Saray'a özel, vatandaşın kullanamayacağı havalimanı açılıyor, önde imam efendi var. Ee tabi itiraz etsen, "din düşmanı" diyecekler. "Papaz olsa hoşuna mı gider?" de diyecekler ama papazlarla arası iyi olanlar da kendileri.Coca Cola fabrikası açılacak, "Ya Allah Bismillah!"
Atatürk'ün büyüklüğünü anlamak zeka ister.
Modern toplumlar ulus toplumlardır.
Modern devletler ulus devletlerdir.
ABD 50 eyaleti birleştirip, dil birliği kurup, herkesi İngilizce konuşturup, Ulus devlet olmak istiyorken, sen Türk Ulus Devletini parçalayamazsın efendi.! Prof Dr Ahmet Arslan'ın
şu konuşmasını çerçeveletip birilerine iki paket 📦kına ile göndermek lazım..
İşte bilinçli bir Kürt vatandaşımız!
Kürt vatandaşlarına sesleniyorum:
Size Türkiye topraklarında etnik Kürdistan eyaleti ve sonra bağımsız devleti hayali kurdurtan ister Türk, ister Kürt kökenli kim varsa en büyük zararı o verecek!
Türkiye'deki kazanımlarınızı hiç edecekler! Bazıları "Türkler bitti, biz kendi devletimizi kurmak için sinsice harekete geçmeli, önce demokrasi vs demeli, sonra yavaş yavaş bağımsızlığa gidebilmeliyiz" fikri ile kurnazlık yaptıklarını düşünüyorlar.
Özellikle Türkleri kışkırtmak için Büyük şehirlerde yapmadıkları etnikçi ergen hareket kalmıyor.
Ancak bu hareketler düne kadar sorgulanmayan çok şeyi sorgulatmaya başladı.
Ve bu sorgular Kürt Vatandaşlarımızın aleyhinedir.
Kürt vatandaşlarımız videodaki bu vatandaşlarımız gibi tepkisini daha çok ve açık ortaya koymalı, kürtçü talepler gönlünü hoş ediyor diye sessiz kalmamalı, siyasilerin kışkırtması sonucu gaza gelmemelidir.
Unutmasınlar ki bizler küllerinden doğmasını bilen bir milletiz.
Devlet yönetmek çok basit:
Tavuk fiyatları mı arttı, tavuk şirketlerine kayyım ata.
Muhalefet güçleniyor mu? Partisine kayyım ata.
Belediye başkanı canını mı sıktı, kayyım ata.
Bir şirket senin çizgine gelmedi mi, kayyım ata.
Yakında evinize de bir kayyım atanabilir.
Tarihi Safranbolu Fırını, Nakit Türk parasının fırın alış verişinde artık geçmeyeceğini, Eski Türk parasını çerçeveye alıp "Nakit bu fırın vitrininde artık sadece bir hatıra" açıklamasıyla ilan etti!
“Ben Kudüs valisi olacağım” demeden önce Türkiye’de çözülmesi gereken birkaç küçük mesele var:
• Sınır güvenliği
• Kaçak göç
• Uyuşturucu salgını
• Çeteleşme
• Mafyalaşma
• Sokak güvenliği
• Genç işsizliği
• Tarımın çökmesi
• Üretimsizlik
• Fahiş kira krizi
• Hukuka güvenin erimesi
• Eğitim sisteminin çürümesi
• Deprem hazırlıksızlığı
• Nüfus yapısındaki kontrolsüz değişim
• Türk vatandaşının kendi ülkesinde fakirleşmesi
Önce Ankara’yı toparlayın.
Sonra Kudüs konuşursunuz.
Türkiye’yi Arjantin-Meksika karışımı bir ekonomik ve sosyolojik tabloya çevirip hâlâ “küresel liderlik” masalı anlatıyorsunuz.
📣 TARİHE BİR KEZ DAHA NOT DÜŞELİM!
2030'a giderken neler olacak?
• Nakit para tarihe karışacak, tüm harcamalar dijital sistemde izlenecek.
• Dijital kimlik olmadan hizmetlere erişim olmayacak
• Karbon ayak izi bahanesiyle tüketim alışkanlıkları puanlanacak.
• Özel araç kullanımı daha pahalı ve daha kısıtlı hale gelecek.
• Yapay zekâ milyonlarca mesleği dönüştürecek, bazılarını tamamen ortadan kaldıracak.
• Gıda üretimi merkezileşecek, laboratuvar ürünleri yaygınlaşacak.
• Şehirler daha fazla kamera ve sensörle izlenecek.
• Sosyal medya hesapları dijital kimliğe bağlanacak.
• Veri, petrolün önüne geçecek; en değerli şey sizin davranışlarınız olacak.
• "Güvenlik", "iklim" ve "sağlık" gerekçeleriyle yeni kurallar hayatın her alanına girecek.
• Veri paylaşmayan bireylerin hizmetlere erişimi zorlaşacak
• Geleneksel çiftçilik yerini büyük ölçekli kontrollü üretim tesislerine bırakacak.
• Yapay et ve laboratuvarda üretilen gıdalar "çevreci çözüm" olarak pazarlanacak.
• Hayvansal ürün tüketimi çeşitli vergiler ve karbon politikalarıyla sınırlandırılmaya çalışılacak.
• Böcek proteini ve alternatif proteinler daha fazla teşvik edilecek.
• Tarım ve tohum sektörü birkaç küresel şirketin kontrolünde daha da yoğunlaşacak.
• Enerji tüketimi akıllı sayaçlar üzerinden anlık takip edilecek.
• Kişisel veriler yeni çağın en değerli para birimi haline gelecek.
Bugün "komplo" denilen birçok şey,yarın "zorunlu uygulama" olarak karşımıza çıkacak.
ADALET PARTİSİ OLARAK FEDERAL ANAYASAYA KARŞIYIZ!
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bağımsız üniter bir yapıdır ve öyle kalacaktır!
Türk-Kürt-Arap sentezini kapsayan yeni bir anayasa dayatanlar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk den daha mı ileri görüşlüler ki onun kurmuş olduğu tek uluslu bağımsız üniter devlet yapısını ortadan kaldırıp yerine çok kimlikli federal bir yapı tesis etmeye çalışıyorlar?
Bunun TCK 309'a göre suç olduğu bilinmiyor mu?
Bu gelişmelere sessiz kalan Milletvekilleri şerefleri üzerine ettikleri yemini unuttular mı?
Bakın değerli kardeşlerim,
Dünyada, Birleşmiş Milletler tarafından tanınan resmi olarak 193 üye devlet bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler'e üye olmayan gözlemci devlet statüsündeki Vatikan ve Filistin de dahil edildiğinde, genel kabul gören bağımsız ülke sayısı 195'tir. Bunlardan 25'i federal, geri kalanı ezici çoğunlukla üniter devlettir.
Yani dünyadaki ülkelerin sadece %14'ü federalizmle yönetilmektedir.
Bu ülkeler kıtalarda yer alış sırasına göre şunlardır:
* Amerika Birleşik Devletleri (ABD)
* Brezilya
* Kanada
* Meksika
* Arjantin
* Venezuela
* Almanya
* Rusya
* İsviçre
* Belçika
* Avusturya
* Bosna-Hersek
* Hindistan
* Avustralya
* Malezya
* Irak
* Mikronezya
* Nijerya
* Etiyopya
* Somali
Bu ülkelerin her biri, merkezi yönetimin yanı sıra kendi anayasalarına ve özerk karar mekanizmalarına sahip federe birimlerden (eyalet, kanton veya bölge) oluşmuştur.
Bunların hiçbiri sonradan federasyon kuralım diye üniter yapılarını parçalamamıştır. Bilakis yüzyıllardır var olan yerel devlet geleneklerini dış savunma ve ekonomik birlik için federasyon adı altında zorunlu merkezi yasal bir kılıfa büründürmüşlerdir. Zira üniter yapı kurmaları böylesi sert parçalı özerk yapılar için son derece zordur. Cazip ve güçlü olan model her zaman üniter devlet yapısıdır. 25 ülke kendi içinde birlik beraberlik ve mümkün olduğunca tek parça olma çabası içindeyken bizler ne yazık ki onların yegane arzusu olan mevcut üniter yapımızı parçalamaya çalışıyoruz!
Özetle, üniter devlet yapısını ortadan kaldırarak federal devlet kurmak isteyen tek ülkeyiz!
Anadolu'da sıkça telafuz edilen, "Alem gider Mersin'e, biz gideriz tersine" sözü yerini bulmuştur...
Çıkarılması düşünülen Federal Anayasa ve ardından kurulacak olan eyalet sistemi bölünmenin önünü açmak demektir!
Bu durum Türk Milleti'ne kulağa hoş gelecek şekilde, "Toprak büyüterek eski Misak-ı millimize geri dönüyoruz, Osmanlı'da olduğu gibi Türk-Kürt-Arap sentezi yeniden oluşuyor" diye servis edilmektedir ve Türk milletine uzatılan bir havuçtur!
Bu günlere gelineceğini yıllar önce öngören Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu yüzden, "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" demiş ve mesajını o gün vermiştir...
Ata'nın talimatına sadık kalmak ve çok uluslu federal anayasaya hep birlikte hayır demek tüm siyasi partilerin milli görevidir.
Sıkça telafuz ettiğim lakin muhalif partilerin ayak dirediği "Milli Mutabakat İttifakı" asıl bunun için gereklidir. Yoksa geçmiş olsun...
Dr. Vecdet Öz
#YeniAnayasa #AnayasaDegisikligi #Federasyon #Ozerklik @mansuryavas06@MDervisogluTR@umitozdag@huseyinbas_BTP@ComezTurhan@HalukDural@ovgunaercan@cemgurdeniznet@_OsmanAydogan@Orsatramola@HiImEzio@turkdegs@ipekkozbey@OzlemGurses@ismailsaymaz@Yalcinbayer@cosknbekr2@AvarBanu@Yilmaz_Ozdill@SabihSamur@ArslanBulut9@kubrapc@muratagirel@AtayFerit@merveyildirimtv@can_atakli_@ugurdundarTV@eminsirin12@gizemfidanhaber@ebasaksengul_@Gurbuz_Evren@MuratYetkin2@BayraktarOr@barispehlivan@cigdemtoker@Deniz_Zeyrek@MaliGuller@OzlemGurses@gazetesozcu
Anıtkabir ziyareti ve art niyet taşımayan bir fıkra yüzünden,
İktidarın tüm aparatları/trolleri, Atatürk Düşmanları ve Bölücü Irkcıların mal bulmuş magribi gibi hedefe koyduğu ve nihayetinde,
Otokoç Genel Müdürlüğü'ne pkk'lı teröristlerin saldırdığı @kocholding'in yanındayım 🇹🇷
Anıtkabir ziyareti ve art niyet taşımayan bir fıkra yüzünden,
İktidarın tüm aparatları/trolleri, Atatürk Düşmanları ve Bölücü Irkcıların mal bulmuş magribi gibi hedefe koyduğu ve nihayetinde,
Otokoç Genel Müdürlüğü'ne pkk'lı teröristlerin saldırdığı @kocholding'in yanındayım 🇹🇷
İklim Kanunu'na karşı topladığımız 1 milyondan fazla imzaya rağmen İklim Kanunu'nu Meclis'ten geçirip, küresel çevrelere 2050 Net Sıfır Karbon sözü verdiniz.
Şimdi de çıkıp enerji bağımsızlığından bahsediyorsunuz. Peki vatandaşın iradesi nerede?
Üretimi, tarımı, ulaşımı ve günlük hayatı karbon kotalarıyla kuşatacak bir sisteme imza atarken hiç mi düşünmediniz?
Bu ne yaman çelişki?
Bir yanda petrol ve doğalgaz arayacağız diyorsunuz, diğer yanda 2050 Net Sıfır Karbon hedefiyle fosil yakıtları tasfiye etmeyi taahhüt ediyorsunuz.
Madem petrol ve gaz stratejik, o halde neden ülkeyi karbon kısıtlamalarına bağlıyorsunuz?
Yok eğer Net Sıfır hedefi esas ise, bu arayışın anlamı ne?
“Türkiye’de yaşayan vatandaş yüksek vergi ödeyecek…
Maaşlı çalışanın vergisi daha cebine girmeden kesilecek…
Esnaf, sanayici, üretici her kalemde vergi yükü altında ezilecek…
Ama parayı yurt dışına taşıyıp sonra ‘yurt dışı geliri’yle gelenlere 20 yıl vergi avantajı verilecek.
Milletin sorması gereken soru şu:
Yıllardır bu ülkede kalıp vergi ödeyen mi cezalandırılıyor,
yoksa sermayesini dışarı taşıyan mı ödüllendiriliyor?
Bir de aynı dönemde Türkiye dünyanın en yüksek faizine sahip ülkelerinden biri…
Bu nasıl ekonomi modeli?”
İneklerin geğirmesi "iklim tehdidi" ilan edilirken, yapay zekâ veri merkezlerinin tükettiği devasa enerji görmezden geliniyor.
Çiftçiye karbon vergisi, teknoloji devlerine teşvik...
Demek ki mesele karbon değil.
Mesele kimin ürettiği, kimin kazandığı ve faturanın kime kesileceği.
Çünkü kurallar halk için, istisnalar ise küresel şirketler için yazılıyor.