Nedense "her şeyi bilen" insanımız, bilmediği bilgiye gereksiz gözüyle bakıyor. Fazla bilginin hiçbir zararını görmedim ve her şeye rağmen bunları insanlara aktarmaya devam edeceğim.
Bencilliğin zıttı enayiliktir. Hayatta her zaman kendiniz için yaşayın, kendinizi düşünün, bencil olun. Başkalarının mutluluğu için yaşamak size hiçbir şey kazandırmaz. Aksine sadece kaybolan yıllar ve boşa geçmiş bir ömüre sahip olursunuz.
İnsanlar çıkarları doğrultusunda birilerini kendine oyuncak eder. Bu çıkar ilişkisini de arkadaş, sevgili gibi süslü isimlerle yumuşatırlar. Amaçlarına ulaştıklarında ise onları fırlatıp bir kenara atarlar. Olan kullanılmış peçete muamelesi yaptıkları o kişiye olur.
Sevmediğimiz bir insanı kaybetmekten neden korkarız ki? Özellikle akrabalar. Buna mecbur muyuz, ne kârımız var? Sırf "akraba" olduğu için bir insana ne kadar tahammül edilebilir?
Neden mi evliliğe karşıyım? Çünkü etrafım kötü ebeveynlikler, yanlış eğitilmiş, hatta hiç eğitilmemiş çocuklar ve mutsuz evliliklerle dolu. Ya ben de bunların bir parçası olursam...
Özgüvenle ilgili paradoks vardır. Birine özgüvensiz demek için, özgüvensiz olduğunu düşündüğünüz konuda tecrübesiz olmasına rağmen yapamayacağını düşünüyor olması lazım fakat yapamayacağını biliyorsa bu onu özgüvensiz değil, kendini tanıyan biri yapar.