademle yapılan bu atamalardan rahatsız olup arkamdan dedikodu yapanları, kurduğum bu kusursuz düzeni tartışmaya açmaya çalışanları da tek tek tespit ettim.
• Yakın zamanda onların da hakkından gelip bu üniversitede barındırmayacağım, göreceksiniz.
• Bu üniversitede Rektörlük makamının otoritesini, kurduğum düzeni ve irademi yıpratmaya çalışan hiç kimseye acımadım, acımam.
• Bu gerçeği bugüne kadar kadro açıp, atamasını yapıp, cübbesini giydirdiğim kişilerden anlamanız gerekiyordu; fakat ben bir kez daha anlamayanlara göstermek istiyorum.
• Bu üniversitede, Rektörüne sadakatle şereflenenlerin akademide önünü açıyorum, ödüllendiriyorum ve hak ettikleri yerlere gelmelerini sağlıyorum.
• Bu hakikati, bugün çıktığımız Öğretim Üyesi ilanıyla bir kez daha görmenizi istiyorum.
• Bugün Resmi Gazete'de ilan ettiğimiz kadrolara aşağıda belirttiğim güvenime mazhar olan, Rektörüne sadakatte ve bağlılıkta kusur etmeyen kişileri atamaya karar verdim.
• En yakın zamanda bu arkadaşlarımızın da atamasını yapıp cübbelerini bizzat ben giydireceğim.
• Emrimdir; siz de şimdiden bu arkadaşlarımızı ziyaret edip tebrik edin. (Fatih Ergin - Yeniçağ)
Denizlerimizdeki istiklal ve egemenliğimizin sembolü, Mavi Vatan'daki tam bağımsızlık nişanımız olan 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı kutlu olsun!
Diyarbakır’da Kürt Dil Konferansı yapıldı.
Diyarbakır Belediyesi yöneticilerinin yönettiği konferansta alınan kararlar:
• Kürtçe bilmeyen personel için zorunlu dil atölyeleri düzenlenmesi
• Kurum, kuruluş, sokak, cadde ve park adlarının Kürtçeleştirilmesi
• Kürtçenin kurum içi yazışmalarda esas dil olması
• Kurum ve kuruluşların dil çalışmaları için bütçelerinden özel pay ayırması
• Kurumların resmi internet siteleri, sosyal medya hesapları ve basın açıklamalarında Kürtçenin birinci dil olarak kullanılması; diğer dillerin çeviri olarak yer alması benimsendi.
• Kreşler, çocuk merkezleri, oyun odaları ve anaokulları gibi alanlarda Kürtçe çalışmaların yaygınlaştırılması
💥12 vatandaşımızı yakarak öldüren terörist Çetin Arkaş: ‘Pişman değiliz!’
DEM Parti’nin Mersin’de düzenlediği ‘Öcalan’a Özgürlük’ mitinginde konuşan Çetinkaya Katliamı faili Çetin Arkaş’tan skandal sözler:
“Dönüp dolaşıp pişmanlık yasasına gelecekseniz, bu meydandaki on binlere bakın; bizde pişman olmuş bir hal var mı!
Böyle bir niyet varsa bundan dönülmelidir.”
Yarın DEM Parti mitingine katılacaklara duyurumuzdur!
Bu mitinge giden ve propagandasını yapanlar bilmelidir ki terör örgütünü ve onun elebaşısını kendisine temsilci olarak benimseyerek, "Apo'ya özgürlük" sloganıyla miting düzenleyenler, her uygar toplumun teröre ve terör propagandasına karşı göstereceği meşru toplumsal tepkiyi de doğal olarak üstleneceklerdir.
İhanet süreci ve istibdat rejiminin verdiği cesaretle Türk milletinin acıları üstünde tepinen bu kitle bilmelidir ki; uyguladıkları hiçbir baskı, propaganda ve etnik terör Türk milletini yıldıramayacaktır. İktidarını sürdürme uğruna terörden ve teröristten medet uman istibdat karanlığı ortadan kalktığında, emperyalizm uşağı PKK ve siyasi temsilcileri Türk milletinin vicdanıyla baş başa kalacaklardır.
Son dönemde bazı belediye başkanlarının seçildikleri partilerden istifa ederek AK Parti saflarına katıldıklarını görüyoruz.
Bu gelişmeler, Türk demokrasisi ve seçmen iradesi açısından çok ciddi ve çok yıpratıcı bir süreçtir.
Belediye başkanları, görevlerine yalnızca kendi şahsi kimlikleriyle değil; seçmenlere verdikleri sözler, temsil ettikleri siyasi program ve mensubu oldukları partilerin desteğiyle gelmektedir.
Türk milletinin vermediği belediye başkanlıklarını, düşman ceza hukuku ile almak ise siyasi bir gücün değil, siyasi bir etik yoksulluğunun göstergesidir.
Bu istifalar ve katılımlarda rol alanlar; çocuklarına ve torunlarına miras olarak bir övünç değil, bir utanç bırakacaklardır.
Seçim döneminde bir siyasi partinin politikalarını savunarak vatandaşlardan oy isteyenlerin, seçim sonrasında farklı bir siyasi çizgiye geçmeleri etik açıdan tartışmalıdır.
Seçmen, sandıkta tercih yaparken yalnızca bir kişiye değil, aynı zamanda bir siyasi anlayışa ve programa da oy vermektedir. Bu nedenle, seçim sonrasında gerçekleşen parti değişiklikleri seçmen iradesinin zedelenmesine yol açmaktadır.
Demokratik siyasetin temelinde şeffaflık, hesap verebilirlik ve seçmene sadakat bulunmaktadır. Eğer bir belediye başkanı seçildiği siyasi görüşü artık temsil etmediğini düşünüyorsa, en doğru ve demokratik yöntem milletin hakemliğine yeniden başvurmak, yani seçim sürecini işletmektir.
Siyasi ahlakın korunması, demokratik kurumların sağlıklı işlemesi için vazgeçilmezdir.
Bu vesileyle, seçmen iradesine saygının ve siyasi etik ilkelerinin tüm siyasi aktörler tarafından gözetilmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.
Parti değiştiren belediye başkanlarını istifaya zorlayanlar ve saflarına katılmaya ikna edenler bu süreçten güçlenerek değil, halk iradesine saygı duymadıklarından dolayı zayıflayarak çıkacaklardır.
Zafer Partisi olarak devlet ve demokrasi için mücadelemiz kararlılıkla ve kesintisiz olarak devam edecektir.
Suudilere kapitülasyon!
Bedavaya vereceğimiz arazilere iki dev güneş enerjisi santrali kuracaklar. Üstüne teşvik vereceğiz.
30 yıl boyunca hiçbir vergi ödemeden bize Euro elektrik satacak! Anlaşmazlık durumunda Türk mahkemeleri değil uluslararası tahkim yetkili olacak...
SURİYELİLER GİTMESİN HAMLESİ!
İçişleri Bakanı Çiftçi, Suriyelilerin çalışma izni alma zorunluluğunun kaldırıldığını açıkladı.
Suriyelileri Türkiye'de tutacak, Suriye'den de devam eden kaçak geçişleri teşvik edecek bir karar bu!
Son dönemdeki haberleştirdiğim nice karar gibi!