Kibrit çakıyorsun karanlıkta
badem çiçeklerini görmek için
ve mart denizlerinde tedirgin bir çift
sarnıç gemisi gözlerin
bir iş açacaksın sen başımıza
yangın mı olur artık, bahar mı? CY
sanki sonra en çok da eliyle koyduğu şeyleri bulamıyormuş insan.
elimle koyduğum yerde bulamıyorum seni.
güzel yerden kırılmışsın,
ses çıkarmıyor güzel yerlerinden kırılanlar.
(seyyidhan kömürcü)
Öyle çok ki ölüler,
ve öyle çok ki al güneşle yarılmış hendekler,
ve öyle çok ki gemilere vuran miğferler,
ve öyle çok ki öpüşlerle kilitli eller,
ve öyle çok ki unutmak istediklerim.
Ziyan:
Yitik, yitirilmiş. Bir işe yaramayan. İnsanlar arasında ziyanlık, dinde ahiret için günahlık, hiç bir başlığın altında yer bulamayan zavallı bir kavramcık. ne İsa’ya, ne Musa’ya.