Borsa İstanbul’da, Devlet’in gözü önünde, hatta bilgisi dahilinde yaşananlar bir kez daha gösterdi ki, Türkiye’de çok derin ve etkin bir KAST SİSTEMİ var!
-İmtiyazlı patronlar
-Hukuk tanımayanlar
-Sorgu suale tabi tutulmayanlar
-Ne yaparsa yapsın, yaptığı yanına kâr kalanlar
-Kısa yoldan zengin olan babalar ve şımarık oğulları
-“Büyüklerin” fotoğraf karesinde her zaman yer bulan doyumsuzlar ve dahası…
Türkiye, yoluna bu şekilde devam edemez.
Yandaşa özel hukuk uygulayan, sorgulamayan, yargılamayan, hesap sormadan AK’layan bu düzene rıza gösterilemez..
Gelir dağılımında ve yargıda adalet, kamunun her iş ve işleminde hakkaniyet, atama ve görevlendirmelerde liyakat ve ehliyet gibi değerlere dönülerek sistem yeniden inşa edilmeden Türkiye’nin varlığı sürdürülemez.
Borsa İstanbul skandalı da bir kez daha gösterdi ki, bu iktidarla buraya kadar!
Dönüşüm için değişim, değişim için de seçim artık kaçınılmaz!
Çare Milli Görüş’tür, Çözüm Adil Düzen’dir!
Bu konudaki son uyarımdır.
🚩1 hafta sonra,
ilk şok sindirilmiş olacak,
FON meselesi televizyonlarda gündemden düşmeye başlayacak
🚩2 hafta sonra
İnsanlar durumu kabullenmeye başlayacak,
Twitterda bile FON mağduriyeti konuşulmamaya başlanacak
🚩1 ay sonra
Herkes durumu kabullenmiş, konu ne TV'de ne de Sosyal medyada konuşulmaz olacak.
Resmi açıklama gelmedikçe normal yaşam devam edecek.
🚩2 ay sonra
FON'larda para kaybetmeyen herkes olayı unutacak, mağdurların %90'ı olayı kabullenip köşesine çekilecek.
Bireysel olarak sesinizi duyurmak çok zor olacak.
İşte bu noktada bu gibi platformlar ön plana çıkacak. Eğer bugün bu platformu büyütmez, yeterli güce ulaştıramazsanız platformların da sesi çıkamayacak.
Bu yüzden FON mağduru herkesin acele şekilde bu sayfayı yayması çok ama çok kritik.
Bir araya gelmediğiniz sürece sesinizi duyuramazsınız. Ama 100 bin kişi birleşirse sesini bakanlara kadar duyurabilir.
Bir kişi gündem oluşturamaz, ancak 100 bin kişi bir araya gelirse twitterda her akşam gündem olabilir.
Biz elimizi taşın altına koyduk, sıra sizde,
Sizden BİR LİRA dahi istemiyoruz, destek istiyoruz
Tüm mağdurlar bu çatıda birşeşsin👇
Borsa Soygununun miktarı öyle büyük ki, üstünü kapatmaya çalışacaklar ama kapatamayacaklar. Yoksulluk artıkça, bu tip olaylara olan öfke daha da artacak.
Siyasi Ayak, ortaya, eninde sonunda çıkacak.
#TERA#TLY#THF#FSU#DOH#TP2 :
tüm fonlarımız … istikrarlı bir şekilde kazandırmaya devam edecektir” ifadesinin yatırımcıda geleceğe yönelik kazanç güvencesi algısı oluşturması nedeniyle SPK’ya şikayet ettim
Metni twitin altına ekleyeceğim:
#THF yatırımcıları aslında böyle bir çöküşü öngöremeyecek yatırımcılardan oluşuyor. İşi bileni de bu fonu #TLY 'den daha güvenli buluyordu. Bist 30 hissesi yüksek, önceden şişkin hisselerin de ağırlığı da getirisi de fazla değildi.
+
Fon skandalı göz göre göre geldi. Aşağıdaki video 10 Eylül tarihli. Yani büyük mağduriyetlerin oluşmasından yaklaşık 1 hafta önce.Pusula Portföy'ün fonlarındaki problemler orta yerdeydi.
Çağlar değişiyor ama insanların yatırım konusunda bazı sinyalleri görmezden gelme eğilimleri değişmiyor.
Bu konuda Morgan Housel'in "Her Zamanki Gibi" isimli bir kitabı var. İlgilenenlerin okumasını tavsiye ederim.
Emre Tezmen 6362 sayılı sermaye piyasası kanununa muhalefetten gözaltına alınmış. SPK kanununda bu suçun cezası 3 yıl hapis..
Emre Tezmen bu kanuna tek başına muhalefet etmedi, bu suçu organize ve örgütlü olarak işledi. Hukuki tanıda yanılgı olduğunu düşünmek istiyorum. TCK 220.madde kaspamında suç örgütünden yargılanması gerekiyor.
Ayrıca şu ana kadar mal varlığına tedbir konulduğuna dair bir haber de göremedim.
Şirketlere, derneklere anında kayyum atayan ve mal varlıklarına el koyabilen bir mekanizma burada neden işletilmiyor?
Dosyanın örgütlü suçlar bürosuna devredilmediği takdirde yapılan ipe un sermektir.
#EmreTezmenTutuklansın
Arada şöyle iki büyük fark var yalnız. Birincisi; o dönem SPK kurulalı daha 5 ay olmuştu, BDDK kurulmamıştı. Bugün her iki kurum da mevcut. İkincisi; o dönem başbakan yardımcısı ve maliye bakanı istifa etmişti. Bugün istifa eden yok.
"Kamu Kaynağıyla Özel Zararlar Kurtarılmamalıdır"
"Tasfiye Hesaplaşmanın Yerini Tutmaz:
...Bu fonların bu büyüklüğe nasıl ulaştığını açıklamadan, geçmiş izinleri incelemeden, fonların tohum yatırımcılarını açıklamadan, sorumluluğu bulunan kamu görevlilerini araştırmadan ve sistemden kimlerin kazançla çıktığını ortaya koymadan dosya kapanmış sayılamaz."
SPK’nın dünkü açıklamasında çok çarpıcı bir ayrıntı var:
SPK, bazı fonların düşük dolaşımlı hisselerde ekonomik gerçeklikle açıklanamayacak fiyat hareketlerine yol açtığını 2025’in son çeyreğinde gözlemlediğini kendisi söylüyor.
Konu Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi’ne kadar gitmiş.
Bugün geldiğimiz noktada 7 portföy şirketinin 130 fonu tasfiye ediliyor.
38 kişi hakkında suç duyurusu var.
O halde asıl soruyu sormak gerekiyor:
Risk aylar öncesinden biliniyorsa, neden bu büyüklüğe ulaşmadan engellenemedi?
Halkın IBAN’la gönderdiği 3-5 kuruşun hesabı sorulurken, milyarlarca dolarlık bir yapının nasıl bu noktaya gelebildiğinin hesabı nerede?
Hala biraz da olsa adalet peşinde olan varsa @Haydaracunn beyin önerisi dikkate alınmalı.
Bu şişirilmiş fon fiyatları üzerinden hesaplanıp yatırımcıların cebinden alınan fon yönetim ücretleri de tasfiyeye dahil edilmeli.
Bu paraları huzur hakkı, maaş olarak alanların da yanına kalmamalı.
511 bin yatırımcının yaklaşık 24,5 milyar dolar parası tasfiye fonlarında yakalanmış durumda.
Bu rakamın yaklaşık 20 milyar doları doğrudan ya da dolaylı olarak (para piyasası ters repo teminatı üzerinden) manipülasyon ile değeri şişirilmiş 15-20 hissede.
Bu hisselerin piyasada 3 ay içinde (eğer alıcı bulunursa) satılması durumunda defter değeri üzerinden kaba bir hesaplama ile %5 ila %10’unun nakte çevrilme ihtimali bulunmakta.
Yani manipülasyonla şişirilmiş hisselere yatırılan “kağıt üzerindeki” 20 milyar doların yaklaşık 1-2 milyar doları borsadan satış yapılarak (özel bir alıcı olmadığı takdirde) kurtarılabilir.
Bu 20 milyar dolarlık fon büyüklüğüne “kağıt üzerinde” dememin sebebi bu rakamın bir kısmının “fiktif değerlenme” sebebiyle oluşmuş olması.
Fon tasfiyesi sırasında yatırımcı bazında orjinal yatırılan para miktarları net olarak hesaplanmalı ve dağıtım sırasında hakkaniyet açısından dikkate alınmalıdır.
Yatırımcıların orjinal yatırdıkları paraların kaybının sadece borsadaki hisselerin (ve bu sırada parasal değerlenmeden gelen karın) satışından gelen para ile karşılanması yaşanan mağduriyetin boyutu düşünüldüğünde oldukça yetersiz kalacaktır.
O yüzden Madoff hadisesinde olduğu gibi fon tasfiyelerinden ayrı olarak özel bir “yeddiemin hesabı”oluşturulup bu manipülasyon ve ponzi sisteminde rolü bulunan şahısların, fon yönetim şirketlerinin ve bilerek ve isteyerek manipülasyonun parçası olup bundan menfaat elde eden borsa şirketlerinin başta sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticileri olmak üzere sorumluluğu bulunan herkesin malvarlığıyla bedel ödemesi sağlanmalıdır.
Hukuki cezaların haricinde ibreti alem olması açısından bu işlere bulaştığı ispat edilen lisanslı personelin ve sözde yatırımcıların mümkünse ömürboyu sermaye piyasalarından men edilmesi, bu işlere bulaşmış ve ceza almış portföy şirketi ve aracı kurumların faaliyet izninin iptal edilmesi, borsa şirketlerinin ise gerekirse kottan atılması değerlendirilmelidir.